Global Citizen Hayat Değiştiriyor

Geçtiğimiz yaz yaklaşık 10 senedir hayalini kurduğum ülkeye, Hindistan’a gitme şansını ”Global Citizen Hayat Değiştiren Tecrübe” programıyla buldum. Uçağa adımımı attığım an beni büyük bir tecrübenin beklediğini biliyor ve ülkeye varmayı dört gözle bekliyordum. İçimde heyecanla karışık bir korku da vardı aslında. Çünkü kime ben Hindistan’a gidiyorum dediysem bana başka ülke mi yoktu, sen hiç Hindistan ile ilgili haberleri okumuyor musun, yok orası çok pis bir ülke gibi bir ton önyargı içeren geri dönüş almıştım. Ama kimseye kulak asmadan dediğim tek şey: ‘Ben Hindistan’a gideceğim.’ Oldu. Şimdi de diyorum ki iyi ki kimseyi dinlememiş ve bu harika ülkede 50 gün geçirme fırsatını yakalamışım. Projem küçük çocuklara İngilizce öğretmekti. Yaklaşık 20 tane 7 ile 12 yaşları arasında öğrencim vardı. Başlarda biraz utangaç ama gün geçtikçe biraz daha samimi harika günler geçirdik birlikte. Ders yaptık ama yanı sıra yeri geldi oyunlar oynadık, şarkılar söyledik, hikayeler anlattık hatta damat halayı bile oynadık. J Sabah derse geldiğimde bana gülen gözlerle ‘good morning’ demeleri hala gözümün önünden gitmiyor. Hatta benim tatil günümde müdüre gidip bugün gelip gelmeyeceğimi sorduklarını duyduğumda hissettiğim duyguyu kelimelere dökemem. Onlardan ayrılmak gerçekten şu sürecin en zor kısımlarından biriydi.

 

 

Bu ülkeye en güzel yakışacak sıfatı bulmuşlar zaten ‘Incredible’ India. Her dakikası ile sizi şaşırtmayı başarabilen bir ülke! Tren istasyonlarında ve sokaklarda yatan insanlar, yolda yürürken size eşlik eden inek, maymun, sincap ve daha nice hayvan türleri, rengârenk insanlar ve onların sana ünlüymüşsün gibi davranıp fotoğraf çekinmek için yalvarmaları, sokaklardaki keskin kokular ve daha niceleri ama benim için en özeli 3 tekerlekli taksiler yani Rickshaw (Tuk Tuk). Bütün bunların yanında bir de o tarihi güzellikleri yok mu Hindistan’ın büyülenmemek elde değil. Ve tabi ki en önemlisi Taj Mahal. Adımınızı atar atmaz sizde uyandırdığı o his yok mu. İşte ben ilk ‘iyi ki Hindistan’ lafımı o zaman söylemiştim.

En kötü kısmı da bana hayatımın hem en zor hem de en güzel 50 gününü yaşatan bu mucizelerle dolu harika ülkeye veda etmek oldu. Global Citizen’a gidip, orada o zorlukları yaşamanın hayatıma neler kattığını tahmin edemezsiniz. O günleri çok özlüyorum ve şundan da eminim ki bu ayrılık çok uzun sürmeyecek.

 

Hani diyorlar ya hep ‘Hayat bu değişir’ diye. Ben hep onu Global Citizen’ın pazarlama cümlesi olduğunu düşünürdüm ama gerçekten gittim ve gördüm ‘’ Global Citizen  Hayat Değiştiriyor! ‘’

 

Selin Nazik, İstanbul

 

0 cevaplar

Cevapla

Tartışmaya katılmak ister misiniz?
Katkı yapmaktan çekinmeyiniz!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir