2013 Mart Ayında Başlayan İnanılmaz Serüvenim…

AIESEC, bana kendimi keşfettiren kurum…  2013 Mart ayında başlayan inanılmaz serüven…

Üniversite hayatımın  ilk yılında AIESEC’le tanışıp, kurumun değer ve vizyonunu kavradığımda tek bir amaç için yüz binlerce üniversiteli gencin dünyanın pek çok farklı ülkesinde dünyaya nasıl etki ettiğini gördüm.  O gençlerden biri olabilmek için çok ciddi bir motivasyona sahiptim. Edindiğim tüm sorumlulukları çok keyif alarak dopdolu geçirdim. Reel kaynaklarla profesyonel iş hayatını tecrübe ederek, gelecek planlarıma bir kaç adım daha yaklaştım.  Kişisel gelişimin yanı sıra pek çok farklı ülkeden arkadaşlar edindim. Dünyanın biz genç liderlere  ihtiyacı olduğunun farkında olup yepyeni sorumluluklar almak için çok daha fazla motive oldum.

20li yaşlarınızda hata yapma konusunda bu derece özgür olabileceğiniz başka  bir kurum yok. Sorumluluk alma ve kendinizi geliştirme arzunuz bitmediği sürece  AIESEC size fırsat sunmaktan asla çekinmeyecektir.

AIESEC’le tanıştıktan sonra asla tek bir topluma ait hissetmiyorsunuz, dünyanın bambaşka bir ülkesindeki sorunları da kendi sorunlarınız gibi benimseyip çözüm  arıyorsunuz  kısacası dünya vatandaşı oluyorsunuz.

 

Safiye Dereci

 

 

 

Global Talent Olmaması Gereken Efsanevi 15 Hollywood Karakteri

Herşeyden önce adam ol denmesi gereken bir kaç Hollywood karakterinin neden Global Talent olamayacağını anlamanız için bir liste hazırladık. Ha Global Talent ne diyorsan o başka!

 

1) Jack Sparrow

Johnny Depp tarafından canlandırılan Jack Sparrow; hangi tarafta olduğu sorulduğunda “şu anda mı?” diyerek anlık bir tahmin yürütülmesi gereken, fevkalade bir şekilde canlandırılan, güvenilmez, inanılmaz, muhteşem bir karakterdir. Zor durumlarda çözümü genellikle kaçışta bulan Kaptan Jack Sparrow için malesef bir Global Talent’sın diyemiyoruz. Çünkü tecrübenin yaşanacak zorluklarla geleceğine inanıyoruz!

jack

2) Joker

İlk olarak Jack Nicholson’ın daha sonrada Heath Ledger’ın canlandırdığı kaostan beslenen bu efsane karakter pervasız söylemleri ile karşısındakini kendisiyle bile çelişir duruma getirebilir. Sunduğumuz liderlik tecrübelerine kendini kapatmayı tercih eden sevgili Jokere sesleniyoruz: Dünyanın sorunlara çözüm üretecek genç liderlere ihtiyacı var!

joker

3) Darth Vader

David Prowse’un oynadığı, Star Wars’un Dart Vader karakteri galaksinin kötü adamını temsil ediyor. Siyah pelerin giyen, yüzünde maskesi ile dolaşan ve garip bir şekilde nefes alan Darth Vader karakteri için ise ofis ortamında maalesef bu maskeler yasak!

darth

4) Gollum

Gollum belki de “kıymetlimissss” repliğiyle hayat boyu akıllarımızdan silinmeyecek bir karakterdir. Global Talent ile sağlayacağımız profesyonel iş ortamında aradığın ’yüzük’ olmadığından sende bir Global Talent göremedik.

gollum

5) The Bride

Kill Bill filminden tanıdığımız intikam duygusu fazlasıyla güdülelenmiş bu karakterin yurt dışında staj yapacağı profesyonel ortamda en ufak şeyden nem kapıp katliam çıkaracağından korkmuyor değiliz.

bride1

6) Lord Voldemort

Hepimizin bildiği gibi Harry Potter serisinde  Harry Potter’ın azılı düşmanıdır. Ralph Fiennes’ın canlandırdığı bu karakter kötülüklerin babası olduğundan Global Talent’la dünyaya pozitif etki edebileceğini pek düşünmüyoruz.

voldemort

7) Tony Stark

Robert Downey Jr.’ın hayat verdiği bu karakterimiz bilgi birikimi ve teknolojiye son derece hakim halinden dolayı bir Global Tech Talent ile Yazılım ve Programlama alanında verilebilecek staj tecrübelerini malesef ki çoktan almış gibi görünüyor.

tonystark

8) Tony Montana

Scarface filminde, Al Pacino’nun canlandırdığı acımasız gangster Tony Montana karakteri gerçekten de sinema tarihinin en unutulmazlarından. Acımasız gansterimiz teorik bilginin pratiğe döküldüğü Global Talent ile sağlanan staj imkanından yararlanmak için fazla ürkütücü gibi duruyor.

