Global Talent’lara Özel: CV’nizi Hazırlarken Dikkat Etmeniz Gereken 7 Nokta!

Sevgili Global Talent’lar! Porfesyonel fırsatlara başvurdukça, şirketler sizden CV’nizi istiyor olacak! İşte CV’nizi hazırlarken dikkat etmeniz gereken 7 önemli nokta!

Bu arada yalnız siz değil üst düzey yöneticileri bile CV oluştururken belli başlı çıkmazlara düşüyorlar!
İnsan Kaynaklarına bir bakışta sizi anlatacak bir CV nasıl hazırlanır sizler için sıraladık:

1-) Bütünlük yaratın!

CV niz baştan sona bir bütün halinde ilerlesin.
Kişisel bilgilerden (Doğum tarihi, iletişim bilgileri, adres , medeni durum vb.) sonra iş deneyimleri, akademik durum, alınan eğitimler, sertifikalar, yabancı dil seviyeleri bir bütünlük halinde sıralanmalıdır.

2-) Kişisel hesaplara dikkat!

sheqil_chocuk@xxx.com mail adresinizi vererek yaptığınız bir başvurunun dikkate alınacağını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Kişisel e-mail, skype hesaplarınızı CVnize yazarken profesyonel hatayya kullanacağınızı unutmamalısınız.
Bir diğer önemli nokta ise; sosyal medya hesaplarınız! Artık dünya küçük, bir tıkla kişisel bilgilerinize ulaşılabilir. Mülakata girmeden önce sosyal medya hesaplarınıza bakılma ihtimali çok yüksek. Bu nedenle CVnizde doğru bilgilere yer vermeil ve sosyal medya kullanımına bir tık dikkat etmelisiniz.

3-) Her yere aynı CV ile gidilmez!

20li yaşlarınızın ortasındasınız. Yıllardır eğitim alıyor ve sürekli kendinizi geliştiriyorsunuz. 25 yılı CVnize sığdırın diyemeyiz. 25 yılınızı özetleyin fakat başvurduğunuz kurum ve pozisyona dair var olan geçmişinizi detaylandırın. Her yere aynı CV ile gitmeniz onca başvuru arasından aranan pozisyon için size özel kılmaz!
Başvurduğunuz pozisyon için ne kadar yeterli olursanız olun, karşıdaki kişiye bunu aktaramazsanız bu hiç birşey ifade etmez!

4-) Gereksiz bilgilerden kaçının!

İş hayatına üniversitede bir caféde başlamış ve efsane şeyler kazanmış olabilirsiniz. Fakat başvurduğunuz pozisyonla alakası yok ise bu tecrübenizin detayları karşınızdakini ilgilendirmeyecektir. Sırf fazla deneyimim var algısı vermek için bunu yapmanıza gerek yok. Çünkü başvurduğunuz alan dışındaki tecrübeleriniz karşınızdakini pek ilgilendirmeyecektir.

5-) Kısa ve öz bir CV!

CVnizi ilettiğiniz kişiye her gün belkide yüzlerce CV iletiliyor. Yapılan bir araştırmaya göre İnsan Kaynakları bir CV için ortalama 6 sn harcıyor. Eğer karşınızdaki CVnize baktığında o işe uygun olduğunuzu hemen anlasın istiyorsanız kısa bir CVniz olsun.
Unutmayın, hiç kimse 15-20 sayfa CVsi olduğundan dolayı yönetici olmuyor.

6-) Dürüst olun!

İleri düzey İngilizce ve orta düzey Fransızca bilmiyorsanız CVnize yazmanız sizi belkide işe girmekten alıkoyabilir. Günümüz dünyasında dürüst çalışan arayan patronlar dürüstlüğünüzü şişirilmiş CVnizden daha önemli bulabilir.

7-) Profesyonel görünüme dikkat!

Evet sizinle birlikte başvuracakları düşünüp farklı bir CV yarata peşindesiniz. Kesinlikle bu yolda ilerlemelisiniz. Fakat dikkat etmeniz gereken bir nokta var; profesyonellik! Yaratıcı ve farklı olmak uğruna çiçek ve böceklerle bezenmiş olarak hazırlanan CV, ne yazık ki İnsan Kaynaklarına günlük motivasyon kaynağı olmaktan öteye geçmez.

 
 
Ben CV’mi hazırladım diyenleri dünyanın dört bir yanındaki Global Talent fırsatları incelemeleri için bekliyoruz:
 

AIESEC ile Uluslararası Bir Tecrübe Yaşamamış Gençler için 10 Şarkı Önerisi

Global Citizen ya da Global Talent olmamış olabilirsin, hatta AIESEC’e üye olup uluslararası bir networkün parçası olarak sayısız uluslararası kongreye katılmamış ve dünyanın dört bir yanından bir network elde etmemiş de olabilirsin. Yine de senin için 10 tane güzel şarkıyı listeledik. Umarız dinlerken AIESEC ile yaşayabileceğin uluslararası tecrübeleri de hissedersin!

Keyifli dinlemeler!

1- Road Trippin’- Red Hot Chili Peppers

İşte ilk şarkımız! Neden instagramdan bakasın, kaybolmaktan korkmamalısın.

2-Free Bird – Lynyrd Skynyrd

“Şu an seyahat etmem lazım, görmem gereken bir çok yer var”

3- Somewhere Over the Rainbow by Israel Kamakawiwo’Ole,

“Kilometrelerce süren maceralar tek bir adımla başlar” Lao Tzu

4- The Passenger – Iggy Pop

Bazen sadece arabaya atlayasın gelir, hele Iggy Pop şoförünse.

5- Born To Be Wild – Steppenwolf

Biri motosiklet turu mu dedi ? Seni çılgın…

6- What a wonderful world – Louis Armstrong

Dünya güzel, her köşesinde farklı bir hazine keşfetmeni bekliyor.

7- Imagine – John Lennon

Dünyayı değiştirmek senin elinde, bırak tabularını kenara çık Hindistan’a yolculuğa.

8- Fly Away From Here – Aerosmith

Şimdi buradan uçacağız çünkü hayallerimiz ve umutlarımız dışarıda bir yerlerde.

