Bu Dostluk Ortamının Tadını Çıkarmak İstiyorum

AIESEC kişisel potansiyelin ortaya çıkmasında ve üniversite okuyan gençlerin teknik bilgi ve beceri dışında hayata hazırlayan uluslararası öğrenci kuruluşlarının en başında gelir. Bugün AIESEC’e gireli 4 ay olmasına rağmen hayatımın bu zamana kadar geçen 20 senesinde yaşamadığım deneyimler yaşadığımı fark ettim. Ve kat kat fazla sarılıp benimsedim. Parçası olmak istedim. 4 ay önce Finans departmanı üyesi olarak çıktığım bu yolda şu an Finans direktörü olarak çalışmaya devam ediyorum. Uzun uzadıya AIESEC li olmak ve yaşayabileceğim liderlik tecrübelerini, takım çalışmalarını bu dostluk ortamının tadını çıkarmak istiyorum. Burada o kadar farklı insan var ki kendimi hiç yalnız hissetmedim. Kişisel gelişimimde ve hayata bakış açımda önemli yeri olan AIESEC i şimdi çoğu şeye değişmem. İnsanları başarıya ve elini taşın altına koymasını destekleyen AIESEC, üniversite çağında kendimizi geliştirirken hata yapmanıza olanak tanıyan ve hatalarımızdan ders çıkarmamızı sağlayan bir kurum.

İzmir_GL_Okan Akın

Benim için AIESEC’li olmak sadece haftalık toplantılara, kongrelere etkinliklere katılma fırsatı sağlayan bir topluluk değil. Buraya gönül veren ve bir şeyler yapmakta istekli insanların içine girince kendinizi burada gönüllü çalışan insanlara borçlu hissediyorsunuz ve bulunduğunuz takıma katkıda bulunmak istiyorsunuz. Küçük bir katkıda AIESEC size 10 adım geliyor ve insanlar yeni aileniz ofis yeni yuvanız oluyor. Edindiğiniz liderlik tecrübeleri ve yeri geldiğinde en yakın arkadaşlarını etkileme ya da normalde anlaşamayacağınız biriyle bile ortak hedeflerde buluşup birlikte çalışıp birlikte sevinip üzülebiliyorsunuz. Burada takımımla AIESEC adına emek harcayıp karşılığını görünce yaptığımız işten daha fazla keyif alıyoruz ve üstüne koyarak ilerliyoruz.

Burada zor günde dayanışmayı iyi günde kardeşliği yaşıyoruz. Beraber ağlayıp beraber güldüğünüz yeri geldiğinde size kapısını açıp başında ağırlayan ve bir anda küçük bir adımla karşılıksız bunca sevgiyi kazanabileceğiniz bu insanları başka nerde bulabilirsiniz ki?

Okan Akın, AIESEC İzmir

Yaşamadan Anlatılmayacak Bir His

AIESEC yolculuğu benim için çok kısa bir zaman önce başladı, tam olarak 5 ay önce. Bu kısa sürede, Anatolia International Train the Trainers isimli uluslararası bir kongrenin organizasyon komitesi takımının bir parçası olma ve 30’dan fazla ülkeden gelen genci ülkemizde ağırlama şansını yakaladım. nelida2Bu kongre AIESEC konusunda pek fikri olmayan bana üzerimde hissettiğim sorumluluk ile inanılmaz derecede motive edici hayatımda yaşadığım en güzel tecrübeyi kazandırdı. Gözlerimi açan, bana bu farkındalığı kazandıran, kendimi aşmaya ve tanımaya fırsat veren ve en önemlisi kendimi bir adım daha öteye taşımamı sağlayan bir tecrübeydi benim için. Kilometrece uzakta olmamıza rağmen konuşmadığımız bir gün geçse hemen ertesi gün konuşma ihtiyacı duyduğumuz, bana inanan ve destekleri eksik olmayan dostlar kazandım. Bulunduğum takımda inanılmaz şanslıydım, çünkü enerji ve motivasyon dolu insanlarla çalışma fırsatım oldu.

Nelida1

Bazen ben bunu neden yapıyorum ki diyebilirsiniz ama günün sonunda kazandığınız tecrübeler, fırsatlar ve hayat değiştiren bir deneyim yaşamalarını sağladığınız kişilerden aldığınız bütün güzel geri dönümler, size inanılmaz bir gurur, mutluluk hissi veriyor, yaşamadan anlatılamayacak bir his.