tony montana

9) V

Varolan düzene aykırı ve isyankar haliyle bildiğimiz bu karakter çalışacağı uluslararası bir çalışma ortamında Global Marketing Talent ile uluslararası pazarlama alanında müthiş tecrübeler edinebilir fakat tanımlanamayan gülümsemeye sahip maskesiyle ofiste dolanan bir V çalışanlar tarafından fazlaca garip karşılanabilir.

v

10) Magneto

İnsanların mutantları yok etmeye yönelik savaşlarını konu alan X-Men’deki Magneto karakteri, insanlar ile mutantlar arasında kalıcı barışın olabileceğine inanmamaktadır. Sahip olduğu bilgi birikimi ile Global Education Talent adlı programımızdan yararlanarak eğitmenlik, okul öncesi öğretmenliği gibi alanlarda staj yapabilirdi fakat dünya barışına inancı olmayacağından yetiştirmek istediğimiz bir lider tipi değildir. Kusura bakma Magneto!

magneto

11) Maske

Jim Carrey’nin mizahi karakterini en uçlara taşımasına imkan vermiş olan bir karakterdir Maske. Fazlasıyla iyi birisi olduğu için çevresindeki herkes tarafından ezilen banka memuru Stanley Ipkiss, bulduğu gizemli maskeyi takmasıyla tamamen zıt mizaçlı fantastik bir karaktere, “Maske”ye dönüşüverir. Ofiste dolanan yeşil maskeli bir tip sizce de biraz absürd kaçmaz mı?

mask

12) Yoda

Yeşil karakterlerden devam edelim. Star Wars serisinin belki de en bilinen karakterlerinden birisidir. Kendisi o kadar atlayıp zıpladıktan sonra bastonu yerden alıp topallamaya devam etmesiyle hepimizin suratında “Noluyo yahu?” ifadesinin belirmesine yol açmıştır. Global Talent genç liderlerin kendi potansiyellerini keşfetmelerini ve liderlik yolculuklarına başlamalarını amaçlar. Sevgili Yodamız bir stajyer için biraz fazla yaşlı gibi.

yoda

13) Hannibal Lecter

Gelelim Hannibal Lecter karakterine. Genelde sevmediği insanları yemesiyle hatırlanan, klasik müzik ve resim tutkusu olan, yamyamlığı haricinde kibarlığını ve titizliğini elden bırakmayan, son olarak da gurme oluşuyla bizleri hayrete düşüren bir karakterdir. Farklı kültürlere açık ve ilgili alanlarda iş tecrübeleri olan Global Talentlarda aramadığımız bir özelliktir insan yemek!

hannibal

14) James Bond

Açılsın kapılar, yıkılsın tüm engeller! Bunun için bir tek açıklama yeter. Aklın ve gücün birleşimi olan ajan 007. Patlamaların arasından bir şövalye edasıyla, muazzam ve benzini asla bitmeyen arabasıyla (ki parçalanması zorunludur bu arabanın) ilerler. Aksiyon ve patlamalara alışmış ajan 007’nin  gizli yürüttüğü ajan hayatı ile Global Talent’ı yürütmesi son derece zor.

bond

15) Ajan Smith

“Üzgünüm. Burası çıkmaz yol” repliği , siyahlar içindeki kıyafetleri ve gözlüğü ile Matrix’den tanıdığımız bu karakter dünyaya ve evrene karşı sorgulayıcı tutumunu takdir ediyoruz fakat özgürlük, barış, sevgi, gibi olguların insan zekasının, anlamsız ve amaçsız geçici idealleri olduğunu savunduğundan bizim için Global Talent değilsin. Bizim dünya barışı adına çözüm üretecek insanlara ihtiyacımız var,  bilgisayar virüslerine değil!

smith

En İyi Yemeklerin Yendiği 11 Global Citizen Ülkesi

Her ülkenin kendine has mutfağı ve elbette sahip olduğu bir yemek kültürü var, özellikle Global Citizen olup gidildiyse o ülkeye, yemeklerin tadı bir başka güzel gelecektir. Ama ne yazık ki bu Annenizin yemekleri kadar iyi olacakları anlamına gelmiyor. Listemizi sizler için hazırladık!

1) Çin

Dünyanın en güzel 10 mutfağının en başında yer alan Çin mutfağında birbirinden leziz, birbirinden çeşitli yemekler mevcut. Çin’e giden her Global Citizen’ın mutlaka denemesi gereken tatlar; Pekin Ördeği, Dumpling, Gong Bao Tavuk, Kızarmış muz tatlısı. Pekin ördeği özel pişirme yöntemiyle pişirilen ve çeşitli soslarla tatlandırılan belki de en meşhur Çin yemeği.  Dumpling de etli, balıklı ve sebzeli çeşitlerine sahip olan buharda pişirilen Çin mantısı. Kızarmış muz tatlısı da muzun ve balın birlikte kızartılmasıyla yapılan hafif bir Çin tatlısı.

