Neden herkesle paylaşmak isteyeceğin harika bir hikayen olmasın?

Merhabalar ben Bilge, İstanbul Üniversitesi İşletme  Fakültesi 2. sınıf öğrencisiyim. AIESEC’le, bir arkadaşımın  Hindistan’a gittiğini gördükten sonra tanıştım ve yaptığı paylaşımlar o kadar hoşuma gitti ki bu AIESEC de neymiş diyerek araştırmaya başladım. Yaz tatilimi boş geçirmek istemediğim için şansımı bir deneyeyim dedim. Çok seri bir şekilde mülakatı geçtim, karşı tarafla eşleştim ve bir anda kendimi Brezilya’ya giderken buldum. Ve fark ettim ki aslında hikayem, ben karar verdiğimde başlamıştı.

Yaklaşık 15 saatlik bir yolculuktan sonra uçak Rio de Janerio’ya doğru alçalmaya başladı ve kendime yepyeni bir sayfa açtığımı fark ettim. İşte benim 6 haftalık hikayem böyle başladı. Bu süre içerisinde birbirinden değerli dostluklar kurdum(bu yazıyı yazmamdan yaklaşık 3 hafta önce Brezilya’da tanıştığım 8 farklı ülkeden arkadaşlarım hem beni görmeye hem de İstanbul’u ziyaret etmeye geldiler ve yine bir başka noktada buluşmak için plan yapmaya başladık), anlatılmaz yaşanır dediğim anılar edindim, hem yeni kültürler tanıdım hem kişisel gelişimime tanık oldum.

Kısacası projemden bahsetmem gerekirse, 7-14 yaş arası çocuklara, insan hakları, çevre kirliliği, girişimcilik, kültür çeşitliliği gibi konularda, onların kişisel gelişimini sağlacayak workshoplar düzenledik. Yaş ortalamaları küçük olduğu için bu konuları oyunlarla, çeşitli faaliyetlerle eğlenceli hala getirip pekiştirmelerini sağladık. Ordaki çocuklarla o kadar güzel kaynaştık ki dillerini her ne kadar anlayamasam da bir şekilde iletişime geçtik ya aracı insanlar bulduk ya translate kullandık. Bazen sadece dans ettik, bazen şarkı söyledik. Beni en çok etkileyen şeylerden biri çocukların gelir düzeyleri, yaşadıkları yerler, eğitim görme şartları ne olursa olsun hep mutlu olacak ve gülümseyecek bir neden bulabilmeleri oldu. İşte o zaman ne kadar gereksiz şeyleri kafama taktığımı fark ettim ve bardağa boş tarafından değil de dolu tarafından bakmaya başladım.

Projeler kısmı bir yana bir de bunun yeni yerler keşfetmek gibi harika bir kısmı var. Worldcup Final maçını Copacabana plajında izleyebilmek gibi çok güzel bir fırsatım oldu. Kurtarıcı İsa’yla selfie mi çekilmedik, favelalarda barbekü partileri mi yapmadık. Elimizden geldiğince hiçbir şeyden eksik kalmadık. Latin partileridir, okyanus kıyısındaki görkemli plajlarında hindistan cevizi sularıdır, meşhur Maracana’da futbol maçlarıdır derkeeen 6 haftamızın sonuna geldik. Yeri geldi zorluklar yaşadım yeri geldi kayboldum yeri geldi ağladım ama geriye baktığım zaman pişman olduğum 1 günüm bile yok diyebilirim.

Eğer ki aklınızda “acaba güzel olur mu”, “ben de bi denesem mi” gibi  ufacık bir soru bile varsa ben asla pişman olmayacağınızdan eminim. Çünkü bu sayede hem gelişime ihtiyaç duyan kitlelere bir katkınız olmuş oluyor hem de kendi vizyonunuzu geliştirmiş oluyorsunuz. Brezilya’dan döndüğümde söylediğim ilk şeylerden biri “Hepimiz dünyada bir çok yardıma muhtaç insan olduğunu, birçok dünya sorunuyla mücadele edildiğini biliyoruz ve çoğu insanın aksine ben yaz tatilimde gidip sıradan bir tatil geçirmek yerine bunun değişmesi için bir adım attım” oldu.

Hala geç değil sen de AIESEC ailesine katılabilirsin. Neden senin de herkesle paylaşmak isteyeceğin harika bir hikayen olmasın ki?

BİLGE TOSUN

 

 

0 cevaplar

Cevapla

Tartışmaya katılmak ister misiniz?
Katkı yapmaktan çekinmeyiniz!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir