Bu Yaşımda Bu Tecrübeyi Yaşamam Hayatımda Attığım En Büyük Adımlardan Biriydi!

Tudo bem ha ?
Merhabalar!!!! Ben inanılmaz bir tecrübe yaşadım ve bunu sizlerle paylaşmak için şuanda inanın yerimde duramıyorum. Bu yaz aslında birçok kişinin birgün yapmayı düşünüp asla yapamadığı bir tecrübe gerçekleştirdim. Evet ben bu yaz Brezilya’daydım. Söylemesi bile beni hayallerime anılarıma dalmama sebep oldu. Ve evet en büyük hayallerimin olduğu listeme bir “check” daha koyabildim. Sizce de harika değil mi?
Şimdi belki bunu okurken içinizden söyleyebilirsiniz seni daha tanımıyorum bile bu benim için nasıl harika olabilir ki ? İnanın bunu bana söylediklerinde bende inanmamıştım. İlk olarak AIESEC tecrübem çok yakın bir arkadaşımın bana AIESEC ve projelerinden bahsetmesi ile oldu. Bende mühendislik okuyan biri olarak açıkçası çok fazla vaktim yoktu ta ki AIESEC’in sitesini girip onu inceleyene kadar. Daha sonra aynı şuanda sizlerin okuduğu bu yazı gibi gerçek Global Citizen’ların tecrübelerini okumaya başladım. Okuduğum ilk yazı sonunda ben de bir Global Citizen olacağım kararını vermiştim.

Her zaman yurt dışına çıkma isteğim olmuştu ama bana bu fırsatı en güzel şekilde sunan AIESEC oldu. Brezilya’da Belo Horizonte adlı 3 milyon nüfuslu bir şehre gittim. Aslında projemi seçerken Sao Paolo veya Rio de Janeiro şehirlerinden birine gitmeyi çok düşünmüştüm ama kendi kendime başka bir yerde olup o tecrübeyi de yaşamalıyım dedim. İyi ki de bunu yapmışım. Projem sonrasında bu iki şehir ve daha fazlasını da gezip yaşama tecrübem oldu. İstanbul’da evimden çıkıp Belo Horizonte’deki evime gidişim yaklaşık 42 saat sürmüştü fakat her dakikası benim için unutulmazdı. 14 saatlik uçuş sonrası bir kelime Portekizce bilmeden önce otobüs terminaline gidişim ve oradan gideceğim şehre otobüs biletini alışım, sonra gelen 9 saatlik otobüs yolculuğu… Beni en çok motive eden şey evime vardığımda beni bekleyen harika bir aile ve hoş geldin kahvaltısıydı. 42 saatlik yolculuğu hiç yaşamamış gibi tüm enerjim ile onlara katıldığım anı hiç unutamam.

Ben projemde 6-14 yaş aralığındaki yoksul çocuklara okul dışında katılabildikleri bir sosyal tesiste eğitmen olarak görev yaptım. Projemizdeki amacımız çocuklarla aramızda bir bağ kurup onlarla kültürel değişim yapabilmek, onların hayatlarına dokunabilmekti aslında. Çocukları yaş gruplarına göre 6-9,9-11,11-14 şeklinde ayırmıştık. Her yaş grubuna hitaben farklı farklı oyunlar, workshoplar buluyorduk. 5 takıma ayrılmıştık ve her takım haftanın bir gününü planlıyordu. Günü belirleyen takım, planını diğer takımlara anlatıp her birimiz birlikte çalışıyorduk. 12 kişilik tüm proje takımında 2 Türk, 4 Meksikalı, 1 Şilili, 1 Sırp, 2 Rus, 1 Hong Kong’lu, 1 Tayvanlı olarak çalışıyorduk. Çocuklara yaptığımız kültürel etkileşim dışında birbirimize karşı da inanılmaz bir etkide bulunuyorduk. Çalıştığımız okul Pindorama adlı bir semtte bulunuyordu. Biz takım olarak birbirimizi o kadar çok sevdik ki artık biz bir aile olmuştuk. 8 kişinin aynı tabaktan yemek yemesinden tutun her yere beraber gitmemize, beraber ağlayıp beraber mağdur durumda kalmamıza, beraber eğlenip gülmemize kadar tam bir bütündük. O kişiler benim hayatım boyunca unutmayacağım ailemin bir parçası oldular. Çocukların hayatlarına dokunabilmek yetişkinlere nazaran biraz daha kolaydır. Sizi daha çabuk kabul edip içlerine alıyorlar. İlk günler çekinceyle yaklaşan çocukların daha sonra sabahın 8’inde koşarak boynunuza atladığını gördüğünüzde demek ki bir şeyleri doğru yapmışım diyorsunuz. Küçük büyük kız erkek temiz pis demeden hepsini alıp kucakladık sevdik. Ağladıklarında yüzlerini güldürmeye çalıştık. Güldükçe gıdıkladık daha çok güldürdük. O minicik elleriyle sizin elinizi tutmak için yarış yaptıklarını görmek inanın birçok şeyden daha çok tatmin edecektir size. Beni en çok etkileyen anım ise, Leandro adlı çok sevdiğim bir çocuk vardı ve biz her gün okuldan ayrılırken çocuklara şeker dağıtıyorduk. Artık projenin son günleriydi ve bizim gitmememiz için her gün bize lütfen kalın gitmeyin diyorlardı. Leandro o gün belkide dünyada tek sahip olduğu şey olan şekerini ikiye böldü ve benimle paylaşmak istedi. O an kendimi ne kadar zor tuttuğumu anlatmak istesem de anlatamam.

2 ay sonunda eşsiz tecrübeler ve dünyanın 10-15 farklı ülkesinden arkadaşlar, aile bireyleri kazanarak geri döndüm. Şimdi nereye gitmek istesem bir evim var diyebilirim.

Bu yaşımda bu tecrübeyi yaşamam hayatımda attığım en büyük adımlardan biriydi. Artık sıra sende, neden bekliyorsun?

Reha İldem

0 replies

Leave a Reply

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *