Liderlik Tecrübeleri,Beni Hikayenin Asıl Kahramanı Olmam İçin İtiyordu

Merhaba, ben Erkmen. Çukurova Üniversitesi Fransızca Öğretmenliği öğrencisiyim.

AIESEC mi? O da ne?

2014 Ekim’inde AIESEC ile tanıştım. Ne olduğundan habersiz ilk kez AIESEC ofisine gittim. İlk başlarda kafamda soru işaretleri vardı. AIESEC ile kendimi geliştirebileceğime hiç inanmıyordum. İsteksizdim açıkçası. Dışarıda her gün gezip tozup eğlenmek varken ofiste çalışmak mantıklı gelmiyordu. Ama bir yandan da merak etmiyor değildim.

Kurumsal bir iş…

Daha sonra mülakatlar sonucu bir takıma girdim. Giden Taraflı Kurumsal Stajlar takımının bir üyesiydim artık. Fakat sorun şu ki hayatım boyunca kurumsal bir iş ile ilgili hiç bir tecrübem olmamıştı ki. Ama kendime güvenim de tamdı. İlk aksiyon adımımı işte burada atmış oldum.

Takım Ruhu…

İlk takım toplantımızı merkezi bir kafede yaptık. Takım liderim dışında hiç kimseyi tanımıyordum. Sırayla herkes geldi ve ben AIESEC ile deneyim, eğlence ve öğrenim dolu müthiş hikayeme de ilk adımı atmış oldum.
Kısa zaman içerisinde takım arkadaşlarımın hevesi beni de motive etmeye başlamıştı. İnternetten AIESEC ile ilgili araştırmalar yapmaya başlamıştım. Tabi bu arada takım liderimi de her fırsatta sıkıştırıp bana bir şeyler öğretmesini sağlıyordum.

Dünya vatandaşı olmak…

Artık yavaş yavaş AIESEC ile ilgili her şeyi öğrenmeye başlamıştım. Taşlar yerine oturuyordu. Projeler, stajlar, liderlik tecrübeleri beni iyiden iyiye hikayenin asıl kahramanı olmam için itiyordu. Uluslararası arkadaşlar edinmem, farklı kültürleri öğrenmem ve bu esnada da yabancı dilimi geliştirmem beni dünya vatandaşı yapmaya başlıyordu.

 

Çok farklı eğlenmek…

Okul dışındaki zamanımın büyük çoğunluğunu AIESEC ile geçiriyordum. Bir gün ofiste çalışarak, bir gün takım arkadaşlarımla eğlenerek, bir gün uluslararası arkadaşlarımla sohbet ederek. İşte o an anladım ki hem profesyonel bir iş yapıp, hem de eğlenebilirsin. Roll-Call denilen basit ve toplu halde yapılınca çok eğlenceli bir dans türü öğrendim. Başka kültürlerin eğlencesini tatmıştım. Uruguay’dan, Hindistan’dan, Kolombiya’dan, Çin’den Brezilya’dan ve daha bunlar gibi 126 farklı ülkenin ortak halde yaptığı yeni eğlence türleri keşfetmiştim.

Yönetim Becerileri…

Daha sonrasında kendi fonksiyonelinde takım lideri oldum. Bir takıma liderlik etmek ve öğrendiğin şeyleri üstüne koyarak başkalarına öğretmek tarif edilemeyen bir duygu. Bu süre zarfında yönetim becerilerimi geliştirdim. Mayıs 2015’den beri de Finans Koordinatörlüğü görevini yürütmekteyim.

Global Leader…

Kısa zamanda AIESECer olmanın farkını doyasıya yaşadım, fakat hala doymuş sayılmam. AIESEC’e iyi ki katılmışım. İyi ki buradayım. Artık ben bir Global Leader’ım.
Gelecekte de hem Global Citizen hem de Global Talent olmak istiyorum.

