Global Volunteer ile Tayland Tecrübem

Ece-Global-Volunteer-AIESEC-Yurtdışı-Romanya-Tecrübesi

Herkese merhaba! 2016 yılının Mart ayında AIESEC’E katıldım. Hem ilginç bir tecrübe yaşamak hem de kendimi geliştirmek, duvarlarımı yıkmak istiyordum. Fakat Avrupa ya da Amerika’yla yola başlamak istemiyordum ve oyumu Tayland’a verdim. İlk defa ailemden bu kadar uzak kalacaktım. Cesaretimi topladım ve herkesin “Neden oraya gidiyorsun saçmalama” laflarına kulağımı tıkayıp projemi seçtim, başvurdum, mülakat yapıldı, kabul edildim ve düştüm yollara. Projem ilkokul çağındaki çocuklara temel düzeyde İngilizce eğitimi vermekti. En büyük korkum “çocuklara faydalı olabilecek miyim?” düşüncesiydi. Dilini, dinini, kültürünü, mutfağını hiç bilmediğim bir ülkeye gidiyordum. İşin ciddiyetini uçağım Tayland sınırlarına girince anladım.En büyük zorluk, uçakta yediklerim yüzünden zehirlenmemdi üniversitede kaldığım 3 günlük zaman dilimi içinde sadece uyudum, tabii bu zaman dilimi içinde yemek yiyemedim 3 günde 5 kilo verdim. Bizimle ilgilenen Tayland Assumption University AIESEC ailesi sayesinde doktora gidip tedavi oldum ve bütün geri dönme niyetlerim 3. gecemde bitti. Artık tamamdım.

Ece-Global-Volunteer-AIESEC-Yurtdışı-Romanya-Tecrübesi

4. günün sabahında okullarımızın olduğu şehirlere doğru yola çıktık. Artık geçirdiğim her günden bir şeyler öğreniyordum. Yapmam dediğim ne varsa yapıyordum. Yaşayamam dediğim ne varsa yaşıyordum. Yaşadığım en büyük şok kültür şokuydu. Tam anlamıyla her şeye adapte olduğumda 10 gün geçmişti. Artık sabahları hiç tanımadığım bir evde hiç tanımadığım insanların yüzlerine Good Morning diyerek uyanıyordum. Her sabah adlarını teker teker öğrenmeye çabaladığım sınıflarıma giriyordum ben onlara onlar bana alışıyordu. Geçen her sabah artık bana gözleri daha fazla parıldayarak Good Morning Teacher Ece diyorlardı. Onlara her sarılışımda daha fazla kalmalıyım diyordum her dakikam anlamlanıyordu. Meksikalı bir kız kardeşim oldu. Aynı okulda çalışıyorduk her günümüz birlikte geçiyordu hayatlarımızı paylaşıyorduk. Birlikte keşfediyorduk. Çok ağladım omzunda çok teselli etti. Hayatımın en zor ama en güzel deneyimiydi. Sanırım benim askerlik maceram böyle oldu. Döndürüp döndürüp anlatacağım hiç bitmeyecek anılar. Yepyeni bir aile edindim, yepyeni kardeşlerim oldu. En çok paylaşmak istediğim olaya geldik. Okuldaki son günüm geldi çattı. Bir tane öğrencim geldi yanıma en basit ama en temiz kelimeleriyle “Öğretmenim, haftaya ve ondan sonraki haftalarda artık sizi göremeyeceğim. Sizi çok özleyeceğim. Beni unutmayın” dedi. 8 yaşındaydı ve sosyal medyası yoktu. Bir kâğıda adımı soyadımı yazıp ilerde bir gün Facebook açarsa beni bulabileceğini söyledim. Bu olay yaşandıktan 4 gün sonra ağlaya ağlaya hayatımın bir kısmını Tayland’da bırakarak Türkiye’ye döndüm. 3 gün geçmişti. Alışmaya çalıştığım şey 1,5 ay önceki hayatımdı. Oysa önemli olan geçen uzun zamanlardan ziyade yaşadığını hissettiğin anlarmış. Neyse Facebook hesabıma girdim. Bir adet arkadaşlık istediğim vardı açtığımda gördüğüm şey karşısında ilk defa mutluluktan ağladım. Adımı soyadımı eline sıkıştırdığım kendi küçük aklı büyük canım öğrencimden başkası değildi. Facebook açmış. Bu anlattığım olay yaşanan müthiş anılardan sadece bir tanesiydi.

Ece-Global-Volunteer-AIESEC-Yurtdışı-Romanya-Tecrübesi

Şu anda Çin’den tutun Meksika’ya kadar uzanan dünyada pırıl pırıl arkadaşlıklar biriktirdim. Artık yaşadığım zorluklar karşısında başımı ellerimin arasına alıp ben bittim demek yerine haydi bakalım şimdi çözüme odaklanıyorum diyorum. İyi ki 19 yaşımda böyle bir maceraya atlamışım çünkü bu hayatta herkese kendini bu denli güçlendirme hakkı verilmiyor. Belki sizlerinde aklında bunları yaşamak var fakat korkularınız ağır basıyor olabilir. Korkmayın arkadaşlar hayat bizim gösterdiğimiz cesaretler etrafında değişiyor. En önemlisi bu kocaman dünyada kendimizi bir noktadan farklı hissedebilmeliyiz. Bütün bu süreçlerde hep yanımda olan AIESEC İZMİR ailesine sonsuz teşekkürler. Yol açık, yola çıkın.