9- Long Way – 77 Bombay Street

Adamlar haklı, buradan Norveç’e uzanan uzun bir yol var.

10- Hit the road Jack – Ray Charles

Artık hazırsan, şimdi yola koyul Jack!

 
 
Umarız şarkıları sevmişsindir! AIESEC’in gençlere özel sunduğu uluslararası fırsatlara göz atmak istersen internet sayfamızı inceleyebilirsin:
 

Polonya’da Global Talent Olmanın 10 Avantajı!

Global Talent olmaya, yurtdışında profesyonel bir iş tecrübesi yaşamaya karar verdin ve ülke seçimini Polonya’dan yana mı yaptın? Doğru seçim! Son zamanlarda üniversite gençleri arasında en çok tercih edilen ülkelerden biri olan Polonya bunun hakkını veriyor! Peki, buradan kazanacakların neler mi olacak?

1) Uluslararası şirketindeki “o ortam”


Uluslararası şirketinde onlarca ülkeden gelmiş senin yaşlarında kişilerle aynı ortamı paylaşacak ve birbirinizden çok şey öğreneceksiniz! Polonya’ya sadece Türkiye’den talep yok! Birçok ülkeden bir araya gelen gençlerle tecrübelerinize tecrübe katmaya hazır mısın?

2) Gerçek şirket tecrübesi


Okulunu bitirdin ya da bitirmek üzeresin. Bilgilerin uygulamaya koyulmaya hazır ve senin tek ihtiyacın olan bunu gerçekleştireceğin bir yer! İşte Polonya sana tam burada yardım eli uzatıyor ve istediğin o tecrübeyi sana fazlasıyla katıyor. Gerçek ve ömür boyu sürecek tecrübe seni bekliyor!

3) Kazanacağın uluslararası bakış açısı


Senin gibi başka başka ülkelerden gelmiş şirketindeki arkadaşlarını tanırken, bir yandan farklı insanlar görmekle kalmayacak aynı zamanda farklı kültürler de tanıyacaksın! Aslında sen yeni bir kişi tanımaktan çok öteye gideceksin ve bu bakış açısının genişliği ve özgünlüğü ömür boyu seninle olacak!

4) Önyargılarını kırma


“Başka ülke seçeneklerim de vardı ama ben en çok burayı istiyordum.” “Diğer seçenekler hayatta gitmeyeceğim yerlerdi iyi ki Polonya’ya geldim.” Tarzı şeyler mi diyorsun? Sen böyle düşüncelerle boğuşurken o ‘hayatta gitmeyeceğin yerler’den gelen arkadaşların da var değil mi? Sen bu kişilerle tanışma, onlarla aynı ortamı paylaşma ve beraber iş yapma fırsatını buldun ve bunu sağlayan Polonya oldu değil mi? Polonya bununla kalmıyor ve sen bu ülkelerden gelen arkadaşlarını tanırken, fark etmeden bütün önyargılarını yavaş yavaş kırıyor. Sonra ne mi oluyor? Sen ‘hayatta gitmem’ dediğin o yerlere gitmeye can atıyor hatta yeni bir şirket için bu ülkeleri araştırmaya başlamış oluyorsun!

5) Maddi açıdan rahatlık


“Maaşımla ay sonu zor geliyor.” Gibi bir cümleyle Polonya’da karşılaşamazsın! Şirketinin sana verdiği maaşa ek olarak karşına çıkacak kolaylıklarla maddi açıdan hiçbir sıkıntı çekmeden tecrübeni güzel güzel edinecek, belki de daha önce hiç başaramadığın para biriktirme deneyimini de edinmiş olacaksın. Harika olmaz mı?

6) Polonya’nın lideri


Belki de adını daha önceden duymadığın ya da çok duyduğun ve giderken kendimi nasıl kanıtlayacağım diye kara kara düşündüğün şirketine geldin. Bilgilerin henüz çok taze ve sen bunları uygulamaya hazırsın. İşine başlıyorsun ve kendini öyle kaptırıyorsun ki sonradan fark ediyorsun neleri başarıp ne kadar yol kat ettiğini. Şirketteki en başarılı ve de şirketi daha da ileriye götüren bir lider olmuşsun sen! Polonya’ya iyi ki gelmişsin! Bu eşsiz tecrübelerle Türkiye’de nasıl bir lider olacaksın farkında mısın?

7) Zorluklarla başa çıkma


Daha önce karşılaştığın onlarca zorluk oldu, hepsini bir şekilde hallettin. Peki farkında mısın? Bunlarla başa çıkarken ya ailen ya da arkadaşların senin yanındaydı. Ama şu an sen Polonya’dasın ve ailen de arkadaşlarında yanında değiller. Sen yalnız başınasın ve uğraşman gereken çok önemli işler var. İşte maratonun burada önem kazanıyor! İlk başlarda çok zorlansan da kendi başının çaresine bakmayı, her şeyi kendin halletmeyi ve de zorluklarla başa çıkmayı öğreniyorsun!

8) Kapsamlı network


Çalışacağın ortamındaki kişilerin farklı ülkelerden olmasının yanı sıra, farklı ülkelerdeki şirketlerle de çalışma imkânı sunan Polonya, sana hayatının hiçbir yerinde kazanamayacağın kadar geniş ve kapsamlı bir network sunuyor. Türkiye’ye dönüp başka bir şirkette çalışmaya başladığın zaman, Polonya’nın sana kattığı bu networklerle hayal bile edemeyeceğin işleri başaracaksın!

9) Takım çalışması


Şirketin ne kadar ciddi ne kadar büyük olursa olsun, bireysel çalışmaların yanında takım çalışmalarında olacak. Bir takımın parçası olmayı, takım ruhunu ve iş birliğiyle neleri kazanabileceği Polonya sana göstermeye hazır. Peki ya sen?

