Farklılığı Yaşamak sözünü ilk duyduğunuzda çok şey ifade etmiyor belki ama…

Ben Elif Aksoy. İstanbul Ticaret Üniversitesi Uluslararası İlişkiler 1.sınıf öğrencisiyim. AIESEC’le tanıştığım ilk yılda Toplumsal Gelişim Stajları hakkında bilgi sahibi olma fırsatını buldum.

Sınav ve sözlü mülakat kısımlarından sonra sıra ülke seçmeye geldiğinde AIESEC’in bize sunduğu fırsatları çok daha iyi anlamış oldum. Gitmeyi planladığım ülkeler her ne kadar Avrupa ve Güney Amerika ülkeleri olsa da Mauritius’tan aldığım e-mail ile tüm planlarım bir anda değişti. Önceden dünya üzerinde nerede olduğunu bile gösteremeyeceğim bu Cennet Adası’nı (evet, Avrupa’da böyle anılıyor) araştırmaya koyulmamla birlikte bir anda 2 ayımı orada geçirmeye karar verdim, iyi ki de vermişim.

Çoğu insanın adını bile duymadığını düşündüğüm bu ülke…

Çoğu insanın adını bile duymadığını düşündüğüm bu ülkeden kısaca bahsetmem gerekirse, halkın resmi dili İngilizce olmakla birlikte ileri düzeyde Fransızca, Creole ve Hindi dilleri konuşuluyor. Bir kısmında Çince hakim. Halkın büyük kısmı adaya şeker kamışı tarlalarında çalışmak için göç eden Hint kökenlilerden oluşuyor. Yemekleri, kıyafetleri, tapınaklarıyla Hint kültürünü tam anlamıyla yaşamak mümkün.

2 ay boyunca çalıştığım proje; A Step Towards Healthiness. Okuduğum bölüm veya kariyer planlamam ile en ufak bir ilgisi olmamasına rağmen bu projeyi seçmem de ülke kadar sürpriz oldu. İlkokul ve ortaokul öğrencilerine ders vermek, sayısını hatırlayamayacağım kadar çok anket yapıp bunları değerlendirmek, ülkenin en büyük fuarında Sağlık Bakanlığı’na bağlı olarak çalışmak, üst düzey çalışanlarla toplantılar yapmak, sivil toplum kuruluşlarının bizim için düzenlediği eğitimlere katılmak tek kelimeyle inanılmazdı. Çalışmak zaman zaman zor olsa da ders verdiğim birbirinden sevimli 6-16 yaş arasındaki çocuklara neler öğrendiklerini sorduğumda onların geri dönümlerini duymak her defasında tüm yorgunluğumu unutturdu.

Farklılığı Yaşamak sözünü ilk duyduğunuzda çok şey ifade etmiyor belki ama…

Projemde 9 farklı ülkeden 10 kişi vardı; Hindistan, Pakistan, Çin, Hong Kong, Amerika Birleşik Devletleri, Fransa, Malezya, Almanya… Aynı dönemde yaklaşık 160 kişiydik. Farklılığı Yaşamak sözünü ilk duyduğunuzda çok şey ifade etmiyor belki ama gerek dilleri gerek kültürleri gerekse inançları birbirinden tamamen farklı olmasına rağmen aynı amaç doğrultusunda toplanan 9 kişiyle aynı evde 8 hafta geçirmek mükemmel bir deneyimdi. Eğlence kısmına değinmiyorum bile…

Geriye dönüp baktığımda Çin, Hint ve Mauritius mutfağının inanılmaz yemeklerini tatma, eve dönmüş olsam da her biriyle hemen hemen her gün konuştuğum birbirinden mükemmel 9 insanla tanışma, Hint okyanusunun en yalnız ama bir o kadar da mükemmel adasının her karışını gezme şansını bulduğum için AIESEC’e sonsuz teşekkürler…

Hakkında hiç bilgi sahibi olmasanız dahi, haritadan bi’ yer seçin ve mutlaka gidin, görün!

