Hayatımdaki En Güzel Anları Yaşadım Diyebilirim

Merhaba! Bu sömestr tatilinde anlık bir kararla AIESEC ile Global Citizen olarak Polonya’ya gittim. Arkadaşımın tavsiyesi üzerine AIESEC’e başvurdum, aslında yaz için planlamıştım ama sömestrda da olduğunu duyduğumda bir an önce gitmek istediğimi anladım ve başvurduktan beş gün sonra Polonya’daydım. Her şey o kadar ani gelişti ki, okulum tatile girer girmez kendimi Polonya’da buldum. Gittiğim şehrin adı Wroclaw, aslında Türkiye’ye yakın konumda ama aktarma yüzünden sekiz saatte vardım.

Vardığımda beni karşılamaya geldiler ve sonra kalacağım yere bıraktılar. Aslında çekingen bir yapım olduğu için başta biraz korktum diyebilirim ama gerek beni karşılayan arkadaşım gerek beraber kaldığım insanlar o kadar içten ve samimiydiler ki, ilk günden uyum sağlamakta hiç zorluk çekmedim. İlk yerleştiğim yer geçiciydi hepimiz için, dört günün ardından bizi ‘host family’ olarak bizimle evlerini paylaşan ailelerin yanına yerleştirdiler. İlk iki gün, oradaki AIESEC üyeleri bize seminerle projemiz için yapılacak şeyleri gösterdiler.

Projemin adı ‘International Kindergarten’ dı, yani bu projeyle anaokullarında gönüllü olarak çalıştık ben ve diğer beş arkadaşımla birlikte. Hepimizi başka anaokullarına dağıttılar, ben kendi adıma diyebilirim ki muhteşem bir çalışma yeri ve arkadaşlara sahiptim, her biri bana yardım etmek için ellerinden geleni yaptılar, hatta onlarla arkadaslığım sadece anaokuluyla sınırlı kalmadı, beraber akşam çıktık, bana Wroclaw’ı gezdirdiler ve en önemlisi beni hiç yalnız bırakmadılar, zaten genel olarak gözlemlediğimde Polonyalı olan herkes o kadar arkadaş canlısı ve yardımsever ki, başlarda yolları tam bilmediğim için birkaç kere yolumu kaybettim ve her seferinde insanlar bana yardım etmek için ellerinden geleni yaptılar, hatta bazısı yolunu bile değiştirdi benim için. Beraber çalıştığım miniklere gelecek olursam, hepsi birbirinden güzel, sevimli ve akıllılardı.

Ben onların dillerini bilmememe rağmen, birbirimizi çok sevdik. Her gördüklerinde gelip sarılan, gülümseyen 3-4 yaşlarında bir grup çocuk düşünün, kim sevmez ki? Birbirimizden ayrılırken bana hazırladıkları kartlar gerçekten hayatımda aldığım en güzel hediyelerdi diyebilirim. Bunun dışında kaldığım şehir inanılmaz güzeldi, akşamı da sabahı da çok neşeli, tabi ki İstanbul’dan sonra çok boş gelmesi normal, sadece 635 bin kişi yaşıyor. Birde Polonya’nın soğuğunun farklı olduğunu giden bir arkadaşım beni daha önce uyarmıştı, o yüzden hazırlıklı gittim ama ben biraz şanslıydım ki en ılıman şehirmiş Polonya’daki, bu yüzden eksi dereceleri maksimum üç kez görmüşümdür.

Ama her şeye rağmen bu inanılmaz deneyimi yaşama şansım olduğu için çok mutluyum ve birçok arkadaşıma da döndüğümde mutlaka katılmalarını söyledim. Çünkü gerçekten insanın hayata bakışını değiştiren bir tecrübe olduğunu düşünüyorum, gerek başka kültürleri tanıyıp güzel arkadaşlıklar edinmek açısından gerek İngilizce’nizi biraz daha geliştirmek için çok güzel bir imkan Global Citizen ve adım gibi emin ki döndüğünüzde aklınızda birçok güzel anıyla hatırlayacaksınız bu deneyiminizi, hatta ve hatta bir daha gitmek isteyeceksiniz, mesela ben bu yaz tekrar gitmeyi planlıyorum. AIESEC’e teşekkür ederim bana böyle güzel ve unutulmaz bir tecrübe yaşattığı için  . Tekrar ve tekrar iyi ki gitmişim diyorum ve bu tecrübeyi sizde yaşamak istiyorsanız hiç beklemeden başvurmanızı tavsiye ediyorum, pişman olmayacağınıza eminim! 🙂
Aslı Naz Çetinkaya, Polonya