 

Ece BÜYÜKDEVECİ / İZMİR

Global Volunteer ile Romanya’da Discover Camp

 

“Sadece hayal etmenizi istiyorum. 20 yaşındasınız ve tek başınıza yurt dışına (Romanya’ya) bir proje için gidiyorsunuz ve yaklaşık 40 günlük bir süreçte Romanya’nın kırsal kesimlerinde henüz anımsamakta zorluk yaşamayacağınız yaşlarınızı yaşayan çocuklara (7 ila 18 yaş aralığındaki bir çocuk grubundan bahsediyorum) İngilizce öğreteceksiniz.

Cagatay-Global-Volunteer-AIESEC-Yurtdışı-Romanya-Tecrübesi

Kendileriyle ortak noktanız ise konuşabildikleri çat pat İngilizce. Hem İngilizce hem de Romence bilen danışmanlar sayesinde işiniz bir nebze olsun kolaylaşıyor ancak derdinizi yine İngilizce anlatmak zorundasınız. Neyse ki yalnız değilsiniz, sizin gibi dünyanın dört bir yanından (Brezilya’dan, Yunanistan’dan, Hong Kong’dan, Ukrayna’dan, Makedonya’dan, Gürcistan’dan, Mısır’dan ve İngiltere’den) gelmiş insanlar var ki onlarla da ortak noktanız yalnızca İngilizce. Herkesin kendi kültürü, yaşamı, dili var. Hatta 40 gün boyunca bir Brezilyalı ve bir Gürcü ile aynı odada yatıp kalkıyorsunuz. Yeri geliyor beraber şarkı söyleyip, beraber sarhoş oluyorsunuz ya da yeri geliyor dünya kupası finalini hep birlikte izleyebiliyorsunuz. Herkes bir hayatın peşinde, herkes bir amacı kovalıyor hayatında ama 40 gün boyunca birbirinize hayatlarınızdan parçalar aktarıyorsunuz. Öğrencilerinizle akıcı bir İngilizceyle konuşmaya çalışıyorsunuz. Yaklaşık 15-20 çocuğu idare etmeye çalışıyorsunuz, yaşları her ne olursa olsun beraber vakit geçirip oyunlar oynuyorsunuz. Bazen öyle öğrencileriniz çıkıyor ki daha 10 yaşında olup da sizden daha iyi bir İngilizce’ye sahip olabiliyor. İşte o noktada deneyimi kazanıyorsunuz, yoruldukça zorlandıkça…

Cagatay-Global-Volunteer-AIESEC-Yurtdışı-Romanya-Tecrübesi

Kendinizi aşıyorsunuz bir bakıma, öncülük ediyorsunuz olaylara, durumlara ve insanlara.

Sizi örnek alan onlarca insan oluşuyor çevrenizde. Hatta kamp bitse de zaman zaman size sosyal medya aracılığıyla ulaşıp akıl danışıyorlar. Bir başka deyişle yol gösteren oluyorsunuz sizden sonra gelenlere. “

Çoğu zaman ülkemi özleyen, anadilimin değerini bir kez daha anlayan ben, kampın son gününde 40 günlük serüvenden çok daha fazlasını paylaştığım insanlardan ayrılacağım için hıçkıra hıçkıra ağlamıştım.

Şimdi yukarıda paylaştığım koşulları düşünün, istediğiniz kadar tutkulu anlatmamı bekleyin anlatamam ki… Farklıydı işte, sıradan olmayandı, yolda sokakta bulamayacağınız türden bir heyecandı, alışılmadık bir maceraydı.

Nerede olduğunuz ya da kimlerle olduğunuz önemli de değilmiş ayrıca… Ben bunu öğrendim. O nedenle gidin, tutkuyu yaşayın ve insanların hayatında izleriniz olsun derim 🙂

Global Volunteer – Yunanistan Tecrübem

AIESEC’le tanışmam geçen yaz oldu.  Erasmus başvurumu iptal ettikten sonra Avrupa’da gönüllülük projelerine bakıyordum. Avrupa’ya gitmişken sadece gezmek için gitmek istemiyordum, bundan dolayı en güzel yolun gönüllülük projeleri olduğunu düşündüm.  Bu arada beğendiğim projelere niyet mektubu atıp bir türlü kabul alamıyordum. Facebook’ta dolaşırken birinin profilinde “AIESEC’te gönüllü olarak çalışıyor” ibaresini görüp merak edip araştırdım. O zaman aradığım şeyin tam ayağıma geldiğini fark ettim. Hemen üyelik alıp projelere bakmaya başladım, çok fazla bilgim olmadığı için önceliğimi projenin konusundan ziyade gitmek istediğim ülke olarak belirledim. Neredeyse gördüğüm her projeye başvurdum, 15 tane hakkımı doldurup beklemeye başladım. O sıralar benimle iletişime geçen AIESECer arkadaşla bir yandan konuşuyordum, o bana Yunanistan’daki bir projeden bahsetti, ben de çok düşünmeden kabul ettim. Yunanistan’a gitmek zaten istiyordum ve böyle bir teklif sununca hemen atladım. Hemen Skype görüşmesi ayarlandı, kabul gördüm ve uçak biletimi hemen aynı saatte aldım. Yani projeyi görmem, kabul almam ve gitmem 2 günümü almıştı. Tüm bunlar olurken aileme bir şey dememiştim, uçak biletimi almış olmamdan ötürü bana çok bir şey diyemediler ve ben annemle beraber 2 tane sırt çantası hazırlayıp Yunanistan’a gittim.