Nelida Nita, AIESEC İstanbul

En Büyük Hayalimi Gerçekleştirdim

Hayatımdaki en büyük hayalimdi yurtdışına çıkmak. Hele ki Brezilya….

AIESEC ile tanıştığım günden beri bunu AIESEC ile yapabileceğimi biliyordum çünkü herkes elinden gelen yardımı yapıyordu. AIESEC bana bu şansı vermişken ben bunu nasıl değerlendirmem ki? Projeleri araştırmaya başladım hepsi çok güzeldi. Uzun bir süre düşündükten sonra Brezilya’yı tercih ettim iyi ki de gitmişim. Hayatımda görmediğim yaşamları, insanları, bir tek burada gördüm diyebilirim. Farklı bir ülkeye yalnız gidiyorsunuz ve orada size yardım eden insanlar var. Seninle birlikte gelen diğer internler ile kardeş gibi yaşıyorsun. Orada bir aile olarak yaklaşık 2 ay geçirdik ve gerçekten ayrılırken hepimiz üzüldük. Şu anda her birini özlüyorum açıkçası. Nasıl özlemezsin ki?

Mehmet emin kayhan 1

Birlikte yaklaşık 3 hafta seyahat ettik sadece biz Dünyanın bir ucunda yeni arkadaşlıklar edindik. Açıkçası benim İngilizcem o kadar harika denecek kadar iyi değildi ama projede sürekli konuştuğumuzdan şu anki gelişim gerçekten inanılmaz derecede. 2 ay öncesini düşünüyorum bir de bugünü dağlar kadar fark var emin olun. Herkes farklı ülkeden olduğu için her gün yeni farklı kişilerle tanışıyorduk. Bazen Türk bazen İtalyan kim aynı ülkeden birini bulduysa orada onunla da birlikte dolaştık birlikte gerçekten güzel vakit geçirdik. Benim hayalim Rio De Janeiro idi ….İnanabiliyor musunuz 10 gece kaldım . mehmet emin kayhan 2Doğum günümde buradaydım sabaha kadar hep birlikte eğlendik ve sabah gün doğumunu hep birlikte Copacabana plajından izledik. O günü hayatımın sonuna kadar unutmayacağım. Okulumuzda , projemizde herkese o kadar alıştık ki Brezilyalı öğrenciler öğretmenler sürekli birlikteydik. O okulda geçirdiğimiz zamanı bana Turko deyişlerini ve yakar topu oynayalım demelerini unutmayacağım. Eğer düşünme aşamasındaysanız sizde düşünmeyin sadece proje arayın ve gidin. Hayalime kavuşmamda bana yardım eden emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Sadece biraz cesaret ile neler yapabileceğinizi sonradan görüyorsunuz.

Mehmet Emin Kayhan, Antalya

Ankara Can English Başarı Hikayesi

Firma İsmi: Can English
Firma Yetkilisinin İsmi: Ufuk İşbitiren, Kurucu Müdür
Stajyer İsmi: Renata Stojmenovic
Staj Süresi: 12 Ay
Stajyerin Ülkesi: Sırbistan
Departman ve Pozisyonu: İngilizce Dil Eğitmeni

2013 yılında AIESEC gönüllüsü bir arkadaşımızın kurumumuzu ziyaret etmesi ile tanıştık AIESEC ailesi ile. Kendilerini, yaptıkları çalışmaları ve fırsatlarını anlattığında gerçekten çok etkilendik. Okulumuzun ihtiyacı olan yabancı dil öğretmenini çok kolay bir şekilde bize sunuluyordu.

Çalışmaya başladıktan sonra da gerçekten süreçler anlattıkları gibi geçiyordu. Zorlandığımız her noktada bizlere yardımcı oldular. Kurumumuz için de gerçekten verimli oldu. Daha önce de yabancı çalışan bulundurmuş bir kurum olarak onlardan alamadığımız verimi AIESEC ile gelen arkadaşlarımızdan aldık.

AIESEC gençlerin kendilerini geliştirebildikleri bir kurum. Ama biz yaptıkları işler açısından onları iş hayatına çoktan atılmış bireyler olarak görüyoruz. Profesyonel bir şekilde yürüttükleri çalışmaları sebebi ile onları gönülden tebrik ediyoruz.

