Global Families Olmak

AIESEC’te içinde bulunduğum bir projeye gelecek olan Pakistanlı (Zohair) arkadaşa host olacaktım. Bir yandan İngilizce anlaşamama çekingenliğim bir yandan da farklı bir kültürden gelen biriyle nasıl 6 hafta yaşayabileceğim, en önemlisi de bu süre boyunca ona rahat etmesi için odamı verip salonda nasıl rahat rahat yatacağım soruları kafamda dönüp duruyordu.

Büyük bir heyecanla Zohair’i karşıladım ama konuşamıyordum. İngilizce bilgim sadece sözcüklerle sınırlı kalıyordu. Ama ben işte tamda bu sorunu çözmek için host olmamış mıydım? 6 hafta süre boyunca kendimi internetten ders çalışmaya verdim ve bu sürede sabah birkaç yabancıyla proje okullarına gidiyordum. Akşamları Zohair ve diğerleriyle hep beraberdim. İngilizcemdeki gelişimi 3. haftamda kendim de gözlemlediğim zamanki  o mutluluğu anlatmak gerçekten zor benim için.

Başka bir konu ise farklı kültürleri tanımak. Adı dışında hiç bilgim olmadığı bir ülkenin kültürünü birebir de gözlemleme şansı yakalamıştım. Bana farklı gelen her hareketlerini  neden yapıyorsun diye soruyordum. Bununla da kalmayıp merak ettiğim konularla da onu soru bombardımanına tutuyordum. Keza o da aynı şekilde davranıyordu. Ayanı amaçla hareket ediyorduk zaten.Türk çayını çok sevmişti ve biz hiç sıkılmadan her gün sabaha kadar çay içerek sohbet ediyorduk. Beraber dış etkenden edindiğimiz bilgilerle birlikte aslında diğer milletlerin yarattığı kötü algısından kurtulduk.  Bunun dışında dertlerimizi de anlattık hatta daha ileri gidip duygulanıp ağladığımız bile olmuştur. Yazı Türkçe olacağı için Zohair böyle bir itirafta bulunduğumu anlamaz. Sorun yok o yüzden.

En büyük korkularımdan biri ama aynı zamanda en çok istediğim şeylerden biri  yurtdışına çıkmaktı. Herkesin ortak sorun olarak gördüğü İngilizce ve maddiyat sorunu diye düşünüp çıkmadığım yurtdışına, çıktıktan sonra asıl korkumun o adımı atacak cesaretim olmadığını görmem olmuştu. Zohair ile tanıştıktan tam 1,5 yıl sonra bu adımı atıp Sırbistan’a “Global Citizen” programıyla gittim. Ben de artık bir Zohair olmuştum. Ona imreniyordum, farklı bir ülkede sosyal sorumluluk projesi yapıyorsun ayrıca gezerek bir kültürü hissederek tanıyorsun. O ne yaşadıysa hepsini ben de yaşayıp olaylara onun açısından hissedebilme fırsatı yakalamıştım. Bu adımı ne kadar geç atsam da “Global Families” olmasaydı bu hayatımın hiç unutamayacağım Sırbistan’daki 2 ayımın yaşayabilecek cesaretim olacağını düşünmüyorum.

2 yıldır Zohair’den sonra kaç ülkeden kaç kişinin evimde kaldığını artık gerçekten hatırlamıyorum bile. Benim için host olmak artık tatlı bir bağımlılık haline geldi. Siz bu satırları okurken ben yeni bir kardeşim olacak insanın gelmesini bekliyor olacağım.

Yazacaklarım daha çok var ama bunların hepsini satırlara sığdıramam.Bu arada Zohair yılbaşında sırf tekrar beni görmek için Pakistan’dan Bursa’ya tatile gelecek. Sadece bu cümleden bile “Global Families” programının ne kadar eşsiz bir şey olduğunu anlarsınız.

Rahmi Fırtın, Bursa

0 cevaplar

Cevapla

Tartışmaya katılmak ister misiniz?
Katkı yapmaktan çekinmeyiniz!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.