AIESEC Çok Güzel Gelsenize!

AIESEC mi? O da ne demek? Yurtdışına mı gönderiyormuş? Bir arkadaşım da AIESEC ile Romanya’ya gitmiş geçen yaz. Beni de kabul ederler mi acaba? Gibi bir takım sorular eşliğinde oturdum bilgisayarın basına sordum Google’a. Okuduğum şeyler gördüğüm AIESECli stajyerlerin onlarca farklı ülkede çekilmiş gülen yüzlü fotoğrafları beni güvende hissettirdi ve sisteme çevrimiçi olarak kaydolup başlayacak maceramdan habersiz ilk Global Citizen adımımı atmış oldum. Kafam karışmıştı biraz, yüzlerce ülke binlerce proje vardı. Hangisini seçmeliyim nereye gitmeliyim derken imdadıma Seda Satılmıs, Hamza Sahin Bitmez ve benim gibi bir Özyeğin’li olduğunu sonradan öğrendiğim bu hayat değiştiren tecrübeyi edinmiş Merve Dede ve Büşra Şahin yetişti. Her zaman mail ve whatsapp yoluyla yanımda oldu ve sorularımı yanıtladı. Hiçbir zaman yalnız hissetmedim bu yolculukta. İyi ki varlar!

Kendimi tanıyordum. Değişikliklere acık, yalnız yasamayı bilen, özgür olmayı, yeni kültürler tanımayı, insanları seven ve aynı zamanda sorumluluk sahibi bir insandım. En önemlisi nereye gidersem gideyim kendimi götürecektim. İçim rahattı. Kendime güveniyordum. AIESEC tam da biçilmiş kaftandı üzerime. Cesaretiniz de varsa siz de bir gün yapabilirsiniz. Neden olmasın!

Başladım projeleri incelemeye. Çocuklar..Gönüllülük..Eğitim..Yardımlaşma..Grup İsleri. Spor Eğitimleri. Benim kimliğimle örtüşen AIESEC Proje anahtar kelimelerimdi. CV mle birlikte filtrelemeye başladım projeleri. Brezilya’dan Hindistan’a kadar birçok ülkeye başvurdum. Başvuru sürecim hiç bitmedi. Mailime dönen ülkelerle gerçekleştirdiğim skype görüşmeleri, mülakatlar oldu.5 farklı ülke ve projeden kabul aldım. Ancak kendimi biliyordum istediğim ülke ve proje kesinlikle Portekiz’di. Zamana yenilmedim. Maillerimle bana sık sık dönmeyen Portekiz AIESEC yetkilisiyle 2 hafta boyunca her gün malileşmeye çalıştım. Bana kesin bir yanıt vermiyorlardı. Grupları dolmuştu ya da beni seçmeyeceklerdi ancak vakit de daralıyordu tam bir hafta kalmıştı projenin başlamasına. Herkes tatile giderken elim kolum bağlanmıştı belirsizlikler hiç hoş değildi amaaaa

Tüm bu yorucu uğraşlar ve bekleyişimin sonunda Skype Mülakatını geçmiş. Evraklarımı hazırlamış. 2 gün sonrasına uçak biletimi almıştım! Kimse inanamıyordu gideceğime hatta ben bile! Derken birden kendimi Türk kahvesi Türk lokumu ve Türk bayrağını valizime koyarken buldum. Kültürümüzü tanıtmalıydım. Yapmam gereken son şey aileme kocaman sarılmaktı.

Portekiz’deydimmmm!!! Havası, insanları, giyimleri ne kadar bize benziyor. Çok sıcakkanlılar ve yardımseverler. Portekizce konuşuyorlar. Kulağa ritmik gelen çok sıcak ancak öğrenmesi gerçekten zor bir dil. Portekizce bilmiyorum ama anlaşıyoruz. Yerel insanları gerçekten her anımda yardımcı oluyor islerini bırakıp koşuyor yolda soru sormak istediğim herhangi biriyle arkadaş bile oluyorum. Bu ülke ne kadar güzel.. Başlıyoruzzz!

