Antalya Language School Başarı Hikayesi

Antalya Language School, AIESEC’in yarattığı fırsatlardan, öğrencilerine olan katkılarından ötürü oldukça memnun. Genellikle yabancı uyruklu öğretmenlerinden oluşan kadrosuyla öğrencilerine en iyi şekilde eğitim verebilmek için AIESEC ile uzun bir süredir işbirliği içerisindeler. Projenin verimli şekilde gerçekleşmesini sağlamak için arkadaşlarımızın daima takipte olması; oturma izni, çalışma izni gibi bürokratik işlemlerde ayrıcalıklar tanınması kurumların AIESEC’i tercih etmesindeki nedenler arasında.

AIESEC’in sürekli değişen ve gelişen dinamik yapısı eğitimde bir ihtiyaç haline gelmiştir. Proje öğrencilere uluslararası, kaliteli, etkin bir dil eğitiminin yanı sıra kültür farklılıklarını yaşama imkânı da sağlıyor. Eğitim sadece derslerle sınırlı kalmıyor ve hafta sonu etkinlikleriyle de öğrencilere İngilizce konuşma fırsatı sağlanıyor. Böylece ezbere dayalı sistem yerine öğrenciler normal hayatlarında da öğrendiklerini pekiştirebiliyor.

 

 

Yol Makina Başarı Hikayesi

    AIESEC geleceğin iş dünyasının ihtiyaç duyduğu vizyon sahibi, dünya vatandaşı olma bilinci ile yetişmiş liderlerinin yetişmesinde büyük katkıları olan, şahsen benim de bir parçası olmaktan gurur duyduğum ve her fırsatta AIESEC’e olan aidiyet hislerimi ifade ettiğim, dünyanın önde gelen, öğrenci  organizasyonlarından biridir.

   2014 yılı son çeyreğinde hayata geçirmeye karar verdiğimiz bir Ar/Ge projemizi yürütmek üzere nitelikli bir aday aradığımızda AIESEC aklımıza gelen ilk ve en ideal çözüm oldu.

    AIESEC Antalya şubesindeki arkadaşlarımızın desteği ve katkılarıyla projemiz için en uygun adayı seçerek eşleşme sürecini gerçekleştirdik ve Fas’tan şirketimiz bünyesine katılan bir arkadaşımız projemizi hali hazırda yürütmekte. Projenin planlandığı şekilde devam etmesinden ve şirketimize yönelik olumlu katkılarından dolayı mutluluk duyuyoruz.

  İster ihracata dönük satış ve pazarlama kanalları ihtiyacı için, ister bizim örneğimizde olduğu gibi teknolojik Ar/Ge projelerinde olsun; sürekli gelişimi ve büyümeyi ilke edinmiş firmalar için AIESEC’in sunmuş olduğu bu benzersiz alternatifi önemle tavsiye etmekteyiz.

   Bu fırsatla AIESEC ANTALYA Şubesi’nde emeği geçen tüm arkadaşlarımıza teşekkür eder, işbirliğimizin bundan sonra da artarak devam etmesini temenni ederim.

Mondi Tire Kutsan Başarı Hikayesi

Firma ismi: Mondi Tire Kutsan

Firma Yetkilisi: Buket Balım Karaoğlu (İnsan Kaynakları)

Stajyer İsmi: Andrii Lukianenko
Staj Süresi: 9 Ay
Stajyerin Ülkesi: Ukrayna
Departman ve Pozisyonu: Firma Çalışanlarına Dil eğitimi

Firmamız 2 yıl öncesinde AIESEC ile çalışma imkanı bulmuştur. Stajyer ihtiyacımızın sebebi hem bir istihdam olması yani mevcut kurslardan ziyade istihdamı arttırmaktı. Firmamıza katılan çalışanımız ekiplerle ve çalışanlarla tanıştırıldı. Herhangi bir satış biriminde olmadığı için uzun süreli bir oryantasyon süreci geçirmedi. Gelen stajyerimizin iş tanımı çalışanlarımıza İngilizce eğitimi vermesi üzerineydi. Kurumumuz çalışanları stajyerimiz sayesinde İngilizce seviyelerini arttırdılar, dil öğrenimi konusunda gelişim gösterdiler. Firmamız uluslararası alanda belirli bir bakış açısına sahip olduğu için, Ukrayna’dan gelen stajyerimiz sayesinde farklı kültürleri tanıyarak firmamızda bir harmoni oldu.