10) Yeni bir sen


Aylar boyu uluslararası bir şirkette çalıştın. Bir sürü arkadaşın oldu farklı farklı ülkeden. Arkadaşlarınla birçok önyargından kurtuldun. Birçok zorlukla burun buruna geldin ve hepsini hallettin. Birçok şirketle iş yaptın ve networkun genişledi. Ailen, arkadaşların ve ülkenden uzak bir tecrübe yaşadın. Ülkeni temsil ettin. Ve şimdi elinde bavulun, havaalanında ülkene dönmek üzere uçağa binmek üzeresin. Nasıl geçecek dediğin o aylar su gibi geçti değil mi? Aklında şüphelerin hepsini yendin ve bambaşka bir sen oldun artık. Ve bunu sana katan Polonya oldu. Ömür boyu sürecek saymakla bitmez tecrübelerin için Polonya bir teşekkürü hak ediyor. Yeni Sen’e merhaba de!
 
 
Polonya’da Global Talent olmak seni de heyecanlandırıyorsa şimdi kayıt olabilir ve staj fırsatlarını görebilirsin!
 

Kolombiya’da Öğretmenlik Yapmanın Yarattığı 10 Güzel Etki

kolombiya öğretmen

Merhaba öğretmenim! Yeni mezun oldun ya da olmak üzeresin ama içindeki o öğretmenlik ruhu bambaşka mı? Ben sıradan bir öğretmen olarak değil harika bir başlangıçla kariyerime renk katmak istiyorum mu diyorsun? O zaman senin için harika bir teklifimiz var! Kariyerine renk katmayı Kolombiya’nın geleceğini değiştirerek yapmak ister misin?

İşte Kolombiya’da eğitmen olman için 10 neden:

1) Kolombiya’nın geleceği

Belki de ömrün boyunca hep bir yerde yeni bir başlangıç yapmayı, orada ışık olmayı düşündün. İşte sen bu satırları okurken bu fırsat sana doğru geliyor aynı zamanda. Yeni neslin senin eserin olacağına sen de inanmıyor musun? Bu eseri Kolombiya’yı şekillendirerek oluşturmaya ne dersin peki?
Kolombiya’nın geleceği senin elinde. Bu muhteşem fırsatı kaçırmamalısın!

2) Bugünün küçükleri yarının liderleri

Pekâlâ, o zaman bu şekillendirme nasıl olacak? Çok basit, dediğimiz gibi yeni nesil senin eserin olacak. O zaman burada eğitmen olarak işe başlamaya ne dersin? Sen onlara bilgilerini aktar, tecrübelerini yansıt, onlar şekillensin ve Kolombiya değişsin! Senin aktardıklarınla şekillenecek olan bu öğrenciler, ileride Kolombiya’da çok büyük işler yapabilirler. Her şey senin elinde. Ellili yaşlarında televizyon izlerken, bu öğrencilerinden bir tanesi karşına çıktığında, duyacağın gururu hissedebiliyor musun?

3) Muhteşem eğitmen

Hadi eğitime yeni bir renk kat ve harikalıklar yarat! Kendine özgü tarzınla yeni bir devir başlat Kolombiya’da. Bu devrin etkilerini gözlemle, yeni şeyler keşfet ve Türkiye’ye geldiğinde bu yolunu devam ettir! Geleceğini değiştirdin bir yerde ve sen bu yolda devam ederek bambaşka bir eğitmen olduğunu herkese gösteriyorsun!

4)Dolu dolu bir staj

Staj deyince hep akılda oluşan şeyler vardır. İş, iş, iş gibi. Ama bu senin bildiğin stajlara benzemiyor! Farklı bir ülkede bulduğun gibi kendini senin stajın başlamış oluyor aslında. Evet, sen havaalanına indiğin anda! Dersler, workshoplar, geziler, oyunlar ve daha niceleriyle dolu dolu bir staj seni bekliyor!

5) Yeni bir kültür

Her nereye gidersen git, her zaman farklılıklar vardır. Sınır komşularımızla bile ne kadar farklıyız aslında, öyle değil mi? Peki sen bu farklılıkları iliklerine kadar yaşamak, taa Kolombiya’ya gitmek için heyecanlı değil misin? Kolombiya’nın o mükemmel kahvesinden tut da geleneksel giyimlerine, yemeklerine, şarkılarına, eşsiz doğa güzelliklerine doyamayacaksın. Bu yeni kültür, seni ömür boyu Kolombiya’ya âşık bırakacak.

6) Sınırları zorla

Elbette karşılaşacağın zorluklar olacak. Bunlardan ilki büyük ihtimalle: “Kolombiya çok uzak.” düşüncesi. Peki, hiç düşündün mü, bu fırsatı hayatında kaç kere elde edebileceksin? Senin önünde kollarını açmış bekleyen bu mükemmel fırsat, seni sınırlarını zorlamaya, bunların dışına çıkmaya çağırıyor. Bütün zorlukları yen, kendine bu fırsatı ver ve evet! Sınırları zorla!

7) Kendini keşfet

Hayat değiştirmeye diye yola çıkacağın bu yolculukta sadece değişen başkalarının hayatı olacağını düşünüyorsan, yanılıyorsun. Çünkü sen uçağa bindiğin an, sadece Kolombiya’ya değil yeni bir Sen’e doğru da bir yola çıkıyorsun. Bu yol uzun, bu yol zorlu, bu yol renkli, bu yol özel. Ailenden, arkadaşlarından, evinden, ülkenden uzak yeni bir hayata doğru yola çıkarken keşiflerle dolu günler seni bekliyor. Belki yeni türler, yeni yerler, yeni yöntemler keşfedeceksin. Ama en önemli keşfin, kendini keşfettiğin an olmuş olacak.

8) Kısa süreli uzun tecrübe

“Nasıl kısa süreli, aylar sürecek bir staj bu!” diye mi düşündün başlığı okurken yoksa? O zaman bakış açını değiştirecek bir pencereden bakmak için hazır ol! Yıllar yılı öğretmen olmuş kişiler girdi hayatına. Sınıfında, tam karşında oturdular. Sana yeni şeyler kattılar. Kimine sorsan 20 yıllık öğretmendi, kimisi daha fazla, kimisi de daha az. Peki, hiç düşündün mü? Hangisinin böyle bir tecrübesi oldu? Onların yıllar boyu edindikleri tecrübe için belki yeni şehirler gerekti ya da yeni okullar. Sen ise yılları beklemektense, sadece aylar süren kısa süreli bu staja başlayarak, işte bu uzun tecrübeyi elde ediyor olacaksın. Harika bir fırsat!

