Benim en güzel ” iyi ki “lerimdendi

Merhaba! Ben Şerife, İstanbul Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği 2.sınıf öğrencisiyim. Önceki yaz Polonya’da AIESEC aracılığıyla gönüllü bir projede yer alma şansı yakaladım. Gitmeden önce ben de giden kişilerden edindiğim tecrübelerden kendi hikayemi yazacağım günü sabırsızlıkla bekledim. Ve Polonya’nın Rzeszow şehrinde anasınıfındaki çocuklara İngilizce öğretmek üzerine olan bir projeden kabul aldım. Giderken ne Polonya hakkında ne de gideceiğim şehir hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Hatta şehrin telaffuzuyla ilgili havalimanında birçok problem yaşadım. Ama şu an bu 2 kelimenin bendeki tarifi bambaşka. Hiç tereddüt duymadım anasınıfındaki çocuklara eğitmenlik yapacağım için. Değil İngilizce bilmek, sizin onlarla aynı dili konuşmadığınızı bile bilmeden sıkıntılarını durmadan size anneleriyle konuşurcasına anlatan küçüklükte çocuklardı. Ama evet anlaşmak hiç zor olmadı, çünkü anlaştığınız o dil kalbinizdeki sıcaklıktan geliyordu. Projede Meksika, Hong Kong, Hindistan, Brezilya ve Endonezya’dan takım arkadaşlarımla beraber 6 kişiydik toplamda. Her hafta değişen partnerlerimle ben de bu kültürleri öğrenme şansı buldum.

Bunun dışında anasınıfında çalışmak deyince akla gelen uzun süreli çalışmalar gibi değildi projem. Hatta oraya gelen bir yabancı olarak el üstünde tutulduk. Günde çalıştığımız birkaç saat de işten çok eğlenceydi. Her cuma yani o anasınıfındaki son günler kopmanın çok zor geldiğini hissediyordunuz. Size ise verdikleri kalplerinden kopan bir çizim, topladıkları birkaç çiçek ya da bahçeden bulup getirdikleri birkaç taş parçası tüm hediyelerden kıymetli hale geliyordu.
Projeyi gerçekleştiririken de bir o kadar ülkeyi gezme şansı da yakaladım ben. Tüm boş zamanlarımızı hep beraber yeni keşifler yaparak geçirdik.

Kendinize keşfe çıkmak için bence en büyük fırsat tanıımadığınız insanlarla, hiç bilmediğiniz bir yerde yaşayacağınız deneyimdir. Bunun için AIESEC biçilmiş kaftan, hiç tereddüt etmeyin. Dünyanın farklı ülkeleri, o ülkelerden gelmiş insanlar demek, bir o kadar özellik, bir o kadar bakış açısı demek. En önemlisi kendi farkındalığına varmak. Ve gerçekleştirdiğiniz sosyal sorumluluk projesi de kendimden önce ben başkaları için ne yapabilirimdi benim için. Kazandığım en büyük farkındalık da bu oldu. Bambaşka kültürleri okuduğun bloglardan değil de yaşayarak öğrenmek ise en önemli kazanımlardandı. Uzaktan bakınca ne kadar farklı, ama bir aradayken bir o kadar da aynı olduğumuzu hissettik her birimiz. En basitinden beraber gülüyorduk, aynı şarkıları biliyorduk. Şimdi dünyanın pek çok yerinde çalacak bir kapım, ziyaret edebileceğim bir dostum oldu tereddüt etmeden. Onlar Polonyadaki ailemdi, şimdi dünyanın dört bir yanındalar.

Benim 6 haftam böyle sona erdi. Giderken ettiğim bütün tereddütler dönüşte yerini hüzne bırakmıştı. Aklımdan bir gün bile çıkmayan bu anıları anlatmaktan hiç vazgeçmedim. Giderken neden Polonya sorusunun cevabı yoktu bende. Dönerken ise cevabı fazlasıyla buldum. Ve daha dönmeden gerçekten de bu tecrübenin hayatımı değiştirdiğini hissetmiştim.Çünkü dünya sadece kendi hayatını yaşamak için çok büyük. Keşfetmek, başka kültürleri hissetmek gerekliydi.

Benim en güzel ” iyi ki “lerimdendi. Umarım siz de bu en güzel ‘iyi ki’nizi yaşayıp kendi keşif yolculuğunuzu benim kadar memnun yaparsınız.

Şerife Koca, Polonya
 
 
Dünyanin dört bir yanindaki Global Citizen Fırsatlarını görmek için tek yapan gereken kayıt olmak!