İyi tecrübelerimden keyif alırken kötü tecrübelerimde beni güçlendiriyordu

Üniversite yılları başlamıştı. İlk 2 yılımı dersler olarak pek başarılı geçiremesem aklımda hep olan yurtdışı sevdasını hem İngiltere hem de İnterrail maceram ile doya doya geçirdim diye düşünüyordum. Ama bir sonraki yaz tecrübemin öncekilerinden çok daha farklı olarak daha muazzam şekilde geçerebileceğim hiç aklıma gelmezdi ; okulda ders saatini beklerken tanımadığım birinin yanıma gelip elindeki bir broşürle hayatımı değiştirebileceğini daha sonradan öğrenecektim. Yanıma gelen kişi bana AIESEC’i anlatmaya başlamıştı yurtdışından bahsediyordu sosyal sorumluluk projesi olduğunu çocuklarla ilgili projelerden ve dünya vatandaşı olmaktan bahsediyordu. Daha başka ne isteyebilirim ki diye düşünmeye başladım. Çocuklarla olmayı ve onlara bir şeyler öğretmeye bayılıyordum zaten. Bunu başka bir ülkede, başka kültürden olan çocuklara yapacaktım.

Çok güzel şeylerin beni beklediğini düşünmeye hemen başlamıştım bile. Daha önce Avrupa tecrübem olduğu için Rusya’ya gitmeye karar vermiştim ve eşleştiğim şehirde St. Petersburg oldu. Her şey çok güzel gidiyordu. Sıra uçağa binip gitmekteydi. Gitmeden önce Facebook üzerinde Global Citizen olmak için giden kişilerin olduğu bir grup oluşturulmuştu ‘’hayatdeğiştirentecrübe’’ adındaydı bu grup. Bu üç kelime bana çok ütopik gelmişti ilk gördüğüm anda. Zaten bir çok sefer yurtdışına gidip farklı farklı tecrübeler edinmiştim. Nasıl değişebilirdi ki hayatım diye düşünmeye devam ediyordum. Ama bir anda kendimi St. Petersburg’ta buldum. Anaokulunda çalışyordum; çoçuklara İngilizce öğretiyordum, çeşitli aktiviteler yapıyorduk, oyunlar oynuyorduk, pizzalar yapıyoduk… Karşılıklı olarak beni çok anlayamasalarda beni gördükleri zaman gözlerindeki o ışıltı bana fazlasıyla yetiyordu.

Onlara bir şeyler kattığımın farkına varmaya başlamıştım ve ben bunları yaparken onlardan bende bir şeyler öğreniyordum çok küçük yaşta olsalar bile. 3-4 hafta geçmişti ve artık ‘’Niye buradayım? Ne yapıyorum burada?” diye sorular sorduğumda rahatça cevaplar bulabiliyordum. Neden ‘’hayatdeğiştirentecrübe’’ diye grup açıldığını tamamen anlamıştım. Birilerinin hayatını değiştirirken benim hayatımda olumlu yönde değişiyordu. Global Citizen olmak diğer tecrübelerimden çok daha anlamlıydı.Proje boyunca yaşadığım iyi tecrübelerimden keyif alırken kötü tecrübelerimde beni güçlendiriyordu. Buraya yazmakla sığdıramayacağım şeyler yaşamıştım ve bunun için çok mutlu ve gururluydum.

İşte bir kişinin yanıma gelip elime tutuşturduğu bir kağıt parçasıyla hayatımı çok farklı bir yöne doğru götürmesi böyle olmuştu ve ben devam eden AIESEC kariyerimde o kişiyi bir daha göremedim ve teşekkür etme fırsatım hiç olamadı umarım bu yazıyı bir yerlerde bir şekilde okur ve hayatıma nasıl dokunduğunu fark etme fırsatı elde eder.
Tuğkan ARLAT, Rusya

Pakistan’dan gelen bir değişim öğrencisini evimde ağırlamaya başladım

Benim Host olma hikâyemin aslında gerçekten güzel bir geçmişi var diyebilirim. Global Citizen projesi ile geçtiğimiz yaz döneminde Brezilya’da bulundum. Hayatımda yaşadığım en inanılmaz deneyimdi kesinlikle. Tecrübemi bu kadar eşsiz kılan nedenlerden belki de en önemlisi kaldığım yer yani Host ailemdi. Orada benimle ilgilenen arkadaşım Artur’un sonradan itirafı da aslında çok dramatik çünkü benim Brezilya’ya ulaşmamın tam bir hafta öncesi beni ağırlamaktan vazgeçmek üzereymiş ama bir adım atarak beni almaya karar vermiş. Tüm tecrübem boyunca hem kendisiyle hem de ailesi ile o kadar birbirimize kenetlendik ki ben annem dışında kimsenin bana bu kadar evim gibi hissettirebileceğini sanmazdım.