Uçaktan iner inmez Porto havalimanında beni koskoca ‘’ Hoşgeldin Ulkemize ! ‘’ yazısıyla karşılayan Margarida  AIESEC üyesi aynı zamanda yeni arkadaşım babasıyla birlikte karşılayarak beni tren istasyonuna bırakıyor arabalarıyla .Ve İlk sokumu yasıyorum.Evet Portekizliler de bizim gibi merhabalaşırken ya da ayrılırken sarılıp öpüyorlar. Bu insanlar bize benziyor dostum! 1 saatlik tren yolculuğumun ardından yasayacağım Aveiro kentine geliyorum. Sonunda uzun maillerimin gerçekleştiği şuan canım dostum dediğim Raquel Lopes Soraira Ferraria ve intern partnerim Mukul Khatri yle tanışıyoruz. İlk dakikadan her gün gitmem gerekecek 1 saatlik tren yolculuğumun ücretsiz çalışan biletini gerekli belgelerle çıkartıyorlar benim için. Cok önemliydi gerçekten, her gün ödemek istemeyeceğim bir miktardı tren seyahati. Unutmuşken söyleyim AIESEC tamamen kar amacı gütmeyen gönüllü bir kuruluş. Sadece kayıt olduğunuzda 500 TL ödüyorsunuz. Uçak biletinizi kendiniz ayarlıyorsunuz. Kalacağınız ülkedeki evinizi onlar ayarlıyor. İki tercihiniz var genelde ya öğrenci evlerinde ya da host family yani aile evlerinde kalıyorsunuz. Ben daha eğlenceli olur diyerek aile onayımla öğrenci evini seçtim. Bu tamamen size bırakılıyor.

Her şey dört dörtlük gidiyor ancak merak ediyorum kalacağım ev yasacağım insanlar kimler. Maillerimizde konuştuk ayarladık ancak hala flue şuan. Sonunda geldik. Tam bir öğrenci evi, 5 kişi yasıyoruz bu evde. Üçü elektrik mühendisliği okuyor diğeri de ekonomi öğrencisi Daniella , sevgili AIESEC  Aveiro başkanı  arkadaşım aynı zamanda. Birlikte çokça eğlendiğimiz bu çılgın 5 kişiyle yaşayacağım. Kendime ait kocaman 2 kişilik yataklı bir odam ve hatta bir banyom var.. Portekizliler rahatına düşkün insanlar evleri katlıca az ama odaca çok J Ve yaşayacağım yer İzmir’in Cesme’sini düşünün ama içinde her bölümü olan kocaman bir üniversiteye sahip yani gençlik şehri. Şimdilik her şey müthiş..

Ben anlatıyorum böyle ama ilk gözlemlerim bunlar projeye geç katıldığım için diğer stajyerler gibi bir hafta önceden ısınma ülkede gezinme tanıma olaylarını yasamadan bir gün sonra direk Stajyerliğime başlıyorum.. Nasıl mıydı???

İkinci bir şok geliyor. İnstagramda gördüğünüz o güzel eğlenceli seyahatlerimin arka planında görünmeyen is hayatım..Her gün martılarla birlikte 6 da kalkıp is arkadaşımı evinden alıp yarım saat yürüyerek baslarda sürünerek tren istasyonuna varıyorduk.1 saatlik sefer sonucunda da biraz daha yürüyerek is yerimize ulaşıyorduk. İlk zamanlar ulaşım is saatleri beni pes ettirmeye yaklaştırmıştı bile yalan yok. Hatta alternatif olarak araba kiralamayı bile düşünmedik değil. Ama neden sonra her şeyin tembellik ve alışık olmadığımız bir düzen olduğunu fark ettiğimiz anda o kus cıvıltıları ve bol oksijenli yeşilliklerin arasında ilerleyen cufcufcufflu tren seyahatleri bile bir şölene dönüştü bizim için. Yürümeyi sevmiyoruz biz Türkler olarak alışmışız tembelliğe. Oysa bu insanlar toplu taşımaları çok nadir kullanıyor. Zaten trafik düzeni neredeyse arabalar icin değil yayalar için kurulmuş. Kaç kere 100 le gelen arabanın yaya yolunda beni görerek durduğunu bilirim ve gecene kadar beklediğini..

6 hafta..Koskocaman dopdolu 6 hafta beni bekliyor. Stajım Portekiz milli sporcu küçüklerine yaz okulunda eğitmenlerle birlikte spor yaptırıp İngilizce konuşmaya tevsik etmek. Her hafta düzenli ve ciddi şekilde dopdolu geçiyor. Portekizlilerin en çok önem verdiği şeylerden biri de spor.Haftanın bir günü Rugbyden mini golfe ikinci günü zumbadan salsaya üçüncü günü labor games dördüncü günü olimpik havuzdayız ve cumaları da gölde kamp kurarak hatta gölde yüzerek noktalıyoruz. AIESEC verilen projelerde farklı kuruluşlarla anlaşıyor ve sözleşme imzalıyorsunuz. Yani isinizi aksatmak ertelemek salmak gibi bir durumuz yok. Eğer devam etmezseniz geri gönderilirsiniz. Beni tanıyanlar tam da isini bulmuşsun diyecek. Doğru thanks god !Çocukları çok seviyorum spor yapmayı çok seviyorum onlarla birlikte ben de çok eğleniyorum… Bu da tamamen sizin kararınız binlerce proje var pazarlamadan ofise ,sosyal sorumluluktan gazeteciliğe kadar. Siz yapmak istediğinizi en çok faydalı olabileceğiniz projeyi araştırın ve bulun. Yoksa bu 6 hafta sizin için tam bir ölüm vurusu olabilir. Projeden projeye değişse de haftada 50 saatiniz çalışarak geçiyor…

