Global Citizen Anlatılmaz, Yaşanır!

2 Eylül 2014 tarihinde, İstanbul’a ilk taşındığım gün bana 6 ay sonra hayatımı sonsuza kadar değiştireceğim bir tecrübe yaşayacağımı söyleseniz, herhalde oturup size gülerdim. Benim Global Citizen tecrübem hiç beklenmedik ve ani bir şekilde meydana geldi.

 

Okulun yaşattığı bunalım, mevsim değişikliğinden kaynaklanan bir depresyon ve İstanbul gibi koca bir şehire alışma sürecinden kaynaklanan stres dolu günlerimin tam ortasında yurdumun terasında geçen bir muhabbette AIESEC’in adını duydum. Nedir ne değildir bilmeden oturup araştırmaya başladım.

 

Portal’a giriş yapar yapmaz inanılmaz derecede heyecanlandığımı dün gibi hatırlıyorum. Neredeyse dünyanın her yerinde, her tarihte, her konuda binlerce fırsat birden ayaklarımın altına serilmişti. O heyecanla kaç filtre uyguladığımı, kaç proje okuduğumu hatırlamak şu an çok güç. O gece yaklaşık 5 tane projeye başvuru yaptığımı hatırlıyorum.

 

Bir haftadan kısa bir sürede AIESEC Roma Tre şubesi ile eşleşmiştim. Vize süreci, hazırlıklar derken 16 Şubat Pazar sabahı kendimi İtalya’da buldum. AIESEC şubesinden ileride benim EP Buddy’im olacak Massimo ve proje görevlisi Giuliomario beni havaalanından alıp kalacağım yere götürdüler.

 

Ev ahalisinden ilk tanıştığım kişi evin annesi Fedora oldu. O benden daha da heyecanlıydı ki sadece karşılıklı oturup birbirimize bakıyorduk. Kadın İngilizce bilmiyordu, ben de İtalyanca bilmiyordum. Kızları eve gelene kadar iletişim kuramadık.

 

 

Yaşadığım şartlar olağanüstü derecede iyiydi. Fedora ressam ve resim öğretmeniydi. Atölyesi’de bir ev gibi dizayn edilmişti. Mutfağı, yatak odası ve banyosu vardı. Dairenin anahtarını bana verip, orada kalmama izin verdiler. Kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeğini hep beraber yiyorduk, uyumak içinse atölyeye iniyordum.

 

Evin babası tatilden bir hafta sonra döndü ve onunla da tanışma fırsatı buldum. Paulo, Birleşmiş Milletler’in FAO kolunda çalışıyordu. Kızları Beatrice ve Erica kadar iyi İngilizce konuşabiliyordu. Sanki her şey, benim mükemmel bir tecrübe yaşamam için bir romanın sayfasından alınmış gibiydi.

 

Projem İtalya’daki Primo Levi Fen Lisesi’nde her sınıftaki öğrenciye İngilizce, Tarih, Biyoloji ve Matematik dersi vermeye dayalıydı. İlk sınıfıma girdiğimde ayaklarım titrerken, son günümde ağlamamak için dudaklarımı ısırıyordum.

 

Gerek öğrenciler, gerekse öğretmenler bana aşırı nazik ve misafirperver davranıyorlardı. Gidişimin 4. haftası benim için sürpriz parti bile düzenlemişlerdi.

 

 

Ne kadar anlatmaya, ifade etmeye çalışsam da Pinco meydanında ki yağmurlu gecedeki hissettiklerimi, ailemle akşam yemeğinde ettiğimiz muhabbetleri, öğrencilerimin bana yazdığı minnet notlarını okumanın verdiği tatmini, Via Del Corso’da tek başıma yaptığım yürüyüşü kelimelerle ifade edemem.

 

Uzun sözün kısası, Global Citizen’dan önceki Alihan ile Global Citizen’dan sonraki Alihan asla bir değil. Bana kattıkları, yaşattıkları, hissettirdikleri okulda aldığım milyon tane derse bedel. Bu tecrübe beni o kadar etkiledi ki, bunun sayesinde döndükten sonra hemen AIESEC’e üye oldum ve 8 aydır aktif biçimde rol almaktayım.