9) Şanslı öğrenciler

Kabul edelim, her öğrenci böyle şanslı olmaz tabii ki. Yurtdışından, belki adını bile duymadıkları ama merak ettikleri bir ülkeden bir genç gelmiş ve karşılarında duruyor ve onlara hayatlarını değiştireceklerini söylüyor. Bu kişileri mükemmel bir gelecek bekliyor ve karşılarında duran kişi sensin. Onlara ne kadar şanslı olduklarını göstermek inanılmaz olacak!

10) Yeni bir sen

Sen uçağa bindiğin an Yeni Sen’e yolculuk etmeye başlamıştın ya hani, işte yolculuğun sonu uçağa bindiğin yere geri dönmenle olacak. Yeni bir kültür, yeni insanlar, yeni bir senle, elinde bavulun geri döndün ülkene. Yolculuk buraya kadarmış diye bir his mi var içinde yoksa? Unutma! Her son, aslında yeni bir başlangıçtır. Yeni Sen’le ülkeni daha da ileriye götürmeye hazır mısın?

 
 
Hayatını değiştirecek bu tecrübeye ilk adımını atmaya hazır mısın? Kolombiya’daki öğretmenlik fırsatları için şimdi kayıt ol:
 

Global Talent’larda Bulunan 10 Kişilik Özelliği

gt
Evinden, ülkenden uzaklarda belki de dilini bilmediğin bir ülkede uzun süreli çalışmak herkese göre değil. AIESEC ile Global Talent olanların diğer mezunlardan farklı oldukları konular var elbette! Global Talent’ların en belirgin özelliklerini sizin için sıraladık.

1) Özgürlükçülük

Evet Global Talent’lar özgürlükçüdür. İş hayatlarını ülkeleriyle sınırlamak istemezler. Her zaman sınırlarının ötesine geçerek kendi ayakları üzerinde durabilmek, özgür olmak isterler. Başka bir ülkede her şeyi yalnız başarıyor olmak, onları inanılmaz tatmin eder.

2) Yeniliklere açık olma

Global Talent’lar yeniliklere açıktır. Yeni fikirler, yeni yerler, yeni insanlar daima ilgilerini çeker. Paylaşımda bulunmayı, kendilerine yeni şeyler katmayı severler.

3) Başka kültürlere ilgi duyma

Biz çayı ince belli bardakta bol demli içiyoruz, İngilizler fincanda sütle… Bunun gibi daha nice farklılıkları yaşayarak öğrenmek Global Talentlar’ı heyecanlandırır.

4) Pragmatistlik

Global Talent’lar faydacıdır. Girdikleri her ortamda “kendime ve başkalarına daha neler katabilirim”i düşünürler. Her yeni şeyde üretken olurlar. Kendileri öğrenirken başkalarına da yarar sağlamak amacındadırlar.

5) Azimli olma

İş hayatına yurt dışında başlamanın onları rakiplerinden ne kadar öne geçireceğinin farkındadırlar. Okul arkadaşları ya da yaşıtlarından çok daha farklı bakarlar hayata. Ne kadar zorlukla karşılaşacak olurlarsa olsunlar yılmadan o zorluğun üstesinden gelmek için ellerinden geleni yaparlar.

6) Cesaret

Daha önce tanımadıkları, bilmedikleri bir ülkede işe başlayacak kadar cesurdurlar. Hiç tanımadıkları insanlarla, belki de dilini bilmedikleri bir ülkede çalışacak kadar cesaret sahibi olan Global Talent’lar bu özellikleri sayesinde kendilerine meydan okurlar.

7) Uyumluluk

Kendi kültürlerinden tamamıyla farklı bir ülkede yaşayacak kadar uyumludurlar. Öyle ortamlarda utanıp sıkılıp herkesin keyfini kaçırmazlar. Farklılıklardan zevk almaya bakarlar.

8) Pozitiflik

Yeni ortamın zorluklarını, güzellikleriyle beraber değerlendirirler. Sadece kötüye odaklanmazlar, bu sayede pozitif tavırlarını korurlar. Pozitif olmak aslında hayatta çoğu zorluğu hafifletmelerine yardım eder.

9) Resme büyük çerçeveden bakma

Hayatta büyük hedefleri vardır. Küçük zorlukların onları yıldırmasına izin vermezler, bütüne odaklanırlar. Bütüne odaklanmak başarıya giden yolda aslında en büyük adım anlamına gelir.

10) Kendini ifade edebilme

Global Talent’lar genellikle dillerini bilmedikleri bir ülkeye giderler. Ancak o ülkede konuşulan dili bilmeseler, o ülkenin halkı da İngilizce bilmese de bir şekilde iletişim kurmayı başarırlar. Aynı dili konuşmadıkları insanlara iletişim becerilerinin yüksek olması sayesinde kendilerini ifade edebilirler.
 
 
Sen de bu özellikleri taşıdığına inanıyorsan, şimdi Global Talent olma zamanı! Şimdi dünyanın dört bir yanından Global Talent fırsatlarını görmek için kayıt ol:
 

6 Soruda Yurt Dışında Staj: Global Talent

Global Talent dedikleri, yurt dışında staj olsa gerek diye düşündüğünü tahmin eder gibiyiz. Aslında bir noktada haklısın. “Yurt Dışında” yaşayacağın bir tecrübe olarak, “tam zamanlı bir staj” gibi de aynı zamanda. Fakat Global Talent aslında CV’ne yazabileceğin bir stajdan çok daha ötesi, hayat değiştiren bir tecrübe.

İşte 5 soruda Global Talent’ı senin için anlattık.

1- Global Talent Nedir? Ne Değildir?

Global Talent üniversiteden yeni mezun olmuş gençlerin uzmanlaşmak istedikleri alanlara uygun olarak yurt dışında profesyonel bir tecrübe etmelerini amaçlayan uluslararası bir programdır. Maaşlı ve tam zamanlı bir staj olsa da aslında gençlere sunduğu uluslararası profesyonel tecrübeler ile katılımcılarının liderlik özelliklerini geliştirmeyi amaçlar.