burak-sahin-Global-Volunteer-AIESEC-yurtdışı-yunanistan-tecrübesi

Projem bir anaokulunda çocuklara İngilizce öğretmekti. Psikoloji okuduğum için anaokulunda bir proje hoşuma gitmişti, heyecanlıydım. Giderken çok korkmadım, her şey çok ani olduğu için heyecanlıydım. Havalimanında indikten sonra beni oradaki bir AIESECer karşıladı ve ofise götürdü. Orada insanlarla tanışıp daha sonra kalacağım yere bıraktılar beni. Ofisteki herkesin pozitif enerjisi beni doğru bir karar verdiğim konusunda bir kez daha ikna etmişti. Anaokulundaki ilk günümü beklemeye başlamıştım. Ertesi sabah başka bir AIESECer beni kaldığım yerden alıp anaokuluna bıraktı, genel olarak ne yapacağımı öğrenip çocuklarla tanıştım. Benim için çok farklı bir andı çünkü 10 tane çocukla beraberdim ve hiçbiri ile ortak dilde konuşmuyordum. Onlarla beraber 6 hafta geçirdim. Benim için Yunanistan’daki en güzel dakikalar genellikle çocuklarla olduğum vakitlerdi. Onlara kendi kültürümüzden bahsedip yöresel oyunlarımızı öğrettim. En son günümde “mini mini bir kuş konmuştu” şarkısını söyleyecek kadar onlara Türk kültürünü aktarmıştım. Çok farklı bir kültürde olmadığım için ilk günden son güne çok yabancılık çekmedim, Yunan kültürü ile Türk kültürü çok benzer. Türkiye’nin başka bir şehrine gitmişim gibi hissediyordum. Projeye gitmek bana müthiş bir özgüven verdi, dilini bilmediğim bir ülkede uzun süre kalmak ufkumu çok açtığını söyleyebilirim. Proje sayesinde dünyanın her  yerinden bir çok arkadaşım oldu. Tekrar bir projeye başvurup gitmek için sabırsızlanıyorum.

 

 

Burak ŞAHİN – Yunanistan

Global Volunteer ile Hindistan Tecrübem

berfu-Global-Volunteer-AIESEC-yurtdışı-Hindistan-TecrübesiMerhabalar, ben Berfu Gültekin. Hukuk öğrencisiyim. Bir arkadaşımla beraber başvurmaya karar verdik Global Volunteer projelerine. Birlikte Sırbistan’da proje ararken o hemen mülakatını gerçekleştirip eşlendi. Bense kendimi Global Volunteer ile Avrupa’da proje ararken, bir anda renklerin ülkesi Hindistan’da buldum. Ben mi seçmiştim Hindistan’ı yoksa o mu beni seçmişti bilemiyorum. Aslında uzun zamandır hayalini kuruduğum o ülkede hayat değiştirme fırsatını hayatımda bir defa yakalamanın mutluluğu vardı üzerimde.

 

Havaalanından çıktığım ilk andan itibaren hayallerimin çok ötesinde bir yerde olduğumu anladım. Şaşkın ve sıcaktan bunalmış halimle bekliyorken sonunda elinde Berfu AIESEC yazan kağıdıyla beni almaya gelen amcayı gördüm. Tek istediğim bir an önce hostele yerleşip, eşyalarımı bırakıp kendimi sokaklara atmaktı. Nitekim öyle de oldu.

 

Hayatımın ilklerini yaşamaya daha o saniyelerde başladım. İlk kez muson yağmurlarında ıslandım mesela. Normalde maruz kalamayacağım kadar baharatlı yemek yedim. Çamurlara battım, parmak arası terliklerimle yağmur suları yüzünden geçilemeyen caddelerde yürüdüm. Başıma bağladığım renkli eşarplar, alnıma sürdüğüm kırmızı boyalar ile kültürü tam olarak benimsemeye ve kucaklamaya hemen başlamıştım. Kültürünü tanıdıkça büyülendiğim, büyülendikçe dönmek istemediğim bu topraklarda çok güzel insanlarla tanıştım. Tüm zor koşullara rağmen, mutlu olmanın bir yolunu bulmayı öğretti bu insanlar bana. Çocukların gözleri buralarda çocuk gibi bakmıyordu size. Hepsinin gözlerinde başka başka hikayeler… Çok güzeller, el sallamalarına karşılık alınca hele o mutluluklarını tarif bile edemem.

 

Evimden kilometrelerce uzakta, dilini hiç bilmediğim bu güzel insanlarla kendimi hiç olmadığım kadar huzurlu ve güvende hissettim. Kesinlikle beni çağıran bir şeyler vardı bu topraklarda. Kendimi keşfetme yolculuğum sona erdiğinde başka biriydim. Herkes bir gün korkmadan bu adımı atmalı ve Global Volunteer olmalı!