Türkiye’ye döner dönmez AIESEC’e gerçekten bir gönül borcu olduğumu biliyordum bunu da gerçekleştirmek için bir parçası olmaya karar verdim. İlk açılan dönemde AIESEC’e katıldım. Bundan sonra kendimi AIESEC için çalışırken buldum fakat bana gösterilen güzel misafirperverliği de ödemek için can atıyordum aslında. İlk kış dönemi geldiğinde ve İstanbul’da projeler başladığında bende host olmak için bir adım attım.

Pakistan’dan gelen bir değişim öğrencisini evimde ağırlamaya başladım. Gerçekten tüm hayat tecrübelerimde dünya hakkında görüşlerim oluştuğunun farkındaydım fakat farklı kültürden dilden bir kişi ile evinizi paylaştığınızda bambaşka bir tecrübe elde ediyorsunuz diyebilirim. Ülkenin hiç de dışarıdan gözükmediği gibi olduğunu keşfettim. İnsanları nasıl yaşar ne yerler neler onların hayatlarında daha önemli hepsini beraber yaşayarak keşfetmek gerçekten eşsiz bir dönemdi benim hayatımda. O bölgenin tarihi, insanları ve geçmişleri ve hedefleri nasıl ilerliyor hepsini konuşma fırsatım oldu ve böylelikle dilimi de pratik etme olanağı sağladım.


Beraber çok keyifli zaman geçirdik beraber güldük sevindik yeri geldi çok ciddi konuşmalar yaptık ama şimdi biliyorum ki bende o arkadaşımın ülkesine gittiğimde orada benimde bir evim var. Evinizin uygunluğuna göre kesinlikle bu kültürleri yaşayarak öğrenmek beraber farklı bir tecrübe yaşamak istiyorsanız o insanların hayatlarına dokunmak istiyorsanız sizi keyifli bir süreç bekliyor.

Reha İldem, İstanbul

 

Dünyaya Pozitif Kocaman Bir Etki Etmek

Yurtdışına çıkmak için arayış içerisinde olduğum bir dönemde imdadıma koştu AIESEC. AIESEC’in ne kadar büyük bir kurum olduğunu biliyordum o yüzden içim çok rahattı. İlk başta Ailemin bazı tereddütleri olsa da onlara da AIESEC’in ne kadar büyük bir kuruluş olduğunu açıklayınca onlar da ikna oldular ve hayatımın en güzel tecrübesi olan Global Citizen için önümde hiçbir engel kalmadı.

Projemde çocuklara Türkçe eğitimi veriyordum. İnsanlar o kadar çok sevdiler ki Türkçe’yi aynı anda okulda başlanılan Rusça dersleri bir süre sonra iptal oldu ve okulda sadece Türkçe dersi verilmeye başlandı. İnsanların ilgisi, sevgisi çok fazlaydı kendimi açık konuşmak gerekirse Türkiye’de olduğumdan daha mutlu hissettim zaman zaman.

Bir düşünsenize AIESEC sayesinde değiştirebildiğiniz hayatları? Ben Dünya’ya pozitif kocaman bir etki etki ettiğimi düşünüyorum. Başta çocuklar olmak üzere orada yaşayan herkesle diyalog kurmaya çalıştım. Sokakta yürüyen insandan, marketteki çalışan kadına kadar ulaşabildiğim herkese ulaşmak adına çaba sarf ettim. Bazen fedakârlıkta bulundum fakat şunu biliyordum ki iyi niyet her zaman kazandırır.

Orada kendime her gün bir sürü şey kattığım, çok yoğun ama bir o kadar eğlenceli çok güzel zamanlar geçirdim. Her gün AIESEC ile buluşup organizasyonlar düzenliyorduk. Kültür paylaşımı yapıyorduk aramızda. Örneğin bir evde toplanıp herkes kendi kültürüne has yemeklerini yapardı sonra onları afiyetle yerken birbirimizle harika şeyler paylaşırdık. Bu mutluluğu, bu tecrübeyi anlatabilmek çok güç.

Enerjim hiç bitmedi inanır mısınız? İnsanlardan aldığım pozitif enerji sayesinde her zaman dinamiktim. Etrafınızda onlarca size bakıp gülümseyen bambaşka kültürlerden mükemmel insanlar varken nasıl mutsuz olabilirsiniz ki?
İçsel dünyamı aydınlatan bir serüvendi benim için. Döndüğümde şunu fark ettim artık yaşadığım olaylara ve hayata daha farklı bakan bir insan haline gelmiştim Global Citizen sayesinde. Öncelikle özgüvenim yerine geldi, daha olgun, sosyal sorumluluk bilinci yerleşmiş ve büyümüş bir insan oldum. İnanın bana böyle bir projeye dahil olduysanız zaten ister istemez bu değerler size aşılanarak geri geliyorsunuz. Amerika’da WAT yapmış, her yeri gezmiş biri olarak söyleyebilirim ki Amerika mı? Sırbistan mı? Diye sorsanız üstüne basa basa Sırbistan derim! Diğeri sizi eğlendirir ama Global Citizen size başka hiçbir yerden alamayacağınız değerler katar.

