Eğer Fikrin Varsa Gerçekleştirmek İmkansız Değil

Merhabalar,

Ben Çağla AKBAŞ. Marmara Üniversitesi Endüstri Mühendisliği 2.sınıf öğrencisiyim. Bu yaz AIESEC aracılığıyla Global Entrepreneurs programı dahilinde Hindistan’a bir start-upta çalışmak üzere Marketing Stajyeri olarak gittim. Kendimi en çok geliştirdiğimi hissettiğim, potansiyelimin farkına vardığım, bambaşka bir kültürü tanıma fırsatı bulduğum, hayatımın en dolu dolu ve beni ben yapan tecrübesiydi.

Çalışmış olduğum start-up tüm enstitülere, okullara ve üniversitelere ulaşıp mezunlarıyla bağlantı kurmalarını, var olan bağlantıyı sağlamlaştırmalarını sağlayarak Hindistan’daki eğitim sistemini güçlendirmeyi hedefliyor. Bu amaçla enstitülere danışmanlık yapıyor, Mezunlar Ofisi kuruyor, mezunlarla ilişkiler hakkında okul müdürleri ve dekanların katılımıyla konferanslar düzenliyor ve mobil ortamda mezunlarla ilişkileri güçlendirmek adına her enstitüye özel bir Mezunlar Uygulaması sağlıyor. Ben de bu eşsiz start upta pazarlamadan sorumluydum. Stajyer demek eksik kalır bence, çünkü iş tanımlarına ve start up ortamına bakılırsa sorumluluklarım oldukça fazla ve tatmin ediciydi. Firmanın sosyal medya kanallarını aktif tutuyor, çeşitli bloglar yazıyor, aylık online gazete çıkarıyor, düzenlediğimiz Mezunlarla İlişkiler Konferansı için partnerler ve sponsorlar bulup okul müdürleri, dekanlar, profesörler ve Mezunlar Derneği Başkanları ile konferans için iletişime geçiyordum. Hindistan’ın en ünlü kariyer dergilerinin editörleri ve gazeteciler ile iletişime geçip, kendi dergi ve gazetelerinde yayınlamaları üzerine mezunlarla ilişkiler hakkında içerikler oluşturdum. Viral video çalışmam ise tecrübemi unutulmaz yapan noktalardan biri. Bunların dışında sorumlu olduğum şey de marketing stratejilerini oluşturmak, büyümek için büyük düşünmek ve bu doğrultuda aksiyon adımları atmaktı. Çünkü bir start upta çalışmak, bir ailenin parçası olmak her zaman inovasyon ve yaratıcı düşünmeyi gerektiyor. Dünyadaki iyi örnekleri araştırıp makaleleri okurken ve Hindistan’ın eğitim sistemini güçlendirmek adına çalışırken aynı ihtiyacın bizim ülkemizde olduğu düşüncesiyle tecrübem boyunca Türkiye’deki ve Kıbrıs’taki üniversitelere ulaşmaya ve mobil uygulamadan bahsetmeye çalıştım. Tecrübemi mükemmel kılan etkenlerden biri de şu an 10’dan fazla üniversite ile iletişimde olmamız. Şu an firmanın hedefi Türkiye pazarında büyümek. Şimdi tekrar oturup düşünürsek Türkiye’deki hangi büyük firma bize bu iş tanımlarını sağlıyor ve potansiyelimizi keşfetmemizi sağlayan bir alan tanıyor? Bu start upta çalışmak sanırım benim için bir kilometretaşı, düşüncelerimi değiştiren, vizyonuma maksimum katkıyı sağlayan, hedeflerimi ve fikirlerimi gerçekleştirebileceğim inancını veren hayatımın mükemmel tecrübesiydi. O firmada çalışan 7 kişinin tutkusunu, cesaretini ve inançlarını görmek, iliklerime kadar hissetmek ve o aile ortamında vizyonumuz doğrultusunda tutkuyla çalışmak beni değiştirdi, dediğim gibi beni bugünkü ben yaptı.