Berfu Gültekin / Hindistan

AIESEC ismini okuldaki birkaç seminerde daha önce duymuştum. Bunun dışında bir öğretmenimiz kendimizi geliştirmemiz için yurt dışındaki projelere katılabileceğimizi söylemişti. İlk öneri tabi ki AIESEC idi. Ben de zaten çocuk eğitimini geliştirmeyi amaç edinmiş bir vakıfta gönüllü olarak çalışıyordum. Bu sırada AIESEC e kayıt bıraktım ve birkac gün sonra ilk managerımla tanıştım. O zamanlar tam olarak ne yapmak istediğime karar verememiştim ama kesinlikle bir Global Volunteer projesinde yer almam gerektiğini biliyordum. Bana yeni bir vizyon katacağını düşündüm ve farklı bir kültürde yaşamak beni heyecanlandırmıştı. Farklı dili konuşan insanlarla bir projede bulunmak ilgimi çekmişti.

nazlıhan-Global-Volunteer-AIESEC-Yurtdışı-Hindistan-Tecrübesi

Managerımın yönlendirmesiyle Hindistan’ daki Footprints projesine başvurmaya karar verdim. Mülakattan sonra projeye kabul edildiğimi duyana kadar orada ne yapacağımı, nasıl zorluklarla karşılaşabileceğimi, neler yaşayacağımı hiç düşünmemiştim. Hindistan zorlukların ve güzelliklerin iç içe olduğu bir ülke ve ben bu handikapı bilerek yola çıktım. Bir sürü unutulmaz an yaşadım. Örneğin havaalanından ilk çıktığım anı hatırlıyorum, yüzüme çarpan sıcak hava dalgasıyla ayak bastım Hindistan’a. Sonra tuktuk ya da rikşa denilen Hindistan’a özgü küçük toplu taşıma araçlarına ilk bindiğimde hayatımın en ilginç yolculuğunu yaşadım diyebilirim, bir o kadar da eğlenceliydi.

Projeme gelecek olursak, görevim bana verilen okulda öğrencilere ödevlerinde yardım etmek ve ingilizce konuşma yetilerini geliştirmekti. Yaklaşık otuz altı tane öğrencimiz vardı.Hepsinin hikayelerini ve hayallerini teker teker dinledim. Yaşadıkları olumsuz koşullara rağmen çok güzel hayalleri olan çocuklardı. İçlerinden biri ressam olmak istediğini söylemişti ve bana çizimlerini göstermişti. Bu zamana kadar gördüğüm en iyi çizimler diyebilirim ve sadece 12 yaşındaydı adı, Rebaak’tı. Mükemmel çizim kalemleri, farklı tonlarda boya kalemleri yoktu ama buna rağmen harika resimler yapıyordu. Benim için en değerli an ise Rebaak’ın benim resmimi çizdiği andı. Hayatımda ilk defa bu kadar mutlu oldum diyebilirim. Dünyanın bir ucundaydım,farklı bir ülkede, inanılmaz yetenekli çocuklarla geçirdiğim harika bir an ve o resmi hala saklıyorum.Hayatımda aldığım en değerli hediyeydi.

nazlıhan-Global-Volunteer-AIESEC-Yurtdışı-Hindistan-Tecrübesi

Hindistan’da olduğum süre boyunca tek başıma zorlu bir ülkede ayakta kalabilmeyi ve sorunlarla baş edebilmeyi öğrendim.  İnsanlarla olan iletişimime yeni bir boyut kattım. Kendimi bir çok konuda geliştirdim. Bir sürü ülkeden onlarca arkadaş,dost edindim. Her tanıştığım insanla birlikte yeni bir bakış açısı olduğunu fark ettim. Hindistan’ın kültürel zenginliği beni çok etkiledi özellikle Taj Mahal ziyaretim beni çok etlilemişti.Bunun haricinde doğal güzellikleri ve çocuklarla geçirdiğim güzel anlar, insanlarının çok sıcak kanlı ve yardımsever olması bana iyi ki Hindistan’a gitmişim dedirtti. Umarım herkes bir gün bu tecrübeyi yaşama şansı bulur.

 

     Nazlıcan Çağlan YILDIRIM – Hindistan

Ecenur-Global-Volunteer-AIESEC-yurtdışı-Ukrayna-Tecrübesi

Ukraynadaki Global Volunteer Tecrübem

Merhabalar,Ece ben. Global Volunteer’a başvurmaya karar verme anımdan başlayayım. Üniversitenin çok da yoğun olmayan hazırlık döneminden sonra, İngilizcemi geliştirmek adına, yurt dışı fırsatlarını araştırmaya başladım.Daha doğrusu liseden arkadaşımla beraber zaten uzun süredir tek başımıza yurtdışına çıkma hayalimiz vardı.Tam bu noktada AIESEC ile karşılaştık. Daha önce projeye giden tanıdıklarımız olmuştu. Önümüzde somut bir örnek olması, AIESEC’e daha sıcak bakmamızı sağladı. Böylelikle sadece kendi İngilizcemizi geliştirmeyip, çevremizdeki insanların da hayatına küçücük de olsa dokunmuş olacaktık. Hemen projelere başvurmaya başladık ve mülakatlardan sonra farklı projelerden onay aldık.Ecenur-Global-Volunteer-AIESEC-yurtdışı-Ukrayna-Tecrübesi

Ben kısaca kendi projemden bahsedecek olursam;Ukrayna’da Karpatlar Dağı’nda 7-14 yaş arası yaklaşık 30 çocuğun olduğu bir dağ evinde eğitim projesiydi. Çoğu projenin aksine, kampta yabancı olan tek kişi bendim. Tek başınıza olmak dezavantaj gibi gelse de aslında kendinizi tanımanız için çok büyük bir avantaj.