Teşekkürler AIESEC

Neslihan Keçe, Sırbistan

 
 
Dünyanin dört bir yanindaki Global Citizen Fırsatlarını görmek için tek yapan gereken kayıt olmak!
 

Macaristan’da Global Talent Olmak

Bahadır’a Macaristan’da Global Talent olmayı sorduk, o da sizler için anlattı!

AIESEC ile tanışma hikayen nasıl başladı?

yaz stajı
AIESEC ‘i daha öncesinde arkadaşlarımdan duymuş olsam da, tam anlamıyla tanışmam bir tanışma toplantısında oldu.

Global Talent stajını nerede gerçekleştirdin?

yaz stajı
Global Talent stajını Tata Consultancy Services’te, Budapeşte’de yapıyorum.

Gittiğin ülkede yaşadığın kültür şoku ne oldu?

yaz stajı
Kültür Şoku bakımından çok sıkıntıyla karşılaşmadım genel damak zevki gibi küçük detaylar dışında.

Global Talent ile yaşadığın tecrübe seni nasıl değiştirdi?

yaz stajı
Global Talent, öğrencilikten iş hayatına başlarken o geçiş sürecini çok daha kolaylaştırdı ve aslında iş hayatının getirdiği yeni sorumluluklara hazırlık bakımından gayet yumuşak ve eğlenceli bir süreç oldu.

Staj yaptığın ülkenin iş hayatında neler ile karşılaştın? Kurumsal bir firmada çalışmak sana ne kattı?

yaz stajı
Staj yaptığım firma birçok milletten çalışan barındırdığı için ve çok uluslu bir şirket kültürü olduğu için bulunduğum ülkeyle fazla benzerliği yok. Fakat çok uluslu ve kurumsal bir firmada çalışmak her şeyden önce iş arkadaşlarınıza ve çevrenizdeki insanlara yaklaşımınızda bürokratikleşmenize katkı sağlıyor ve aslında insan ilişkilerinde, elbette iş hayatında ve özel hayatta, başarıyı sağlayan anahtar unsur bu diye düşünüyorum.

AIESEC ile çıktığın maceranın sonunda iş hayatında radikal değişikliklerin oldu mu?

Bu stajın bana kattığı değerler bakımından çok önemli fakat bana en önemli katkısı, aslında göremediğimiz kadar uzak bir ufukta olan noktaların, gayet ulaşılabilir ve her şeyin henüz başladığını öğretmesiydi. Bu bağlamda AIESEC ailesine çok teşekkür ediyorum.

Bahadır Yılmaz, Macaristan

 
 
Dünyanin dört bir yanindaki Global Talent firsatlari görmek için tek yapman gereken ücretsiz kayit olmak:
 

Asıl önemli şeyin aramızdaki bağ ve sevgi olduğunu fark ettim

AIESEC’i ilk kez lise arkadaşımın beni LEAD eğitimine davet etmesiyle tanıdım. Global Citizen’la tanışmadan önce bir sosyal sorumluluk projesinde yer almak istiyordum fakat bunu nasıl yapacağımı bilmiyordum. LEAD eğitimine katılmadan önce hangi ülkeye gideceğime dair hiçbir fikrim yoktu ve tek bildiğim şey gerçekten sınırlarımı zorlamak, konfor alanımdan çıkmak ve bambaşka bir kültüre adım atmak istediğimdi.

Bu yüzden Çin’e gitmeye karar verdim. Projem gereği gittiğim şehirlerde Türk kültürünü tanıtıp 16-17 yaşlarındaki öğrencilere İngilizce öğretmekle sorumluydum. Bununla beraber günün geri kalanında kulüp aktiviteleri yaparak Çin’li öğrencilerin gelişimlerine katkı sağlıyordum. Bu süreç boyunca bütün öğrencilerimi benim bir parçammış gibi hissettim ve gerçekten bir aile olmaya başladığımızı anladım. Artık benim Çin’de kocaman ve çok güzel bir ailem vardı. Bu güzel ailenin yanında benimle aynı duyguları paylaşan, aynı amaç uğruna çalışan ve dünyanın her yerinden bambaşka kültürlere ait 11 kişilik bir takımım vardı. Bu takım sayesinde kendimde en zor değiştirebileceğimi düşündüğüm önyargılarımı kırdım. Kültüre ve ülkeye bakmaksızın asıl önemli şeyin aramızdaki bağ ve sevgi olduğunu fark ettim. Bu farkındalık sayesinde artık dünyanın hiçbir yerinde gitmem dediğim ve keşfetmekten korktuğum bir ülke kalmadı.