çin

 

2) Brezilya

Dünya genelinde çok ün salmış olmasa da Brezilya’da kendine has güzel lezzetlere sahip. Coxinhas, Moqueca de Camarão, Empadão bunlardan bazıları. Coxinhas, tavuk ve peynirle doldurularak kızartılan bir yemek. Moqueca de Camarão, karideslerin hindistan cevizi sütünde pişirilip, biber, domates ile pişirilmesinden oluşan bir Brezilya yemeği. Bir güveç yemeği olan Empadão ise, genellikle tavuk, zeytin, hurma ve mısır ile yapılıyor.

2

3) Fas

Fas, Kuzey Afrika ülkeleri arasında ün salmış mutfaklardan birine sahip. Couscous ve Fish chermoula bu mutfağa has yemeklerden yalnızca ikisi. Couscous, el ile açılan ve et ve sebzelerle beraber geleneksel bir makarna türü.  Fish chermoula ise; balığın, yeşillik ve baharatlarla kombine edilmesiyle oluşuyor.

3

4) Hindistan

Hindistan denince akla gelen ilk şey baharat olsa da tüm Hint mutfağına hakim değil elbette. Kültürü gibi yemeklerinde de farklı tatlara sahip olan Hindistan’da Global Citizen olunca Pani puri, Papri chaat ve Samosas denenmesi gereken tatların başında geliyor. Pani puri, patates, soğan ve nohuttan oluşan ve baharatlı su ile servis edilen en ünlü Hint yemeklerinden biri.  Papri chaat, haşlanmış patates, tavuk, biber ve yoğurdun ince helvalarla birlikte servis edilmesiyle oluşan bir yemek. Samosas  patates dolgusu, soğan, bezelye, ile pişirilen üçgen şeklindeki hamur işi bir bir yemek. Naneli sos ile servis ediliyor.

4

5) Meksika

Meksika baharatlı yemekleriyle ün salmış, dünyanın en sevilen mutfaklarından birine sahip. Meksika’da Global Citizen olunca Chilaquiles, Guacamole, Tamales yemeden dönmemek gerekiytor. Chilaquiles Meksika’nın geleneksel kahvaltılarından biri. Kızarmış tortillla, çırpılmış yumurta, tavuk, peynir ve fasulyeden oluşuyor. Guacamole, Azteklere özgü bir Meksika yemeği püre avokado, soğan, domates, limon ve biberden yapılan bu yemek tortilla ile beraber yeniyor. Tamales, Maya ve Aztek uygarlıklarından beri Meksika’da bulunan bir yemek. Mısır, muz, et, meyve, sebze ve peynirin tortillaya sarılmasıyla yeniyor.

5

6) Rusya

Rusya denince akla gelen ilk şey yemekleri olmasa da aslında Rus mutfağı da zengin tatlara sahip. Rusya’da Global Citizen olunca mutlaka Borscht Çorbası, Golubtsy, Piroshki, ve Rassolnik yemeklerini denemeden oradan ayrılmamak gerek. Borscht Çorbası, et ve pancardan oluşan belki de Rus mutfağının en meşhur yemeği. Golubtsy et ve pirincin lahana yapraklarına sarılmasıyla yapılıyor. Piroshki, soğan, firenk ve peynirle doldurulmuş ekmeğe deniyor. Rassolnik ise et, arpa ve turşudan oluşan Rus çorbası…

6

7) Mısır

Mısır, piramitleriyle olduğu kadar yemekleriyle de ünlü. Her ne kadar Türk mutfağına yakın dursa da aslında çok farklı. Mısır’da Global Citizen olunca Kushari, Ful Medames ve Fatta yemeden dönülmemeli. Kushari, erişte, domates sosu, mercimek, nohut, soğan ve sarımsaktan oluşan en meşhur Mısır yemeği. Ful Medames, bezelye püresi, limon, sarımsak, domates sosu, pastırma ve yumurtadan oluşuyor. Fatta, pirinç, kızarmış ekmek, sarımsak, et, yumurtadan oluşuyor.

7

 8) Polonya

Polonya da Rusya gibi akla mutfağıyla gelmeyen bir diğer ülke ama değişik tatlara sahip bir mutfağı var. Polonya’da bir Global Citizen Gulasz, Polskie naleśniki, Gołąbki ve Pierogi’yi kesinlikle denemeli. Polskie, güveç etin patates, soğan ve biberin beraber pişirilmesiyle servis ediyor.  Polskie naleśniki, Polonya krebi olarak geçen bu yemek, peynir, şeker, reçel, meyve ile servis ediliyor. Gołąbki, et, pirinç, ve mantarın lahana yaprağına sarılıp kızartılmasıyla yapılıyor.  Pierogi, et, mantar, patates, peynir, çilek, böğürtlen gibi malzemelerin bir hamurun içine doldurulmasıyla yapılıyor. Pierogi Polonya mantısı olarak da geçiyor.