Mark Twain’in söylediği gibi: “Mauritius was made first, and then heaven; and heaven was copied after Mauritius.” Gittiğinizde ne ile karşılaşacağınızı, neler yaşayacağınızı fazla düşünmeden, hakkında hiç bilgi sahibi olmasanız dahi, haritadan bi’ yer seçin ve mutlaka gidin, görün! Benim tavsiyem; ülke seçiminde ön yargılarınızı bir kenara bırakın, risk alın. AIESEC ile her ülke yeni bir macera, her macera deneyim demek. Bu macerayı deneyime dönüştürmek sizin elinizde, şimdiden hepinize iyi şanslar!

Tecrübe Sahibi:
Elif Aksoy

AIESEC, bana hayal ettiklerimden çok daha fazlasını yaşattı…

Ben Berfin Nur Osso. Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1. sınıf öğrencisiyim. AIESEC vesilesiyle bu yaz ağustos ayında Rusya’nın Rostov şehrinde GCDP (Global Citizen) deneyimi yaşama fırsatı buldum. Tamamen rastlantısal bir şekilde, okuldaki Rusça kursunda tanıştığım bir arkadaşımın tavsiyesiyle bilgi sahibi oldum AIESEC hakkında. 2013 Mart ayında bana biri gelip “ağustosta Rusya’da proje yapacaksın” deseydi, eminim hayatta inanmazdım. Ama hayatta bazı şeylere inanmak gerekiyormuş, AIESEC sayesinde bunu anladım.

Her şey o kadar hızlı ilerledi ki benim için… İlk olarak mart ayının sonunda İngilizce yeterlilik sınavı, ardından nisan ayının başında mülakat derken kendimi bir anda mayıs ayında, proje eşleşmelerinde, buluverdim. Her proje ayrı bir dünyaydı; seçim yapmak neredeyse imkânsızdı. İlk etapta aklımda bulunan ülkeler sırasıyla Brezilya, Polonya ve Rusya’ydı. Sonralarda Uzak Doğu ülkeleri fikri belirmeye başlasa da kafamda, kendimi anlatabilecek kadar Rusça bilgim bulunması sebebiyle Rostov’daki “Sunshine” adlı projeyle eşleşme kararını aldım.

Projemiz çocuklara yaz kampında İngilizce öğretmekti

Rostov çevresindeki yaz kamplarının birinde çocuklara İngilizce eğitimi verecek, onların sosyal ve kişisel gelişimlerine katkıda bulunacaktım. Bunun beni zorlayacağının farkındaydım, çünkü çocukların neredeyse hiçbirinin İngilizce bilgisinin olmaması benim için çok büyük bir handikaptı. Büyük bir heyecanla beklediğim projenin zamanı gelmişti nihayet. Kamp yeri, Rostov’dan karayoluyla 10 saat uzaklıkta bulunan Tuapse isimli bir şehrin köyündeydi. Hiç bilmediğim bir yere tanımadığım insanlarla; üstelik benim dilimi bilmeyen insanlarla yolculuk etmek zorundaydım. Evet, kamp yerine tek başıma, sıradan bir şehirlerarası otobüsle ulaştım.

İngilizce bilen sayısı sınırlıydı, iletişim kurmak güçtü

Kampa geldiğimdeyse İngilizce bilen sayısı yine sınırlıydı, iletişim kurmak oldukça güçtü. Köyün sakinleriyle iletişim kurmakta da epey zorlandık ilklerde, çünkü çoğu belki de hayatlarında ilk kez farklı milletten bir insanla tanışıyordu. İlk başlarda sıkıntılı günler geçirdim doğal olarak; yeni bir ortama uyum sağlamak, yeni bir kültüre, dile, insanlara alışmak, onlarla iletişim kurmak beni oldukça zorlamıştı. Aradan zaman geçtikçe, sorumluluklarım arttıkça ve bu sorumlulukların altından kalkabildiğimi gördükçe projeye daha sıkı bağlanmaya başladım. İngilizcenin yanı sıra kamptaki 7-12 yaş grubundaki çocuklara resim dersi de vermeye başladıktan sonra Rusça bilgimi de geliştirmiş olduğumun farkına vardım. Çünkü onları anlayabilmek için onların dilinde iletişim kurmak gerekiyordu.