Karşılaştığım zorluklar beni bambaşka bir haline getirdi ve öğrencilerime daha çok bağlanmamı sağladı. Onlar üzerindeki pozitif etkimi ve onlara kattıklarımı görmek beni daha da çok heyecanlandırdı. Şu an Çin’in benim için bu kadar değeri varsa bunun sebebi oradaki ailem ve bu kadar mistik bir ülkenin bana kattıklarıdır. Siz de bu tecrübeyi yaşayarak hem kendinize hem de dünyaya eşsiz bir dokunuş yapabilirsiniz.

Doruk Karlıkaya, Çin

 
 
Dünyanin dört bir yanindaki Global Citizen Fırsatlarını görmek için tek yapan gereken kayıt olmak!
 

Polonya’da Global Citizen Olmak

Derya’ya Polonya’da Global Citizen olmayı sorduk, o da bizler için cevapladı!

AIESEC ile tanışma hikayen nasıl başladı?


AIESEC le 3. sınıfta arkadaşlarım sayesinde tanıştım. Benim için üniversitede karşıma çıkan yeni bir fırsattı ve düşünmeden katıldım. Kongreler, takım çalışmaları, liderlik deneyimi, yurt dışı staj tecrübeleri, kültür farklılıkları bunların hepsini AIESEC sayesinde yaşadım.

Global Citizen maceran nerede ve nasıl başladı?


Global citizen olmak gerçekten bir ayrıcalık. Düşünsenize ülkenizden kalkıp hiç bilmediğiniz bir ülkeye geliyorsunuz ve hayatınız boyunca unutamayacağınız o maceraya başlıyorsunuz. Benim maceram da Polonya’da başladı. Kültür başkenti olarak bilinen Krakow şehrinde büyülendim adeta. Şehrin yaşam standartı insanların sıcaklığı Global Citizen olarak bulunduğum Kindergarten Projesi unutulmaz bir aydı.

Farklı Kültürlerle tanışmak senin gözünde nasıldı ve neler değişti?


Farklı kültür demek vizyon demektir benim için.Vizyon sahibi olmak yeni insanlar tanımaktır bence. Ben de bunu AIESEC sayesinde farklı ülkeler görerek yaşama fırsatı buldum.Bir ülkenin insanları hangi dili konuşur ne yerler nasıl bir gün geçirirler bütün bunlar kültür farklılıklarını yaşamama sebep oldu.

Gitmeden önce ülke hakkında ne tür fikirlerin vardı ve Türkiye’ye döndükten sonra nasıl değişti?


Krakow’a gitmeden önce aslında kafamda şehir adına çok fazla bir şey olduğunu söyleyemem. Yeni bir hayat beni bekliyordu. Biraz tereddütlerim vardı. Oryantasyon süreci şehrin yaşamı vs heyecanlıydım. Dönerken heyecanım ikiye katlandı. Dönmek istemediğimi farketim. Bu yüzden gideceğiniz yer neresi olursa olsun yeni bir kültür sizi bekliyor sadece anın tadını çıkarın çünkü bi daha asla orda bulunamayabilirsiniz. Benim Krakow’u özlediğim kadar özlersiniz belki de…

Türkiye’ye dönüş yaptığında hayatında neler değişti?


Türkiye’ye döndüğümde yeni bir ülke görmenin yabancı dilimi geliştirmiş olmanın verdiği mutlulukla hayatıma devam ettim. Üniversite döneminde yurt dışında böyle bir projeyle masrafsız yaklaşık 10 ülkeden gelen insanlarla aynı projede yer almak, yurt dışına tek başınızla ya da sevdiğiniz biriyle çıkmaktan çok daha değerli inanın. Hayatım boyunca iyi ki yaşamışım dediğim tecrübelerden biri olarak kalacak.

Derya Karakaya, Polonya

 
 
Dünyanin dört bir yanindaki Global Citizen Firsatlarini görmek için tek yapan gereken kayit olmak!
 