AIESEC benim için; gençlere kendilerini ve dünyayı keşfetme olanağı sağlayan, kültürel farklılığı yaşatan eşsiz bir organizasyondur.
(Burak’ın Kolombiya’daki Global Talent Hikayesinin Tamamı için…)
Burak Üzümcüler

2- Neden Global Talent?

Artık hepimiz Global Talent’ın yurt dışında stajdan çok daha öte olduğunu konusunda aynı fikirdeyizdir. Üniversite öğretilen teorik bilginin pratiğe döküldüğü Global Talent ile yeni mezun adaylar global firmalarda ya da küçük işletmelerde yetkinliklerine uygun olarak profesyonel bir tecrübe elde edinirler. Bu tecrübe bir stajdan çok daha öte “hayat değiştiren bir tecrübedir”.

Kanada’nın Rogers Communications şirketinde teknik analist olarak kurumsal staj yaptım. […] Kariyerim açısından büyük bir aşama oldu. Yapabileceğimi hiç düşünmediğim başarılar elde ettim, yurt dışında çalışma imkanı buldum ve kariyerimde çok iyi bir adım attım. Hem İngilizce konusundaki endişelerimi üzerimden attım, hem istediğim bir meslek dalında iş imkanı buldum. (Gözde’nin Kanada’daki Global Talent Hikayesinin Tamamı için…)
Gözde Yiğit

3- Hangi ülkelere gidebilirim?

Dünyanın dört bir yanından profesyonel fırsatların bulunduğu sitemize kayıt yaptıran herkes bu fırsatları görebiliyor ve başvurabiliyor. Fakat tabi ki her staja kabul edilmek o kadar da kolay olmuyor. Dünyanın dört bir yanından birçok genç de bu sistemde yer aldığı için staja kabul edilme şansının en yüksek olduğu ülkelerdeki fırsatları incelemekte fayda var. Fakat burada önemli olan aslında ülkeler değil, staj tecrübesinin sana ne kadar alan sağladığı ve geliştirdiği. Çünkü daha önce de dediğimiz gibi, Global Talent sana CV’ne ekleyebileceğin bir iş tecrübesinden çok daha ötesini katacak!

Mezun olduktan bir gün sonra kendimi Asya’nın silikon vadisi Bangalore’da buldum. AIESEC ile okul bilgilendirme toplantısı sırasında tanıştım ve şu an Hindistan’da bir yazılım şirketinde İş Analisti olarak çalışıyorum.
(Dilan’ın Hindistan’daki Global Talent Hikayesinin Tamamı için…)
Dilan Çağlar

4- Hangi alanlarda staj yapabilirim?

Reklam ve Halkla İlişkiler, Marka Yönetimi, Dijital Pazarlama, Müşteri İlişkileri Yönetimi, İthalat & İhracat, Uluslararası Pazarlamadan tutun, Yazılım ve Programlama, Sistem Analizi ve Tasarımı, Site Yapımı ve Yönetimi, Veritabanı Yönetimi, Mobil Teknolojiler, Ağ Yönetimi ve Veri Transferi alanlarında ve hatta Eğitmenlik, Yabancı dil öğretmenliği, Okul öncesi öğretmenliği, Çocuk gelişimi gibi daha birçok alanda uluslararası profesyonel fırsatlar bulunmakta. Biz bunları kısaca; Marketing, IT, Education olarak 3 gruba ayırıyoruz.

Hindistan’ın Hyderabad şehrinde Artisan Dental Services şirketinde Global Talent stajı yaptım. İş tanımım her ne kadar evrak üstünde ve pratikte farklı olsa da, bulunduğum süre boyunca direkt satış ve marka tanıtımı üzerine çalıştım. (Şükriye’nin Hindistan’daki Global Talent Hikayesinin Tamamını Okumak için…)
Şükriye Çavdar

5- Kimler Katılabilir? Ücretli bir Program mı?

Üniversite son sınıf öğrencileri ve yeni mezunlar için biçilmiş kaftan bir program Global Talent. Özellikle uzun dönem staj tecrübelerinin daha fazla tercih edildiğini de düşünürsek, üniversiteyi bitirdikten hemen sonra tercih edilesi bir program. Program dahilinde yurt dışında bir staja kabul edilen adayların AIESEC’e 1050 TL ücret ödemesi gerekmektedir.

6- Staja kabul edildim, peki ya sonra?

Öncelikle tebrikler! Şimdi hayatını değiştirecek bu tecrübe için hazırlıkları yapma vakti. Gitmeden önce mutlaka Global Talent ile kazanacağın tecrübe hakkındaki eğitim seminerlerine mutlaka katılmanı tavsiye ederiz. Ayrıca stajın başladığı gün havaalanından seni karşılayacak olan AIESEC’lilerin, hayatını değiştirecek bu yolculuk boyunca seni yalnız bırakmayacağını da hatırlatmak isteriz.

Artık işteydim. Ofise kadar yine AIESEC’ten arkadaşlar götürdü. Deyim yerindeyse kollarımdan tutup müdürüme teslim ettiler. Birçok kültürden insanla aynı ofiste çalışıyorduk ve teknoloji üretiyorduk. Maalesef ülkemizde çok nadir bulunan bir ortam.Sık sık AIESEC’in düzenlediği etkinliklere gidip diğer stajyerlerle zaman geçiriyorduk. Dünyanın her yerinden insanlar, kültürler, sohbetler…Herkes benim gibiydi herkes yeni herkes meraklı herkes heyecanlıydı.(Burak’ın İsveç’teki Global Talent Hikayesinin Tamamını Okumak için Tıkla)
Burak Köse

 
 
Dünyanın dört bir yanındaki Global Talent fırsatları görmek için tek yapman gereken ücretsiz kayıt olmak:
 

HIMYM Karakterleri Global Citizen Olsaydı Ne Olurdu?

How I Met Your Mother hem beş güzide ana karakteriyle hem ana karakterlerimizin hayatına sıkça girip çıkan yan karakterleriyle hepimizin favorisi olmuş bir diziydi. Bu şahsına münhasır karakterler Global Citizen olsa hangi ülkelerde ne tarz projelerde çalışırlardı sizin için sıraladık.