Hindistan’dan uzun uzun bahsetmeyeceğim, yoksa bu yazı hiç bitmez. Yüzlerce kültürün aynı ülkede barındığı ve farklılığa rağmen insanların birbirlerine ve kültürlerine saygı duyarak yaşadığı, baharatlı, bir o kadar da zengin yemek kültürlerinin barındığı, rengarenk kıyafetleriyle ve doğal güzellikleriyle bu ülke gerçekten bir harika. Kesinlikle tecrübe edilmesi, görülmesi gereken bir ülke. Hindistan anlatılmaz, yaşanır.

İyi ki böyle mükemmel tecrübeyi böyle mükemmel, böyle farklı bir kültürde yaşama fırsatı buldum. Yaşadığım her kültür şoku, ofisteki her günüm benim için çok değerli, çünkü onlar beni geliştirdi, onlar beni değiştirdi. Şimdi gerçekten kendimi bir “Global Entrepreneur” olarak tanımlıyorum. Kesinlikle herkesin start-up kültürünü yaşaması, ülkemizin ve dünyamızın ihtiyaçlarının farkına varıp fikirlerini, hayallerini gerçekleştirmeleri için bir adım atması gerekiyor. Ben orda gördüm ki eğer bir fikrin varsa gerçekleştirmek imkansız değil, hele bir start-upta asla!

Çağla Akbaş, İstanbul

 

 

 

Artık Sıra Sende

Bir şeylerin değişme vakti geldiğini sen de biliyorsun! Okulunu bitirdin, büyüdün ve iş hayatına atılman gerekiyor. Hala bir şeylerin tam olmadığını hissetmen çok normal! Şimdi eksik yerleri doldurup sıranı devralmanın zamanı! İşte yapman gerekenler!

Yaşadığını Hisset

Etrafında olan bitenin farkında olarak gerek mutlulukları gerekse sorunları paylaşma adımını attığında daha bilinçli hissedecek ve bir şeylerin değişmesine liderlik edebildiğini görebileceksin. Senin bir dokunuşun başkalarının ilk adımı olacak!

Kendini Geliştir

Olmak istediğin yere gelebilmek istiyorsan, sıranın geldiği o an artık kişisel gelişimini tamamlamış olman gerekiyor. Yabancı dil seviyenin yeterli olması da artık şart. Sorumluluk sahibi bir birey olduğunu gösterip, profesyonel çalışma hayatına hazır ol!

Farklı Bakış Açıları Kazan

Mümkün olduğunca yeni kültürler öğren! Zorluklara göğüs germeyi öğren ki senin sıran geldiğinde sendeleme! Yepyeni fikirler ortaya atma görevini sen üstlen ve her konu hakkında farklı bakış açılarına sahip ol! Yabancı pazarlardaki çalışma alanlarını keşfet ve vazgeçilmez ol!

Yeni Tecrübeler Edin

Gerçek adımını atmaya hazır olduğunda geçmişinde deneyimler biriktirdiğin anların olsun! Teoride aldığın bilgilerini çoktan pratiğe dökmüş ol ki çalışma alanına yabancı olmadığını kanıtla! Bu yolda ilerlerken kazandığın tecrübeler en değerli silahın olacak!

Global Talent’a Git

Yurt dışında tam zamanlı ve maaşlı çalışarak yapacağın bu staj sende bambaşka ufuklara kapılar açacak! Yabancı pazarın içinde, yabancı dilini geliştirmene yardımcı olurken bir yandan da seni çalışma hayatına hazırlayacak en önemli tecrübelerini kazandıracak! Hazır sıra sendeyken bu fırsatı sakın kaçırma!

 

Ve İşte Buradaydım ! Harikalar Diyarı Hindistan’da!