Bu projeyi seçmemdeki başka bir etken de; bir kültürü tanımanın en iyi yolunun, onu yaşamak olduğuna inanmamdı.Bu projede de şehirden uzak olduğum için günün her anı onlarla beraber, onların kültürünü yaşayarak, geleneksel yemeklerini yiyerek geçti.Gerçekten de gün boyu gerek derslerde, gerek yemekte sürekli birbirimize kendi kültürlerimizi anlattığımızda, aslında çok da farklı bireyler olmadığımızın farkına varıyorduk.

Kampın son günlerinde,çocuklar bana bir mektup okudu ve bu mektup sadece projenin değil hayatımın en önemli anılarından biri olarak kalacak benim için.Çünkü çok iyi İngilizce bilmedikleri halde ellerinden geldiğince tüm duygularını anlatmaya çalışmışlardı.Birinin sizin için emek harcadığını görmek,aynı dili bilmeseniz de aynı duyguları paylaştığınızı bilmek çok farklı, çok özel bir duyguymuş.

Bazı zamanlar zorlukları da oldu projenin ama bu zorluklar sayesinde kendime bir şeyler kattım.Hatta en çok da böyle zamanlar sayesinde kendimi tanıdım diyebilirim.Sonuç olarak, Ukrayna’yı o kadar sevdim ki daha dönmeden en kısa zamanda tekrar gitmenin planını yapmaya başladım bile. Herkes mutlaka bir gün Global Volunteer olmalı!

 

  Ece Harputlu – Ukrayna

 

 

burak-demirci-AIESEC-Global-Volunteer-Azerbaycan-Tecrübesi

Global Volunteer ile Azerbaycan tecrübem

Merhabalar ben Burak Demirci. AIESEC ile tanışmam şu şekilde oldu: Erasmus sınavını okulda kaçırmıştım.O dönemde arkadaşım AIESEC’ten ve Global Volunteer projelerinden bahsetti. Araştırdım, gidenlerle konuştum. Her şey olumlu gözüküyordu. Sonra proje aramaya başladım. Yakın ve bizden biri olan Azerbaycan’a başvurdum. Gerekli evrak işlemlerimi tamamladıktan sonra Ağustos’un son günü yola koyuldum. Havalimanında kısa süren işlemlerden sonra 2 aylık vizemle limandan çıkış yaptım. Beni AIESEC gönüllüleri karşıladılar ve çalışma arkadaşım Rus bir kızla birlikte bizi kalıcağımız yere götürdüler. İlk kaldığım yerde Danimarkalı ev arkadaşım vardı. Daha sonra Tunuslu ve Mısırlı arkadaşlar da dahil oldu. Arkadaşlık ortamı gayet güzeldi. Proje toplantısında proje ekibimle tanıştım İtalyan’dan Rusya’dan, Romanya’dan Arnavutluk’a kadar her kesimden insan vardı.

burak-demirci-AIESEC-Global-Volunteer-Azerbaycan-Tecrübesi

Tanışma toplantısından sonra projemize başladık. Haftaiçi otizm merkezinde otizmli öğrencilerle çalışıyor, haftasonu ise at çiftliğinde hipoterapi eğitimine katılıyorduk. Bir halkla ilişkiler öğrencisi olarak sosyal sorumluluk projesi bana çok şey kattı. Derslerde teori olarak gördüğümüz bilgileri bizzat canlı canlı yaşıyordum.Bana çok büyük bir deneyim oldu.

Yeni arkadaşlar yeni yerler yanısıra her şey çok güzeldi. Yabancı dil seviyem kaldığım süre zarfınca çok gelişti. Azerbaycan’a gelirsek zaten bizden biri hiç yabancılık çekmedim. Halk Türk’üm dediğin zaman kendini sana feda ediyor, o derece seviyorlar bizi. Kaldığım 40 gün boyunca, hem hayata bakış açım hem çevreme bakış açım çok gelişti. Çok geniş olan yabancı arkadaş listeme yenisini eklemiştim.Halen iletişim devam ediyor, karşılıklı davet ediyoruz birbirimizi. Yeni yılda projeden bir arkadaşımı ziyaret edeceğim, onun dışında Mart ayı gibi bazı arkadaşlarım Türkiye’ye gelecek. Sosyal açıdan da birçok fırsat elde etmiş oldum açıkcası. 22. yaş doğum günümü 20-22 kişiyle kutlamıştım ki ben hariç Türk yoktu, uluslararası bir doğum günü olmuştu benim için.Yine unutamadığım anlardan biri de 20 kişiye menemen yapmıştım. İtalyanlara anlatıp onları şef yapmıştım. Farklı ülkelerin, farklı lezzetlerini de tatmış olmuştuk. Kısacası, her şey benim için iyiydi.Çok güzel bir deneyim oldu. Teşekkürler AIESEC !