Benimle aynı kaderi paylaşan ve her biri farklı ülkelerden gelmiş olan gönüllüler de vardı

Orada kendimi asla yalnız hissetmedim; benimle aynı kaderi paylaşan ve her biri farklı ülkelerden gelmiş olan gönüllüler de vardı. Zorlukların üstesinden gelirken hep beraber hareket ettik; birlikte gezdik, eğlendik, aynı odalarda kaldık. Ve bunları yaparken hiçbir zaman onların benden farklı olduklarını düşünmedim; biz aslında farklıyız, evet, ama neticede hepimiz insanız. Tanıştığım bu insanlarla kurduğumuz bağları hala sürdürmemiz ve gelecekte de sürdürecek olmamız, AIESEC’in sihrini ortaya koyuyor aslında.

AIESEC, bana hayal ettiklerimden çok daha fazlasını yaşattı.

AIESEC, bana hayal ettiklerimden çok daha fazlasını yaşattı. Önemli olan sadece yeni yerler görmek ve projelere dâhil olmak değil; asıl önemli olan, proje üyelerini ve oradaki yerli halkı tanımak, onlarla iletişim kurmak. İşte o zaman gerçek anlamda bir AIESEC deneyimi yaşamışsınız demektir. Geleceğe dair vizyonumu geliştiren ve bana pek çok ülkeden sayısız arkadaş kazandıran AIESEC’e ve AIESECer’lara sonsuz teşekkürler!

Tecrübe Sahibi:
Berfin Nur Osso

Hindistan’da olunca insanın karşısına bazı sorunlar çıkıyor, fakat AIESEC ile…

Benim AIESEC tecrübem tek kelime ile mükemmeldi. AIESEC ile gittiğim şifkette tamam tecrübe kazandım ancak benim için burada tanıştığım AIESEC üyeleri de çok önemli, hayatımın en eğlenceli zamanını geçiriyorum. Tabi Hindistan’da olunca bazı sorunlar çıkıyor insanın karşısına, hem de ne sorunlar… Ancak AIESEC’in katkısı sayesinden her şeyin üstesinden geliniyor!
Teşekkürler AIESEC!

Tecrübe Sahibi:
Semi Ertugrul

AIESEC ile Macaristan’da bir IT Firmasında Staj Yaptım

AIESEC sayesinde Macaristan’da bir IT firmasinda staj yapma firsati yakaladim, Nisan ayindan beri Budapestedeyim.

Budapeşte çok güzel bir şehir, ayrica insanlari Avrupa geneline göre çok sıcakkanlı ve yardımseverler. Dillerini bilmememe rağmen hemen hemen hiçbir sorun yaşamadım. AIESEC’in çeşitli organizasyonları sayesinde dünyanın farkli yerlerinden gelen insanlarla tanışma fırsatı yakaladım. Bu staj tecrübesinin bana hem iş anlamında hem de kültürel anlamda çok şey kattığına inanıyorum.
Her şey için çok teşekkürler!
Tecrübe Sahibi:
Kübra Aslan

Macera arıyorsanız Hindistan gidilmesi gereken ülkeler arasında!

AIESEC ile Hindistan’da bir staj tecrübesi yaşadım. Macera arıyorsanız Hindistan gidilmesi gereken ülkeler arasında mutlaka olmalı. Benim AIESEC stajında edindiğim arkadaşlıklar sıradan arkadaşlıklar değil. AIESEC Stajı kendini ve çevreni geliştirme ve değiştirme imkanı sunuyor.
Tecrübe Sahibi:
Bakhtiyar Farayevv

AIESEC ile Hindistan-Hyderabad’a gittim, birçok ülkeden onlarca…

Geçen yaz, AIESEC aracılığıyla Hindistan-Hyderabad’a gittim, hayatımın en güzel tecrübesiydi, birçok ülkeden onlarca insanla tanıştım, mükemmel bir yetimhaneyle çalıştım. Her şey beklediğimin ötesindeydi. Orada tanıştığım insanlarla halen haberleşiyoruz. Tüm gönüllülere teşekkür ediyorum.

Tecrübe Sahibi:
Cansu Yumuşak

Ukrayna Lviv’de unutamacağım bir macera yaşadım! Teşekkürler AIESEC!