Hep o merak ettiğim, hepimizin hafızalarında “İnanılmaz Hindistan” olarak yer etmiş bu büyülü toprakların inanılmazlığını keşfetme şansını yakalamıştım. Burada beni bekleyen maceralardan habersiz, heyecanla ve bir o kadar da merakla kendi hikayemi yaşayamak için sabırsızlanıyordum. Ve hazırdım !
Hindistan benim için, dünya üzerinde var olan başka bir dünya! Hergün bambaşka yeni hikayelere uyandığınız bir yer. Hergün farklı rengini gördüğünüz bir gökkuşağı. Orada aldığınız her 20 kmden sonra, kültür, dil, inanç, gelenekler, dans figürleri, yemekler ve daha pek çok yapı değişiklik göstermeye başlıyor. Bu sayede her gün öğrenecek, kendinize katacağınız yeni bilgileriniz , biriktireceğiniz yeni anılarınız oluyor. Ama değişmeyen tek şey insanlarının sahip olduğu sevgi! O kadar sevecen, yardımsever ve sahiplenen bir yapıları var ki ! Size kocaman bir kucak açıyorlar hangi ırktan, hangi inançtan , hangi kültürden olduğunuza bakmaksızın! Çünkü insanı çok seviyorlar. Ve de en güzeli, size kendinizi evinizde gibi hissetmekten başka bir seçenek kalmıyor orada.
Ben Hindistan’da 1 sene boyunca bir IT firmasının satış bölümünde uzun dönem staj yaptım. Ve burada IT sektöründe öğrenebileceğim en güzel ve en değerli bilgileri öğrendiğime inanıyorum. Hindistan IT sektörünün anayurdu gibi. IT sektöründe çalışıp, kendisini bu alanda geliştirmek isteyen herkes için burası bir cennet.
Ve benim için de kesinlikle öyleydi!
Himalaya Dağları’nın eşsiz manzarası eşliğinde yaptığımız yamaç paraşütü,
Ganj nehrinde yaptığımız rafting,
Masallardaki gibi ihtişamlı 4 gün süren renkli düğünler,
Evimizin bahçesini paylaştığımız inek ve maymunlar,
Sabahları işe giderken bizi pür sevgi ve nezaketle bezenmiş günaydınları ile selamlayan komşular,
Kendimizden geçercesine dans ettiğimiz o eğlenceli Hint müziği ve dansları,
Hala o güzel acısını ve baharatını damağımda hissettiğim birbirinden lezzetli Hint yemekleri,
Çöldeki gün batımı,
Sokak ve insanların renkten renge büründüğü göz alıcı festivaller,
Ve de en önemlisi farklı kültürlerden de olsak hepimizin “bir” olduğu oradaki biricik ailem.
Hepsi benim için her zaman hayatımın çok değerli ve vazgeçilmez birer parçası olarak kalacak.
Hala unutulmazların yaşandığı bu güzel topraklar hakkında paylaşılacak o kadar çok şey var ki! Çünkü Hindistan’ın hepimize anlatacak çok şeyi var. Ama en güzeli, sizin ona gidip, size fısıldayacağı kendi hikayenizi ondan duymanız olacaktır. Kendi hikayenizde Hindistan’ın o büyülü güzel atmosferinin hep sizinle olması dileğimle.

 
Melike Derya, Adana

 

Tropikal bir Global Talent Tecrübesi

AIESEC ile 2009 yılında tanıştım. Adana şubesinde bir  sene üyelik ve proje sorumlusu ,bir senede projeler koordinatörlüğü pozisyonlarında görev aldım. Daha sonra  yurtdışından ülkemize getirdiğimiz katılımcılar gibi bende yurtdışına gitmeye ve onlara burada yaşattığımız bu muhteşem tecrübeyi yurtdışında yaşamaya karar verdim.