8

 

9) Tayland

Tayland mutfağı açısından en zengin ülkelerden biri olarak gösteriliyor. Tayland’da Global Citizen olmak demek, Tom Kha Gai, Pad Thai ve Tom Yum Goong yemeden dönmemek demek! Tom Kha Gai, Hindistan cevizi sütü, tavuk, baharat ve sebzelerden oluşan bir Tayland çorbası. Pad Thai, Tayland usülü bir kızarmış noodle. Pad Thai, kızarmış noodleın yanı sıra soğan, yumurta, şeker, yerfıstığı ve karides/tavuktan oluşuyor. Tom Yum Goong, acılı karidesli Tayland usülü çorba, baharat ve karidesin yanı sıra, limon,  mantar ve soğan da içeriyor.

9

10) İtalya

İtalya da Çin gibi en güzel dünya mutfaklarının başında geliyor. İtalya’da Global Citizen olmak demek Lazanya, Bruschetta ve çeşit çeşit pizza ve makarnayı tatmak demek. Domates, sarımsak ve mantarlı ekmekten oluşan Burschetta, domates sosu, et ve soğanla yapılan Lazanya, ve onlarca çeşit pizza ve makarnası İtalya’nın vazgeçilmezlerinden.

10

11) Vietnam

Vietnam’da Global Citizen olmak demek hem bambaşka bir kültürü deneyimlemek, hem de Bánh Cuốn, Cơm Tấm ve Bánh Khọt gibi adını bile zor söyleyeceğimiz yemekleri tatmak demek.  Bánh Cuốn, salatalık, kabak, karides, soğan ve patatesten oluşuyor.  Cơm Tấm, pirinç, et, havuç ve salatalıktan oluşan ünlü bir Vietnam yemeği.  Bánh Khọt ise karides, pirinç ve değişik sebzelerden oluşan mini krepler.

11

Global Citizen Olması Gereken 14 Türk Ünlü

Global Citizen olsa olsa kim olur dedik Türkiye’deki ünlüler arasında. Karşımıza böyle bir liste çıktı. Şaşırdık mı? Bazen. Ama uzun uzun düşündüğümüzde bu isimlerin neden Global Citizen olması gerektiğini anladık. Pardon “Global Citizen” ne mi dedin? O zaman önce buraya alalım seni.

1) Acun Ilıcalı

Son zamanlarda Adriana Lima ile adından sık sık söz ettirebilen, dünyanın dört bir yanını ulusal kanalda sunmuş olduğu programla tanıdığımız medya patronu Acun Ilıcalı’nın hala gitmediği ülkeler olduğuna inanabiliyor musunuz? Evet biz de şaşırdık. Lakin Global Citizen Programında World Issues kapsamında onlarca ülkenin onun gibi birisine ihtiyacı var. Kendisinin yönetimsel becerisi ve sorun çözme yetisi dünyaya yaramalı. Listemizin bir numarasında Acun Ilıcalı var

acun1

2) Banu (Çılgın Bediş)

Kendisini keşfetmesini istediğimiz biri daha var aslında. Global Citizen içindeki liderlik duygusunu keşfetmen için tasarlanmış kaliteyi ön planda tutan bir program. Bu sayede etki etmeyi en çok istediğimiz isimler arasında Çılgın Bediş dizisinden tanıdığımız Banu var!

banu

 

3) Mahmut Hoca

Biz gençlerle arası çok iyi değilmiş gibi görünse de Mahmut Hoca bir tane! AIESEC sunmuş olduğu programlar sayesinde dünyanın 124 ülkesine etki etmeyi amaç edinmiş bir kurum. İçindeki öğretme aşkın Global Citizen için düşünmüş olduğumuz Mahmut Hoca gibiyse, buralarda olman mutluluk verici.

mahmut

4) Efe (Kavak Yelleri)

Global Citizen programının en önemli yanlarından bir tanesi, keşfetme duygusu. Global Citizen – Culture programı ile sana sunduğumuz ülkeleri tek tek keşfedebilir, sokaklarında attığın her adımı unutulmaz kılabilirsin. “Kavak Yelleri” dizisinden hatırladığımız Efe gibi. Keşfetme duygun hiç bitmesin!

efe

5) Kıvanç Tatlıtuğ

Hepimiz onu oynadığı karakterlerden, ekranlardan biliyoruz. Lakin oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ aynı zamanda yardımseverliğiyle çeşitli çalışmalara imza atan Türk ünlülerinden. Kendisi uluslararası bir organizasyonun barış elçiliği görevini üstlenmiş durumda. Kalkınma, öğretme, eğitim gibi konulara yabancı değil senin anlayacağın. Global Citizen- Train and Develop Programı sayesinde sen de sana sunduğumuz ülkelere katkı sağlayabilirsin.

kıvanç

 

6) Türkan Şoray

Yeşilçam Sultan’ı dediğimiz zaman aklımıza ilk gelen değil tek gelen isim olan Türkan Şoray sosyal farkındalık yaratmak için yola çıkmış pek çok organizasyonda gönüllü olarak bulunuyor.
AIESEC’in sunduğu Global Citizen – World Issues programı sayesinde sen de bu etkinin bir parçası olabilir, gittiğin ülkenin sosyal bir sorunu hakkında sunum yapıp; gönüllü farkındalık aktivitelerinde bulunabilirsin.