İlkti, Son Olmayacak!

Nerden başlasam ,duygularımı nasıl anlatsam…Ben hayalimi gerçekleştirdim , AIESEC sayesinde ,şimdi de gitmeden önce imrenerek okuduğum yazılardan yazabiliyorum!

Ekim 2014’te AIESEC’in ilk eğitiminde söylemiştim Brezilya’ya gitmek istediğimi. Hep içimde vardı ,yıllardır dilimdeydi ama biletlerimi alana kadar hiç inanamadım. Gittim ,geldim ,hala rüyada gibiyim. Yıl boyunca AIESEC üyeliğim sırasında edindiğim tecrübeleri Global Citizen ile taçlandırabildim sonunda.

Sadece Brezilya’daki projelere başvurdum ben. Ve Santa Catarina eyaletindeki Chapeco’ya Gira Mundo projesiyle gittim. Çalıştığım yer çok küçük, bizim köy olarak görebileceğimiz bir yerdi ,çalışanlar da bir o kadar tatlı..NGO’mun müdürüne ikinci babam diyebilirim tüm samimiyetimle. Bu bana o kadar mutluluk veriyor ki… 2 ay öncesine kadar varlığından haberdar olmadığım insanlarla bir sürü zaman geçirip bir sürü anı biriktirmek. Ve dilin ,dinin farklı olsa da duygularının aynı olduğunu görebilmek. Hatta el kol hareketleri dışında konuşamadığın halde 25 kardeş daha edinebilmek…

edanur berberoğlu 1

Gitmeden önce gerçekten çok endişeliydim ,hem hiç yurtdışı tecrübem yok, hem Portekizce bilmiyorum, hem de İngilizcem mükemmel seviyede değildi. Ama hayallerimi gerçekleştirme sevdası cesaretlendirdi beni ve 1 gün bile pişman olmadım.

Bu kadar güzelliğin arasında hiç mi kötü veya zor bir şey olmadı? Tabi ki oldu. İlk 2 hafta ağladım, somut bir şey olmamasına rağmen ,kendimi yalnız hissetmiştim. Projedeki tek Türk olmamın da etkisi vardı sanırım bunda. Ama tek Türk olmak o kadar güzel bir şeymiş ki… Orda ki hiç kimse Türkiye’yi bilmiyordu. Ve ben ne anlattıysam ülkemi ,kültürümü öyle öğrendiler. Ve ben bunun için çok gururluyum. Chapeco gazetesinde de yazım Atatürk resmiyle beraber çıkınca gururum daha da arttı.

NGO’da 4-14 yaş arasındaki çocuklarla yeri geldi dans ettik, yeri geldi oyun oynadık ,güldük, yorulduk ,yedik, içtik. Onlar bana futbol öğrettiler, ben onlara Ankara’nın Bağlarını:)

Ve ben ilk günümde ne kadar tedirginsem ,son günümde de o kadar üzgündüm. O kadar alışmışım ki onlara ,o kadar benimsemişim ki…İlk gün bana garip gözlerle bakan çocuklar da son gün sıkı sıkı sarıldılar bana. Tek duyguya sahibiz çünkü. Sevgi.

edanur berberoğlu 2

Biz birbirimizi çok sevdik ,birbirimize hep gülümsedik. Şuan yazıyı yazarken gözümde canlandı hepsi ve ne kadar çok özlediğimi bir kez daha fark ettim.

Yazımı ne kadar uzatırsam uzatayım,65 günümü bitiremem. Gözlemlerimi anlatamam ,duygularımı hissettiremem. Hissettirmiyim zaten, gidin orda hissedin. Eğer içinizde biraz olsun istek ,heves varsa, unutun acaba ve amalarınızı. Yola çıkın arkadaşlar. Hayallerinizi başkalarının yıkmasına izin vermeyin. Hangi ülkeye giderseniz gidin, iyi insanlar her yerde sizi bulacaktır. Ben turist olarak değil de gönüllü olarak gittiğim için gerçekten çok mutluyum. Bunu yaşadığım için ,bana yaşattığı için AIESEC’e minnettarım. Şuan emin olduğum tek şey var ki, ilkti, son olmayacak!