AIESEC sisteminden birçok firma ile bağlantı kurdum ve birçok firma ile mülakat tecrübesi yaşadım. Daha yurtdışına gitmeden kendimi uluslar arası bir insan olarak hissetmeye bu aşamada başlamıştım. Ülke olarak  sabit bir tercihimin olmaması beni seçim yaparken daha özgür hissettirdi.  Yunanistan, Pakistan , Japonya , İtalya ve Endonezya’dan firmalar ile görüşmeler yaptık. Endonezya da bir gıda firması marketing ve business development alanları için birini arıyordu. Daha önce Türkiye’de staja gelen, AIESEC üyesi olmayan fakat ülkesine döndükten sonra orda ki  şubesinde başkan olan bir Endonezyalı arkadaşımın da beni çağırmasıyla seçimimi Endonezya’dan yana yaptım ve başkenti Jakarta’ya  gittim.

Jakarta havaalanına indiğimde heyecan çoğalmıştı.On altı saat süren uçak yolcuğu bile farklı tecrübeydi benim için. Varış saatimi yanlış bildirmeme rağmen; ben geldim  buradayım dediğimde bir grup AIESEC üyesi uzaklığa rağmen en kısa sürede gelip beni karşıladı ve yalnız bırakmadılar. O an anladım ki dünyanın neresinde olursa olsun  kişilerin birbirini önemsediği ve yalnız bırakmadığı dostça bir topluluktu AIESEC. Daha sonrasında beni kalacağım aile evine yerleştirdiler. O kadar sıcakkanlı ve güzel bir karşılama yaptılar ki sanki kendi evime gelmiş gibiydim. Ertesi gün çalışacağım şirkete bir AIESEC üyesiyle birlikte yola koyulduk.

Şirkete girdiğimde herkes benimle tanışmak için bekliyordu şirket sahipleri beni herkesle tek tek tanıştırdı şirketin 3 katını da benimle birlikte gezdiler ve  bana kısımları tek tek tanıttılar. Daha sonra bana çalışacağım masayı gösterdiler ve yarın tam olarak başlamamı istediler. Başlangıçta gidiş geliş sıkıntısı yaşamamam ve daha rahat adapte olabilmem  için şirketin bir aracıyla bir hafta boyunca işten eve evden işe şöförle yolculuk yaptım. Daha sonra toplu ulaşım araçlarıyla ulaşımımı gerçekleştirdim.

Şirket bünyesinde ki birçok  bölümde çalışma ve kendimi geliştirme imkanı bulmak güzeldi. Marketing için gittiğim firmada birçok bölümde aynı şekilde çalışma fırsatı buldum. Aynı zamanda şirket içinde İngilizce konuşmakta zorluk çeken çalışanlarla sürekli pratik yapıyor ve onları da eğitiyordum.  Şirketi temsilen uluslar arası bir fuara yanımda 3 kişi ile gönderildim ve orda şirketi tanıtıcı çalışmaları gerçekleştirdik.  Gene şirketin davetli olduğu çok özel bir yemeğe  şirket sahipleri beni de götürdüler. Orda  çok önemli siyasiler ve diplomatlarla tanışma şansını kazandım ve bu gerçekten de çok farklı bir tecrübeydi. Ülkesinin şimdiki başbakanıyla orda AIESEC in bana sunduğu fırsat sayesinde tanışma imkanım oldu. O gün orda tanıştığım ve kartvizitlerini aldığım başka firmalar ülkeme geri dönme zamanım gelince benle  iş konusunda görüşmek istediklerini iletmişlerdi, karşıma çok güzel fırsatlar çıkmıştı.

Bütün bu yazdıklarım tamamen profesyonel tecrübeler ve iş hayatında yaşadıklarım fakat bunla bitmiyor çünkü çalıştığınız kadar gezmeye de vaktiniz oluyor. Yaklaşık 7 tane ada gezdim ve bugüne kadar görmediğim tatmadığım lezzetleri denedim, televizyonlarda veya akvaryumlarda gördüğümüz rengarenk balıkların içinde yüzdüm, ellerimle fil besledim ve kucağımda bir aslan yavrusu sevdim. Hayal bile edemeyeceğim birçok şeyin aslında hayal olmadığını ve ulaşmanın kendi elimde olduğunu görmüş oldum. Orda sizin gibi olan diğer  AIESECliler ile kurduğunuz dostluklar geçirdiğiniz güzel vakitler ve ömür boyu unutamayacağınız çok güzel anılarınız sizlerinde olsun istiyorsanız vakit kaybetmeyin. Geçen her vakit kaçırdığınız güzel bir tecrübe olabilir…