Yani gezmeyi hak etmedik mi? Perşembeden başlıyorduk planları yapmaya. Portekiz’de ki tüm AIESECerlar buluşup gezmek için can atıyordu zaten. Whatsapp grupları hiç durmuyordu. Kimse sizi bir yere götürmek için zorlamıyor. Siz gitmek istediğiniz yere gitmek istediğiniz insanlarla gidiyorsunuz. Benim 4 hafta sonum vardı staj sürecimde. Ancak kafama koymuştum her yeri gezip listelerimi checkliyecektim ve emin olun Portekizli arkadaşlarımın hiç gitmediği yerlere bile gittim. Sadece her şeyi dengeleyerek yapmalısınız. En çok Brezilyalı arkadaşım Sarah’la anlaşıyorduk. Onunla Lisbon’dan Porto’ya Coimbra’dan Sintra’ya kadar her yeri gezdik. Biletlerimiz kalacağımız hosteller her şeyi bir gecede ayarlayıp düşüyorduk yollara. Sarah da endüstri mühendisi zeki bir kız, kafa dengi aklımız bir çalışıyordu her şeye. Minimum surede rahatlıkla maximum eğlenceyi yakalayabiliyorduk.3 farklı hostel’de kaldık birçok farklı ülkeden insanla arkadaş olduk. İnanılmaz hatıralar güzel anlar biriktirdik. Hafta sonlarının canına okuyorduk adeta. Günün sonunda da okyanusun serinliğiyle rahatlıyor günbatımını da izlemeyi eksik etmiyorduk arkadaşlarımızla. Portekizliler eğlenmeyi çok seviyor. Gece hayatı brezilya müzikleriyle Latin danslarıyla geçiyor biz de durur muyuz? Tabi ki hayır!! Beni bilenler küçüklükten bu yana dans etme askımı bilir. Bu koşuşturma arasında sörf yapmayı bile öğrendim mesela.2 yıldır hayalimdi. Her seferinde’ Anne bak görürsün bir gün okyanusta sörf yapıcam’ derken gerçek olmuştu bile. Hayat değiştiren tecrübe dedikleri bu olsa gerek.

Hic mi kötü denilebilecek şeyler olmadı tabi ki yasadım. Stajda çok çalışmaktan yorulup trende uyuyakaldığım, Lisbon’dan dönerken patronumun ise geleceksin yazısıyla irkilerek tren istasyonunda sabahladığım, kapıda kalıp çaresizce sadece beklediğim, son gün cüzdanımı kaybettiğim ve 5 Euro’yla havalimanına kadar idare etmeye çalıştığım tabi ki oldu. Elbet sizinde olacak ancak hepsi sizlere şuan bende olduğu gibi tebessümle anacağınız harika tecrübeler olarak kalacak.

AIESEC anılarım bu anlattıklarımla sınırlı değil elbet, yazdıkça yazasım anlattıkça anlatasım geliyor bu unutulmaz anları. AIESEC’in sınırlar yok! Sınırları SİZSİNİZ! Ne demiştim hayal edin umun ve gerçekleştirin!!Belki siz de bir gün bu projelerden birine gönül vererek Porto’da Dom Nehri kıyısında Port Vine’ınızı yudumlar, Lisbon Barro Alto gecelerinde kaybolur veya Aveiro’da Costa Nova sahillerinde okyanusla birleşirsiniz. Neden olmasın?

Selen Kocaoğlu, İstanbul Asya

Gözlerinden Dünya Fışkıracak

Artık “Şimdi ne yapacağım?” diye düşünmekten uykuların kaçamayacak! Nereden başlayacağını bilmediğin günler geride kaldı! Yapacağın stajla kendini yeniden keşfedecek ve dünyanın bambaşka yerlerine yelken açacaksın! İşte Global Talent olduğunda kazanacağın avantajlar!

Yeni Fikirler

Yurtdışında görüp yaşayacağın her bir tecrübe, iş hayatında sana yeni ufuklar açıp, yeni fikirler üretmende yardımcı olacak. Ortaya attığın yeniliklerle herkesi dikkatini çekecek ve yabancı pazarlar hakkındaki bilgin herkesi şaşırtacak!

Pratik

Dört yıllık üniversite hayatın boyunca öğrendiklerini kullanıp artık teorik bilgini pratiğe dökeceğin bu staj hayatını değiştirecek. Kağıt üzerinden kalkıp canlanacak olan becerilerin ve daha da öğrenip üzerine ekleyeceklerin seni bile şaşırtacak!