 

Burak DEMİRCİ – Azerbaycan

GLOBAL VOLUNTEER İLE UKRAYNA TECRÜBEM

Ebru-Şural-AIESEC-Global-Volunteer-Yurtdışı-Ukrayna-Tecrübesi

Merhaba ben Ebru Şural, 22 yaşındayım ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümünden yeni mezun oldum. Hayatta herkesin mutlaka küçük veya büyük hayalleri vardır. Benim hayalim yurt dışına çıkmak ve farklı kültürleri tanımaktı. Üniversite 3. sınıfın sonlarına doğru buna kesin olarak karar verdim.

İnternette “yurtdışına çıkmanın yolları” diye bir araştırma yaptım ve AIESEC’i ilk defa bu şekilde gördüm. Giden insanların hikayelerini okudum, ne tür projelerin olduğuna baktım, hangi ülkelere gönderiyorlar acaba diye araştırdım ve sonuç karşısında çok şaşırdım çünkü bu kadar kapsamlı bir kuruluş olduğunu düşünmemiştim.

Ebru-Şural-AIESEC-Global-Volunteer-Yurtdışı-Ukrayna-Tecrübesi

Bilgi almak için AIESEC’e başvurdum ve kendimi bir anda AIESEC ailesinin içinde buldum. AIESEC gönüllülerinden süreç hakkında bilgiler edindim. Sonuçta tek başıma ilk defa yurt dışı deneyimi yaşayacaktım ama o kadar çok ilgi ve alaka gördüm ki sanki benimle beraber onlarda gelecekmiş gibi hissettim. Bu bana çok büyük bir cesaret kaynağı oldu.

Artık proje bakmaya başlamıştım. Bu arada ailem bütün olanlardan habersizdi. Tabii ki ailem buna karşı çıktı ama ben gitmek istiyordum, hem de AIESEC ile çünkü o güveni hissetmiştim. Birçok projeye başvurdum olumlu dönüşlerin hepsinden aileme bahsettim hepsine de karşı çıktılar ne yazık ki. Ama eğer gerçekten istekliyseniz, bunu da ailenize hissettirebiliyorsanız yolun büyük bir kısmını aşmışsınız demektir. Geriye kalan kısımda ise AIESEC kurumunu ve kurumdaki gönüllüleri ailenize anlatırsanız inanın ki ikna oluyorlar. Başka ülkeyi görmek, farklı kültürleri tanımak ve orada sosyal sorumluluk projesine katılmak insanın hayata bakış açısını değiştireceğine inandım ve iş hayatında da bir referans olarak gördüm.

Ebru-Şural-AIESEC-Global-Volunteer-Yurtdışı-Ukrayna-Tecrübesi

Benim için çok uzun bir süreç de olsa sonunda her şeyi anlatarak güvenlerini kazanıp ailemin ön yargılarını yıkarak bunu başardım. Bunu yaptıktan sonra projelere tekrar başvurdum. Hem gittiğimde çabuk adapte olabileceğim bir ülke hem de istediğim türde bir proje olmasını istedim. Ve sonunda buldum ve kabul edildim.

Ebru-Şural-AIESEC-Global-Volunteer-Yurtdışı-Ukrayna-Tecrübesi

Ukrayna/İvano-Fankivsk’te, üstelik çocuklarla ilgili bir proje. Bu projede çocuklarla ilgilenip onların yaptıkları aktivitelerde onlarla vakit geçirmem,  farklı bir ülkeden gelen insanlarla nasıl iletişim kurulacağını öğretmem isteniyordu. Tam istediğim bir projeydi.Kafamdaki tek soru oradaki insanlarla nasıl anlaşacağımdı, yani dil sorunu. Ukrayna’ya gitme günü geldi çattı. Bu arada yükseklik korkum olduğu için hiç binemediğim uçağa ilk defa binmiştim. Büyük bir heyecan ve korku hissi yaşadım. Uçaktan indim Ukrayna’dayım. Arkamdan ‘Ebru!’ diye seslenen birkaç güler yüz belirdi.  Bu arada benden söylemesi bu güler yüzlü insanlardan çevrenizde bir sürü oluyor.

Ebru-Şural-AIESEC-Global-Volunteer-Yurtdışı-Ukrayna-Tecrübesi

Projem çocuklarla ilgili bir proje olduğu için çok eğlendim, çocuklarla kampa gittik, kilometrelerce yükseklikteki dağlara tırmandık, teleferiklerle saatlerce gezdik, beraber resim çizdik ve daha bir çok etkinlik yaptık. İnanın o kadar zevk alarak yapıyorsunuz ki bunu kelimelere dökmekte yetersiz kalıyorum.

Projedeki Çinli ve Mısırlı arkadaşlarla boş vakitlerimizde şehri keşfe çıkardık, hatta hafta sonu olduğunda başka şehirleri keşfederdik. Yabancı olduğumuz çok şey vardı ama bunların bir önemi yoktu çünkü hepimiz farklı ülkelerden geliyorduk ve hepimizin kültürü, dili farklıydı ama beraber olunca sanki her şey kendiliğinden halloluyordu. Projenin 5 haftalık sürecinde birçok güzel anı ve iyi arkadaşlıklar kurduğum için çok mutluyum. Şuan tek başıma gidemeyeceğim bir ülke olduğunu düşünmüyorum. O özgüveni kazandım. Hatta yükseklik korkum vardı o da artık yok denecek kadar azaldı.

