Global Citizen ile Hindistan Tecrübem

“6 weeks can change your life” mottosunu ilk okuduğum zaman hissettiğim heyecanı hala hissedebiliyorum. Farklı bir ülkede 1,5 ay kalacaksın, insanlara faydalı olacaksın ve bunu hiç tanımadığın insanlarla birlikte tek başına yapacaksın. Araştırdıkça daha çok heyecanlanıp kesinlikle bunu yapmalıyım dedim. Bunu yaparken aynı zamanda hayalim olan bir ülkeyi tercih etmeliydim. HİNDİSTAN. Seçmekte hiç zorlanmasam da ailemi ikna etmek epey zamanımı aldı. Evet gerçekten eşi benzeri olmayan inanılmaz bir ülke. Ama belki de en önemlisi insanların “Sen kafayı mı yedin? Ne işin var oralarda? Oralar çok tehlikeliymiş, kız başına neler yapacaksın? “ tarzındaki söylemlerine kulak asmayıp, hayalinin peşinden koşabilmektir. Şu ana kadar hayatımda iyi ki de yaptım dediğim şeylerin başında gelir. Bana birey olmayı, insanlara koşulsuz yardım edebilmeyi hatta insan olmayı bile öğretti. Bir  insanla dost olmak için sürenin değil paylaştığın şeylerin önemli olduğunu öğretti. Hayatın kısa ve yaşanılması gerektiğini bir kez daha öğretti. Sadece AIESEC değil, Hindistan’ın da size öğretecek epey dersi var. İlk iki gün ben neden geldim bu ülkeye diye ağlarken, son iki hafta dönmek istemiyorum diye ağladım. Belki de en zor anlarımdan biriydi havaalanında, 1,5 ayda kardeşim olan insanlara veda etmek.

Ülkenin her karesinde daha önce hiç görmediğinize emin olduğum binlerce hayat görebilirsiniz. Tasvirini asla yapamadığım, hayalimdekilerin çok ötesinde bir ülke. Yıllarca Hindistan hakkında araştırma yapmış olmama rağmen her saniye şaşırabiliyordum. 1,5 ay bana yetmedi, doyamadım gezmeye, keşfetmeye. 8 farklı şehir gördüm hepsi sanki başka bir ülkeydi. Yediğim yemeklerden, tanıştığım insanlara, giydiğim etnik kıyafetlere kadar bambaşka bir ülke. Hindistan’ı yaşamak lazım her şeyiyle, kendi dokusuyla. Filin hortumuna sarıldığım günden maymunları fındıklarla beslediğim ana,  Himalayalar’ın tepesinden paraşütle atladığım günden Hint Okyanusu’nda yüzdüğüm güne kadar belki de bir daha asla yapamayacağım anılar biriktirdim.

 

Beril_Tutku

Projem fakir çocuklara eğitim vermek üzerineydi. Onları gördüğüm ilk saniyeden itibaren adeta içime işlediler. Onların sana sanki insan üstü bir varlıkmışsın gibi davranmaları, açlık, sefalet ve daha niceleri hepsi ayrı ayrı bir dersti benim için. Sebepsiz yere insanları sevmeye başladım. Çok değiştim gerçekten. Bu kadarını beklemiyordum. Sadece biraz cesur olun ve hayallerinizin peşinden koşun. Fikrinizi değiştirmek isteyen insanlara kulak asmayın. Özellikle “kız başına” sözcük öbeğini duymayın bile. Çünkü ben inanıyorum ki “kız başıma” en az bir insanın, bir çocuğun hayatına bir şeyler kattım ve hatta değiştirdim. Bu his işte orada çektiğin her sıkıntıya fazlasıyla değiyor. Korkma, kendi hayatını değiştirmeye başla. Zaten gerisi gelecektir.

 

Beril Tutku Tezel, İstanbul

 

0 cevaplar

Cevapla

Tartışmaya katılmak ister misiniz?
Katkı yapmaktan çekinmeyiniz!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.