Hayatımın Doksan Günlük Kısa Filmi

19 yaşındayken yaşadığım, hayatımın belki de en önemli deneyimlerinden biriydi. Tek başına ve daha önce hiç başka denizlere açılmamış genç bir üniversitelinin tüm cesareti ve benliğiyle gittiği, bir Avrupa ülkesi Polonya’da, sosyal sorumluluk projesi gerçekleştirmek yaşanılası en değerli şeylerden biriydi. Hayat öyle bir gerçektir ki, insanoğluna sunduğu fırsatlar bazen kelimelerle ifade edilemez bile.
Doksan günlük kısa bir filme giriş,
Tek başıma gideceğim ilk yolculuk değildi belki ama ilk uçuşum, ilk uçağım, Türk olmayan insanlar ile olan ilk seyahatimdi. Neler yaşayacağımı bilmeden bindiğim o uçak hayatımın dönüm noktasının başlangıcıydı. Alman bir amcanın yanına oturdum. Endişemi ona bile belli etmeden uçağın havalanacağı zaman, başladım tabletimde oyun oynamaya, çocuklar gibi korkudan kaçarak… Sonrasında bir baktım bulutların üstündeyim. İlk uçağım Almanya’dan aktarmalıydı. İlk kez öylesine kocaman bir havaalanı görüyordum. Ne yapacağımı bilmeyerek hosta her şeyi sordum ve taktım onu peşime. Bana bütün yolu göstererek check-in yerine gitmeme yardım etti. Görevli bayanın bana uçağı kaçırabilirsin hızlı ol demesiyle, tazı gibi nasıl koştuğumu hayal bile edemiyorum. Başarılı bir yolculukla Polonya’nın Wroclaw şehrine vardım. Beni AIESEC’den bir kız karşıladı ve taksiye bindik. Takside giderken gecenin karanlığında tüm şehri izledim ve dedim ki yabancı ülke dedikleri bu muymuş? Her şeyiyle İzmir’den daha fazlası değildi. İnsanların sıcaklığı, havası ve daha fazlası…
Projenin ilk haftasında çalışacağım yer bir anaokuluydu. Öylesine güzel, öylesine sevimli ki, bir çocuğun gülerek sana gelmesi, ağlayarak kucağıma oturması. Dünyanın en değerlileridir onlar. Onlarla çok şey paylaştım ve öğrettim. İngilizce konuştum, resim yaptım ve Türkçe öğrettim, aynı zamanda ben de onlardan çok şey öğrendim, mesela bir koliden nasıl araba ve gemi yapılacağını. Projedeki iki değerli arkadaşım, Salome ve Tata. Onlar başka ülkelerdendi, Gürcistan ve İran’dan fakat onların o sıcakkanlılığının önüne hiçbir şey geçemezdi. Okuldaki ilk çalışma deneyimi ve şehri gelişimi onlarla birlikte yaşadım.

İkinci hafta belki de öğretmenlik mesleğime beni yönlendiren bu konuda bana birçok deneyim kazandıran uzun bir haftaydı. İki hafta boyunca Polonya’nın Olesnica ilçesinde bir ilkokulda çalıştım. Küçük ama doğayla iç içe olan bir ilçeydi. Okuldaki öğretmenler çok sıcakkanlılıkla bizi karşıladılar. Onların sıcakkanlılığını ve samimiyetini, birlikte aynı evi paylaşarak daha iyi anladım. Haftanın ilk günlerinde öğrenciler biraz da olsa mesafelerini korudular. Bu durumu normal olarak karşıladım. Daha çok küçüklerdi, belki de hayatlarında ilk defa bir Türk, bir İranlı, bir Gürcistanlı ve Mısırlı insan görüyorlardı. Fakat yavaş yavaş onlar da bize ısındılar. Sabah, okulun bahçesine girerken başlardı ilk günaydınlar, merhabalar. Onlarla gurur duyuyordum. Ne kadar aynı milletten olmasalar da bu yabancılığı hiçbir zaman bize hissettirmediler.

Üçüncü hafta, projeyi yine aynı okulda yürüttük. Artık tanışma haftası geride bırakmıştık. İngilizce derslerini yürüttük. Onlar için internetten birçok eğitici İngilizce videolar, şarkılar indirdim ve İngilizce oyunlar oynadık. Bütün bunları yaparken bir öğretmendim, ders aralarında ise bir arkadaş.
Okulun 10. Yıl dönümü için yapılacak olan bir festivale davetliydim. Öğretmenin davet ederken bile içtenliği, oraya mutlu bir şekilde gitmemi sağladı. Projedeki bütün arkadaşlarım ve ben çocuklarla çocuk olduk, dans yarışmasında aralarına bile katıldık. Çekilişlere katıldık, kazandığım o kupayı her kullandığımda oradaki güzel günlerimi hatırlıyorum. Ne öğrencilerin, ne öğretmenlerin, ne de okuldaki çalışan görevlilerin sevgisine dayanamamıştım ama artık gitme vaktiydi. Bir haftalığına şehir merkezinde, bir dil okulunda çalışacaktım. Olesnica’dan ayrılmadan önce hafta sonu planlarım hazırdı bile…

Bir sonraki durak Berlin;
İlk deneyimler, insana her zaman bir artı katar. Bir yurtdışı deneyimi daha gerçekleştirecektim. Biletler ve kalınacak yerler hazırsa, otobüse binme vakti gelmişti. Valizleri odaya koyar koymaz, dışarı attık kendimizi. Elimizde haritalarla şehri ufaktan fethedecektik. ‘’TV TOWER’’ ilk defa o kadar yüksekten bir şehir izlemiştim, tam 368 metre uzunluğunda olan bir kuleydi. ‘’Berlin Cathedral’’ ikinci favorimdi. Gözümü bir saniye bile kırmadan, hayranlıkla izledim. Üç gün boyunca Berlin’de kaldık ve artık dönüş vaktiydi. Wraclow’da çalıştığım dil okulundaki öğretmen birebir dersler veriyordu. Öğretmen konuyu anlattıktan sonra, bizler İngilizce konuşma pratiği yaptık. İngilizce konuşmaktan korkan bir öğrenciyi bile konuşmaya ikna etmiştik. Yine bir hafta sonu yaklaşıyordu, planlar hazırda bekliyordu.