Bu süreç içerisinde AIESEC’in doğru adayın bulunması, mülakat süreçlerinin desteklenmesi konusunda ciddi destekleri oldu. Bu süreç içerisinde Global Talent programının somut katkısı sayesinde firma çalışanlarımız İngilizce seviyelerini geliştirebildiler.

Solvotek Başarı Hikayesi

Firma İsmi: SOLVOTEK

Firma Yetkilisi: Bora Sayın

Stajyer İsmi: Katarzyna Bilbin

Staj Süresi: 1 Yıl

Stajyerin Ülkesi: Polonya

Stajyerin Departmanı & Pozisyonu: Art Creative / 3D Görselleştirme Uzmanı

Uzmanlık konumuz olan mühendislik amaçlı 3D görselleştirme & modelleme konusunda Türkiye’de pek de aradığımız kalitede personel bulamıyoruz maalesef, olanlar da çok uçuk rakamlar talep ediyorlar. Biz de yeni mezun bir arkadaş bulup kendimiz yetiştirelim istedik, yurtdışı çalışmalarımız da olduğu için akıcı İngilizce şarttı. Bu noktada AIESEC ile tanıştık, kendileri bize Polonya’dan bir yeni mezun arkadaş buldular ve biz de kendisini bir yıllığına Türkiye’ye getirmiş olduk. İşlemler tamamen resmi olduğu icin SSK’lı olarak çalıştırabiliyorsunuz. Bu süre sonunda isterseniz süreyi uzatabiliyorsunuz da.

Biz bu arkadaşımızdan oldukça memnunuz, hepimiz farklı bir kültürü tanımış olduk, ayrıca ofiste sürekli İngilizce konuşulduğu için diğer calışanlarımız da şu an İngilizce’de gayet rahatlar. Kendisi de bize uyum sağladı, takım calışmasına uygun bir şekilde verilen işleri gayet iyi yapıyor.

Eğer bizim gibi düşünüyor ve işe almak için birisini arıyorsanız AIESEC’i kesinlikle tavsiye ederim. Bir çok ülkeden elemana erişiminiz oluyor, üstelik onların getirdiği farklı fikirler de şirketinize değer katıyor.

Gitmesini Hiç İstemeyeceksiniz

Geçen yaz yakın bir arkadaşım AIESEC kamplarından birine katılmıştı. Ben de katılmayı düşünmüştüm fakat gelecek olan öğrencilerin hepsi yabancı ve benden 4-5 yaş büyük oldukları için hiçbiriyle anlaşamayacağımı düşündüğümden katılmamıştım. Ama sonrasında pişman oldum. Çünkü arkadaşım kampta çok güzel zaman geçirdiğini ve yabancı öğrencilerle de çok rahat anlaştığını söylemişti. Arkadaşımın anlattıkları sayesinde bu yıl ben de katılma kararı aldım. Kayıt formunu doldururken, evde yabancı öğrenci ağırlamakla ilgili olan kısım dikkatimi çekti. İlk, biraz tereddütlüydüm çünkü evimde hiç tanımadığım bambaşka kültürü olan biri kalacaktı. Ailemle bu konuyu konuştuğumda, onlar bunun bana yararı olacağını düşündüklerinden hemen kabul ettiler ve 3 hafta süreyle evimizde ağırlamak istediğimizi söyledim.