 

Yazımı bitirirken söyleyebileceğim son cümle ise şudur; Global Citizen anlatılmaz, yaşanır..

 

Alihan Bolat, İstanbul

 

 

Bursa Kaçar Tekstil Başarı Hikayesi

Firma İsmi: ​​ Kaçar Tekstil
Firma Yetkilisi:  Ali Çilek
Stajyer İsimleri: M.Amine Kenzari
Staj Süresi: 1 YIL
Stajyerlerin Ülkeleri: Cezayir
Stajyerlerin Pozisyonu:
Marketing
Türkiye’nin en köklü jakarli döşemelik ve perde üreticilerinden birisi olarak, üretimimizin %80’ini yaklaşık 75 ülkeye ihraç etmekteyiz. Hem yurt içinde hem de yurt dışında birçok müşterinin tercih ettiği konuma gelebilmek için AIESEC’in Global Talent programıyla çalışmaya karar verdik.
AIESEC sayesinde ulaşabileceğimiz çok fazla genç yeteneklerin olması ve bunlara hızlı bir şekilde ulaşabilmemiz bizim için çok önemliydi. Sizinle beraber yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda kurumumuzun istediği kriterlerde  kaliteli ve yenilikçi genç yeteneklere ulaşma şansımız oldu. AIESEC ile bünyemize katılan çalışanımız sayesinde ticaret daha sağlıklı hale geldi.Kaçar Tekstil olarak çalışanlarımızın gelişimini önemsiyor ve profesyonel gelişimine katkı sağlamayı hedefliyoruz.Ev tekstili sektöründe, Dünya’nın her yerinde öncü bir firma olabilmek için AIESEC’in Global Talent programıyla çalışmalara devam ediyoruz.

 

 

 

 

Gaziantep Sevinçler Sağlık Ürünleri Başarı Hikayesi

Firma İsmi: Sevinçler Sağlık Ürünleri

Firma Yetkilisinin İsmi: Yakup Sevinç

Stajyer İsmi:  Mohamed Hadj Said

Staj Süresi:1 yıl

Stajyerin Ülkesi: Cezayir

 

AIESEC’i nereden duydunuz?

Simge Hanım bahsetti, arkadaş çevresinde galiba AIESEC’ten birileri vardı. Başka firmaların AIESEC’ten alım yaptığından haberdar olduk. Bizim de arayışımız vardı ihracat biriminde çalıştırmak için. Araştırdık; arkadaşlar gelip detaylı bilgi verip sistemi anlattı, o şekilde haberimiz oldu.

Firma ihracat alanında hangi ülkelerle çalışmayı sürdürüyor?

İhracat bakımında 70-75 ülke ile çalışıyoruz. Tabi her biri ile çok düzenli değil. Bunların çoğunluğu Afrika’da, Orta Doğu’da, Balkanlar’da, Türki cumhuriyetlerde; ama uçları söylemek gerekirse Avustralya’dan tutun Latin Amerika’ya kadar ulaşıyoruz. Tabi belli ülkelere odaklanmalıyız, her yere odaklanıp ihracat yapmak istiyorsunuz; ama bu mümkün olmuyor. Bazı pazarlarda daha güçlü olmamız gerekiyor. Bu şekilde ihracat pazarımız geniş.

Siz neden AIESEC stajyerine ihtiyaç duydunuz? Planlanan neydi?

Bizim asıl ihtiyaç duymamızın sebebi şu: mesela İngilizce, tamam herkeste İngilizce var; ama belli bir yerden sonra müşterinin diliyle konuşacak birine ihtiyaç duyuyoruz. Bu yüzden şu anda iki AIESEC stajyeri var, ikisinin de asıl alınma sebebi dilleri. Biri Rusça konuşuyor, diğeri Fransızca konuşuyor.

Firma olarak stajyerin oryantasyon sürecini nasıl atlattınız?