Edanur Berberoğlu, Antalya

Tarifi İmkansız Güzel Bir Anı

AIESEC ailesine katıldığım ilk günden beri insanların hayatlarına dokunmaya çalışıyordum. İnsanların hayatlarını değiştirebileceğimi vaad ederken AIESEC’in en sevdiğim sloganı “ değişimden korkma ,değişime kendinden başla” beni bu yaz Global Citizen olma yoluna itti, asıl değişimime Global Citizen olmakla başladım.

Yaptığım mülakat sonucu Sırbistan’ın Novi Sad adındaki küçük ,huzur dolu şehrine kabul edildim. Uçakla Belgrad’a indiğimde beni neyin beklendiği hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Dünyanın küçük olduğunu orada öğrendim. Uçaktan iner inmez ve ilk dakikada Belgrad’da kaybolmaya yaklaşmışken karşılaştığım Ankara Lc’sinden Çaçak’a kabul edilen Global Citizen adayı arkadaşım sayesinde doğru bir şey yapıyor olmalıyım diye düşünmüştüm. Çünkü ben gibi binlerce kişi Global Citizen olma yolunda ilerliyordu aynı anda.

ayşenur aydın 1

Novi Sad’a vardığımda hoş bir karşılama oldu benim içim. En büyük şansım diğer intern arkadaşlarımla aynı evi paylaşmamızdı. Portekiz ,Yunan ,İtalyan ve Türk arkadaşlarım… Her ne kadar evle ilgili sıkıntılarımız olsa da en güzel vakitlerimizi hep birlikte paylaşıyorduk, bir ayın sonunda bir bakmışsın hepsi ailen gibi olmuş. Global Citizen olmanın hakkını verdiğimize inanıyorum. Yaşanılan her şey tarifi imkansız güzel bir anı, unutulmaz bir tecrübeydi. Projem anaokulundaki 4-6 yaş aralığındaki çocuklara İngilizce öğretmekti. Sırpça konusundaki yetersizlikler dil öğrenimini zorlaştırsa da onlarla birlikte zaman geçirmek, onlarla oynamak, işe gidemediğin günün ertesi günü neredesin diye seni merak eden küçük yüreklerin olduğunu bilmek… Budur bana Sırbistan’ı sevdiren, AIESEC’i sevdiren. AIESEC sayesinde dünyanın dört bir yanında kardeşlerim, istediğim zaman kapısını çalabileceğim evim olduğunu biliyorum artık. Sırbistan’da bulunduğum süre içinde Hırvatistan ve Karadağ’ı ziyaret etme şansım oldu. En güzel günlerimdi. Birçok kültür hakkında bizzat o kültürün insanlarından birinci ağızdan birçok şey öğrenme şerefine nail oldum.

ayşenur aydın 2

Bir ayın sonunda yoğun Türkiye’ye dönme hevesinden sonra evime gelince bir de bakmışsın oradaki her anımı özler olmuşum. Katedralin önündeki buluşmalar, hostelde ki partiler, nehir etrafında manzara eşliğindeki akşam yürüyüşleri, Petrovaradin’den güneşin batışını izlemek, sabaha kadar bitmek bilmeyen sohbetler… Sonuç olarak AIESEC güzel bir yaz anısından çok daha fazlasıydı. AIESEC Dünya’lı olmaktı. Ben bu yaz dünya vatandaşı olduğumu hissettim, bizi bir arada tutan şeyin aynı ırktan olmanın değil, güzel kalplerimizin olduğunu öğrendim. Hayatıma güzellik katan AIESEC’e çok şey borçluyum!

Ayşenur Aydın

Bir Global Citizen Projesine Daha Evet!

Adım Yağmur. Geleceğin Sosyologu, Hacettepe öğrencisi Yağmur.

“AIESEC ile Finlandiya’ya gidiyorum.” cümlesi fazla heyecan verici görünebilir, doğru tespit ancak bir eksik var; inanın, göründüğünden rahat 50 kat daha heyecan verici bir his. Sırf tez konumla uyuştuğu için Helsinki’de H.E.R.O. 2015 projesine başvurmuştum, başvururken bu kadar güzel zaman geçirip eğlenip harika insanlarla tanışacağımı hiç düşünmemiştim.

Bir Global Citizen projesine daha kocaman bir EVET!

Temel olarak projem: “anti-bully” bir oyunlar silsilesi oluşturup bunu okullarda öğrencilere sunmak ve onlarla bu oyunları oynamaktı.