Misafirimi karşılamaya gittiğimde heyecandan yerimde duramıyordum. İngilizcemin yeteri kadar iyi olmadığını ve iletişim kurarken zorlanacağımı düşünüyordum. İlk gün biraz çekingendik ikimizde, fakat zamanla alıştık. İlk günlerde konuşurken çok duraksıyordum ama zamanla daha akıcı konuşmaya başladım. O bana ülkesinin resimlerini gösterdi, kültürlerini tanıttı. Ben de ona elimden geldiğince şehri gezdirmeye çalıştım, bizim kültürel yemeklerimizi tattı, yaşantımızı öğrendi. Üzgün veya sıkıntılı olduğumuzda birbirimizle paylaştık birlikte güldük. Onunla çok güzel zaman geçiriyorduk ve İngilizcem de zamanla gelişiyordu. Gitmesini hiç istemiyordum.

3 hafta çok çabuk geçti. O artık evde yabancı değil de ailenin bir üyesi gibi olmuştu. Ailem de ben de ona çok alışmıştık. Ondan ayrılmak istemediğimizden, bizde kalma süresini uzattık. Ama her ne kadar uzatmış olsakta 6. haftanın sonunda ülkesine geri döndü. Asıl o gün ona ne kadar alıştığımı fark ettim.

İlk başta evime almakta tereddüt ettiğim kişi ailemizin beşinci üyesi oldu. Bana bu güzel deneyimi yaşattığı için AIESEC’e teşekkür ederim.

Birsu Meriç, İzmir

Global Families Olmanın En Zorlu Anları

Şimdi ben bu satırları yazarken Frida bavulunu topluyor, işte Global Family olmanın en zor anlarındayız. Başlarda uzun görünen 6 hafta öyle hızlı geçiyor ki şimdi diyorum kendime keşke 6 aylığına gelseymiş, hatta 6 yıl.. Hayır inanın abartmıyorum, birlikte yalnızca 6 hafta geçirdik ama biriktirdiğimiz anılarımızı haftalara, aylara, yıllara sığdıramayız…

Yarın sabah yolcu ediyorum Frida’yı ama önceden söz verdik birbirimize “goodbye” demek yok, “see you soon” diyeceğiz, çünkü ömür boyu sürecek bir arkadaşlık kazandık ve bundan sonra benim de Macaristan’da çalacak bir kapım var onun yatağı ise zaten hazır. Bunun bizim için bir son olmadığını bildiğim halde yine de onu çok özleyeceğim, evdeki yokluğuna alışmak ben ve abim için zaman alacak, çok eğlendik, güldük, çok şey paylaştık birlikte. Eminim ki kedilerim bile özleyecek onu 🙂 Kısacası Frida’nın evine tekrar gelmesini hepimiz iple çekiyoruz, o artık ailemizin sonsuz üyesi.

Şimdi bu yazıyı okuyan ve henüz Global Family olmamış kişilere diyeceğim tek şey “Olun!” Ben uzun uzun 6 hafta boyunca neler yaptığımızı anlatmadım, sürecin sonunda dediğim şu ki; Macaristan’da yaşayan bi kardeşim var, kış dönemi Aiesec stajında da Ramon ve Bianca’nın hostluğunu yapmıştım, iki kardeşim de Brezilya’da. Şimdi AIESEC Ankara’ya özel bir teşekkür gidiyor, bu büyüyen uluslararası aileme vesile oldukları için.

E siz de bir düşünün, dünyanın bir yerinde kardeşiniz sizinle tanışmayı bekliyor olabilir…

Başak Baran, Ankara

Ankara’da İtalya’yı Öğrenmek

Çok uzun zamandan beri İtalya için seyahat planları yapan ve bunun üzerine araştırmalar biri yapan biri olsam da bazı sorunlardan dolayı bunları hayata geçirmekte başarılı olamadım. AIESEC’teki bazı arkadaşlarımdan dolayı ve gönüllü olarak çalışırken edindiğim tecrübeler sayesinde bu kültürü kendi ayağımla gezip göremesem de en kısa zamanda daha yakından tanımak istediğim için İtalyan bir stajyere ev sahipliği yapma fırsatına kavuştum ve kültürüyle ilgili merak ettiğim şeyleri öğrenmek için çok büyük bir fırsat elde ettim.