Merhaba ben Büşra Tunçelli, yazın Ukrayna Lviv’de AIESEC ile bir staj tecrübesi yaşadım. Projem bir Language School projesiydi. Üniversitede ingilizce öğretiyorduk ve her dersin belli bir konusu olup o konu hakkında konuşarak ders işliyorduk. Amaç öğrencilere pratik yaptırmaktı ki zaten İngilizce biliyorlardı. Çok keyifli çok rahat eğlenceli bir staj geçirdim. Ukraynalı bir ailenin yanında kaldım. Başta çok sıkıntılar çektim.

Şartlar ve ulaşım çok sıkıntıydı ama her şeye rağmen iyi ki de Lviv’i seçmişim

Özellikle evdeki şartlar ve ulaşım çok sıkıntıydı ama her şeye rağmen iyi ki de Lviv’i seçmişim dedim.Lviv gerçekten çok güzel bir şehir. Heykelleri, tarihi, parkları, sokak sanatçıları, havası, milliyetçi ve yardımsever insanlarıyla harika bir şehir.. Hayatımın en unutulmaz, en güzel yazını geçirdim. Dünyanın dört bir yanından, farklı kültürlerden, farklı dinlerden pek çok insan tanıdım ve çok güzel arkadaşlıklar edindim. En önemlisi önyargılarımı yıktım.Öğrenciler, internler, AIESEC üyeleri.. Hepimiz bir aile gibiydik. Çok mutluyum.
Teşekkürler AIESEC!

Tecrübe Sahibi:
Büşta Tunçelli

Moldova’da 6 hafta boyunca harika bir macera yaşadım!

AIESEC’in sağladığı fırsatla Moldova’da geçirdiğim 6 hafta hayatım boyunca hatırlayacağım ve iyi ki bunu yapmışım dediğim çok güzel bir tecrübeydi. Moldova’dan geri döndüğümde dünyanın farklı köşelerinden artık ailemin bir parçası diyebileceğim birçok insan vardı.Tekrar gerçekleştirmeyi çok istediğim bu macerayı herkesin denemesini tavsiye ederim.

7 farklı ülkeden, 25 yeni insan; yepyeni kültürler, yepyeni fırsatlar!

AIESEC’e 2012 Nisan ayında katıldım ve ilk stajıma ekim ayında başvurdum. 16 Ocak – 20 Şubat 2013 tarihlerinde İtalya Napoli’deydim ve hayatımın en güzel 6 haftasını bu mükemmel şehirde geçirdim! Çok isteyerek başvurduğum bir projeydi ve gitmeyi gerçekten çok istiyordum ama ben bile bu kadarını beklemiyordum.

Yepyeni kültürler, yeni insanlar tanımak

7 farklı ülkeden 25 kişiyle aynı yerde yaşamak, yepyeni kültürler yeni insanlar tanımak, her şey çok güzeldi. Özellikle AIESEC Napoli Parthenope’deki herkes bizimle çok ilgiliydiler. Her zaman her sorunumuzda yanımızdaydılar. Bu deneyimi daha güzel daha eğlenceli hale getirmek için uğraştılar ve başardılar da!

Çok şey öğrendim

4-5 kişiden oluşan gruplar halinde farklı sivil toplum örgütleri için çalıştık. Çocukların derslerine yardım etmekten çevreyi yeşillendirmeye kadar değişik alanlarda çalışan örgütlerdi bunlar. Ben gençlerin Avrupa’da eğitim imkanı bulmasını sağlayan bir sivil toplum örgütünde görevliydim ve gerçekten çok şey öğrendim.

Bu staj sonrasında çok daha kendine güvenen çok daha bilgili bir insan haline geldim ve bu durumdan çok memnunum.
Bugüne kadar aldığım en iyi kararlardan biriydi AIESEC’e katılmak ve bu projeyi seçmek. Şimdi Napoli’de kocaman bir aileye sahibim. Bunu mümkün kılan herkese çok teşekkür ederim ve bu mükemmel deneyimi yaşamayı herkese şiddetle tavsiye ederim !

Tecrübe Sahibi
Zeynep Büşra Er