Erkmen Uzer / Adana

Masada 21 Tane Yarının Değil Bugünün Lideri Vardı

Yaşıtlarımın aksine sadece okula gidip arkadaşlarımla gezip tozmaktan farklı bir şey yapmak istiyordum. İnsanların hayatlarında iz bırakmak, onları etkilemek istiyordum. Kendi hikayemi, kendim oluşturmak istiyordum açıkçası. AIESEC’e geldim ve ilk önce takım olabilme tecrübesi yaşadım. Kendimi geliştirdim, eksiklerimi kapatmaya çalıştım. Sadece AIESEC’sel anlamda değil her konuda daha fazla bilgi sahibi oldum ve genel kültürümü geliştirdim.

Bir süre sonra Dünya’ya ve insanlara karşı daha duyarlı bir birey olduğumun farkındaydım. ‘Artık insanları daha fazla etkilemeliyim.’ diye düşündüğüm bir zamanda karşıma lider olabilme, bir takımı yönetme şansı çıktı. İlk takım toplantımızda masada 21 tane, yarının değil bugünün lideri vardı. İşte o zaman AIESEC’in vizyonunun, kendi vizyonuma en yakın olduğu zaman dilimini yaşadım.
‘Barışı ve insan potansiyeli en verimli şekilde kullanmak.’
Bu kadar değerli bir vizyonun bir avuç öğrenci tarafından gerçekleşebileceğine inanmıyordum,
Artık biliyorum.

Serenay DİLMEN,Ankara

Benim Bir Vizyonum Var !

Öncelikle AIESEC ile nasıl tanıştığımdan ve bu organizasyona katıldığım andan itibaren neler yaptığımdan kısaca bahsederek başlamak istiyorum.
AIESEC ile lise yıllarımda, arkadaşlarımın birkaç yaz üst üste katıldığı yaz kampı sayesinde tanıştım. Arkadaşlarımın dünyanın neredeyse her milletinden edindikleri arkadaşlarıyla sosyal medyada paylaştıkları fotoğrafları çok kıskanmıştım doğrusu. Ben lise yıllarımda hiçbir yaz bu kamplara katılamadım, fakat AIESEC diye bir kurumun varlığından haberdardım artık. Bu kurumun bir üyesi olarak çalışmaya 2015 yılının Mart ayında başladım ve henüz 5 günlük bir üyeyken AIESEC Türkiye’nin ulusal kongrelerinden birine katılma fırsatım oldu. AIESEC Türkiye’nin tüm şubelerinin tüm üyelerinin bulunduğu bu dev organizasyon, olabileceğim en doğru yerde olduğumu daha 5 günlük üyeyken fark etmemi sağladı.
Benim bir vizyonum var: ölmeden önce, içinde yaşadığımız dünyanın daha iyi bir yer olmasına küçük de olsa bir katkıda bulunabilmek. Bunun içinse nesnelere değil, insanlara etki etmek gerekiyor. İşte tam olarak bu sebepten dolayı en doğru yerdeyim. Çünkü AIESEC, gerek kendi ülkenizden gerekse dünyanın neredeyse her ülkesinden insanlara kolayca ulaşabileceğiniz bir platform. İnsanlar birbirini tanıyıp dinledikçe, yeni bakış açılarının kazanılacağına, ön yargıların kırılacağına ve birlikte barış içinde yaşanılabileceğine inanıyorum. AIESEC ise zaten tam da bu amaçla kurulmuş bir organizasyon. Şubeme gelince, şubemdeki herkes ayrı ayrı iyi kalpli, cana yakın ve yardımsever insanlardır, aile gibidirler. AIESEC’e bağlılığın en büyük etkeni ise farkında olmasak bile şubemizdeki güzel insanlardır. Bu açıdan, ben çok şanslı bir AIESEC üyesiyim.
Şuanda ise o yukarıda bahsettiğim bir türlü katılamadığım yaz kampının organizasyon komite üyesiyim ve bundan sonrası için sabırsızlanıyorum!

Güldeniz GÜRSOY, Izmir

Uçsun, özgürce öğrenmeye kanat çırpsın. Daha da çok insanın hayatına etki edebilsin.