Sürekli çalışmıyorsunuz. Eğlenme işi çalışma işinden çok daha uzun sürüyor ve en güzel yanı da buna zamanınız oluyor. Dedim ya (yukarıda bir yerde) harika insanlarla tanışıyorsunuz diye, işte sürekli çalışmadığınızdan bu insanlarla vakit geçirebiliyorsunuz da haliye! Düşünsenize; bir anda 5-10 ülkeden arkadaşlarınız hatta dostlarınız oluyor, hem de kısacık bir sürede. Çünkü oradaki insanlar da sizinle aynı kafaya sahip insanlar; dünyayı değiştirmek için bebek adımları da olsa bir adım atmak isteyen kişiler.

image

Daha önce bir çok ülke dolaşmış olmama rağmen, gezmek ile bir yerde bir süre yaşamak arasında gerçekten koskocaman bir fark olduğunu görmek benim için büyük bir keşif niteliğindeydi. Bir otelde kalmak ile oradan birinin evinde kalmak farklı, birincisi yeni insanlar tanıyorsun ikincisi ve daha da önemlisi gittiğiniz ülkenin kültürünü yaşıyorsunuz. Mesela evinde kaldığım kadın benim için sık sık Fin yemekleri pişiriyordu.

“Hayallerimi gerçekleştirmek için bir adım atmam gerekiyor ama üşeniyorum.” diyen insanları Alice’e dönüştürebilecek kadar efsanevi (evet doğru okudunuz: EFSANEVİ) şeyler öğrendim ve farkettim. Bu, hem toplumsal hem kültürel hem de bireysel açıdan bir farkediş oldu. Bu farkedişin arkasındaki hikaye aslında önemli olan.

Düşünebiliyor musunuz? Evinizden çıkıyorsunuz ve 1,5-2 ay hiç bilmediğiniz bir yerde mucizeler yaratma hayaliyle yola çıkıyorsunuz ama aklınızda bir soru var: Ya havaalanından beni almaya gelen olmazsa? Geliyorlar. Sonra başka bir soru: Ya anlaşamazsam? Anlaşıyorsun. Hiç olmadı Kiitos diyorsun (bkz. teşekkürler) Sonra bir başka soru geliyor akla, o cevaplanınca bir başka soru.

Şimdi tüm gerginliklerinizi sakince yere bırakın; çünkü hayat sizin güvenli bölgenizin dışında kalıyor.

Öyle evde oturma artık!

Evet sen, sana yazıyorum iki saattir; bunca sene oturdun ne geçti eline? “Keşke” demediğin bir şey oldu mu? Olmadı aslında sanki değil mi? Hadi kalk ayağa, yıka elini yüzünü, sonra da kendine uygun bir proje bul.

Alice’in Beyaz Tavşanı takip etmesi ve Wonderland’e gitmesi masalsı ve imkansız geliyorsa; FOLLOW YOUR WHITE RABBIT!

And remember; If you don’t know where you want to go, then it doesn’t matter which path you take.

Yağmur Çisem Yılmaz, Ankara

 

Gönüllü Olarak Çalışmak Dünyaya Bakış Açımı Değiştirdi!

Saraybosna’da gönüllü olarak çalışmak Dünyaya bakış açımı değiştirdi!
Desem ne derdiniz?
Ben Utku.
Geleceğin Biyomedikal mühendislerinden. Başkent Üniversitesi’nde öğrenciyim.  Global Citizen ile programı ile farklı ülkelerden, farklı etnik kökenlere sahip insanlarla 50 günümü Saraybosna’da geçirdim. Daha önce bir çok kez yurt dışına çıkmama rağmen bir projede çalışmak, 50 gün boyunca bir ülkede yaşamak; o ülkenin kültürünü, yaşayış şeklini anlamamı sağladı. Bir gezi değildi Global Citizen. Hayata karşı bir empati çalışmasıydı. İnsanların birbirini anlaması ve saygı duyması için bir empati çalışması.
Ve bunlar; AIESEC’in sunmuş olduğu Global Citizen fırsatını herhangi bir turistik geziden ayıran cinsten farklar. En tuhaf hissetiğim nokta ise, kullandığımız bir çok kelimenin aynı anlama da sahip olması.
Açıkçası Balkan ülkelerinin dillerinin ufak da olsa Türkçe’ye benzediğini biliyordum. Ama anlamlarının da aynı olması nedense garip gelmişti bana o anda
50 günlük Global Citizen serüvenimin sonunda artık Boşnakça bile anlamaya başlamıştım. Amacım bu değildi tabi ama yaşadığım tecrübe bana bunu da sunmuştu.
En güzel hisettiren anlardan bir tanesi de; başka bir ülkede artık sizi zor durumda bırakmayacak kadar seven,  bir ailenizin daha olduğunu bilmekti.  50 gün boyunca hep beraber bolca zaman geçirip, aynı yerde yaşadığım 12 insan.
12 kişilik büyük bir aile.
Bütün bunları bana sunan, dünyaya olan bakış açımı değiştiren AIESEC Ankara ailesine minnettarım. Tüm güzel anılarım için teşekkürler AIESEC!