Ebru-Şural-AIESEC-Global-Volunteer-Yurtdışı-Ukrayna-Tecrübesi

Size tavsiyem bu deneyimi kazanın, kafanızdaki soruları bir kenara bırakın ve bu ailenin içine girin. Mümkünse benim gibi çok geç kalmadan yapın bunu ama kesinlikle yapın çünkü kazandıklarınız ve hissettiğiniz mutluluk paha biçilemez. AIESEC ailesiyle tanışmanız ve bu ailenin bir parçası olmanız dileğiyle…

Ebru Şural – Ukrayna/İvano-Fankivsk

Sevval-AIESEC-Global-Volunteer-Tecrübesi

Ukrayna Odessa’daki Global Volunteer Hikayem

Sevval-AIESEC-Global-Volunteer-Tecrübesi

Projemi tamamlamadan önce burada yazılan hikayelerden bazılarını okuduğum olmuştu ya da bizzat dinlediklerim. Ama yaşamadan anlaşılmıyormuş. Herkesin en etkilendiği hikaye kendininki olurmuş.”

Sevval-AIESEC-Global-Volunteer-Tecrübesi

Hazırlık sınıfı yoğun bir senenin ardından biraz nefes alabileceğim, kendimi dinleyeceğim bir dönemdi. Yılın başlamasından kısa bir süre sonra içimde inanılmaz bir huzursuzluk fark ettim. Sürekli bir şeyleri kaçırıyormuşum gibi hissediyordum. Bu dinlenmem gereken dönemde yarışta geri kalmışım gibi bir ruh haline bürünüyordum. Çok geçmeden yazı planlamaya başladım. İlk seçeneğim İngiltere ya da Amerika’da dil eğitimi alıp İngilizcemi geliştirmekti. Katıldığım tanıtım toplantılarından ve önde gelen yurt dışı eğitim şirketlerinin maillerinden anladım ki bütçem bunun için yetersiz kalıyordu. Aklımda bir de Work and Travel vardı ama kendimi bu tecrübe için yetersiz görüyordum. Daha önce hiçbir işte çalışmamış olmamın yanı sıra yurt dışına da çıkmamıştım. Direkt soluğu Amerika’da almak ürkütücü gelmiyor değildi. Öte yandan yine aynı vakitler gerek okuldaki kulüplerden olsun gerek yakın bir arkadaşımdan olsun AIESEC’i duydum. Global Talent için küçük, Global Volunteer için korkak olduğumu düşündüğüm bu oluşum merakımı cezbetse de sadece sohbet konusu olarak kalır sanıyordum.Ama öyle olmadı, bir gün “Bir yazı daha sadece tatil yaparak boş geçirmek mi istiyorsun?” sorusunun ardından gelen bir deli cesaretiyle siteye kayıt oldum. Ardından inanılmaz tatlı bir kız aradı ve çok geçmeden bana AIESEC Istanbul’dan süreçlerimle ilgilenecek biri ayarlandı. Seçeneklerimi incelerken Ukrayna projeleri dikkatimi çekti. Başvurmamın ardından skype mülakatımda daha sonra host ülkedeki yardımcım olacak kızla tanıştım. Bu kızın bana yaptığı yardımlar annemle Skype’ten görüşmekle sınırlı kalmayacaktı daha Ukrayna’daki ilk günümde kaybettiğim telefonumun yerine kendi yedek telefonunu verecek hatta iki hafta sonra benim telefonumu bulacaktı. Odessa’ya döndüğüm her yolculuğun sonunda bütün işlerini bırakıp beni karşılamasından bahsetmiyorum bile.

Sevval-AIESEC-Global-Volunteer-Tecrübesi

Ukrayna’da 6 hafta kaldım proje yerim Odessa’daydı ama bu büyük şehirde kaldığım günleri toplasanız bir hafta bile etmez. Üç büyük şehir bir kasaba ve bir de köyde bulundum. Şehirlerden birinde gezmek için bulunsam da diğer hepsinde çalıştım. (Çalıştığım şehirleri de en turistinden gezdiğime emin olabilirsiniz.) Tabi bu süre içinde 2’si 12 saatten fazla olmak üzere 3 tren yolculuğu ve 3 de otobüs yolculuğu yaptım. Host ailemdeki anne İngilizce öğretmeniydi onun düzenlediği bir kampta çalışırken yine onun evinde en iyi şartlarda kalıyordum. Günde yedi saat çalışıyorduk ama gram yorgunluk hissetmiyordum. Gerek projeyle gerek ülkeyle gerekse de host aile yanında kalmayla ilgili oluşturduğum bütün tereddütler daha ilk günümde uçup gitmişti. Projemin ikinci yarısı ise Odessa’dan trafiğin yoğunluğuna bağlı olarak uzaklığı 2-3 saat arasında değişen bir köydeydi. Köy dediysem deniz kenarında tatilcilerin olduğu kadar yaz kamplarının gözdesi sessiz sakin bol ağaçlı bir yerdi. Günün her saati çocuklarla birlikte olmak benim açımdan biraz zorlayıcı da olsa güzel bir tecrübeydi. Bir çocuğa masal anlatarak uyutmak ya da başka bir çocuğun gece korkup yanına geldiği ilk kişi olmak gibi ayrıcalıklar edinmiştim.