AIESEC, seni sevmiyorum…

Babalarla kızları arasında sevgi, yaşları ile ters orantılıymış. Sırf bu yüzden, kızım büyümesin diye çok umut ettim. İlkokul, ortaokul, lise derken üniversiteyi yeni kazanmıştı. Aile tablosu çok güzeldi. Küçük küçük hayaller kuruyorduk. Her şey normal ilerliyordu. Üniversite hazırlık sınıfında kızım AIESEC ile tanıştı. Heyecanlıydı, yeni bir gruba katılıyordu. Güzel bir sosyal faaliyetti. Üniversitede öğrencilerime AIESEC tanıtımı yaparken, ilk o zaman fark ettim. Gerçeği o gün gördüm. Kızım büyümüştü. Hem de çok çabuk büyümüştü. Kalabalığa tanıtım yaparken gururla izledim. Gururluydum, fakat kalbim buruktu. Onu yuvadan uçarken, kanat çırparken görmek, heyecanla, büyük bir keyifle anlatırken, yolun sonuna yaklaştığımızı anladım.
AIESEC seni sevmiyorum. Sen ona yeni hedefler kattın. Çalışmaya başlamadan, çalışma hayatını. Şirket, bölüm, insan kaynakları, pazarlama nedir bilmezken, hepsini öğrettin. Toplantı nedir derken toplantı yönetmeyi öğrettin. Takım bilgisi Fenerbahçe iken, takım üyesi olmayı hem de en sağlam halkası yapmayı öğrettin. Sadece İzmir’i bilirken, Dünya’yı öğrettin.
Gürül gürül akan bir nehrin önünde duramıyorum. Akışına engel olamıyorum. Ne diyebilirim? Nasıl davranabilirim? Bu soruların cevabını hayat bana öğretti. Karşı koymayacaksın, hatta kenara çekilip seyretmeyeceksin de. Elinden geldiğince, tüm gücünle yolunu açacaksın. Daha uzaklara ulaşsın diye…
^Uçsun, özgürce öğrenmeye kanat çırpsın.
Daha da çok insanın hayatına etki edebilsin. ^

Erdoğan SOBACI

İnsanların Buraya Kattıklarının Daha Fazlasını Buraya Katmak

Merhabalar,

Ben Bensu
AIESEC hayatım, lise yıllarımda Dünya Bize Katılıyor projesine katılmam ile başladı. Öğrenci olarak katıldığım Dünya Bize Katılıyor projesinden, yaklaşık 5 yıl sonra AIESEC’in sunmuş olduğu Global Citizen stajı nı gerçekleştirdim. Bir zamanlar Dünya Bize Katılıyor ile hayatımı değiştiren o stajyerlerin yerine bu sefer ben geçip, o insanların hayatlarını etkiledim. Sonrasında Ankara’ya döndüğümde AIESEC’te gönüllü olarak çalışmaya başladım. Başlangıçtan beri olduğum takımda şu an bir Lider olarak çalışmaktayım.

Ne ara oldu, Nasıl oldu..
AIESEC Ankara’ya, Bu Sarı Ev’e, bu kuruma ve insanlara..
Nasıl bu kadar bağlandım hiç bilmiyorum. Tek bildiğim 5 sene önce coğrafya öğretmenim bana AIESEC’ten bahsetmeseydi şu an belki de ailem dediğim insanlarla tanışamayacaktım. Ne zaman moralim bozuk olsa AIESEC ailesinin desteğini hep arkamda hissettim. Gelenekleriyle olsun, duruşuyla olsun Türkiye’de de bir adım öne çıkan AIESEC Ankara’da tek amacım, benden önceki insanların buraya kattıklarını hatta daha fazlasını buraya katabilmek.

Her şey için teşekkürler AIESEC!

Bensu ÇEL,Ankara

Haritada Yerini Bilmediğim Ülkelerden Arkadaşlarım Oldu

Hangi birini anlatsam…
Benim AIESEC maceram arkadaşımın yerine gittiğim toplantıyla başladı. Üniversite hayatımın her senesinde farklı bir şeylerle uğraşmak istiyordum. Toplantıdan sonra ikinci senemde ne ile uğraşacağımı bulmuştum.
Kapısından girdiğiniz anda her yönüyle sizi çeken, sanki farklı bir dünyaya adım attığınızı hissettiren bir şubeye gelmiştim. Bir anda İzmir’in her üniversitesinden neredeyse her bölümünden arkadaşım olmuştu ama tabii ki bununla sınırlı değildi: takım üyesi olduğum bir proje ile yurt dışından öğrenciler gelmişti ve bir anda haritada yerini bilmediğim ülkelerden arkadaşlarım olmuştu. Hepsiyle hala konuşuyorum, hepsini çok özlüyorum. Herhalde o ülkelerde her zaman çalacak bir kapım olduğunu anlamışsınızdır.