Bir Ömür Yetecek Anılar

Gitmeden önce kafamdaki büyük soru işaretlerine rağmen verdiğim en iyi karardı Kolombiya’ya gitmek. Kafamda gideceğim yerle ilgili net bir fikre sahip olmadan, oradaki hiç kimseyi tanımadan yola çıktım biraz tedirgin, ama cesaret edip de gerçekten gidiyor olmanın verdiği mutlulukla. Çok uzun bir yolculuktan ve hiç beklenmedik bir şekilde aktarma uçuşlarımdan birinin iptaliyle bir geceyi Frankfurt’ta bir havaalanı hotelde geçirdikten sonra vardım o sürprizlerle dolu ülkeye. Uçağımın oraya indiği andan itibaren oradaki AIESEC’liler benim güvende hissetmemi sağladı. Ve çok kısa bir süre içinde o gizemli ülke benim ikinci evim diyebileceğim bir yer haline geldi. Apayrı kültürlerden geliyor olsak da çok fazla ortak noktamızın olduğu, birbirimizi çok iyi anladığımız arkadaşlarım oldu ve dünyanın öbür ucunda kendimi güvende ve huzurlu hissettiğim bir aile ortamında buluverdim kendimi. Kolombiyalıların Türklerle kapışacak misafirperverliği ve sıcakkanlılığı, hayata pozitif bakışları ve eğlenmesini çok iyi biliyor olmaları deneyimimi mükemmel kıldı.

melis

Tek başına dünyanın öbür ucuna gitmeyi başardıktan ve bu deneyimin her saniyesinden zevk aldıktan sonra insana artık her şeyi yapabileceğini düşündüren bir özgüven geliyor. Anladım ki yalnızca biraz cesaretle ilk adımı atmakmış önemli olan, ondan sonra konfor alanınızın dışına çıkıyorsunuz ve iyisiyle kötüsüyle yaşadığınız her şey sizin gelişiminize katkı sağlıyor. Kişisel gelişimin yanı sıra orada kurduğunuz arkadaşlıklar, geçirdiğiniz güzel zamanlar, hayatlarına dokunduğunuz insanlar ve bir ömür yetecek kadar anılar da cabası.

“Şimdi Kolombiya’ya ne ara, nasıl geri dönerim acaba diye düşünüyorum kara kara…”

Melis Ulusel, İstanbul Asya

Ben de Bir Global Citizen’ım!

Merhaba, Ben Hazal Masyan. İstanbul Üniversitesi İşletme 2.sınıf öğrencisiyim.Bu yaz Global Citizen programı ile Rusya’ya gittim.Bir AIESECer olarak zaten bu işin içindeydim.Giden insanların ger döndükleri zaman değişimlerini gördükçe neden olmasın diye kendime soruyordum hep ve ondan sonra proje bakmaya başladım. İlk yurtndışı deneyimim olacağı için ailem çok endişeleniyordu. Yakın yerler bakmam için ısrar ediyorlardı ama bir süre dediklerine kulaklarımı tıkamıştım. Bu benim tecrübem, değişimim olacaktı. Bir kaç ülkeye başvurduktan sonra Rusya’dan bir yaz kampı projesinden kabul aldım. İşte her şey o ‘’Kabul edildin’’ kelimesinden sonra başlıyormuş. Rusya’da havaalanına indikten sonra o kadar güzel karşılandım ki, o an anlamıştım bu yaz mükemmel geçecekti.