Sonraki durak Prag;
Tarihin şehrine gidiyordum. 14. ,15. daha da eski yüzyıllardan kalan binaların, köprülerin, kalelerin kısacası tamamıyla tarih kokan bir şehirdi. Çok büyük değildi ama tek bir binaya bakakalıp onu dakikalarca incelemem çok zamanımı almıştı. Sokakları kaldırım taşlarıyla döşenmiş, Berlin’in aksine modernlikten uzak, bizi tarihe götüren bir şehirdi. Üç gün kalmıştık ama o üç günde gezdiğim yerler bana ayrı bir deneyim katmıştı.
Artık 5. haftaydı ve kendi yaşıma daha yakın öğrencilerle iletişim kuracaktım. Milicz’de bir lisede çalışacaktım. Öğrencilerle iletişim kurup, konuşabilmek artık daha kolaydı çünkü hepsi de iyi bir İngilizce seviyesine sahiplerdi. Harikulade, iyilik meleği gibi bir İngilizce öğretmenleri vardı. Mrs Haydun, sırf o küçük ilçede balık meşhur diye, biz de o lezzeti tadalım diye, kendi cebinden çıkarıp para vermişti. Projedeki bütün arkadaşlarımla birlikte bir yurtta kalmıştık. Kendimiz pişirip, kendimiz yemiştik. Akşamın o sevimli kahvaltılarını hiçbir zaman unutmayacağım.

90 günlük kısa filmin son bölümü;
En güzel karşılamayı yaşamıştım son haftada, okulun Türk bayraklarıyla süslenmesi, bütün okulun öğrencileriyle birlikte tanışma töreni, onların ellerinde salladığı Türk bayrakları… Hepsiyle ilk günden gurur duymuştum. Daha çok küçüklerdi ama saygıları büyüktü. Aldığım mektuplar, güller, resimler hala evimin bir köşesinde saklıdır. Beni her gördüklerinde ‘’hello’’ demeleri hiçbir zaman eksik olmadı, birbirleriyle tartışırlardı bile ben yanlarına oturayım diye küçüklerdi ama yetenekliydiler. Beni kendi okullarında öğretmen olarak kalabileyim diye ikna etmeye çalışırlardı, onlara ‘’kim bilir, gelecekte belki de sizler benim Türkiye’de öğrencilerim olursunuz demiştim’’ Hepsi de gelecekte iyi yerlere gelmeyi hak ediyorlardı. Türkiye’ye döndüğümde cevaplayacağım tek bir soru vardı “nasıl idi?” Her defasında çalıştığım okullardan içim buruk ayrıldım. Ben altı hafta boyunca yabancı bir ülkenin çocuklarına çok şey öğretip, onlarla İngilizce iletişim kurdum. Ben bu işi gönüllü olarak, yalnızca bir saygı ve sevgi karşılığında yaptım. Kazandığım deneyimler her zaman bana bir artı kattı. Bir Avrupa ülkesinde yaşamaktan çocuklarla birlikte olmaktan her zaman gurur duydum. Çok mutluydun çünkü kendimi, kendi ülkemde hiç olmadığım kadar özgür hissediyordum anlatılmaz yaşanır dediklerinden, hayatımda yaşayabileceğim en güzel, en dolu deneyimlerden biriydi benim için.

Gizem Bilici,Polonya

 
 
Dünyanin dört bir yanindaki Global Citizen firsatlarini görmek için tek yapman gereken ücretsiz kayit olmak:
 

Dünya Vatandaşı Olmanın Ne Demek Olduğunu Öğrendim

Global Citizen hayatımda kesinlikle büyük bir değişim oldu.Rusya’da Young&Perspective adlı projeye başvurdum ve St.Petersburg şehrine gittim.Her şeyimin değiştiği ülke her şeyimin değiştiği şehirdi.Projem 6.sınıftan 12. Sınıfa kadar olan öğrencelere farklı konularda ingilizce eğitimi vermekti.Öğrenciler gerçekten bizimle çok ilgililerdi nede olsa başka ülkeden gelen yabancıladık onlar için.Benimle konuşmak istiyorlardı ama ingilizceleri zayıf olduğu için çekiniyorlardı u süreçlerde öğrencilerime cesaret vererek onları teşvik ettim.