Rıdvan Dinç, Adana

 

 

 

Hindistan’da Global Talent Olmak

AIESEC ile tanışmam 2013 yılında başladı. Okuduğum okul olan İzmir Ekonomi Üniversitesi’ne gelen AIESEC yetkilileri Global Talent programı tanıtımı yapıyorlardı. Çok ümidim yoktu açıkçası,fakat kayıt oldum ardından bunu yazılı ve sözlü İngilizce sınavları takip etti ve her nasılsa 2013 Aralık ayında kendimi Hindistan Mumbai ‘de bulunan IT devi Directi ile Skype mülakatı yaparken buldum. Düşündüğüm ülkeler daha çok Avrupa ülkeleri idi ama Hindistan’a bir şans vermek istedim. 2014 Ocak ayında Hindistan’da idim. İlk başta gerek kültür gerekse yaşayış beni çok zorladı ama bu benim için bir mücadele haline gelmişti bile. Yapmış olduğum kickbox sporundan yola çıkarak savaşmayı bırakmamam gerektiğini ve sabretmem gerektiğini kendime tekrarladım durdum. Lakin 2-3 ay sonra bu şehre Hindistan’ın sıcakkanlı çocuksu insanlarına ve rahatlığı öyle bir alıştım ki. Kendi kendime sordum tamam burada belki hayat boyu yaşanmayabilir fakat ben Türkiye’ye geri dönmek istemiyorum. Şirketteki çalışmam bittikten sonra bile bu güzel ülkeye geri dönüp 5 ay daha kaldım. Şuan bile hala gitmek istiyorum. Şirketim benim için gitmemdeki en büyük faktördü. Hindistan’ın ve aynı zamanda Asya’nın en büyük IT şirketi olan Directi’da kurumsal hayatın ve ofis yaşantısının nasıl olduğunu çok daha iyi gözlemledim. AIESEC’e bana bu fırsatı verdiği için çok teşekkür ederim.

Yavuz Bayral, İzmir

 

Gerçek Bir AIESECer Olma Aşamaları

Çekingenlik

Yeni üye olmanın heyecanıyla “nereye düştüm ben?” deme aşamasıdır. AIESEC terimlerine, işleyişe ve insanlara yabancısındır. Bu nedenle ürkek ve geri planda kalabilirsin ama sakın korkma! Liderlik yolculuğuna ilk adımı atmış oldun…

 

Sorgulama

Etrafında ne olup bittiğini anlamaya çalıştığın kısa bir süreç olacak. AIESEC’in vizyonu nedir? Bu vizyonu nasıl gerçekleştirmeye çalışıyorlar? Bu kurumda liderlik gelişimi nasıl sağlanıyor? Bütün bu soruları sormaya başlayacaksın. İçinde bulunduğun şubenin geleneklerini, AIESECer olmanın ne demek olduğunu yavaş yavaş anlayacaksın.

 

Uygulama

Artık sen de tam anlamıyla bu ailenin bir parçası oldun! Yabancı hissettiğin günler geride kaldığına göre, AIESECer olmanın keyfini çıkarabilirsin.  Takım arkadaşlarınla ve takım liderinle kuracağın ilişki iş hayatına şimdiden adapte olmanı sağlayacak bir tecrübenin başlangıcı olacak. Karşına çıkabilecek sorunlara ne gibi çözümler üretebilirim diye düşünürken, iş hayatının kısa bir simulasyonunu yaşıyor olacağını aklından sakın çıkartma!