Dünya Vatandaşlığı

Dünyanın öbür ucunda bilmediğin bir kültürün içinde yapacağın bu stajla artık sen de gözlerini açacak, yepyeni ufuklar keşfedeceksin. Dünya sorunlarıyla yakından ilgilenip sen de elini taşın altına koyacak, önyargılarından kurtulacak ve iş yerlerinde aranan, ihtiyaç duyulan o çalışan olacaksın!

CV’de Avantaj

Yeni mezun sınıfına girdiğinde iş başvurularını yaparken bomboş bir CV vermeye senin de için el vermeyecek! Tam zamanlı çalışırken bir yandan da dil gelişimini tamamladığın bu staj sonunda başvurularını dertsiz tasasız yapacaksın! Yurtdışında edindiğin deneyimlerin CV’nde parlayacak!

Tecrübe

Kendi çalışma alanını yabancı pazarlarda görerek tamamen farklı bir ülkede yaşayacağın bu deneyim hayatının tecrübesi olacak! İçindeki lideri keşfedecek, girişimci ruhunu ortaya çıkaracak bu tecrübeyi yaşayıp ülkene geri döndüğünde gözlerinden dünya fışkıracak!

 

Yurt Dışında Staj Yapmak İçin Beş Geçerli Sebep

Sen de mezun olduktan sonra CV’ne farklılık katmak isteyenlerden misin? CV’ne ekleyebileceğin normal bir staj yerine yurt dışı stajı ekleyip, farkındalık yaratmak istiyorsan, işte sana yurt dışında staj yapmak için beş geçerli sebep!

CV ‘ne Ayrıcalık Kat!


Mezun olduktan sonra cv’nde farklıllık yaratmak artık çok kolay. Yurt dışı stajı tecrübesiyle hem cv’ne hem de kendine katacağın bu farklı deneyim sayesinde birçok kişinin önüne geçebilirsin.

Yabancı Pazarlara Açıl!

Yoğun bir rekabetin olduğu bu dönemde yabancı pazarlara açılmak, tecrübe ve bilgilerinle bu alanda yapacağın pratik, daha kapsamlı bilgilere ve tecrübeye sahip olmanı sağlayacak. İş hayatında öne süreceğin yeni fikirler seni vazgeçilmez yapacak!

Kültürel Donanımını Geliştir!

Staj yapmanın yanı sıra yurt dışında olmak ve yeni, farklı kültürlerle birada yaşamak sana farklılık ve farkındalık kazandıacak. Olaylara bakış açını değiştircek bu perspektif, iş alanındaki sorunlara veya olaylara faklı bir düşünce tarzı getirecek.

 Yabancı Dilini Geliştir!

İki yabancı dilin bile yetersiz olduğu bu dönemde, farklı bir ülkeye gidip staj yapmak, yabancı dilini geliştirmekle birlikte, dili nasıl kullanman gerektiğini de sana göstermiş olacak. İçinde bulunacağın iş ortamıyla birlikte dili kullanmayı öğrenip, bolca pratik yapabileceksin.
 

İçindeki Lideri Keşfet!

İçinde bulunan, belki farkında bile olmadığın lideri keşfetmek için çok güzel bir yol olan Global Talent yurt dışı staj programı ile sınırlarını aş, içindeki lideri gör ve iş hayatına binlerce tecrübe kazanmış olarak devam et!

Hayat Şimdi Başlıyor!

Diplomanı aldığın an adım attığın dünyanın büyüklüğü ve gerçekliği seni korkutmasın. Artık dik durmanın ve kendi ayaklarının üzerine basmanın vakti geldi! Yürüdüğün yolda yavaş yavaş ilerlemeli, temelini sağlam atmalısın. İşte yapacakların!

Yabancı Dilini Hallet

Artık iş dünyasında sorulmaya bile gerek duyulmayan, zaten olması gereken gözüyle bakılan yabancı dil gerçeği önünde sorun olmamalı artık. Bunu zaten halletmiş bir şekilde yola koyulursan ilerisi daha ferah görünecek!

Kendini Geliştir

Yeni kültürler öğrenip dünyanın bilinmeyenlerini keşfetmek sana yepyeni tecrübeler kazandıracak. Öğrendikçe daha fazlasını isteyecek ve yaşadıkça paylaşmaya doyamayacaksın. Dünyadan bir haber olmadığını anladığında artık sen, eski sen olmayacaksın!

Farklı Bak

Yeni bakış açılarına sahip olman seni hep bir adım daha ilerisine taşıyacak. Ne yaptığının bilincinde olarak sorunlara farklı çözümler üretebiliyor olman iş dünyasındaki en önemli avantajın haline gelecek. Ortaya attığın her yeni düşünce önce seni sonra çevreni geliştirecek!

