Evde Gibi Hissetmek

Kim diyebilirdiki AIESEC projesi için Kolombiya’ya gidiceksin. Şaka gibiydi fakat hep hayalim olan Güney Amerika’ya gitme hayalim gerçek oluyordu.
Uzun bir yolculuktan sonra Kolombiya’nın Barranquilla şehrine ulaştım. Beni karşılayan AIESECer sanki uzun zamandır görmediği yakın bir arkadaşına sarılır gibiydi. O bana sarıldığında Kolombiya’ya dair kafamdaki bütün soru işaretleri uçup gitmişti. Gece yarısı kalacağım ailenin yanına beni bıraktıklarında ailemin İngilizce bilmediklerini söylediklerinde ufak bir şok yaşasam da, insanların mecbur kalınca her şeyi başarabileceklerini öğrendim. Madem onlar İngilizce bilmiyorlardı ben İspanyolca öğrenmeliydim.( Kolombiya’ya geldiğimde bir kelime dahi bilmeyen ben Kolombiya’dan ayrılırken İspanyolca konuşabiliyordum.)
İlk günün sabahı evime bir AIESECer gelip beni dans dersine götürdü. Madem Güney Amerika’ya, salsanın başkentine gelmiştim dans dersine de gitmeliydim. Diğer AIESECerlar ve projedeki diğer arkadaşlarımla tanıştım ve ilk kültür şokumu burada yaşadım. İnsanların dansa olan tutkusu, yetenekleri ve bitmek bilmeyen neşeleri karşısında ağzım adeta açık kaldı.

Projem Dünya Kupası ile aynı döneme denk geldiği için sokaklar, caddeler, dükkanlar her yer Kolombiya Bayraklarıyla doluydu. Bizde kendimizi Kolombiya’nın rüyasında kaptırıp çılgın birer Kolombiyalı taraftarlara dönüştük. Projem birkaç nedenden dolayı geç başladığı için diğer gönüllülerle kaynaşmak, şehri ve Kolombiya kültürünü tanımak için birçok fırsatım oldu. Türkler gibi sıcakkanlı olduklarından alışma sürecini çabuk atlatmıştım fakat kültür şoklarının etkisini bir türlü atamıyordum. Yolda yürürken birden kolunuza girip sizinle dans eden insanlar karşısında baştan biraz afallasam da sonradan alışınca gayet neşeli olduğunu anladım. Bu kadar eğlenceye, neşeye rağmen bazı tatlı-sinir durumlarla da karşı karşıya kaldım ama bizi daha önce buradaki AIESECer’lar tarafından “Colombian Time” kavramı anlatıldığı için ona da alışmak son derece kolay oldu.

Colombian Time’dan bahsetmek gerekirse buradaki insanlar size buluşmak için bir saat verdiklerinde en az 45 dk geç geliyorlar. Bu durum biraz sinir bozucu olsa da yanınıza geldiklerinde size verdikleri enerji herşeyi unutturuyor. Kaldığım şehir turistik yerlere yakın olduğu için gezme fırsatım çok oldu. ( Cartagena, Santa Marta, Tayrona National Park,Volcan del Totumo ). Buradaki her insan sıcakkanlı olduğundan kendimi evimde gibi hissettim ve Kolombiya’yı seçtiğim için pişman olmadığımı her geçen gün gördüm.
Projemin amacı küçük çocuklara İngilizce öğretmek ve onlara kendi kültürümüzü tanıtmaktı. Başlarda zor gibi gözükse de onların öğrenme isteği ve sıcakkanlı davranışlarından dolayı herşey çok basit oldu. Aslında ben onlara bir şeyler öğretirken onlardan birçok şey öğrendiğimi projem bitince anladım. Kolombiya’ya giderken kendine güveni olmayan ben ile döndükten sonraki ben arasında çok fark var artık ve bunun için teşekkürler AIESEC! Bana kendimi tanıma fırsatı, ikinci bir aile, ikinci bir yabancı dil ve farklı kültürlerden arkadaşlar vediğin için.

Arda Kuru,Kolombiya