Herkesin bir hikayesi vardır, senin ki anlatmaya değer olsun!

Hayaller vardır insanların hayatlarını değiştirir. Hayaller vardır dünyayı değiştirir. Sizleri dünyayı değiştirmek için hayal kurmaya davet ediyorum!

Peşinden gidilesi hayaller!

Yıl 2012’nin Ekim ayıydı. Üniversiteyi yeni kazanmış kendimi hazırlık binasının koridorlarında rüzgarda pervasızca oradan oraya savrulan bir uçurtma hissediyordum. Farklı bir arayış içindeydim, bir şeyler değişmeliydi artık. Çoğu öğrencinin yaptığı gibi birkaç farklı öğrenci kulübüne katıldım ancak onlar da beklediğim gelişimi bana sağlamakta yetersiz kalmıştı.

Yine bir gün okulun koridorlarında gezerken bir stant gördüm. Standın üzerinde AIESEC yazıyordu. Stantta bekleyen görevlinin yanına gittiğimde daha bu organizasyonun ismini bile doğru telaffuz edemediğimi anladım. Kaydımı bırakırken de dünyanın en büyük öğrenci platformunu keşfettiğim aklımın ucundan bile geçmiyordu.
Bundan sonra yazacaklarım beni tam anlamıyla değiştiren, hayat vizyonumu bana kazandıran, içinde yaşamak ve liderlik etmek istediğim dünyayı bana keşfettiren bu organizasyon sayesinde olacaktı. İşte ben bu güzel serüveni bir cümle ile taçlandırıyorum “Herkesin bir hikayesi vardır, senin ki anlatmaya değer olsun!”.
AIESEC ofisinde gerçekleşen o ilk tanışma toplantısından sonra içimde değişik hiç tatmadığım bilmediğim duygular hissetmiştim. Bu toplantıda takım liderim, “Evet dünyayı değiştirebilirsiniz, bunun için başbakan ya da cumhurbaşkanı veya tanınan kişi olmanıza gerek yok.” demişti. AIESEC kariyerim boyunca her gün, her saat, her dakika da bunu hissettim. Serüvenim bu düşünce ışığında domino etkisi yaratmaya başlamıştı artık. Liderlik ettiğim her insanda, her takımda, her toplulukta yarattığım etki başka etkilere yol açıyordu.

AIESEC Kariyerim boyunca sosyal sorumluluk projeleri yürüttüğümüz bir departmanda çalıştım. Dönüp arkama baktığımda farklı ülkelerden, kıtalardan 350’den fazla yabancıyla arkadaşlık kurmuşum. İlk günlerde bu insanlara adımı söyleyemeyen ben, yabancı arkadaşların katıldıkları projelere liderlik etmeye başlamıştım. 70’i aşkın farklı kültürü tanıdım ve tanıdığım her kültür beni farklı bir Tugay yaptı.
Neler kazandın derseniz ise, ben kazandıklarımın hepsini yazmaya kalksam sanırım sayfalar dolu şey yazabilirim fakat bu bile az kalacaktır. Abartıyor diyebilirsiniz ama size bir anımı anlatarak sözlerime son vermek istiyorum.
2014 yazında “Dünya Bize Katılıyor” projesini yürütüyorduk. Kamp alanı dediğimiz bir toplantı salonunda liseli gençler İngilizcelerini geliştiriyor ve belli başlı etkinliklerle toplumsal konular üzerine tartışıyorlardı. 35 – 40 tane yabancı arkadaşımız bu proje için gelmişti. Havanın sıcak ve boğucu olmasına rağmen herkes çok eğleniyor ve inanılmaz bir tecrübe yaşıyordu. Bir gün salonda farklı bir durum vardı ve salonun arkalarına doğru gittikçe bu farklılığı daha da çok hissettim. Rus ve Ukraynalı iki arkadaşımız birbirlerine sarılmış ağlıyorlardı. Hemen yanlarına gidip sorunun ne olduğunu sordum fakat cevap yoktu. O an hayatımın en zor ve bir o kadarda duygulu anı olacağından habersizce sorumu tekrarladım ve yanlarına bir sandalye çektim. Çat pat yanıt vermişlerdi ama anlayamamıştım tekrarlattım ve o an üzerime kaynar sular döküldü. Ukrayna ve Rusya savaştaydı. Ukraynalı arkadaşımızın yaşadığı şehir bombalanmıştı ve kimse bölgeyle ilgili son durumu bilmiyordu. Telefonlar çekmiyor ve ailesine de bir türlü ulaşamıyordu. İşte o an AIESEC’in ne kadar büyük bir platform olduğunu anladım. Ailesi ve şehri zarar gören kişi Ukraynalıydı peki onu teselli eden kimdi? O da bir Rus’tu. İkisinin de ağzından dökülen tek cümle “Devletlerimiz her ne kadar savaş halinde olsa da, biz kardeşiz.”.

İşte sadece bu anıdan bile benim gerçekte neler kazandığıma dair her şeyi bulabilirsiniz. Son sözümse “Hayaller vardır insanların hayatlarını değiştirir. Hayaller vardır dünyayı değiştirir. Sizleri dünyayı değiştirmek için hayal kurmaya davet ediyorum!”.

Tugay Hocek, Kocaeli