 

Cesaret

Gördüğün eksikleri söylemekten, söz almaktan, topluluk içinde konuşmaktan çekinmediğin, böylece tüm sorunlara takım arkadaşlarınla birlikte çözümler üretebileceğin, kendini rahatlıkla ifade edebildiğin yepyeni cesur kimliğine merhaba de!

 

Liderlik

Takım liderliğini tecrübe ederek bir grubu nasıl ortak bir dil ile bir araya getireceğini ve sorumluluk paylaşımı yapacağını öğrenecek ve bu gruba liderlik yapma deneyimini yaşayacaksın. AIESEC’ in sana katacağı en büyük avantajlardan biri olan bu deneyim özgüvenini yükseltecek ve başarılarının takdir edildiğini göreceksin.

 

Gelişim ve Değişim Hikayem

Öve öve bitirememişti arkadaşım, anlatırken tam sana, senin hayallerine uygun bir program demişti.  Gerçekten de öyleydi. Global, kurumsal, dünya sorunlarına duyarlı ve liderlik kavramını öğreten bir organizasyon duyunca da fazlasıyla ilgimi çekmişti.  Daha tanışma toplantısında evet ben de bir AIESECer olmalıyım demiştim. Biraz zorlu geçen mülakatlardan sonra kabul aldığımı duyunca inanılmaz mutlu olmuştum, artık ben de liderlik potansiyelimi geliştirerek dünyaya biraz olsun katkıda bulunabilecektim.

Ocak ayında başlamıştı benim değiştiğim ve geliştiğim o hikayem… Takım çalışması yapmak, şirket sahipleriyle el sıkışıyor olmak ve her sektör hakkında bilgi sahibi oluyor olmak bana iş hayatının ön izlemini göstermişti bile , bunun yanı sıra başkalarının hayatına etki ediyor olmaksa işimin en güzel tarafıydı.  AIESEC beni kişisel anlamda da çok değiştirmişti; sabretmeyi, zamanımı nasıl yöneteceğimi, paylaşmayı, takım dayanışmasını ve en önemlisi nasıl lider olacağımı ve takımıma bir yönetici olarak değil kendi potansiyellerini bulmalarında nasıl yol gösterici olabileceğimi öğretmişti. AIESEC bununla sınırlı kalmadı benim için ; Magic Steps adlı projenin organizasyon komitesi üyesi olarak çalışırken 15 farklı ülkeden bir çok dost edindim,hem onların hem de 150 çocuğun hayatına etki ettiğimi onlara eşsiz tecrübe sağladığımı gördüm.  Daha sonra çalışmamın ve verdiğim emeklerimin sonuçsuz olmadığını bir kez daha gösterdi AIESEC bana, şubemin de desteğiyle 20 ağustos ta Romanya’da düzenlenen uluslararası kongreye katıldım. Bu kongre benim dönüm noktam oldu. Burada birçok yeni şey öğrendim ve kattım kendime.  Dünyanın birçok yerinden eşsiz dostluklar edindim.  Birbirimize söz verdik orada, insanların hayatına tecrübe katmayı ve etki etmeye devam edecektik hiç yılmadan.  Oradan ayrılırken herkes buruktu belki ama şunu da biliyorduk hepimizin dünyanın bir ucunda yeni evleri aileleri vardı artık.  Ve daha önce hiç tanımadığım o insanlar bana hayatımın en güzel ve en tecrübeli  haftasını vermişlerdi.

Bugün dönüp geriye baktığımda bana bir çok şey kattığını  görüyorum,  devam edeceğini de biliyorum, bana her gün bu heyecanı yaşattığın için TEŞEKKÜRLER AIESEC.