Şimdi ise AIESEC maceramın belki de dönüm noktası olabilecek başka bir proje için çalışıyorum. Gönüllü çalışmak için gelecek olan yabancı arkadaşlarımızla tanışmak için sabırsızlanıyorum. Yakında Dünya’nın her yerinden bambaşka insanların hikayelerini dinleyecek ve yine insanı insan yapan şeyin dil, din, ırk, cinsiyet olmadığını anlayacağım.
Her zaman tekrar edebilirim, aslında ne kadar tekrar etsem de yetmeyecek ama; teşekkürler AIESEC.

Merve AKINCI,İzmir

Takım Ruhunun Yepyeni Bir Boyutunu Öğrendim

Eylül ayında ömrümde ilk kez benim için yepyeni bir şehir olan İzmir’e adımımı atmıştım. AIESEC hayatım başlamadan önce hayatında sürekli sorunlardan kaçan birisiydim. Yeni bir şehir benim için yeni bir olanak, yeni bir fırsat demekti ve benim için bu fırsat AIESEC oldu. Burada yepyeni bir aile, yepyeni bir çevre edinebileceğimi nereden bilebilirdim ki? AIESEC yolculuğuma Ekim ayında İş Geliştirme takım üyesi olarak başladım. Burada gerçekten iş dünyasında neler olduğunu, orada nasıl davranmam gerektiğini ve nasıl aksiyon adımı alabileceğimi öğrendim. Sonra biraz farklı bir tecrübe edinmek istediğimi düşünüp gelen taraflı kurumsal stajlar takım üyeliği yaptım. Burada yurt dışından insanlarla tanışıp yepyeni kültürleri tanıma şansı buldum. Sonrasında Global Citizen takım üyeliği yaptım ve insanlara AIESEC’i tanıtma şansı buldum. Bu üç tecrübe sonucunda söyleyebilirim ki, AIESEC’te takım olmanın ne demek olduğunu ve takım ruhunun yepyeni bir boyutunu öğrendim. Takımın aslında aile demek olduğunu o zamana kadar bilmiyordum. Sonra bu çıtayı biraz daha yükseltmeliyim diye düşündüm ve hala da yürüttüğüm giden sosyal sorumluluk projelerinden sorumlu direktör görevine geldim. Aslında ne kadar kararlı olduğumu bu tecrübe sayesinde öğrenme şansı buldum ve bunun farkına vardıktan sonra artık olumlu yönde hareket etmeye başladım. Kendi takım liderliği tecrübemi yaşıyorum ve kesinlikle unutulmaz anlarım oldu. Her gün insanların hayatına etki etmenin gururunu yaşıyorum ve her gün bunların üzerine bir yenisi daha eklenmeye devam ediyor.

AIESEC benim için tabii ki yalnızca takımımla alakalı değil. Burada yepyeni insanlarla tanışma fırsatı buldum. Daha önce hayatımda görmediğim samimiyeti ofisteki insanlarda bulmuştum. Açık konuşmalıyım, başta çok şaşırmıştım fakat sonradan fark ettim ki, ben de onlardan biri olmuşum. Asıl insanlığın birbirine yardım etmekte olduğunu öğrendim. AIESEC benim için aile kavramına yepyeni bir boyut kazandırmıştı. Bu aile için gerek uykusuz kaldım, gerekse yorgunluktan adım atamayacak hale geldim ama hiç biri için pişman değilim ve iyi ki de yapmışım diyorum. AIESEC benim karamsar düşüncelerimi bir kalemde sildi attı. Hayatımdaki olaylarda doğru karar vermemi sağladı ve bana cesur olmayı öğretti. Kendime olan güvenimi burası sayesinde yeniden buldum. Burası bana Türkiye’nin ve Dünya’nın her tarafından arkadaşlıklar edindirdi ve bana ‘Dünya vatandaşı’ olduğumu hatırlattı. Anlık bir kararla başladığım bu serüvenin benim için ne kadar yararlı olduğunun bilincindeyim. AIESEC sayesinde artık geleceğe yepyeni bir bakış açım var ve inanıyorum ki burası sayesinde kendimi geliştirmeye ve diğer insanların hayatına olumlu yönde etki etmeye devam edeceğim.
Kısacası AIESEC’de hangi ülkeden, hangi şubeden olursanız olun. Çok büyük bir ailenin içindesiniz ve sizde diğer herkes gibi çok değerlisiniz.