1) Ted Mosby

global citizen

Duygusal, çocukları seven ve bir o kadar da düşünceli yapısıyla Ted, çocuk ve gençlere eğitim ve yetkinlik kazandıran Global Citizen projeleri için ideal olurdu. Bunu da karakterimizin mimar olması sebebiyle mimari açıdan çok güzel binalara sahip olan Rusya’da gerçekleştirirdi.

2) Marshall Eriksen

global citizen

Çevreci, samimi avukatımız Marshall kesinlikle sürdürülebilirlik ve çevrenin korunması projelerinde yer alırdı. Bunu da dünyanın ciğerleri görevini üstelenen ekvator ülkeleri yakınlarında mesela Sri Lanka’da yapardı.

3) Lily Aldrin

global citizen

Lily; anaokulu öğretmeni olması, çocukları çok sevmesi üstelik de sanata ve İtalya’ya düşkünlüğü sebebiyle İtalya’daki çocuk ve gençlere yönelik eğitim projelerinde yer alırdı.

4) Barney Stinson

global citizen

Barney’nin ünlü repliği “Challenge accepted.” cümlesini hepimiz hatırlarız. Bu nedenle Barney Stinson Global Citizen olsa kesinlikle “challenge”lar ülkesi Hindistan’a giderdi.

5) Robin Scherbatsky

global citizen

Babası tarafından erkek gibi yetiştirilmiş olan Robin, güçlü kadın karakterinin de sembolüydü dizide. Bu sebepten Robin’in kadın haklarını koruma ve kadın eğitimi konularında zevkle çalışacağını düşünüyor onu Colombo’da bir Global Citizen olarak hayal ediyoruz.

6) Carl McLaren

global citizen

Dizinin ünlü bari McLaren’s in sahibi Carl, yıllarca barını başarıyla işletmesi ve girişimci ruhu sebebiyle dünya üzerindeki gönüllü kuruluşların işleyişinin iyileştirilmesi projelerinde başarıyla yer alırdı. Mesela Arjantin’de sosyal toplum kuruluşlarının iyileştirilmesiyle ilgili kendisine uygun birçok proje bulabilirdi.

7) Ranjit

global citizen

Ranjit, Bangladeşli sempatik taksi şoförümüz. Yıllarca Amerika’da bir yabancı olarak yaşamış Ranjit’in kültürel farkındalıkları yaşamayı iyi bildiğini düşündüğümüzden, Ranjit Global Citizen olsa kesin yerel kültürlerin korunması tanıtılması ve kültürel farkındalık yaratma projelerinde çalışırdı.

8) Victoria

global citizen

Güler yüzlü, pastacı kızımız Victoria mutfakta becerikli olması ve başka ülkelere seyahat etme konusunda hiç rahatsızlık hissetmemesi sebebiyle, Çin’de kültürel tanıtım projelerinde yer alırdı ve döndüğünde Çin mutfağıyla ilgili bir uzman olurdu şüphesiz.

9) Stella Zinman

global citizen

Stella hem anaç ruhu hem de doktor olması sebebiyle, Kolombiya’da çocuklara sağlıklı yaşam ve beslenme konusunda eğitimler verirdi. Aynı şekilde bulaşıcı hastalıklara karşı alınması gereken önlemler konusunda da yetkin bir Global Citizen olurdu.

10) James Stinson

global citizen

Barney’nin iyi kalpli üvey kardeşi James, Malezya’da HIV virüsü ve benzeri bulaşıcı hastalıklar konusunda halkı bilinçlendirme projeleri yürüten bir Global Citizen olabilirdi. Ayrıca önyargıları yıkma konusunda da özel yetenekleri olduğunu düşündüğümüz James, insanlara etki eden bir Global Citizen olurdu.

Büyük etkiler küçük adımlarla başlar…

AIESEC, sınırlarımın dışına çıkmak için attığım ilk adım, atabileceğim çok daha fazla adım olduğunu fark ettiğim ilk yolculuktu.
Üniversiteyi kazandığımda kendime sıradan bir İşletme öğrencisi olmayacağıma söz vermiştim. Ama nasıl yapacağım konusunda yolumu çizemiyordum bir türlü. Bir kaç kulüpte rol aldım, aldığım sorumluluklar ve yapılan işler hiç bir şekilde tatmin etmiyordu. Başka bir şey gerekliydi. Kendimi daha iyi tanımamı sağlayacak, beni zorlayacak ama bir o kadar da geliştirecek hem de bir sürü değerli insan kazandıracak bir şey arıyordum. Üniversite yıllarıma baktığımda ‘Evet,dolu dolu yaşadım! ‘ dedirtecek kuruma ihtiyacım vardı. AIESEC’e ihtiyacım vardı. Bunu fark ettiğim Mart(2013) ayında soluğu AIESEC Tanışma Toplantısında aldım. İlk etapta yabancı kaldığım ortamı,kendilerine has kullandıkları dili ve hiç kimsenin bilmediği vizyonu… Gün geçtikçe yavaş yavaş oturuyordu kafamda, kendimi bu kuruma ait hissetmeye başlıyordum. Uluslararası bir AIESEC kongresinin organizasyon komitesinde görev almamla başladı benim hikayem. Kurumun bünyesine dahil olmadan, sorumluluk almadan gerçekten AIESEC’in ne yaptığını anlamak çok güç. Hem size hem de dünyaya neler kattığını görmek için belli bir süre şans tanımak gerekiyor. Ben hem kendime hem de AIESEC’e tanıdığım şanstan dolayı inanılmaz mutlu ve gururlu hissediyorum.
Başlardaki üyelik heyecanımı, ilk takım liderliğimdeki endişelerimi ve mutluluklarımı, yönetim kurulu üyeliğine seçildiğim ilk günden son güne kadar yaşadığım haklı gururu ve ailem dediğim takımımı hayatım boyunca unutmayacağım. Bu kurum bana sınırlarımın dışına çıkmadıkça, kendimi zorlamadıkça daha iyi bir ben olamayacağımı gösterdi. Kendimde bilmediğim özelliklerimi keşfetmemi sağladı ve bunları en iyi şekilde nasıl kullanabileceğimi düşündürmeye başladı. Büyük hayaller kurmayı, büyük düşünmeyi ve cesur olmayı öğretti. Esas gücün gençlerde olduğunu, her bir bireyin sahip olduğu potansiyel sayesinde dünyanın ihtiyacı olan liderlerin yetişebileceğine inanmamı sağladı. Büyük etkilerin küçük adımlarla başladığını gösterdi ve benim de bu adımlardan sorumlu olduğumu hissettirdi.
Evet, ben de AIESEC’i yalnızca staj değişim programı olarak biliyordum. Sadece yurt dışına staja gönderen ve buraya yabancıları getiren bir organizasyon falan sanıyordum. AIESEC’e şans tanımak gerek diyorum çünkü gerçek AIESEC’i, gerçek vizyonunu ve üyelerine sağladığı tecrübeyi anlamak için kurum bünyesinde vakit geçirmek zorunluluk gibi bir şey. Ya da bu tecrübeyi yaşamış kişilerle edilecek uzun sohbetlerle de bir nebze anlamak mümkün.
Bana bu vizyonu kattığı için, daha iyi bir Mine olmamı sağlayan tecrübeleri sağladığı için ve ailemden sonra gelen en değerli insanları bana kazandırdığı için AIESEC’e teşekkürü borç bilirim. Üniversitedeki 2 yılım adeta 2 ay gibi geçti, hem de başta hayal ettiğim gibi, dolu dolu…