 

Leyla Marieva, İstanbul Asya

 

AIESEC ile Değişim

Öncelikle biraz içinde bulunduğum durumla alakalı olarak ; 2 yıllık yeni bir üniversitede okumak pek de üniversiteli gibi hissettirmiyordu. Bir de hazırlık okuduğumu düşünürsek, sanki bir üst safhaya geçmiş biri yani üniversiteli gibi değil de lisenin devamını okuyormuş gibiydim.Yani lisede 5.sınıf varmış da ona geçmiş gibi hissediyordum AIESEC ile tanışmadan önce. AIESEC ile tanıştıktan sonra daha bir hareketli, daha bir eğlenceli oldu bulunduğum ortamlar benim için. Dahası olgunlaşmaya başladım, evet olgunlaştım bunu net bir şekilde söyleyebilirim ve böylece gerçekten bir üniversiteli gibi hissetmeye başladım bu sayede. Üniversite öğrencisi olmanın nasıl bir duygu olduğunu AIESEC ile tattım ben. Burada amacım okulumu küçümsemek falan değil tabii ki. Okulumdan gayet memnunum ama yeni bir okul olduğu için kulüpler dahi oluşmuş değildi henüz. Bu yüzdendir ki okulda yapabileceğimiz herhangi bir aktivite yoktu bizim için.
AIESEC bana çok fazla şey kattı. Kendime olan güvenim arttı, yapabileceklerimi yani kendi gücümü daha net görmeye başladım, olaylara bakış açım değişti ve çözüm odaklı olmayı öğrendim. AIESEC öncesinde şiir falan yazıyordum zaten ama AIESEC’e katıldığımdan beri daha bir yaratıcı daha bir üretken oldum. Genelde sakin olan zihin yapım tamamen değişti diyebilirim. Sürekli kafamda yeni fikirler yeni düzenler oluşuyor ve ben bu halini daha çok sevdim açıkcası. Sakinlik için boş bir zihin yapısındansa , yenilikler barındıran meşgul bir zihni tercih ederim. Her gün geliştiğimi ve ileriye doğru gittiğimi hissedebiliyorum. Ben ilerledikçe AIESEC’in de benimle ilerdiğini bilmek beni mutlu ediyor. İşte bu da benim AIESEC maceramın bir kısmı.
Dileğim ise bir gün herkesin AIESEC zihniyetine ve AIESEC vizyonuna sahip olması . . .
Ozan Ünvanlı, Adana

 

Liderlik Yolculuğum

AIESEC ailesine Ekim 2014 yılında katıldım. Bu zamana kadar hayattan elde edinebileceklerin sadece oturduğumuz sıralarda bize gösterilen şekilde olmadığını düşünürdüm.  Kendi adıma bir arayış da diyebilirsiniz. Bu yüzden İzmir şubesinin düzenlediği tanışma toplantısında buldum kendimi.  Daha sonra AIESEC yolculuğum Arkadaşımla Tanış projesinde organizasyon takım üyesi olarak yer almamla başladı. İyi ki dedirten tecrübe diyorum ben biraz da buna. Daha önce hiç karşılaşmadığınız, alışkanlıklarını, çalışma tarzlarını bilmediğiniz kişilerle aynı hedef uğruna birlikte hareket etmek. Biraz korkutucu gelebilir.  Ben de korkmuştum ancak takım arkadaşlarımla  “Hayat değiştiren tecrübe”lere ön ayak olabilmek, lise öğrencilerine gelişim ve değişim sağlayabilmek ve bunu dünyanın farklı yerlerinden bir amaç uğruna gelmiş gönüllülerle yapabilmek kendimdeki değişimi görmemi de sağladı.