Sevval-AIESEC-Global-Volunteer-Tecrübesi

Bütün bunlardan geriye kalan gerek öğrencilerimden gerek arkadaşlarımdan gerekse artık 2. Ailem diye bahsettiğim host ailemden gelen minik hediyeler ve unutamayacağım anılar kaldı. Tabi bir de başka hayatlara dokunmanın bıraktığı “Ya galiba ben doğru bir şeyler yapıyorum.” düşüncesi.

Projemi tamamlamadan önce burada yazılan hikayelerden bazılarını okuduğum olmuştu ya da bizzat dinlediklerim. Ama yaşamadan anlaşılmıyormuş. Herkesin en etkilendiği hikaye kendininki olurmuş var mısın sen de seninkini yazmaya? Büyük miktarlar harcamadan kendine ve başkalarına yararının dokunma ihtimali seni de heyecanlandırmıyor mu?

Şevval Yıldırım- Istanbul Kültür Üniversitesi

Muhteşem Hindistan Tecrübem

Ayçe-AIESEC-Global-Volunteer-Hindistan-Tecrübesi

Merhaba. Ben Ayçe. Yeni yerler görmeyi ve başka kültürleri tanımayı her zaman çok sevmişimdir. Hindistan’a da AIESEC sayesinde gitme fırsatı buldum ve iyi ki gitmişim dediğim bir deneyim oldu benim için. Öncelikle biz oraya bir veteriner kliniğinde çalışmaya gittik ve birkaç hafta çalıştık fakat bazı aksilikler yaşadığımız için daha sonra projemizi değiştirdik ve köy köy gezerek kültürlerini tanıdık ve onlara da bizim kültürümüzü anlatmaya çalıştık. Yoga dersi aldık ve bu benim için çok güzel bir deneyimdi. Her zaman yoga öğrenmek istemiştim ve bunu yoganın merkezinde öğrenmek benim için çok güzel ve özeldi. Gezdiğimiz köylerde bazı zamanlar oralarda yaşayan ailelerde kaldık ve çok güzel ağırlandık. Daha sonra projemiz bittiğinde arkadaşımla çantamızı aldık ve şehir şehir gezdik yaklaşık 11 şehir kadar.

Ayçe-AIESEC-Global-Volunteer-Hindistan-Tecrübesi

Hindistan gerçekten birçok dini ve kültürü içinde barındıran ama bundan hiçbir rahatsızlık duymadan birlikte uyum içesinde yaşamak konusunda bence tüm dünyaya örnek olacak bir ülke. Zengini fakiri villalarda oturan insanlar ve barakalarda çadırlarda yaşayan insanlar dip dibe yaşıyorlar ve bundan kesinlikle rahatsızlık duymuyorlar. Bazı şeyler bize garip gelse de onların bu düzene çok güzel ayak uydurduklarını gördüm. Mesela ülkede genelde trafik ışığı görmek imkansız sürekli korna çalarak arabalar ilerliyor. Yaşadıkları ortamın güzel, lüks olmasına çok önem vermiyorlar. Genelde kazandıklarını gezmek için harcadıklarını fark ettim. Onlar için düzen ve temizlik çok önemli değil. Bize her zaman mutlu olun ve hep gülümseyin diyorlardı gittiğimiz yerlerdeki insanlar. Yoga yaparken hocalarımızla ve diğerleriyle sürekli “om shanti” diyorduk. Bir veteriner hekim adayı olarak en çok dikkat ettiğim şey hayvanlarla iç içe yaşamayı çok güzel benimsedikleriydi. İneklerin onlar için önemini biliyordum tabi ki ama maymunlarla da iç içe yaşamalarını çok sevmiştim. Bir gece oteldeyken odamızın balkon kapısını bir maymun çaldı. Hatta Monkey Temple‘a gittiğimde maymunlara yemek verme ve onları sevme fırsatı buldum. Jaipur’da filleri sevme fırsatı buldum hatta onlarla bir gezintiye bile çıktım

Ayçe-AIESEC-Global-Volunteer-Hindistan-Tecrübesi

Maunt Abu’da yoganın insanlar için önemini daha yakından tanıma fırsatı buldum. Rishikesh’e gittiğimde ise her yerden gelen turistler vardı ve herkes yoga yapıyor, doğayla iç içe bir hayat sürüyordu İnsanın ruhunu dinlendirmesi ve kendi içine dönebilmesi için harika bir ortamı vardı. Golden Temple’a gittiğimde ise oranın insanlar için önemini daha yakından görme fırsatım oldu. Hayatımda ilk ve en uzun tren yolculuğumu Hindistan da yaptım, evet bir şehirden diğerine gitmek için 36 saat tren yolculuğu yaptım ve Goa‘ya gittim. 

Ayçe-AIESEC-Global-Volunteer-Hindistan-Tecrübesi

Ben Hindistan da 70 gün kaldım ve hala görüştüğüm harika arkadaşlıklar ve hayatım boyunca unutmak istemeyeceğim güzel anılar biriktirdim

Ayçe Eroğlu, Baroda, Hindistan