Mine ÖZDOĞAN
AIESEC İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi

 

Sınırda yaşandığında ya da sınırı zorladığında hayatın tadının alındığını düşünenlerdenim ben

Bir Ev Keşfi Hikayesi

Sınırda yaşandığında ya da sınırı zorladığında hayatın tadının alındığını düşünenlerdenim ben. Bu yüzden ‘Hayatta yapamam!’, ‘Off nasıl zor!’ diye düşündüğüm şeyleri yapmaya yönelik ayrı bir heves vardır içimde. AIESEC Global Citizen yolculuğum da böyle bir hevesle başladı ve başlarken aklımda hiç olmayan bir ülkeye yönledirdi beni. Mısır. Hep gitmek istediğim, görmek istediğim ve o günü sabırsızlıkla beklediğim yer! Ama neden daha Global Citizen olmaya karar verdiğimde aklıma gelmedi inanın bilmiyorum!
Herşey tamamlandığında, valizimi kapattığımda bile inanamıyordum gideceğime! Ta ki uçaktan İstanbul’a el sallayana kadar. Tam bir bilinmeze, zor bir ülkeye gidiyordum kimilerine göre. Bana göreyse hayallerimin ülkesine.
Yolculuğum yaklaşık 2 saat sürdü ve Mısır’ın kavurucu sıcak sabahına adımımı attım. Mısır AIESEC’ten çoook sevimli biri karşıladı beni. Amira! Ve Amira’nın emektar arabası Lucy . İlk yaptığım çevremi dinlemekti, iki ayımı geçireceğim bu yerdeki seslere aşina olmaya çalışmak.
İki ayımı geçireceğim apartmanıma ilk adımımı attığımda en büyük fobilerimden biriyle karşılaştım. Böcekler. Ama şanslıydım ki Singapur, Çin, Meksika ve Portekiz’den dünya tatlısı insanlarla burayı paylaşacaktım ve hepsi bana ve fobime karşı olağanüstü anlayışlıydılar.
İlk akşamımda Nil nehri üzerindeki Felluka denen küçük teknelerde Kahire’deki tüm gönüllülerle ve AIESEC ekibiyle küçük bir kutlama yaptık. Aynı günün sabahı ve akşamı bana nasıl olduğumu soranlara çok farklı cevaplarım olacak. Çünkü ilk günün akşamında ben tanıdığım herkesi çok sevmiş ve Mısır’ı evim gibi görmeye başlamıştım.
Ertesi günün sabah saatlerinde proje arkadaşlarımla tanışmak ve ilk gönüllülük günümü geçirmek üzere şehir merkezine doğru yola çıktık. İlk günden hareketliydi herkes. Çocuklarla yapacağımız atölyeler için metroyla 15 dakika uzaklıktaki Darb 1718 merkezine gitmemiz gerekiyordu. Ve metroya bindik. Öyle bir metro düşünün ki tamamen gri, ama bu rengi değil kesinlikle! Ve bu metro Kahire’nin 40 derece sıcağında vagonun bir köşesine asılmış fanla serinletilmeye çalışılıyor. İçerde balık istifiyiz. Fakat bu halimize kahkahalarla gülerek zorlu ve zevkli bir yolculuk geçirdik.
Çocuklarla ilk tanışmamız, ilk iletişimimiz sanki birbirimizi uzun zamandır tanıyormuşçasına samimiyet doluydu. Bizleri öyle sahiplenip kolayca Kabul ettiler ki.. Çabucak isimlerimizi öğrendiler, bizle kendi dilimizde anlaşmak için çabalamaya çalıştılar. O an hissetiğim şey onları göreceğim her gün için ne kadar sabırsızlanıyorsam onlar da benim kadar sabırsızlanıyorlardı.
Gündüz projede geçirdiğim vakit tamamlandığında akşam etkinliklerine katılmak için heyecanla eve dönüyordum. Kahire’nin eski çarşıları, eski kafeleri, camileri.. Wolf Pack’imiz yani bir nevi Kahire rehberlerimiz bizim için çok güzel programlar yapıyorlardı. Ve hafta sonu geldiğinde yakın şehirleri görmek üzere yola çıkıyorduk. Bu arada dip not : Mısır’da hafta sonu cuma cumartesi.
Uzun soluklu gezilerimizde yolumuz Giza’ya yani piramitlere, Kızıldeniz’in su altını ve insanı mest eden sahillerinin tadını çıkaradığımız Ain El Sokhna’ya, kamp ateşi etrafında eğlenip yıldızların altında uyuyarak sabah gün doğumunu seyretmek için St. Catherine dağına tırmandığımız Dahab’a, Akdeniz’I bir de burden görelim diyerek gittiğimiz İskenderiye’ye ve 50 derece sıcakta yorulmadan tapınak tapınak gezdiğimiz , sıcak hava balonunda güneşin doğuşunu izleyerek Nil’in mucizesine tanık olduğumuz ve Nil’in serin sularında kendimizi bulduğumuz Luksor’a düştü.
Her bir kent, her bir taş sayfalarca hikaye barındırıyor Mısır’da. Eski tarihi ve yakın tarihinin yaşanmış olayları size düşünmeye ve hata bakış açınızı genişletmeye itiyor. İnsanların samimiyeti evinizde gibi hissettiriyor size. Hayallerimin ülkesi beni hiç hayal kırıklığına uğratmadı anlayacağınız. Ve AIESEC bana bu tecrübeyi böylesine unutulmaz kılma fırsatı verdiği için de binlerce teşekkürler!
Peki gezdiğin gördüğün senin olsun bana yediğini içtiğini söyle diyenlere için ne var elimde? Tam bir hazine! Mısır’da favori yemeğim karbonhidrat bombası diye adlandırdığım Koşari. Ne var içinde? Makarna , makarna, makarna, pirinç, mercimek! Kızarmış soğan, sarımsak ve bol domates soslu. Ama nefis.
Soğanlı ve patatesli güveçte pilav ve et Fatta olarak biliniyor. Yufkanın içine istediğiniz karışımı koyarak yiyebileceğiniz gözlemevari Fatr, çok hoş bir görüntüsü olmamakla beraber pilavla çokça tüketilen Moloheyya, sahurların vazgeçilmezi aslında bildiğimiz bakla fasulye yemeğinin değişik versiyonu olan Ful, et ve tavuk döner onlara göre Şavirma, içinde yeşilin bol olduğu vejeteryan köfte gibi bir lezzet harikası olan Taameya ki kendisi diğer favorimdir, her yemeğin yanında olmazsa olmaz tahin, babaganuş ve incecik yuvarlak ekmekler. Taze meyve suları çok tüketiliyor bir de şeker pancarı suyu. Benim favorim ise Tamrindi diye bilinen hurma suyu. Özellikle Ramazan ayında iftar vakti yollarda olanlar için en meşhur ikram. Tatlıları ise çok çeşitli ve bizim damak tadımıza hiç yabancı olmayan tatlar. Künefenin her çeşidi mevcut,mangoludan nutellalıya kadar! Baklava, irmik helvası ki Basbusa diye adlandırılıyor, şekerpare, bildiğimiz tulumba tatlısı ve aklınıza gelebilecek tüm şerbetli tatlılar! Daha fazla devam edemeyeceğim sanırım. 
Global Citizen tecrübem bana bir yeri ne kadar evin olarak görürsen o yerin de seni o kadar evladı olarak kabul ettiğinin farkına varmam oldu. Şimdi Mısır benim evim ve orda da çok kalabalık bir ailem var!