Global Talent’a Git!

Hayallerini gerçek yapan kapıların kilidini açacak olan bu staj, hayatına yepyeni değerler ve renkler katarken unutulmaz tecrübeler edineceksin! Tam zamanlı çalışıp yabancı dilini en üst seviyelere çıkarırken, henüz yeni mezun olmana rağmen edindiğin bilgiler seni hep daha ileri taşıyacak!

 

CV’nize Katkı Sağlayacak 4 Şey

Mezun olduğunda aklına takılan en önemli konulardan biri oluşturduğun CV’nin niteliği ve niceliğidir. Senin gibi birçok mezundan farkın olsun istiyorsan yapman gereken 4 şey var

Yabancı Dil

Kendini bambaşka dillerde de ifade edebilen mezunların bir adım önde olduklarını eklememize gerek var mıdır bilmiyorum. CV’ne ekleyebileceğin her farklı dilin sana açacağı yeni kapıları tahmin bile edemezsin!

Kişisel Gelişim

Kendini geliştirmenin sağlayacağı katkılar sayesinde her daim bir adım önde olabilir, başarıya ulaşmanın hissini yaşayabilirsin. .Bir şeyleri başarmak için verdiğin mücadele sırasında karşına çıkan zorluklar karşısında ne kadar dik durursan sonunda o kadar mutlu olursun. Zorluklara rağmen başarıya ulaşmak seni mutlu ve güçlü hissettirir.

Uluslararası Farkındalık

Dünyanın sadece kendi etrafında dönmediğini fark eden kişiler yeterli farkındalık seviyesine yükselmişlerdir. Global çağda edindiğin bu farkındalık seni dünyanın birçok noktasına taşıyabilir. Sadece kendi sınırlarında değil, ulaşabildiğin her noktada gücüne güç katabilirsin.

Global Talent Tecrübesi

Yaşaman gereken bu tecrübe sana sunduğu alanlar ile hem dünyanın her hangi bir ülkesinde staj imkanı sunarak bir çalışma ortamı sağlar hem de farklı yetenekler kazandırır. Birçok alanda bir adım öne geçmeni sağlayacak bu program sayesinde hem liderlik yeteneğini geliştirebilir hem de CV’ne önemli katkılar sağlayarak geleceğine yön verebilirsin.

 

Girişimcilik Ruhu Taşıyanlara Altın Öneriler

Girişimcilik doğuştan kazanılan bir yetenek midir, yoksa sonradan edinilenlerden mi? Bu sorunun cevabını vermek oldukça güç. Ama bildiğimiz bir şey var ki, her insanda olmayan bu özelliğe sahip olan veya olmayan kişilere sunacağımız altın öneriler ile bir adım öne geçebilme şansı elde edeceksiniz!

Yeni Fikirler Oluşturun

Bilineni, yapılmış olanı taklit etmek ne sana yakışır ne de girişimci ruhuna. Farklılıkları keşfederek sunacağın yenilikler seni kopyalamak fikrinden kurtararak, keşfedilmeni sağlayabilir. Yeni fikirler ortaya koyarak, yaratacağın girişim katkısını dört gözle bekleyen yatırımcılar olduğunu unutma!

Güncel Olun

Dünyada olup bitenden haberin mi yok? Aklındaki fikrin uygun olup olmadığını mı merak ediyorsun? Yarışta kalmak için güncel olmaktan başka şansın yok. Geriden geldiğin sürece arkada kalmaman olası bile değil!

Uluslararası Farkındalığı Yakalayın

Tüm dünyaya etki edecek bir fikrin olduğunu düşünüyor, ama bir türlü kabuğundan sıyrılamıyor musun? Büyük resmi görmeden, fikrinizin etki alanını planlayamaz, başkalarından birkaç adım önde olamazsınız.

Global Entrepreneurs Olun

Global Entrepreneurs 3-4. sınıf öğrencilerine ve yeni mezunlara yurt dışında start-upların dünyasına katılarak uluslararası bir profesyonel tecrübe edinme fırsatı sunmaktadır. Bu fırsat sayesinde girişimci ruhlarına katkı sağlamanın yanında 6-8 hafta boyunca birçok ülkede liderlik özelliklerinizi geliştirebilirsiniz.

Girişimciler İçin Anlamı Farklı Olan 5 Kelime

Potansiyelleri ve hayalleri farklı olan girişimcilerin hayatlarına indik ve onlar için farklı anlam ifade eden kelimeleri bulduk. Bu 5 kelimenin anlamlarını beraber inceleyelim!