Oryantasyon süresi kişiye çok bağlı. Bir insan isterse 15-20 gün, 1 aya kadar çoğu şeyi öğrenebilir. Öğrenmesi gereken temel şeyler: üründe hangi hammaddeler kullanılıyor, satış pazarı nedir, fiyatlar nasıldır, paket çeşitleri nelerdir, kaliteyi ne belirler,… Bu tür şeyleri öğrenmesi gerekiyor. Temel bilgiler için de kısa bilgiler veriyoruz. Genelde işi yaparken öğreniyorlar. Bizim işlerde oryantasyon, işe alışma gibi süreçler 6 aya yakın sürebiliyor. O yüzden ilk 6 ay yüksek performans beklemiyoruz. Sadece sanayi olarak değil farklı kültürden geldiği için ülkeye, insanlara ve yemeklere de alışmaları zaman alıyor. Mesela Rusya’dan gelen stajyer baharat yiyemediği için ilk başlarda kendi yemeğini yanında getiriyor. Ama bu tür zorlukları da bilerek geliyorlar.

AIESEC programından yararlandınız. AIESEC’ten sonra müşterilerle olan iletişiminiz nasıl değişti?

Değiştiğini söyleyebilirim gerçekten. Az önce söylediğim gibi alış sebebimizle alâkalı. Rusya’yla iletişime geçtiğimiz zaman önce İngilizce bilen birini bulup sonra çevirmen tutup çeviri yaptırarak işimizi yapıyorduk ve ikinci hatta üçüncü kişiler araya giriyordu ya da Fransızca ihtiyacımız olduğunda çevirmenlerle ikna etmeye çalışıyorduk. Öyle olmasındansa kendi dilinde konuşan biriyle çok daha samimi ve etkin olabiliyoruz. Mesela eskiden bazı bölgelerde daha önce hiç ticaret yapmıyorduk. Arkadaşlar gelip dil katkısı yaptıktan sonra çok ciddi müşterilerimiz oldu ve direkt müşteriyle temasa geçmeye başladık, tercümanları aradan çıkardık.

Stajyer şu ana kadar en çok hangi alanda çalıştırıldı?

Satış. Dediğim gibi bir stajyeri buraya getirip dökümantasyon yapmak kadar saçma bir şey olamaz. Getirme amacımız satış, giremediğimiz pazarlara girmek veya yurt dışı seyahatine göndermek. Ondan dolayı yurt dışına da gitme durumu oldu.

Stajyer çalışmaya başladıktan sonra çalışma ortamına nasıl bir etkisi oldu?

Eğer burada hiç yabancı olmasaydı herkes benzer kültürden gelmiş insanlar yani. “Ağam, yoorum” diyecek insanlar buradakiler. Farklı kültürden gelen insanların avantajları-dezavantajları olabiliyor. Samimi davranmayabiliyor, soğuk davranabiliyor. Biz böyle bir durumla pek karşılaşmadık ve hepsi eğitimli, belli kültür seviyesinin üstündeki insanlar, o açıdan birbirlerine saygılı oldukları sürece, işlerini yaptıkları sürece bir sıkıntı olmuyor. Genel olarak ofise yumuşak, samimi bir hava katıyorlar. Bazen Fransızca dersi bile veriyor biri. İş ortamını yumuşatıyor açıkçası. Biraz motivasyon getiriyor.

Staj sonunda stajyerin firmaya sağladığı marjinal fayda ne oldu?

Bize somut anlamda müşteri kazandırdı, Pazar kazandırdı. Giremediğimiz bir ülkeye bizi girdirip satış yaptıysa ve sonra ayrılmış olsa bile şirket bizimle çalışmaya devam ediyorsa stajyerin katkısı da devam ediyor demektir. Paketlerin üzerinde ne yapmamız gerektiği konusunda bize katkısı oluyor, yönlendirebiliyor, kendisi o dili bildiği için o pazarda nelerin hassas olduğu konusunda sana bilgi verebiliyor. Bunlar internetten kolay bulunacak bilgiler değil.

Siz yani firma AIESEC’i nasıl bir organizasyon olarak tanımlıyorsunuz?