Projem biraz geç başlamıştı ve başlayana kadar o kadar çok kültür şoku yaşamıştım ki ben geri ülkeme döneceğim diye ağlamaya başlamıştım.Burdaki insanlar,hayat bana göre değil diye sürekli yakınıyordum ta ki kampı görene kadar… Projem 7-10 yaşındaki çocuklara İngilizce öğrenmeleri konusunda yardım etmekti. Farklı ülkelerden 7 intern gelmiştik aynı amaç uğruna orada bir şeyler yapmaya,onların gelişimine ufak da olsa katkı sağlamaya çalışıyorduk. Çalışmak yerine ‘’onlar ile yaşamak’’ daha doğru olur sanırım. Sadece sınıfta değil günün 24 saatini onlarla birlikte geçiriyordum. Ben onlara bir şeyler öğretmek için gelmiştim ama gördüm ki benim onlara verdiğim onların bana verdikleri yanında hiçbir şeydi. Bana öğrettikleri bir kelime,bir şarkının hayatımda bu kadar anlamlı ve özel olabileceğini hiç düşünmemiştim.Evet belki aynı dili konuşmuyorduk evet farklı kültürlerden geliyorduk ama orada yaşadığım tecrübeyi,edindiğim bu güzel aileyi gördükten sonra bunların asla bir engel olmayacağını anladım.

hazal

Farklı ülkelerden 7 insan hayatıma girmişti. Bir insanın başka bir ülkede nasıl en yakın arkadaşı olabilir diye hep düşünüp gülerdim hep ta ki bu zamana kadar. Sizinle aynı fikirlere sahip, aynı olaylara aynı tepkiyi verdiğiniz, beraber güldüğünüz beraber ağladığınız insanlar da olabiliyormuş hatta artık hayatınızda bir insan olmaktan çıkıp onlara dost, kardeş ya da kader ortağı demeye başlıyorsunuz. O kadar bütün oluyorsunuz o kadar çok alışıyorsunuz ki onlara, hiçbir zaman dönmeyecekmiş gibi hissediyorsunuz ama kampın bitme zamanlarına doğru yaklaşıyorduk. Buna hiçbirimiz inanmak istemiyorduk. Ayrılıp,ülkelerimize döneceğimize.. Ve o ilk geldiğim gün Türkiye’ye dönmek istiyorum diye ağlamalarım yerini Rusya’dan dönmek istemiyorum diye ağlamalarıma bırakmıştı. Kendi ülkeme dönüyordum ama dönmenin,onları bırakmanın hiç bu kadar acı vereceğini düşünmemiştim…

Biraz Rusya’dan bahsetmeye gelirsek kelimeler yetmez.Göz kamaştırıcı tarihi eserleri, katedralleri, Kremlini, Kızıl Meydanı,kültürleri,insanları,yemekleri bile o kadar farklıydı ki…Onlara ayak uydurabilmek gerçekten çok zordu. İklimi gibi her zaman soğuk insanlarla karşılaşacağımı düşünürdüm ama anladım ki soğuk olan sadece iklimiymiş! Beni oraya bağlayan o insanların sıcacık tavırlarıymış. “Anlatılmaz,Yaşanır’’ kelimesi bir ülkeye bu kadar güzel yakışabilirdi..

Şu an içtenlikle söyleyebiliyorum ki İyi ki Rusya’ya gitmişim! İyi ki o en başta yaşadığım korkulara rağmen o BAŞVUR tuşuna basmışım! Geriye dönüp baktığımda 6 hafta sonra bambaşka bir Hazal ile karşı karşıyaydım. Gidenlerin geri döndüğünde yaşadığı değişimleri artık bende yaşamıştım. İnsanların hayatına etki etmek, farkındalık yaratmak ve yol göstermek şu ana kadar hayatımda yaşadığım en güzel duyguydu. Şimdi görüyorum ki beni en çok geliştiren şey yaşadığım kültür şoku, farklı dili konuştuğum o insanlar ve yaşadığım zorluklarmış ve artık herkese ‘’Ben de bir Global Citizen’ım’’ diye bağırabilmenin gururu ise bambaşkaymış.

Şimdi bana aynı tecrübeyi bir daha yaşayacaksın deseler, hiç düşünmeden bir daha giderim.

Hazal Masyan, İstanbul