Türkan Şoray

7) Fatih Terim

Uluslararası arenada pek çok defa boy göstermiş olan, A Milli Futbol Teknik Patronumuz Fatih Terim milli takımımızın saha kenarındaki tek lideri.
Global Citizen Programları temel anlamda AIESEC misyonunu en iyi biçimde yansıtan programlardan biridir. Global Citizen – Train & Develop; kişilerin liderlik yetilerini ortaya çıkarabilecek, girişimcilik ve iletişim becerilerini kuvvetlendirmeye esas alan program serilerinden biridir.

fatih

8) Barış Manço

Dünyanın dört bir yanını gezmeyi kendine felsefe edinmiş, yaşamı boyunca pek çok farklı kültür ve insan tanımış olan Barış Manço 90’lar kuşağının hiç unutamayacağı bir insan. AIESEC’in sunmuş olduğu Global Citizen – Culture programı farklı kültürleri tanımanı, yeni öğrenme ağlarının birer parçası olmanı kolaylaştıracak şekilde hazırlanmıştır.

barış

9) Arda Turan

Liderlik doğuştan geldiği gibi sahada da öğrenilir.
Saha derken ille de  futbol sahası anlamayalım.
Global Citizen programlarının temelinde yatan duygu liderliktir. AIESEC’in sunduğu tecrübe fırsatlarından Train & Develop; liderlik duygunu keşfedip geliştirebilmen için seni saha kenarında tutmaktan vazgeçip, oyuna alır. Ve artık sen de kaptan Arda gibi sahadasın!

arda

10) Nihat Doğan

Türk televizyon tarihine adını bir dönem ‘kazımış’ olan Nihat Doğan bir lider olabilecek portansiyele sahip olduğunu çıktığı her platformda dile getiriyor. Bir şeylerin eksik olduğunu söyleyelim istedik. Liderlik doğuştan gelen potansiyelle beraber olgunlaşıp, büyür. AIESEC’in sunduğu Global Citizen tecrübesi liderlik duygusunun olgunlaşması için tasarlanmıştır. Listemizde Nihat Doğan!

nihat

11) Havuç (Çocuklar Duymasın)

Ablasının altında kendini ezdirmeyen, kafası zehir gibi çalışan bir küçük kardeşimiz havuç. Cep telefonu arkadaşlarının gözünde onu bir lider yapabilir. Ama cep telefonundan fazlasına ihtiyacın var Havuç. Global Citizen programları üniversite öğrencilerinin empati, iletişim becerileri ve farkındalık duygularının artırımı için özel olarak hazırlanmıştır.

havuç

12) Mehmet Turgut

Elindeki fotoğraf makinesini küçükken şöyle bir alıp daha da bırakmayan Mehmet Turgut, ülkenin hemen hemen bütün fotoğrafçılık bölümlerinde seminerler vermiş lakin fotoğrafçılık okumamış tek kişi! Fotoğraf makinesi hep hatırlamak istediğimiz anları ölümsüzleştirmek için kullanırız. Global Citizen da sana unutamayacağın, hep hatırlamak isteyeceğin o anları yakalama fırsatı sunuyor!

mehmet turgut

13) Nur Yerlitaş

Şimdilerde ulusal kanallardan birindeki bir yarışma da jüri üyeliği yapan ünlü modacı, yarışmacıların adeta korkulu rüyası olmuş durumda.
Global Citizen tecrübesi kişiye başka kültürler tanıma fırsatının yanında kişisel becerilerinin kazanılması için özel olarak tasarlanmıştır. Empati, iletişim becerileri gibi kişinin sonradan kazanacağı özellikleri kişiye direkt olarak katan Global Citizen olması gerektiğini düşündüğümüz sıradaki ünlü isim Nur Yerlitaş!

nur yerlitaş

14) Esra Erol

Listemizde son sırada televizyon programlarının bir dönem fenomen haline gelmiş izdivaç programlarının tek sunucusu Esra Erol var. Kendisi, toplum için bir çok yardım kuruluşunda gönüllü olarak da bulunmuş durumda. Global Citizen tecrübesi; gönüllü farkındalık yaratma amacıyla toplumun sorunları için duyarlılık yaratıp, sorun çözümünün ana parçası olmanı ister!

esra

 

 

30 Ülkeden 50 AIESEC’liyle Çalışmak Muhteşem Bir Deneyimdi!