Alper POYRAZ,İzmir

Hayatınıza Yön Vermeye Ve Dünyaya Etki Etmeye Başlayın!

İnsanların hayatında geleceği adına köşe taşları olur. Kendisinin fark ettiği, yolunu şekillendirebildiği ve önünü görebildiği. AIESEC benim için bunların tam olarak karşılığı.

AIESEC hayatıma Ekim 2014’te başladım ve girdiğim ilk günden itibaren de sorumluluk duygusunu fazlasıyla tattım. Sorumluluk neden bu kadar önemli diye soruyorsanız, alınan her sorumluluk sizin kendinizi tanımanızı ve fark etmenizi sağlıyor diyebilirim. Neleri başarıp ,nelerin üstesinden gelebileceğinizi yahut nelerde başarısız olduğunuzu görüyorsunuz. Var olan birçok fonksiyonel de yolunuzu şekillendirmeniz de büyük katkılar sağlıyor. Ayrıca uluslararası bir platformda olmak sizin dünyayı yakından takip etmenizi sağlıyor ve bu dünyaya nasıl etki edebileceğiniz konusunda da yol gösteriyor. Tüm bunları öğretirken gerçekten ‘’barış’’ gibi bir amaca hizmet etmenin de haklı gururunu yaşıyorsunuz. Çünkü yaptıklarınızın karşılığını insanlar üzerinde bıraktığınız pozitif etkilerden anlıyorsunuz.

Ben AIESEC hayatıma takım liderimin ‘’İnisiyatif almaktan ve hata yapmaktan çekinmeyin.’’ sözü ile başladım. AIESEC’in, bu sözü gerçekten yaşatabilecek bir ortam oluşturduğuna emin olabilirsiniz. Siz de hayatınıza yön vermeye ve dünyaya etki etmeye başlayın!

Aysun Betül DEMİRTAŞ,Ankara

Erişilmez Bir Deneyim Ve Eşsiz Bir Farkındalık

“Hayatında olmayan bir şeyin eksikliğini ancak onunla tanıştığım zaman farkedebilirsin.” demişti bir film karakteri.

Denizin derin mavisini seven ama yüzmeye cesaret edemeyen biri gibi ya da rüzgarı teninde hissetmek isteyen ama bisiklete binmeye korkan bir çocuk gibi.

İşte bu ilk adımı atma cesaretini bir kere gösterebilirsek, hayatımızın sonuna kadar erişilmez bir deneyim ve eşsiz bir farkındalık yaratmış oluruz.