Gerçekten güzel ve faydalı bir organizasyon. Hem gelen stajyer için hem gönderen ülke için hem de geldiği ülke için, öğrenciler için faydalı. Sadece bir-iki kişiye değil kurum için de faydalı. Siz buralarda deneyim kazanıyorsunuz. Dolayısıyla bir sürü insan fayda görüyor AIESEC’ten. Benim gördüğüm bu şekilde.

 

Ankara Figen Koleji Başarı Hikayesi

 

Okul Yetkilisi: Figen BAKKAL, Kurucu

Stajyer İsmi: Mohamed Ashrs
Staj Süresi:  12 Ay
Stajyerin Ülkesi: Mısır
Departman ve Pozisyonu: İngilizce Dil Eğitmeni

 
Bizler, AIESEC ile Çalışma Bakanlığı’nın önerisi üzerine tanışma fırsatı yakaladık. Kurumumuzun  büyük bir ihtiyaç olarak gördüğü yabancı dil öğretmenini talebini bu sayede karşılamaya karar verdik.

 

AIESEC ile çalışmaya başladıktan sonra en önemli fark ettiğimiz nokta öğrencilerimizin yabancı dile karşı önyargılarının kırılması idi. Kurum olarak öğrencilere sunduğumuz İngilizce Dil Eğitimi adına, AIESEC sayesinde kazanmış olduğumuz eğitmenimiz sayesinde kalitemiz gözle görülür derecede ivme kazandı.
Böyle bir çalışma yapmamız okulumuz için şehirdeki diğer kurumlara nazaran da belirli bir fark oluşturdu.  Tabi üçüncü kişilerden bunları duymak  bizleri de ciddi anlamda mutlu etti. Ayrıca kurumumuzun böylesine genç ve dinamik bir organizasyonla çalışması ise sektörde bizleride mutlu etmekte.

sd

İstanbul GPAY Başarı Hikayesi

Firma İsmi: GPAY

Firma Yetkilisi: Hamza Sönmez

Stajyer İsimleri: Iryna Perekrest, Mihelea Dragan

Staj Süresi: 1 Yıl

Stajyerlerin Ülkeleri: Ukrayna, Romanya

Stajyerlerin Pozisyonu: Marketing

 

AIESEC’i nereden duydunuz?

AIESEC şubesinden bir gün ofisimizi aradılar ve  Global Talent projesinden bahsettiler. Çok beğendik, 1 gün içerisinde karar verdik ve hemen işlemlere başladık.

Firmanızda AIESEC’ten önce yabancı bir çalışan bulunduruyor muydunuz?

Hayır, daha önce yabancı bir çalışan daha önce kadromuzda yer almamıştı. AIESEC ile olan iş birliğimizin katkılarıyla ilk defa yabancı çalışanlar aramıza katılmış oldu.

      Stajyerin oryantasyon süreci nasıl ilerledi?

İlk tecrübemiz olmasına rağmen gerçekten iyi bir deneyim diyebilirdim, çünkü stajyerlerimiz daha gelmeden biz oryantasyon süreçlerine başlamıştık bile. Oryantasyon sürecinde ilk olarak firma profilinden bahsettik. Daha sonra çalışma şeklimizi, iş modelimizi ve hedef kitlemizin kimler olduğundan bahsettik. Tabi bunları gerçekleştirirken reel ve yerel örneklerle konunun pekişmesine katkı sağlamaya çalıştık.  Ayrıca bir işbirliği yapmak adına izlenecek yollar hakkında ve diğer farklı konuları ise skype  üzerinden görüşmelerle aktarmaya çalıştık. Böylece onlar daha gelmeden fimayı ve bizleri tanımış oldular,  Türkiye’deki oryantasyon sürecinde onlar da, biz de zorluk çekmemiş olduk.

Neden AIESEC stajyeri almak istediniz? 

Öncelikle AIESEC genç, dinamik ve uluslararası bir organizasyon. Öğrencilere ve firmalara eşsiz bir tecrübe sunuyorsun. Sizlerden stajyer alma sebebimiz açılmak istediğimiz pazarlarla anadilde iletişim kurmak böylece daha verimli bir iş ortamı yakalamak aynı zamanda da ofiste uluslararası bir ortam yaratarak kurum kültürüne katkı sağlamaktı.

