Gülümsemek Tüm Dünya’nın Ortak Dili

Yurt dışı tecrübesi benim için her zaman bir tutkuydu, daha önceki yıllarda AIESEC faaliyetlerini takip etmekteydim zaten. Bir süre sonra keşkeler ile dolu bir lisans eğitimimi tamamlamıştım. Artık mezundum ve hayat çok sıradanlaşmıştı bir yandan master eğitimime başlamış olmakla beraber yurt dışı tecrübesinin eksikliğini her anlamda yaşıyordum. Bir gün okulumuzda verilen AIESEC semineri sonrası bu organizasyonun bir parçası olmam gerektiğine karar verdim.
Gitmeden önce İngilizcem yok denecek kadar azdı, yabancı bir dil, yabancı bir ülke bambaşka bir kültür, bunlar ilk basta bir heyecan yaratsa da küçük bir tedirginliği beraberinde getiriyordu. Ancak ilk günden son güne kadar yaşadıklarım bu endişeleri boşa çıkarttı. Çünkü Global Citizen boyunca benden sorumlu bir AIESECer ve birçok yerel ve küresel arkadaşlarım vardı. Beraber sohbet ettiğim gülüp eğlendiğim, kültürlerimizi paylaştığımız bir ev arkadaşım vardı.
Seyahatim boyunca hiçbir sorunla karşılaşmadım, yeri geldi İngilizce bile bilmeyen yerel halk ile çok güzel iletişimler kurdum. Siz de gittiğinizde göreceksiniz ki gülümseme tüm dünyanın ortak dili… Bu seyahat bana güzel bir İngilizce, özgüven ve birçok özel arkadaş hediye etti. Proje boyunca ülkemizi en güzel şekilde tanıttım ve temsil ettim. Adeta bir kültür elçisi vazifesi üstlendim, Türkiye ve Türkler hakkında yanlış bilinenleri onlara aktardım.

Projem boyunca her gün o ülkenin yemeklerini yiyip, içeceklerini içerken ve bir yandan da Türk kültürünü tanıtıp onlar gibi yaşamayı öğrendim. İnanın farklı bir kültürü, coğrafyayı tanımanın tadı hala damağımda…
Açık konuşmak gerekirse ilk başlarda projeyi çok ciddiye aldığım söylenemezdi çünkü yabancı bir ülkeyi gezerken alacağım keyif daha baskın geliyordu fakat sonrasında bu düşüncelerim tamamı ile değişti ve AIESEC ile ne kadar doğru bir tercih yaptığımın farkına varmam çok uzun sürmedi. Kaldığım şehirde yüzlerce kişiyle tanışmıştım. Oradaki ortam o kadar iyi ki kendinizi adeta bir popstar gibi hissediyorsunuz ve şimdi ben bir dünya vatandaşıyım, sınırların olmadığı; din, milliyet çatışmalarının olmadığı bir dünya hayaline sahibim… Bu projeye katılarak bu hayale ulaşmak için bir katkıda da siz bulunabilirsiniz.
Döndüğümde en çok o ülkenin yemeklerini, içeceklerini ve hoş sohbetlerini özledim… Sonuçta insan ömründe kaç kere 6 ülkeden oluşan bir masada Çin restorantına gidip Suşi yiyebilir ki…
Dünya’nın birçok yerinden arkadaşa sahip olmak harika bir his.
Ben bu organizasyona 24 yasında dahil oldum. Hayatımı AIESEC öncesi ve AIESEC sonrası olarak ayırabilirim bile… İyi bir İngilizcem ve özgüvenim benim yanıma kalanlar… Şimdi geçmişe dönsem her sömestr tatilimi ve yaz tatilimi bu organizasyona katılarak değerlendirirdim. Çünkü üniversite yılları zaman olarak biçilmiş kaftan…
Kesinlikle tabuları bir kenara bırakın ve tadabildiğiniz kadar yemek tadın, tanışabildiğiniz kadar insanla tanışın… Döndüğünüzde yıllarca anlatacağınız muhteşem anılar biriktireceksiniz… Bide yanınıza Lokum ve Türk kahvesini almayı unutmayın… Bunlardan arta kalan bagaj hakkınızı sevgi ve dünya barışıyla doldurabilirsiniz…
Son olarak bana güvenip bu fırsatı veren AIESEC’ e teşekkürü borç bilirim.

Cihan Çağlayan – Ukrayna