Sırbistan’ın Belgrad şehrinde Belgrade Foam Fest firmasında Global Talent stajı yaptım. İş tanımım firmanın Türkiye pazarlamasını yapmak, Türkiye’den daha çok katılımcının gelmesini sağlamak ve festivalin ülkemizdeki tanınırlığını arttırmak için pazarlama-promosyon çalışmaları yapmaktı. Belgrad’ın ne kadar güvenilir bir şehir olduğu ve Türklere karşı yaklaşımları konusunda tereddütlerim vardı. Yemekler çok farklıydı ve alışık olduğumuz anlayıştan farklıydı fakat ben orda farklılıktan çok benzerlik gördüm. Daha ilk günden Belgrad’ı evim olarak hissetirecek kadar sıcak bir ortam vardı. İnsanların tutumu çok içten ve saygılıydı. Stajımın iş tanımları dışında bir problem yaşamadım diyebilirim. Sırbistan stajımın ardından bir de Yunanistan Teleperformance firmasında 1 yıl süre ile başka bir Global Talent stajı gerçekleştirdim.

İyi ki Global Talent olmuşum diyorum çünkü; yaklaşık 30 ülkeden 50 değerli AIESEC’liyle çalışmak muhteşem bir deneyimdi. Dünyada acaba hangi kurum birbirini tanımayan 30 milletten genci bir yurtta toplayıp onların bu kadar verimli, saygılı bir şekilde çalışmasını sağlayabilir. Hem eğlenmek hem de öğrenmek dedikleri bu olmalı. Hiç bilmediğim, hiç kimseyi tanımadığım bir ülkeye gidip bir hayat kurmak 22 yaşındayken anlatılamaz bir başarı ve deneyimdi.

AIESEC benim için; Hayatımdaki en güzel, en anlamlı deneyimleri yaşamamı sağlayan kulüp hatta öğrenci kulübünden çok bir yaşam tarzı. Hem çevreme olana hem de kendime, yeteneklerime olan farkındalığımı geliştirdi.

AIESEC, bence çok güvenilir bir referans. Hayatım boyunca gurur duyacağım ve asla unutmayacağım deneyimlerimi sayesinde yaşadığım yenilikçi, tüm dünyanın en çok ihtiyaç duyduğu saygıyı, anlama ve empati kurmayı geliştiren, kişilerin sadece kendi toplumlarına değil bir dünya vatandaşı olarak tüm dünyaya faydalı olacak liderlik özelliklerini geliştiren ve potansiyellerini maksimum olarak kullanmaları için bir merdiven olmuş eşsiz öğrenci organizasyonu.

Elif İşbilen

Her Şeyiyle Dolu Dolu 6 Ay Hayatımda Unutulmayacak Anılar Bıraktı!

Hindistan’ın Hyderabad şehrinde Artisan Dental Services şirketinde Global Talent stajı yaptım. İş tanımım her ne kadar evrak üstünde ve pratikte farklı olsa da, bulunduğum süre boyunca direkt satış ve marka tanıtımı üzerine çalıştım. Gitmeden önce işim ile tereddütlerim vardı. Her ne kadar Türkiye’de iş tecrübem olsa da farklı kültürden insanlarla iş yapmanın nasıl olacağını kestiremiyordum. Ancak bir o kadar da bu tecrübeye sahip olmak istiyordum. Evet orada her şey çok farklıydı ama iş yerimdeki çalışanlar ve müdürüm benimle yakından ilgilenerek sorunsuz bir çalışma hayatı geçirdim. 6 ay boyunca Hindistan’da iş hayatının nasıl olduğunu görme fırsatım oldu. Bunun yanı sıra farklı ülkelerden birçok arkadaşım oldu ve bu bana farklı bir bakış açısı kattı. Hindistan’ın birbirinden farklı gezilecek yeri olduğunu da düşünürsek çok memnun bir şekilde geri döndüm. İyi ki diyorum çünkü; çok farklı bir macera yaşadım. Her şeyiyle dolu dolu 6 ay hayatımda unutulmayacak anılar bıraktı.

AIESEC benim için; Dünya’nın farklı kapılarını açan bir kuruluş.

Şükriye Çavdar

AIESEC Benim İçin; Cesaret Artıran ve Güven Veren Kurum!