 

        Stajyerlerin firmanıza sağladığı katkılar neler oldu?

Biz amatör ruhla profesyonel iş yapan bir start-up organizasyonuz. Stajyerlerle birlikte ofisimizde pek çok şirketin kurmayı düşündüğü ya da planladığı ancak konu bunun başarılmasına gelindiğinde verimli sonuç elde edemediği; bizim ise gayet renkli, dinamik ve aynı zamandauluslararası bir ortam oluştu.  Potansiyel üye işyerlerimizle diyaloglarımız daha verimli hale geldi ve iletişim hızlandığı için de bizimle çalışmaya başlayan ve çalışma isteğinde olan firma sayısında artış oldu. Odaklandığımız ülkelere kendi dilleriyle ulaşmaya başladık ve aldığımız cevaplar eskisine göre çok daha verimli. Stajyerlerimiz Çin ve Almanya’da fuarlara ve etkinliklere katılarak firmamızı temsil ettiler Organizasyonlardan gayet olumlu sonuçlar aldık ve yeni müşteriler kazanmak adına önemli adımlar attık.Oluşturulan ekip çok uluslu bir yapıda olduğu için doğal olarak ofis iletişim dilimiz de değişmiş oldu. Bu başta alışık olmadığımızdan dolayı biraz farklı karşılansa da çok hızlı bir şekilde mevcut duruma uyum sağlandı ve şimdi herkes halinden oldukça memnun.  Bu sayede şirkette çalışanların yabancı dilleri konusunda gelişme sağlanıyor.

AIESEC’i nasıl tanımlarsınız?

AIESEC’teki gönüllülerin –tıpkı bizler gibi- amatör ruhla profesyonel bir iş yapmak adına sarf ettikleri efor oldukça önemli. Bu zamana kadar süren işbirliğimizin hizmet ve iletişim kalitesinin artarak devam etmesini ve böylece uluslararası değişimi programının daha fazla paydaşı olmayı umuyorum.

 

 

Dulce Salazar – Yapa Kindergarten Başarı Hikâyesi

Company Name: Yapa Kindergarten
City: Istanbul
Duration: 23.08.2015-01.06.2016
Department: English Teacher

“Make your choice and be the change you want to see in the world. Go out of your comfort zone because an amazing experience is waiting for you!”

My name is Dulce Salazar, I am from Mexico and I am 22 years old. I graduated from university last year. I’m a bachelor of Arts in English Language. I used to be TLP oGIP AIESECer back in Mexico, I helped some university students to take an internship, so I decided that it was my opportunity to live an amazing experience. When i decided to apply in the Global Talent program I was pretty sure the best place I could go was Turkey. Turkey is an amazing country with a wide range of cultural diversity, I was fascinated with its ancient history, so I decided that I wanted to learn more. Istanbul is the best city for me because it is divided by the Bosphorus, it represents the connection between two different continents and two different parts of the city. At the beginning, I was very scared because I was in a different country far away from home and I didn’t speak Turkish at all! When I arrived at the airport an AIESEC member was waiting for me to take me home, she was so kind to me and I have the opportunity to spend some time with her family,that was my first time experiencing Turkish culture closely. It was very easy for me to get used to living in Turkey since Turkish people are friendly, kind, and warming.12112280_10207062347631233_4663219428519156865_n Language is not a problem to spend good time with them, and any time I need it, there is always someone close to help me. Now, I work as an English teacher in Yapa Kindergarten. My kids are 4 years old, they are very smart and energetic, we spend great time together. The school is very nice and I have everything I need to deliver my English classes. I live with a host family, in this case, my boss. I have my own bedroom and bathroom I have to say the house is very beautiful and big. Additionally, there’s a swimming pool, garden, terrace and tennis court. I have everything I need at home and my host family is always taking care of me. I love them! As me, there are other interns from all around the globe working here in Istanbul. They are from Brazil, Tunisia, China, Korea, Ukraine, USA, Serbia, Colombia, Philippines, etc. We use to hang out on weekends, and we like to share our cultures too. I also have many Turkish friends, they show me both European and Asian side and take to the historical places in Istanbul, they also tell me what I need to know about Istanbul and they even teach me some Turkish. This have been an amazing experience, it is better than I expected, I really love this place, Turkish culture is full of surprises so there are many things that you can learn. I also think this is the best way to experience a personal and professional growth.