Elif Makbule Özdemir

null

 

Herkes benim gibiydi.. Herkes yeni, herkes meraklı, herkes heyecanlıydı

AIESEC ile çalışmam staj için gelen arkadaşlarımıza hostluk yapmamla başladı. Daha sonra onlardan öğrendiklerimle AIESEC’in bana da faydalı olacağını düşündüm ve üye oldum. Lisans eğitimimin son döneminde olmam maalesef birçok etkinliğe katılmama engel oldu yoğun ders çalışma tempomdan ötürü. AIESEC’te ki arkadaşların yardımıyla üyeliğimi tamamladım ve artık sisteme kayıtlıydım. Tek gereken staj için yüzlerce ilandan birine kabulüm için başvurular yapmaktı. Bu konuda çok seçici davranıyordum. Gitmek istediğim ülkeler ve çalışmak istediğim işler üzerine uğraş veriyordum. Başvurular, CVler, ön yazılar darken bir yerde fark edildi. Bu yer İsveç’te Ericsson’du. Öncesinde de aslında Ericsson’un başka ülkelerden müdürleriyle iş görüşmesi yapmıştım ama ret almıştım.
Bir ay gibi kısa bir sürede tüm işlemlerimi, ki gerçekleştirmesi gerçekten inanılmaz zor bunların, AIESEC tamamlamıştı. Bunlar vize ve çalışma izni gibi işlemlerdi. Hiç bir zahmette bulunmadım. Yani İsveç gibi bir ülkeye gitmem için gereken her şey tamamlanmıştı. Bence bu AIESEC’in sağladığı en büyük yarar.
Daha İsveç’e ulaşmadan nasıl bir evde kalacağımı ne kadar ödeyeceğimi işe olan uzaklığın ne kadar olduğunu hatta fazlasını öğrendim. Artık karşımda AIESEC İsveç vardı.
Yola çıkmanın zamanı gelmişti, bu ayrıca ilk yurt dışı deneyimim oldu. Stockholm’e ayak bastığımda beni bekleyen bir ekip vardı. Orada da her konuda yardımcı oldular. Süper bir ortamla karşı karşıyaydım.
Cennet gibi bir yerde kalıyordum. Bir adada çok şirin bir bahçeli evde. 1-2 hafta orada kaldıktan sonra işe ve merkeze yakın olan başka bir eve taşındık orası da çok güzeldi. Mesela sabah kirpilere süt veren kişileri görebiliyordum işe giderken.
Artık işteydim. Ofise kadar yine AIESEC’ten arkadaşlar götürdü. Deyim yerindeyse kollarımdan tutup müdürüme teslim ettiler. Birçok kültürden insanla aynı ofiste çalışıyorduk ve teknoloji üretiyorduk. Maalesef ülkemizde çok nadir bulunan bir ortam.Sık sık AIESEC’in düzenlediği etkinliklere gidip diğer stajyerlerle zaman geçiriyorduk. Dünyanın her yerinden insanlar, kültürler, sohbetler…Herkes benim gibiydi herkes yeni herkes meraklı herkes heyecanlıydı.

6 ayın ardından artık dönmem gerektiğini düşündüm ailevi sebeplerden dolayı.

Her zaman özlemle anacağım günler olarak kaldı hafızamda.

Döndüğümde de iş bulmam çok kolay oldu. Yurt dışı çalışma deneyimi, dil bilen, falan filan… biriydim artık. Şimdi uluslararası bir Amerikan firmasında çalışıyorum. Zamanımın çoğu yurt dışında geçiyor hala.

Teşekkürler AIESEC.

Burak Köse