Aslında benim sınırlarım yokmuş

AIESEC ile 4 sene önce lisedeyken bir proje ile tanışmıştım. Daha sonra üniversiteye başlayınca ben de katılıp bu projenin organizasyon takımında olmalıyım dedim. Çünkü o senelerde bana çok şey katmıştı AIESEC. Gerçekten bir dünya bilinci oluşturmuştu üzerimde. Önyargılı olduğum çoğu konuda değişmiştim ve dedim ki kendi kendime: “Neden bana bu kadar çok şey katan bir organizasyona katılıp, ben de insanların hayatına bir şeyler katmayayım.” AIESEC’e girdikten sonra da benle ilgili birçok şey değişti, gelişti; “Dünya’nın herhangi bir yerinde bir sorun varsa, bu sorun oradaki insanların değil aslında hepimizin sorunudur” ilkesini benimseyebildim.

AIESEC’e girmeden önce ve girdikten sonra benim için birçok anlamı var aslında. En başta kendim için sorumluluktu daha sonra istediğim şeyleri yapmaya başlayınca dedim ki AIESEC hedef koymaktır. Çünkü yapamam dediğim birçok şeyi yapmaya başladığımı gördükçe ben bile kendime inanamadım ve fark ettim ki aslında benim sınırlarım yokmuş. Korkularımı yenmemde çok büyük katkısı var tabi ki bunu yapan sadece AIESEC’in adı değil içindekiler insanlarmış. Sizlerle aynı amaçlara değerlere sahip birlikte çalıştığınız, sonuna kadar size güvenen ve her konuda size destek veren inanan insanların olması. Birlikte vakit geçirdikçe, daha fazla çalıştıkça fark ettim ki arkadaşlarım değil yanımda bir ailem varmış. Bu kadar kısa bir sürede AIESEC benim için bir aile oldu. Seni hiç bir şekilde yargılamayan, olduğun gibi kabul eden insanlarla dolu kalabalık bir aile!

4 sene öncesine bakıp düşündüğümde, katıldığım projenin organizasyonuna girdikten sonra, insanlara projeyi tanıtırken çok duygulandım belki birçok insana anlamsız geldi ama AIESEC gerçekten anlatılmaz yaşanır bambaşka bir dünya. Çoğu insan bu kadar gönüllü olunmaz diyor, amaçlarınızı, hedeflerinizi gözden geçirdiğinizde bir şeyleri gerçekten değişebildiğine inandığınızda yalnız olmadığınızı görebiliyorsunuz. Gönüllü çalışırken gerçekten paranın satın alamayacağı şeyler olduğunu öğreniyorsunuz: hedefler, aileler, inançlar gibi…

Sıla ÖZTÜRK,İzmir