Kendimi bir öğretmen gibi hissediyordum ama öğrencilere kesinlikle beni bir öğretmen olarak görmeyin ben size sadece eğitim veren bir arkadaşınız diyordum.Liderliği en iyi şekilde yaşadığım ortamı bana sundu bu proje.Bu duyguyu yaşarken kesinlikle öğrencilere belli etmediğim bir şeydi liderlik.Kendi ülkemi ve kültürümü en iyi şekilde insanlara aktardığıma inanıyorum.Takım çalışmasını da en iyi şekilde yaşadığım ortamı sağlamıştı bana AIESEC.

Global Citizen olduğum süreçte proje takımının ayarladığı bir ailenin evinde kaldım beni gerçekten çok iyi ağırladılar beni arkadaşlarıyla tanıştırdılar her gün farklı aktiviteler yaptık ve ingilizceleri zayıf olsa da onlarla yine ingilizce konuştum ve ben giderken ingilizceleri gerçekten benim sayemde çok gelişmişti .Evlerinde kaldığım aile gerçekten benim ailem gibi olmuştu çok alışmıştık ‘’sarışın bir ailenin esmer oğulları olmuştum’’.

Projemin son günü benim için gerçekten çok üzücü bir ayrılıktı çünkü öğrenciler bana alışmışlardı ve en kötüsü ben vedalaşırken öğrencilerin ağlaması ve hatta öğretmenlerinin de ağlaması beni gerçekten çok üzmüştü bir an biletimi iptal edip orada kalmayı bile düşündüm.Son gün veda konuşması yaptım ve bir cümle söyledim ‘Bir gün bir daha geleceğim ve aynı şekilde eğitimlerime devam edeceğim’.

AIESEC benim için hayatımda yaşadığım en iyi tecrübe oldu.Aynı zaman da AIESEC sayesinde 2 farklı ülkede bulundum Rusya ve Finlandiya. Bu proje bana ortak bir dile ve kültüre gerek olmadan herkesin birbiriyle iletişim kurabileceğini, anlaşabileceğini, dünya vatandaşı olmanın ne demek olduğunu gösterdi. Umarım siz de böyle bir deneyimin bir parçası olursunuz.

Muhammed KÜYÜK, Rusya
 
 
Dünyanin dört bir yanindaki Global Citizen Firsatlarini görmek için tek yapan gereken kayit olmak!
 

Global Citizen Olduktan Sonra Yaşayacağın 4 Değişim

Global Citizen ol bakalım, hayatın değişecek diyoruz. Peki neler değişecek? İşte seni için yazdık!

1)Dünya Vatandaşı Olmak


Gitmeyi belki de hayal bile edemeyeceği bir ülkeye gideceksin.O ülkede neler olduğunu yaşayarak öğrenecek,sıkıntıların farkına varacak ve çözümün bir parçası olmaktan zevk alacaksın.Dünya’yı daha güzel bir yer yapmak için ilk adımını Global Citizen olarak attığın ülkede yaşamak; seni dünyayı daha iyi bir yer yapmak için sorumluluk almaktan zevk alan bir kişi haline dönüştürecek.

2)Kendini Keşfetmek


Global Citizen olarak gideceğin her ülke kendine özgü keşfedilmeyi bekleyen maceralarla dolu bir piramit gibi.Bu piramidi keşfederken: ‘’ hayatta yapmam! ‘’ dediğin önyargılarını yenecek,farklı kültürleri,yaşamları , sorunlarını gözlemleme fırsatı bulacaksın.İnsanlarla ve Dünya sorunlarıyla ilgilendiğin serüvenin sonunda ; hayatında kendisi için önemli olan şeyleri bilen,güçlü yönlerine odaklanarak zayıf yönlerinin üstesinden gelen bir kişiye dönüşeceksin.

3) Lider Yönünle Tanışmak


Serüvenin boyunca bir çok insanla tanışacaksın,tanıştığın her yeni insanla beraber farklı kültürleri yaşarken kendi kültürünü öğreteceksin.Bu süreç boyunca farklı ortamlarda kendini ifade ederken gelişen iletişim yeteneğin sana ; etrafında gördüğün sorunları çözerken insanlara cesaret vermende,ışık tutmanda,belki de çözüm olmanda güç verecek.

4)Olaylara Çözüm Odaklı Yaklaşan Bir Bireye Dönüşmek


Global Citizen tecrüben sırasında bir çok hayat göreceksin, dünyanın öbür ucundaki yaşanmışlıkların bir parçası olacaksın farklı kültürlerin hayatların insanlarının yaşadığı sıkıntıları, Dünya sıkıntılarını gözlemle fırsatı yakaladığın bu tecrübende bazen senin için çok basit bir adımın bir çok hayat değiştirdiğine şahit olacaksın.

 
 
Dünyanın dört bir yanındaki Global Citizen Fırsatlarını görmek için tek yapan gereken kayıt olmak!