İnovasyon

Bir çoğumuz için yeni yaratılan veya var olanı büyük ölçüde değiştirmek anlamına gelen bu kelime girişimciler için tamamen bir yaşam felsefi olmuş durumda. Kısacası “inovasyon” onlar için yaşam biçimi!

Steve Jobs

Günlük yaşantımızda kullandığımız bir çok ürünün yaratıcısı olduğunu bildiğimiz Steve Jobs girişimciler içinse tek kelime ile “üstat”.

İş Kıyafeti

Belirli kalıplara girmeyi asla kabul etmeyen girişimciler için takım elbise, kumaş pantolon veya gömlek gibi kavramların yerini kot pantolonları üzerine esprili tshirtlerden ibarettir.

Melek Yatırımcı

Bir çok insan için anlamının ne olduğu bile belirli olmayan melek yatırımcılar, girişimciler için yol gösteren, yardımcı olan önemli kişilerden ibarettir.

Uyku

Bizler için günde en az 7 saat olması gereken bu eylem onlar için gerekli ve olduğu zaman eyleme dönüşüyor.

 

Global Entrepreneur’lere Önerdiğimiz 7 Kitap

 

AIESEC’in 40.000’den fazla genç üzerinde yaptığı YouthSpeak anketine göre Z jenerasyonunun %51’i birgün girişimci olmak istiyor. AIESEC tarafından yürütülen Global Entrepreneurs programı sağladığı yurt dışındaki startuplarda staj fırsatıyla gençlere bu konuda ilk adımı atma fırsatı veriyor. Siz de girişimci mi olmak istiyorsunuz, Global Entrepreneur olmadan önce aşağıdaki kitaplara da göz atmanızı öneriyoruz.

 

Primal Leadership – Daniel Goleman

Primal Leadership, havalı başlığının yanısıra duygusal zekayı anlatan temel kitaplardan biri olarak biliniyor. .İnsanlarla empati kurmak ve onları anlamak üzerine düşündüğünüzden daha da etkiki olan klasik teknikleri öğrenmek istiyorsanız; Primal Leadersip’i okumanız gerekiyor. Yazarın nörebilim hakkındaki araştırmalarıyla daha da zenginleştirdiği kitap insanları anlama yeteneğinizi onlara liderlik etmenizde kullandığınızda nasıl daha güçlü hale geleceğinizi gösteriyor.

 

The Investment Answer-Daniel Goldie&Gordon Murray

Yatırım danışmanı Daniel Goldie ve Bankacı Gordon Murray’in 100 sayfadan bile az yatırımcılık rehberi, “The Investment Answer”, basit ve anlaşılır bir şekilde her yatırımcının yapmasını gereken 5 fikir üzerine odaklanıyor. İster tek başınıza ister bir profesyonel ile birlikte yatırım yapın, stokların, senetlerin ve nakitin nasıl pay edileceği ve malların ne zaman alınıp satılacağı gibi konularda fikre ihtiyacınız varsa bu kitap size göre.

 

Marketing: A Love Story- Bernadette Jiwa

Bernadette Jiwa’nın popüler blog yazılarını topladığı dijital çağda büyük pazarlama hakkındaki kitabı bu alanda ilginç yaklaşımlar sunuyor. “Marketing: A Love Story” iş dünyası ve girişimciliğe farklı bir yaklaşımı teşvik ediyor: bir şeyler satmayı bırakın ve hikayeler anlatmaya başlayın. Çünkü tüketiciler onlara ürünlerin nasıl pazarlandığının daha  çok farkında olduğu zaman; müşterinin gözünden görmek ve onlara ürünlerini satın alırlarsa aslında nasıl hissedeceklerini göstermek daha bir önem kazanıyor.

 

Strengths Based Leadership- Tom Rath

StrengthsFinder 2.0’ın yaratıcısı ekip bu sefer de yaklaşık 1 milyon takımın üzerinde yapılan çalışmalar ve liderlerle yapılan geniş kapsamlı 20,000’den fazla röportajdan sonra, liderlik hakkında birkaç büyük fikirle daha geliyor. Büyük takımları, büyük liderleri ve insanların neden onları takip ettiklerini öğrenmek için bu kitabı okumalısınız

 

 

How to Lie With Statistics- Darrell Huff

Bu kitap Bill Gates’de işe yaradıysa sizde de işe yarayabilir. İş dünyasının büyük ismi ve bir kitap kurdu olan Gates, Huff’ın 150 sayfalık istatistiklerin nasıl yanıltıcı olabileceğine dair olan kitabını yazın okunması gereken kitaplar listesine ekliyor. Kitap 1954’de yazılmasına rağmen, Gates size bu kitabın modası geçmiş hissettirmeyeceğinin sözünü veriyor. “How to Lie With Statistics” sizi daha zeki ve okuduğunuz şeyler hakında daha şüpheci hissettirecek.