İsmim Merve.
Ankara’da Hacettepe Üniversitesi’nde okuyorum.
Hazırlığı ikinci döneminde atlayıp,hemen ardından birinci sınıfın,ikinci dönemine başlayan Merve.
Yukarıda bahsettiğim cesaret deneyimini, ben AIESEC için gösterdim. Tam hayatımda bir çok şeyden ödün verdiğimi düşündüğüm esnada, aslında kendime bir çok şey kattığımı farkettim.
Her üniversite öğrencisinin ne yazık ki farklı ülkere seyahat edebilme gibi bir imkanı olmayabiliyor. Ama şubemizd başlatılan projeler sayesinde yabancı kültürleri tanımış oluyoruz. Bunun en büyük artısı da sadece yaşadığımız ülkenin değil dünyadaki hal ve düzenin farkında olan bir birey haline geliyoruz. Kurduğumuz kuvvetli bağlar sayesinde de bir çok ülkenin kapısı bize de açılmış oluyor aslında.
AIESEC bize başladığımız bir işte yaptığımız hatalar sonucunda pes etmek yerine, o hataların üzerine gitmeyi ve ders çıkarmayı öğretiyor.
AIESEC öğrenci topluluğundan öte bir ailedir.
Bu kocaman ailenin içinde bireysel olarak hareket etmek yerine paylaşmayı, bir işe gerçek anlamda gönül vermeyi ve birbirimiz için fedakarlık yapmayı öğreniyoruz.
Bana kattıkları için AIESEC’e ne kadar teşekkür etsem az.
Umarım benim gibi ilk adımı atma cesaretini gösteren bir çok insanın hayatına etki edebilirim.

Merve Gülmüş, Ankara

Artık bir şeyleri değiştirme zamanının geldiğine karar verdim.

AIESEC kariyerim başlamadan önce kendini eve kapatmış, sadece yemek yiyebilmek ve temel ihtiyaçlarımı karşılamak için dışarı çıkan bir bireydim yani kısacası emekli yaşantısı süren biri gibiydim. Artık çok sıkılmıştım kimseyle uğraşmak istemiyordum ve sürekli sorunlardan kaçıyordum. Geleceğe dair umutsuzdum. Dünya sorunlarına etki etme fikri beni daha çok eve kapatıyordu. Kendime olan güvenimi yitirmiştim.
AIESEC’e girmem ile başlarda neye uğradığıma şaşırdım. Çok kısa sürede ofisteki arkadaşlarımla aile olmuştum. Herkesin ne kadar çok çalıştığını bir şeyler değiştirmek için ne kadar fedakarlık yaptıklarını gördüm. Kendime “Sen bu zamana kadar ne yaptın?” sorusunu sordum ve artık bir şeyleri değiştirme zamanının geldiğine karar verdim. Takım ruhunun sadece basit bir kelime olmadığını altında inancın, sevgi ve saygı ilkelerinin temeli olduğunu gördüm. Fedakarlığın sadece fazladan 2-3 iş yapmak değilde, arkadaşlarının açığını kapatıp onlara ne kadar çok değer verdiğini ve bu işi gönülden severek yaptığını göstermek olduğunu öğrendim.

Gün geçtikçe kendimi daha iyi hissediyordum kendime olan güvenim geri gelmişti. En önemlisi aslında tek başıma çok şey değiştirebileceğimi anlamıştım. Çok kısa sürede ofise değil evime gidiyorum demeye başlamıştım. Mükemmel arkadaşlıklar edinmiştim. Çok farklı kültürlerden, yaşantılardan gelen insanlar tanıyarak, farklı Dünya görüşleri edindim. Çoğu insan yaptıklarımı komik ve gereksiz bulduğu halde kazandıklarımla onlara ders vermiştim. Dünya vatandaşı olduğumu öğrenmiştim. Yeri geldi hiç uyumadım, yeri geldi çok yoruldum ve en önemlisi hayatta yapamayacağım dediğim şeylerin çoğunu yaptım ve yapmaya da devam edeceğimden adım gibi eminim, çünkü AIESECer olmak önyargılarını yıkıp kendine güvenmeyi gerektirir.
AIESEC sayesinde insan olmayı ve hiçbir sorundan kaçmayıp hepsinin üstüne gitmeyi öğrendim. Dokuz ay içerisinde ne kadar değişebilir bir insan derdim kendi kendime, bunun ne kadar saçma bir düşünce olduğunu öğrendim. AIESEC’in kurum olmadığını, Dünya’nın 126’dan fazla ülkesinde bulunan çok büyük bir aile olduğunu öğrendim. İnsanlara değer verip herkese saygı duymayı ilke edindim. Geleceğe dair aklımda herhangi bir soru veya şüphe yok, çünkü ben AIESEC’liyim ve önüme hangi engel çıkarsa çıksın aşıp hayatıma devam ederim.
Ersan ZÜNBÜL,İzmir