Hindistan’da Ryan International High School’da kültür elçisi olarak Global Talent stajı yaptım. Bu sürede orada bulunan çocuklara kendi kültürümü aktarma ve onlardan da Hint kültürünü öğrenme fırsatı buldum. Gitmeden önce hava kirliliği ve yemek konusunda çok fazla tereddüdüm vardı. Önceden bilgim olmasına rağmen canlı bir şekilde hayvanları günlük hayatta insanlarla iç içe görmek  şok ediciydi. Hindistan’da Muson havasını teneffüs etme, hiç tanımadığım insanlarla, kültürlerle aynı ortamları paylaşma, uzun süreli tren ve otobüs yolculukları, orta derecede pazarlık yapabilme, görsel festivalde yer alma, dans etme, öğretme ve öğrenme, Türkiye’yi anlatma, Hint kıyafetlerini giyme, yöresel yemekleri yeme gibi birçok farklı tecrübe edindim. İyi ki diyorum çünkü; tanımak ve yaşamak birbirinden çok farklı şeyler. Yakından tanıdığım ülkede her şeyi canlı canlı yaşadım ve çok farklıydı. Yaşamış olduğum tüm aksilik ve zorluklara rağmen hatta çevremdeki olumsuz yorumlara rağmen hala gitmeyi çok istiyorum ve iyi ki diyorum.

AIESEC benim için; cesaret artıran ve güven veren kurum.

Şükriye Kahraman

AIESEC, Benim İçin İkinci Bir Hayatın Başlangıcı Oldu!

Yunanistan Teleperformance firmasında 1 yıl boyunca Global Talent stajı yaptım. İş tanımım; çalıştığım departmanla ilgili, müşteri aramalarında Türkçe olarak iletişim kurmaktı. Uluslararası is tecrübesi, farklı kültürlerle tanışma fırsatı, yabancı bir ülkede yaşama deneyimi gibi birçok tecrübe edindim bu program sayesinde. İyi ki diyorum çünkü; Kendimi çok geliştirdim. AIESEC benim için; 2. bir hayat başlangıcı oldu.

Taha Tuzuner

Bu Yaşımda Bu Tecrübeyi Yaşamam Hayatımda Attığım En Büyük Adımlardan Biriydi!

Tudo bem ha ?
Merhabalar!!!! Ben inanılmaz bir tecrübe yaşadım ve bunu sizlerle paylaşmak için şuanda inanın yerimde duramıyorum. Bu yaz aslında birçok kişinin birgün yapmayı düşünüp asla yapamadığı bir tecrübe gerçekleştirdim. Evet ben bu yaz Brezilya’daydım. Söylemesi bile beni hayallerime anılarıma dalmama sebep oldu. Ve evet en büyük hayallerimin olduğu listeme bir “check” daha koyabildim. Sizce de harika değil mi?
Şimdi belki bunu okurken içinizden söyleyebilirsiniz seni daha tanımıyorum bile bu benim için nasıl harika olabilir ki ? İnanın bunu bana söylediklerinde bende inanmamıştım. İlk olarak AIESEC tecrübem çok yakın bir arkadaşımın bana AIESEC ve projelerinden bahsetmesi ile oldu. Bende mühendislik okuyan biri olarak açıkçası çok fazla vaktim yoktu ta ki AIESEC’in sitesini girip onu inceleyene kadar. Daha sonra aynı şuanda sizlerin okuduğu bu yazı gibi gerçek Global Citizen’ların tecrübelerini okumaya başladım. Okuduğum ilk yazı sonunda ben de bir Global Citizen olacağım kararını vermiştim.

Her zaman yurt dışına çıkma isteğim olmuştu ama bana bu fırsatı en güzel şekilde sunan AIESEC oldu. Brezilya’da Belo Horizonte adlı 3 milyon nüfuslu bir şehre gittim. Aslında projemi seçerken Sao Paolo veya Rio de Janeiro şehirlerinden birine gitmeyi çok düşünmüştüm ama kendi kendime başka bir yerde olup o tecrübeyi de yaşamalıyım dedim. İyi ki de bunu yapmışım. Projem sonrasında bu iki şehir ve daha fazlasını da gezip yaşama tecrübem oldu. İstanbul’da evimden çıkıp Belo Horizonte’deki evime gidişim yaklaşık 42 saat sürmüştü fakat her dakikası benim için unutulmazdı. 14 saatlik uçuş sonrası bir kelime Portekizce bilmeden önce otobüs terminaline gidişim ve oradan gideceğim şehre otobüs biletini alışım, sonra gelen 9 saatlik otobüs yolculuğu… Beni en çok motive eden şey evime vardığımda beni bekleyen harika bir aile ve hoş geldin kahvaltısıydı. 42 saatlik yolculuğu hiç yaşamamış gibi tüm enerjim ile onlara katıldığım anı hiç unutamam.

Ben projemde 6-14 yaş aralığındaki yoksul çocuklara okul dışında katılabildikleri bir sosyal tesiste eğitmen olarak görev yaptım. Projemizdeki amacımız çocuklarla aramızda bir bağ kurup onlarla kültürel değişim yapabilmek, onların hayatlarına dokunabilmekti aslında. Çocukları yaş gruplarına göre 6-9,9-11,11-14 şeklinde ayırmıştık. Her yaş grubuna hitaben farklı farklı oyunlar, workshoplar buluyorduk. 5 takıma ayrılmıştık ve her takım haftanın bir gününü planlıyordu. Günü belirleyen takım, planını diğer takımlara anlatıp her birimiz birlikte çalışıyorduk. 12 kişilik tüm proje takımında 2 Türk, 4 Meksikalı, 1 Şilili, 1 Sırp, 2 Rus, 1 Hong Kong’lu, 1 Tayvanlı olarak çalışıyorduk. Çocuklara yaptığımız kültürel etkileşim dışında birbirimize karşı da inanılmaz bir etkide bulunuyorduk. Çalıştığımız okul Pindorama adlı bir semtte bulunuyordu. Biz takım olarak birbirimizi o kadar çok sevdik ki artık biz bir aile olmuştuk. 8 kişinin aynı tabaktan yemek yemesinden tutun her yere beraber gitmemize, beraber ağlayıp beraber mağdur durumda kalmamıza, beraber eğlenip gülmemize kadar tam bir bütündük. O kişiler benim hayatım boyunca unutmayacağım ailemin bir parçası oldular. Çocukların hayatlarına dokunabilmek yetişkinlere nazaran biraz daha kolaydır. Sizi daha çabuk kabul edip içlerine alıyorlar. İlk günler çekinceyle yaklaşan çocukların daha sonra sabahın 8’inde koşarak boynunuza atladığını gördüğünüzde demek ki bir şeyleri doğru yapmışım diyorsunuz. Küçük büyük kız erkek temiz pis demeden hepsini alıp kucakladık sevdik. Ağladıklarında yüzlerini güldürmeye çalıştık. Güldükçe gıdıkladık daha çok güldürdük. O minicik elleriyle sizin elinizi tutmak için yarış yaptıklarını görmek inanın birçok şeyden daha çok tatmin edecektir size. Beni en çok etkileyen anım ise, Leandro adlı çok sevdiğim bir çocuk vardı ve biz her gün okuldan ayrılırken çocuklara şeker dağıtıyorduk. Artık projenin son günleriydi ve bizim gitmememiz için her gün bize lütfen kalın gitmeyin diyorlardı. Leandro o gün belkide dünyada tek sahip olduğu şey olan şekerini ikiye böldü ve benimle paylaşmak istedi. O an kendimi ne kadar zor tuttuğumu anlatmak istesem de anlatamam.

2 ay sonunda eşsiz tecrübeler ve dünyanın 10-15 farklı ülkesinden arkadaşlar, aile bireyleri kazanarak geri döndüm. Şimdi nereye gitmek istesem bir evim var diyebilirim.

Bu yaşımda bu tecrübeyi yaşamam hayatımda attığım en büyük adımlardan biriydi. Artık sıra sende, neden bekliyorsun?

Reha İldem

Aynı Dili Konuşmadığım Çocuklarla Aynı Şeyleri Paylaşabildim!

Global Citizen ile bu yaz Polonya’nın Gdansk şehrine gittim. Polonya, liseden bu yana gitmek istediğim bir ülkeydi. Beni orada proje koordinatörü ve oda arkadaşım karşıladı. Ordan, kalacağımız yurda geçtik. Projem, hafta içi her gün anaokulunda çocuklara kendi kültürümü aktarmamı gerektiriyordu. İtiraf etmeliyim bunu giderken çok önemsemedim. Ben gitmek istediğim ülkeye gidiyordum ve gerisi hiç önemli değildi!

Ama gittiğimde düşüncelerim aynı şekilde devam etmedi. O zamana kadar çocuklarla hiç çalışmamıştım, onlarla nasıl zaman geçirilir hiç bilmiyordum. Aslında bunu düşünmeye hiç gerek yokmuş. Siz onlara güldüğünüz zaman zaten vakit hemen geçiyormuş. Her sabah sizi gördüklerinde gelip sarılmaları, size resim çizmeleri hatta bazen ayağınızı tutup yürümenizi engellemeleri, her şey bir gülümsemeye bağlıymış. Global Citizen’ın bana kazandırdığı en güzel şey bu, aynı dili konuşmadığınız insanlarla, çocuklarla aynı şeyleri paylaşabilmek!

Onun dışında, AIESEC Gdansk üyeleri bizi hiçbir zaman evimizde olmadığımızı hissettirmedi. Kendi sosyal hayatlarından kısıp, 2 ay boyunca sadece bizimle zaman geçirdiler ve her sorunumuzda yanımızdalardı. Çok sağlam arkadaşlıklar kurduk. Başka bir programla gitseydim, kendimi bu denli evimde hissedeceğimi sanmıyorum.

Eğer birilerinin hayatlarına dokunmak ve sizden çok uzak insanların hatırlarında bir ömür kalmak istiyorsanız Global Citizen sizin için biçilmiş kaftan!

 

Cansu KOÇ