Alessandro’nun evimize gelişi biraz kısa bir süre içerisinde gerçekleşse de bize ısınıp, farklı kültürlerden gelen alışkanlıkları ortak paydada buluşturmamız çok sürmedi. İtalyanlar için ”Türk” söylemi çok kullanılmasına rağmen pek inanmazdım, fakat zamanla kültürler arasındaki benzerlikleri farketmemiz çok uzun sürmedi. Her ne kadar bazı konularda çok farklı anlayış ve alışkanlıklara sahip olsak da aslında Akdeniz İkliminin hakim olduğu yerlerdeki benzer davranışlarımız aynı. Özellikle Türk ve İtalyan damak zevklerinin bir birine yakın olmasından dolayı karşılıklı birbirimize çok şey katıp, güzel zaman geçirdik.

AIESEC sayesinde çok merak ettiğim bir kültürde istediğim her şey hakkında bilgim oldu.
Teşekkürler AIESEC!

Burak Çatan, Ankara

Global Citizen’dan Sonra Global Families Olmak

AIESEC ile dünyanın bir ucundan gelen bir stajyer için, Global Citizen tecrübesinden sonra başka bir inanılmaz tecrübe oldu bana. Şans faktörü de çok önemli tabi gelen insana bağlı olarak. Ama benim şansıma Endonezya dan çok iyi bir arkadaş geldi. Şu an ailemizden birisi olarak görüyoruz ailecek. Annem ve babam tek kelime ingilizce konuşamamasına rağmen onu ikinci oğulları olarak görüyorlar. O da anneme, anne diye hitap ediyor.

Arkadaşım gelmeden Endonezya hakkında hiçbir fikrim yok iken, şu anda imkanım olursa Endonezya’ya gitmeyi düşünüyorum. Arkadaşımı bayramda köye ve memlekete götürdüm. Hem onun için hem de diğer insanlar için çok farklı bir kültürel değişim oldu. Türk toplumunun direk içine girdi ve daha yakından tanıma şansı oldu.

Evimde kaldığı süreçte ister istemez sürekli İngilizce konuştuğum için iyi pratik oldu. Türkiye’de iken yurtdışındaymış gibi bir çevre oldu.

Genel olarak çok uyumlu biriydi. Direk çocuk gibi gördüğünü uyguluyor. Kısa sürede adapte oldu ülkemize.

Evime gelen misafir ile dostluğumuz sadece bu hafta 6 ile sınırlı kalmayıp umarım bir ömür sürer. Bu arkadaşım gittikten sonra bir daha host olmayı düşünüyorum.

Hasan Koyun, Ankara

Ön Yargılarımı Kırdım

AIESEC’in insanlar üzerinde yaptığı etkileri kendi gözlerimle gördükten sonra, bizzat benzer tecrübeleri yaşamak için host olmaya karar verdim. İlk önceliğim ne kadar merak etsem de ulaşmamın kısa süre içerisinde zor olduğu kültürleri tanımak olduğuna karar verdim. Bu kültürlerden biri de içerisinde mükemmel bir zenginlik barındıran Mısır’dı.

Host olacağım kişinin Mısır kökenli bir olduğunu duyduğum anda büyük bir sevinç yaşasam da bazı tereddütlerimin olmadığını söylersem yalan olur. Fakat Muhammed’in eve gelişiyle beraber tüm önyargılarımı ve tedirginliğimi kaybetmem bir oldu. Muhammed ne kadar kendi kültürüne bağlı biri olsa da, aynı zamanda uzun zaman boyunca Avrupa’da yaşamış ve uyum sorunu yaşamayan biriydi. Açıkçası Avrupada’ki ülkelerin kültürlerine göre daha yakın alışkanlıklarımız olduğu için hiç bir sorun yaşamadık ve kısa zamanda ”evsahibi-misafir”den çok, karşılıklı şekilde birer dost haline geldik. Belki de o ülkeye bizzat gitsem karşılıklı olarak kültürlerimizden bir birimize bu kadar şey katamazdık.