“Make your choice and be the change you want to see in the world. Go out of your comfort zone because an amazing experience is waiting for you!”
Just go and experience Turkey!

 Dulce Salazar

Denisse Aldvidrez – Alaaddin Adworks Başarı Hikâyesi

“I don’t even know how to begin to describe my experience about my six-months internship in Istanbul. First of all the city amazed me like I never though It would, it’s beautiful, huge, multicultural, mystical and magical. My work place was pretty nice and the description of my job was exactly what I was looking for, as a graphic designer my portfolio expanded in an incredible way, having the reference that now I have by working in Istanbul, I know will open way more doors for me than before. 11796196_10154064257873294_3733652657411478458_nOn the time that I lived in Turkey I broke my own walls down, I learned from so many cultures and so much history, I challenged myself in understanding and tolerating things that were completely out of my comfort zone. I got the opportunity of start again in a new place where no one knew me, I could be anyone I wanted to, and I ended up being more myself than I what have been all my life. Now I, not only know, but confirmed, that I am capable of reaching any goal I put on my path. This experience was life-changing, being able to live and work in a culture like the turkish one is something I can’t describe in words I just can recommend… to live it.”

Denisse Aldvidrez

 

Tekrardan Global Citizen Olmayı İple Çekiyorum

Küçüklüğümden beri dünyayı gezmek hep cazip gelmiştir bana. Üniversiteye ilk girdiğim ilk günlerde tanıştığım AIESEC, bana bu fırsatla geldiğinde günlerce hangi ülkeye gideceğimi düşündüm ama bulamadım ve düşünmekten vazgeçtim. Birkaç hafta sonra o beyhude ülke olan Brezilya’ya gitme kararı aldım. Hazırlıklar başlamıştı, ülkeyle iletişime geçmeler, mülakatlar, proje seçimleri ve kalacağım ev sonunda artık her şeyim hazırdı.

Gidiş günü geldiğinde yaşadığım talihsiz bir olay sonucunda gidemedim ve eve geri dönmek zorunda kaldım. Sonra hem AIESEC’in hem de ailemin desteğiyle tekrardan biletimi aldım ve sonunda Brezilya tüm sıcaklığıyla karşımdaydı. Gittiğim ilk gün uçağın saatini karıştırmış olmamdan ve beni karşılayacak AIESEClilere yanlış saati söylememden dolayı 4 saat havaalanında bekleyeceğimi zannederken, evinde beni ağırlayacak olan aileyi havaalanında karşımda görünce şok oldum. O an karar verdim; Brezilyada geçirdiğim her gün hayatıma yeni bir tecrübe katacak ve kendimi geliştirecektim. Gerek orada tanıştığım insanlar olsun gerek yaşadığım olaylar olsun bunu başardığımı düşünüyorum. Öncelikle gittiğim şehirde suç oranının çok yüksek olduğunu biliyordum. Ama bu beni yıldırmadı. Ben oraya bir şeyler değiştirmek için gittiğimi biliyordum.

Her gün okula gitmek için 3 otobüs değiştiriyordum. Fakat o uzun yolun sonunda öğrencilerimi görmek bana bu eziyetin hepsini unutturuyordu. Asıl önemlisi bu proje için gelen insanlarla tanışmaktı. Uluslararası düzeyde böyle bir çevre edinmek beni çok önemli hissettiriyordu. Çok özel insanlarla tanıştım ve hala görüşüyorum. İşin kötü yanı Türkiye’ye döndüğümde hayaller hayatları yaşamış olmamdı 😀 Biliyorum ki bu çok üzün sürmeyecek ve en kısa zamanda yepyeni bir maceraya daha atılacağım. O günü iple çekiyorum.