 

Think and Grow Rich-Napoleon Hill

İlk olarak 1937’de ortaya çıkan Napoleon Hill’in bu motive edici klasiği 20 yıllık araştırma ve 40’dan fazla ünlü milyonerle yapılmış röportajların sonucu. “Think and Grow Rich” Andrew Carnegie, Henry Ford, Alexander Graham Bell, John D. Rockefeller ve Theodore Roosevelt gibi dünya tarihini değiştirmiş insaların başarılarının sırları açısından zengin ve kitabın içinde bulunan istisnai hayat dersleri hala günümüzle bağlantılıdır diyebiliriz.

 

Zero to One: Notes on Startups or How to Build Future- Peter Thiel

Yaşayan Tony Stark olarak bilinen ünlü girişimci Elon Musk’ın önerdiği kitaplardan biri olan Zero to One; bilyoner Paypal kurucusu Peter Thiel’in girişimcilik felsefesi ve Silikon Vadisi ile ilgili düşüncelerini içeriyor. Elon Musk’ın da dediği gibi: “Peter Thiel pek çok başarılı firmanın arkasındaki adam olmayı başardı, Zero to One ise bunu nasıl yaptığını anlatıyor.”

 

Yeni Bir Dünya Görüşü

Ben Mehmet Tutku Topbaş Yıldız Teknik Üniversitesi’nde İnşaat Mühendisliği öğrencisiyim. AIESEC ailesi ile 2015 Yazında gittiğim Global Enterpreneurship programı sayesinde tanıştım. Aile diyorum çünkü bu kurumun bana sağladığı misafirperverliği, bana kattıkları tecrübe ve faydayı ancak bir aile yapabilirdi.

Global Enterpreneurship programı isminden de anlaşılacağı üzere girişimciliği baz alan yeni bir program. Hal böyle olunca açıkçası ben de bir takım tereddütlerle gittim Belgrad’a fakat bu tereddütlerimin hepsinin daha ilk günden boş olduğunu anladım.  AIESEC’in bana kazandırdığı en büyük şey, çoğu insanın eline geçmeyen bir fırsat olan uluslararası bir ortamda çalışmak. Orada yaptığım işten size bahsedecek olursam da bir hostelde hem sosyal medya danışmanı olarak görevliydim hem de İngiltere ve Türkiye’deki turizm acentalarıyla iletişime geçerek Belgrad’daki hostelimize turist çekmeye çalıştım yani anlayacağınız oldukça sosyal bir işte görev aldım ve pazarlama yeteneklerimi geliştirdim. AIESEC’le gitmiş olduğum bu programın bana kattığı en büyük özelliklerden biri de iş ve eğlenceyi bir arada yürütebilmekti, zaten bizim oradaki sloganımız olan ‘Work Hard Play Harder’ da bunu özetler nitelikte.

Sadece iş anlamında değil sosyal çevre açısından da kendimi oldukça geliştirdim ve AIESEC tecrübemden sonra kendimi adeta bir dünya vatandaşı olarak görmeye başladım. Türkiye’de bulamayacağım birçok şeyi gördüm denedim. Çok eğlenceli ve sıradışı ortamlarda buldum kendimi hatta bununla ilgili bir anımdan bahsetmek istiyorum, bir gün Global Village (Herkesin kendi ülkesini temsil ettiği bir etkinlik) sonrası EP’lerin evine toplandık ve herkes kendi ülkesine ait yemeklerden getirdi aynı masada hem ton balıklı harisa, tantuni, salsa soslu tortilla, Sırp lazanyası, Brigadiero, Greçka, Ouzo, Rakija ve daha ismini sayamadığım bir sürü yemek ve içecek çeşidi vardı. Ben böyle sıradışı bir ortamı bir daha asla bir yerde bulabileceğimi düşünmüyorum.

Ve herkese Global Entrepreneurs programına katılmayı tavsiye ediyorum. Hayata bir kere geliyoruz, mutlaka tecrübe edilmesi gereken bir şey olarak görüyorum ben AIESEC’i. Tecrübemden sonra tamamen farklı bir insan olduğumu rahatlıkla söyleyebilirim, iki ayda bana kattığı gelişimler kesinlikle olağanüstü. Umarım tekrar böyle bir programa katılabilirim çünkü cidden çok sık rüyalarıma giriyor Sırbistan’da yaşadıklarım.

 

Mehmet Tutku Topbaş, İstanbul

 

Global Talent ile Rusya Tecrübem

Global Talent Stajımı Rusya’nın başkenti Moskova’da Eruditor Grup’a ait bir start-up firması olan PROFI adlı e-ticaret firmasında gerçekleştirdim. Türkiye Pazarı’ndaki stratejilerine yön verebilmek için gerekli olan fizibilite projesininden sorumlu olarak çalıştım.