Hayatıma etki edecek ölçüde bakış açımı değiştirme şansını bana sağladığı için AIESEC’e çok teşekkür ederim.

Mustafa Akbaş, Ankara

Global Families Olmak

AIESEC’te içinde bulunduğum bir projeye gelecek olan Pakistanlı (Zohair) arkadaşa host olacaktım. Bir yandan İngilizce anlaşamama çekingenliğim bir yandan da farklı bir kültürden gelen biriyle nasıl 6 hafta yaşayabileceğim, en önemlisi de bu süre boyunca ona rahat etmesi için odamı verip salonda nasıl rahat rahat yatacağım soruları kafamda dönüp duruyordu.

Büyük bir heyecanla Zohair’i karşıladım ama konuşamıyordum. İngilizce bilgim sadece sözcüklerle sınırlı kalıyordu. Ama ben işte tamda bu sorunu çözmek için host olmamış mıydım? 6 hafta süre boyunca kendimi internetten ders çalışmaya verdim ve bu sürede sabah birkaç yabancıyla proje okullarına gidiyordum. Akşamları Zohair ve diğerleriyle hep beraberdim. İngilizcemdeki gelişimi 3. haftamda kendim de gözlemlediğim zamanki  o mutluluğu anlatmak gerçekten zor benim için.

Başka bir konu ise farklı kültürleri tanımak. Adı dışında hiç bilgim olmadığı bir ülkenin kültürünü birebir de gözlemleme şansı yakalamıştım. Bana farklı gelen her hareketlerini  neden yapıyorsun diye soruyordum. Bununla da kalmayıp merak ettiğim konularla da onu soru bombardımanına tutuyordum. Keza o da aynı şekilde davranıyordu. Ayanı amaçla hareket ediyorduk zaten.Türk çayını çok sevmişti ve biz hiç sıkılmadan her gün sabaha kadar çay içerek sohbet ediyorduk. Beraber dış etkenden edindiğimiz bilgilerle birlikte aslında diğer milletlerin yarattığı kötü algısından kurtulduk.  Bunun dışında dertlerimizi de anlattık hatta daha ileri gidip duygulanıp ağladığımız bile olmuştur. Yazı Türkçe olacağı için Zohair böyle bir itirafta bulunduğumu anlamaz. Sorun yok o yüzden.

En büyük korkularımdan biri ama aynı zamanda en çok istediğim şeylerden biri  yurtdışına çıkmaktı. Herkesin ortak sorun olarak gördüğü İngilizce ve maddiyat sorunu diye düşünüp çıkmadığım yurtdışına, çıktıktan sonra asıl korkumun o adımı atacak cesaretim olmadığını görmem olmuştu. Zohair ile tanıştıktan tam 1,5 yıl sonra bu adımı atıp Sırbistan’a “Global Citizen” programıyla gittim. Ben de artık bir Zohair olmuştum. Ona imreniyordum, farklı bir ülkede sosyal sorumluluk projesi yapıyorsun ayrıca gezerek bir kültürü hissederek tanıyorsun. O ne yaşadıysa hepsini ben de yaşayıp olaylara onun açısından hissedebilme fırsatı yakalamıştım. Bu adımı ne kadar geç atsam da “Global Families” olmasaydı bu hayatımın hiç unutamayacağım Sırbistan’daki 2 ayımın yaşayabilecek cesaretim olacağını düşünmüyorum.

2 yıldır Zohair’den sonra kaç ülkeden kaç kişinin evimde kaldığını artık gerçekten hatırlamıyorum bile. Benim için host olmak artık tatlı bir bağımlılık haline geldi. Siz bu satırları okurken ben yeni bir kardeşim olacak insanın gelmesini bekliyor olacağım.

Yazacaklarım daha çok var ama bunların hepsini satırlara sığdıramam.Bu arada Zohair yılbaşında sırf tekrar beni görmek için Pakistan’dan Bursa’ya tatile gelecek. Sadece bu cümleden bile “Global Families” programının ne kadar eşsiz bir şey olduğunu anlarsınız.

Rahmi Fırtın, Bursa