Hayatın ne planlarla karşıma geleceğini bilmiyorum ama şunu diyebilirim ki ‘’Hayat Bu Değişir’’

İbrahim Sünger, Gaziantep

Global Citizen Programının Kişisel Gelişimime Katkıları

Rusya,

Soğuk iklimin sıcak insanları ile dolu bir dünya ülkesi…

Benim hayatım boyunca asla unutamayacağım anılarımla dolu, macera ve eşsiz bir deneyimi yaşadığım bir projeyle başladı her şey. Yapmış olduğumuz Global Citizen projesi Rusya’nın Arkhangelsk şehrindeydi. Kuzeyin başkenti, beyaz denize kıyısı olan, tarihi ve sıcak bir şehir… ‘Taste The World’ projesi için Dünya’nın dört bir yanından tek bir amaç, sosyal sorumluluk projesi için gelmiş ve misafirperver Rus gençlerinin ortak bir paydasında oluşan büyük bir anlam bütünlüğü ile sağlamaya çalıştığı evrensel bir nokta.

 

 

Projemiz kapsamında ülkemizin tanıtımını yapıp Rus okullarında İngilizce derslerine girerek orda ki insanların farklı ülkeleri; o ülkenin vatandaşlarından dinlemesi ve İngilizce konuşma kabiliyetini geliştirmek adına etkili bir çalışma sergiledik. Bu proje bana o kadar çok şey kattı ki, insanlara bir şeyler öğrettiğiniz zaman gözlerinde ki o ışıltı, sizi gördüklerinde konuşmaya çabalayıp sevgiyle bakmaları ve daha nice güzellikler… Stajyerlerle önce arkadaş ve sonrasında şu an hala devam eden kardeşlik duygusu paha biçilemez bir şey. Belki bir daha görüşemeyebiliriz ama şunu biliyorum ki dünyanın farklı yerlerinde kardeşlerim var benim.

Bu bütün tarifi zor mutlulukları AIESEC’in bana sunmuş olduğu sosyal sorumluluk projesi ile yaşadım ben.

 

Hayat bir noktada farklı bütünlükleri birleştirerek daha da güzelleşir.

Sefa Ayrılmak, Gaziantep

 

Bu Ailenin Bir Parçası Olduğumu Hissettim

AIESEC ismini ilk defa arkadaşımdan duyduğumda ne anlama geldiği hakkında hiçbir fikrim yoktu. Uzunca bir süre de olmadı. Daha sonra aynı arkadaşım ki hala minnettarım ona beni AIESEC’e üye olmaya teşvik etti.

Ben burada kendimi tanıma, sosyal yönlerimi keşfetme fırsatı buldum. Uluslararası işletme birinci sınıf öğrencisiyim. Bu zamana kadar aklımda geleceğime dair tek bir düşünce vardı. O da okul biter bitmez bir şirkette işe başlamak. Ve bu planım doğrultusunda her yaz kendimi geliştirmek adına şirketlerde çalışıyordum ya da ingilizcemi ilerletmek için dil kurslarına gidiyordum.

IMG-20150611-WA0009

Ama artık öyle değil. Kendimi yetiştirecek ufkumu açacak yepyeni bir kapı buldum kendime. Bir insanın iş becerisini geliştirmek için sadece şirketlerde çalışması, yabancı dilini ilerletmek için sadece dil kurslarına gitmesine illaki gerek yokmuş bütün bunlar AIESEC yoluyla da yapılabilirmiş bunu öğrendim. Sorumluluk almayı, insanlarla korkmadan, çekinmeden iletişim kurabilmeyi öğrendim. Birlik olmayı öğrendim. Takım halinde çalışmanın güzelliklerini fark ettim. Çok kısa bir zamanda bu ailenin bir parçası olduğumu hissettim. Ve uzunca bir süre de bunun böyle olmasını umuyorum. Kendimi bulmama yardımcı olan, mutlu olmanın çok kolay yolları olduğuna, başarının benim sandığım kadar da bana uzak ve benim için zor olmadığına beni inandıran insanlara yani benim AIESEC ailemin her bir ferdine ayrı ayrı sonsuz teşekkürler.

Ezgi Şangül, Adana