Digital Pazarlama hakkında bir tecrübem olmaması ilk başlarda zorluk yaşayabileceğimi düşündürse de çalışma arkadaşlarımın daha ilk günden bana olan ilgilileri ve sıcakkanlı tavırları sayesinde kısa bir sürede sektöre ve firmaya adapte olabildim. İnsanın kendini en iyi zorluklarla karşılaşıp üstesinden gelmek zorunda olduğunda tanıyor. Başarmaktan başka bir şansınız olmadığında sınırlarımızı zorlayarak aslında ne kadar güçlü ve yetenekli olabileceğimizi tecrübe edebiliyoruz.

Yaşamış olduğum bu tecrübe benim için basit bir stajdan ya da standart bir firmada sıradan bir iş tecrübesinden çok daha fazlasıydı. Projeye liderlik etmek, yapmış olduğumuz çalışmalar ve analizler doğrultusunda firmanın geleceğine yön verecek kararlar almak, Global Talent olmanın basit 2 kelimeden çok daha fazlasını anlamına geldiğinin en basit göstergesiydi.

7-8 senelik bir start-up firması olması nedeniyle CEO’sundan tüm çalışanlarına yaş ortalaması düşük, Moskova’da iş dünyasının merkezi bir lokasyonda, aşırı modern bir ofiste, sadece Rusya’da ya da Türkiye’de değil Dünya’da çok az kişinin çalışma fırsatı bulabileceği bir çalışma ortamına sahip PROFI ofisinde çalışmak değer katan bir tecrübeydi.

Ortak bir dil konuşabildiğimiz iş arkadaşlarım dışında ofiste bulunan herkesle empati kurarak birbirimizi anlayabilecek noktaya gelebilmemizi sağlayan bu modern ofis ortamı çalışanları arasındaki iletişim sınırlarını ortadan kaldırarak ofis içi mutluluğu ve verimliliğini arttırmak isteyecek birçok firmaya örnek teşkil edecek nitelikteydi. Böyle bir ortamda kültürel farklılıklar, yabancı dil faktörleri ve kişisel özellikler olarak ne kadar birbirimizden farklı olsak da temelde bu farklılıkların bizim zenginliğimiz olduğunu anlayabiliyorsunuz. Farklı milletler, onların kültürleri hakkında kendi kendimize nedensizce oluşturduğumuz önyargıları kırarak, insanlar arasındaki en güçlü bağı yaratan sihirli değneğin iletişim olduğunu görebiliyorsunuz.

Benim için en heyecan verici noktalardan bir tanesi de AIESEC’de aktif olarak yer aldığım sürecte öğrendiğim pozitif etki etme faktörünü iş hayatına taşıma fırsatı yakalayabilmekti. Rus bir firmanın Türkiye’de yapacağı yatırımlar doğrultusunda her iki ülkede de kendi dışımda birçok kişiye fırsatlar sağlanacak olması ve bunda çok ufakta olsa bir katkımın olacağı her şeyden öte, verilen emeğin bir işe yarayacağını bilmek beni yaptığım işe daha fazla motive eden faktörlerdendi.

Ayrıca, Moskova gibi kültür açısından çok zengin, tarihin, sanatın ve modern hayatın etle kemik gibi kaynaştığı bir şehrin merkezinde yaşamak başlı başına bir tecrübeydi zaten. Her sabah Kızıl Meydan’ın içinden geçerek Kremlin’in yanından Dünya’nın en ihtişamlı metrolarından biri olan Moskova Metrosu’yla işinize gitmek tarif edilemez ancak yaşanarak anlaşılabilecek bir zevk.

Rus kültürü hakkında daha fazla bilgiye sahip olabilmek, lokal arkadaşlar edinip güncel olayları onların bakış açısından dinlemek, Rusça gibi milyonlarca kişinin konuştuğu bir dili öğrenmek, Sibirya Ekspres ile ülkenin bir ucundan diğer ucuna Rusya’nın kültürel zenginliklerine yolculuk etmek de cabası. Global Talent tecrübesi yaşamayı düşünüp hala tereddütleri olan arkaşlara nacizane tavsiyem hayatınızda büyük değişimlere yapmak için şimdi en doğru zaman.

Bu dünyada iz bırakan insanların çoğu,uslu uslu oturmayan,akıllı-uslu öğütleri dinlemeyen ve kendi kararlarını kendisi verip kendi yolunu çizenler, gemilerini (hatta bazen kendilerini) yakmaktan korkmayanlardır. Yaşam büyük ve güvenli gemilerle sakin bir gezi mi, yoksa kendi teknenizle soluk soluğa bir yolculukta mı olmak bunun seçimi size kalmış.

İsmail Keşlikli, Adana