Yolculuğum pazarlama takımında edindiğim deneyimlerle devam ediyor. Şu an bu departmanın şirketlerden sorumlu direktörlük görevini yürütüyorum. Aynı zamanda profesyonel olarak yapmak istediğim mesleği şu an gerçekleştiriyorum.  Her geçen gün daha önce yapamam dediğim şeyleri deneyimleyerek, kendi kararlarımı vererek,  daha önemlisi kendi yanlışlarımı yaparak…

10 aydır devam eden bu yolculuğumun en güzel kazanımlarından biri edindiğim dostluklar. Kendi gelişiminiz dışında öyle güzel insanlarla karşılaşıyorsunuz ki… Mutluluğunuzu, sıkıntılarınızı, sırlarınızı çekinmeden paylaşabileceğiniz… Burada yaptıklarımızın sadece görevlerden, iş tanımlarından ibaret olmadığını hatırlatan insanlarla daha sonra hayatınız boyu devam ettirmek istediğiniz nice dostluklar çıkıyor ortaya. Biliyorum ki o insanlar her daim orada olacaklar. Aynı AIESEC’in hayatımın hep bir yerinde kalacağı gibi.

 

Miray Kaplan, İzmir

 

Sen Bana İç Dünyamın Kapılarını Açtın AIESEC

Lisede hep dışarıdan izledim seni. Arkadaşlarımın anılarını dinledim, birlikte danslar edip keyifli anlar paylaştıklarına şahit oldum. Fakat hep uzaktım ve hiçbir zaman içine adım atmaya fırsatım olmadı. Ta ki üniversiteye geçene kadar… Artık büyümeye, bir şeyler yapmaya ve daha önemlisi artık insanları etkileyip etkileşime geçmeye hazırdım. Gözlerimi açmış, hiç bilmediğim bir şehirde elimden tutacak, beni ileri taşıyacak bir yer arıyorken tekrar gördüm seni. Aradığım yer sendin. Elimden tutacak, beni geliştirecek ve beni hayata hazırlayacak yer sendin. Sen bana iç dünyamın kapılarını açtın AIESEC.

Şimdi Ege Üniversitesi Sosyoloji bölümünde üçe geçmiş olan, geçirdiği zaman boyunca hem okuyup hem de seninle yeni ufuklar keşfetmiş bir Gizay taşıyorum benliğimde. Her biri bambaşka değerler katmış bir sürü yeni insanla birlikte belki hiç bilmediğim ve belki de onları tanımasam hiç öğrenemeyeceğim yepyeni bakış açıları kazandırdın bana bu süreçte. Omuz omuza çalışıp düşsek de kalkmayı öğrettiler bana. Kanımdan olmasalar bile canımdan olan insanlar kazandım. Üyelik dönemimin başında Giden Öğrenci Kurumsal Staj departmanında takım üyeliği yaptıktan sonra Pazarlama departmanında altı aylık bir üniversite öğrencileri tarafından sorumlu direktörlük görevi yaptım. Şu anda da yine Pazarlama departmanında Giden Öğrenci Kurumsal Staj kısmının direktörlüğünü yapmaktayım. Tüm yaşadıklarım ve tüm deneyimlerimle zaman içerisinde beni hayata hazırladın ve yaşayabileceğim zorlukların nasıl üstesinden gelebileceğimi öğrettin. Ama tüm bunları öğretirken bana yeni bir yuva oldun. Sen bana yeni bir aile kazandırdın AIESEC.

Şimdi geri dönüp baktığımda hayatımda olmasan olmayacak şeyler görüyorum. İçimde taşıdığım fakat bildiğim ya da bilmediğim tüm yönlerimi keşfetmiş ve hala keşfediyor olmamı sana borçluyum. Şimdi dünyaya bu kadar yakın hissediyorsam kendimi ve içimdeki lideri nasıl ortaya çıkarabileceğimi farkındaysam, yirmi yaşın getirdiği acemiliği değil de tüm dünyaya karşı duyduğum sorumluluğu hissediyorsam hepsi senin sayende. Etrafımda gördüklerime gözüm kapalı değilse artık ve bir ucundan da ben tutmaya yelteniyorsam, seninle büyümüşüm demektir. Beni yirmili yaşlarıma bu denli bilinçli başlattığın ve bu hayata hazırladığın için teşekkür ederim. Artık dünyanın büyüklüğünden korkmuyorum çünkü sen benim içime dünyaları sığdırdın AIESEC.

 

Gizay Tabanlıoğlu, İzmir