Tunus’ta Global Talent Olmak

Herkese Merhabalar! Ben Emel,  Gaziantep Üniversitesi 4. Sınıf Gıda Mühendisliği öğrencisiyim. Sizlere bundan tam 3 ay önce yaşadığım tecrübeyle değişen hayatımı ve yeni Emel’i tanıtmak istiyorum. Evet dediğim gibi tam 3 ay önce geldim Türkiye’ye Tunus’tan. Tek kelime yazabilirim buraya dönerken hissettiklerimle ilgili, gelmek istemedim.. Neden diye sordum önce kendi kendime ne farkı vardı Türkiye’den ya da hayatından diye. Aslında gitmeye karar vermeden önce o kadar emindim ki,Tunus Türkiye’den daha az gelişmiş bir ülke ve ben orada tam 3 ay yaşayacaktım. Hem de tek başına kimseyi tanımadan bilmeden.  İşte uçaktan iner inmez bana hissettirilen ilk  şey, Yalnız değilsin oldu. Tunus’taki AIESEC’liler beni zaten havaalanında bekliyorlardı bana her konuda yardımcı olabilmek için. Bu his size o kadar büyük bir güven sağlıyor ki. Evet bunu içtenlikle söyleyebilirim ki hem Gaziantep’teki AIESEC’liler hem de Tunus’takiler herhangi bir sorunda hep yanımdaydılar. Zaten aradan 1 ay geçtikten sonra sen hem ülkeye hem de insanlara alışıyorsun ve kendi sorunlarını kendi başına çözme insiyatifini kullanmayı çok güzel öğreniyorsun. Evet biliyorsun senin arkanda olup sana destek olan insanlar var ama alıştıktan sonra ben de yaparım ki özgüveni geliyor. Yani kısaca culture shock dediğimiz kültür şokunu çoktan atlatıp yaşama adapte olmaya başlıyorsun. Ve deneyimin aslında yeni başlıyor. Çünkü iş hayatı da devreye giriyor ve inanın o kısmı bence bambaşkaydı. Ben bir dil okulunda hem İngilizce öğretmenliği yaptım hem de Türkçe öğretmenliği. Ve daha öncesinden İngilizce öğretmek için bir deneyime sahiptim ama Türkçe için değil.  Neyse, toplamda 2 öğrencim vardı Türkçe dersi için  ve stajımın sonunda gerçekten konuşabiliyorlardı. Tabi ki ana dil gibi değil. Ve bunlar için sadece DENEDİM. Kesinlikle diğer bir önemli şey ise yapabileceklerimin farkına varmamdı. Kendimi kendime ispatlıyordum aslında. Ben bunu da yapabiliyormuşum diyebiliyordum. Tabi ki sadece Türkçe öğretmeyi başararak söylemedim bunu. İş hayatının disiplinine ve sorumluluğuna da alışmayı öğrendim. Çok uzağa gitmeye gerek yok  1 yıl sonra bir yerde çalışmaya başladığımda,  yaşayabileceğim zorlukları daha öncesinden profesyonel olarak bir işyerinde çalışmış olduğum için, atlatabilmek bence benim için daha kolay olacaktır. Çünkü yaşadığınız deneyim hayatınızın hangi  anında olursa olsun bence çok değerli, bir diplomadan bile.

 

 

Bu stajın bir diğer artısı ise, yaşadığım ortamda ve kaldığım yerde ki  bütün insanlar Dünya’nın farklı yerlerinden gelmişlerdi. İş ortamımda da sadece İngilizce kullanılıyordu. Yani dil bakımından bana gerçekten fark kattığını görebiliyordum.  3 ay kaldığım bu süre boyunca  stajın bana kattıklarıyla ilgili sayfalarca yazabilirim buna eminim. Ama Tunus’un kattığı şeyler ise daha ayrıydı. Bu anlattıklarım işin biraz teori kısmı gibi olsun gelelim işin uygulamaya konulan tarafına. Gitmeden önce her şeyini araştırmaya çalıştım. Tabi ki gidince anlayacaksınız hepsi yetersiz hatta bilmiyormuşsunuz. Bilmeden keşfedip yaşamak daha gizemli daha eğlenceli geldi bana. Evet ilk haftalar alışamadım hemen yaşantılarına, ülkeye, insanlara. Ama herkeste diyor ki yemekleri çok güzel olur, insanları çok iyidir. Tabi ki ilk haftalardan bunları anlamanız zor ama inanın o kadar doğru söylüyorlarmış ki. Aşırı derecede yardımsever, misafirperver ve iyi niyetli insanlardı. Ve yemekleri gerçekten çok güzel. Ülke ise zaten denizi,  evleri,  tarihi yerleri ve tabi ki Sahra çölüyle meşhur. İkinci haftadan gitmiştim ben Sahra çölüne inanılmazdı. Her hafta sonu izinlerimde farklı bir yere gittim ve çok yer gezdim gerçekten. Çünkü, Dünya o kadar küçükmüş ki daha nereleri var gitmem lazım görmem lazım diye düşünüp o psikolojiyle yaklaşıyorsunuz ve bence en güzeli.  Tunus’un gerçekten çok güzel tarihi yerleri vardı,evleri, otantik alışveriş yerleri, sahilleri vs inanın bu uzar gider. Hiçbir farkı yok aslında Türkiye’den gibi görebilirsiniz ama aslında fark hep içindeydi. Her milletin kendine özgü bir yaşayış şekli vardır. Evet daha az gelişmiş bir ülke ama her şey var. Yani kısaca ben Tunus’u ve halkını gerçekten çok benimsedim. Ailemden, sevdiklerimden uzak bu hayata adapte olmayı öğreten inanılmaz güzel dostluklarım oldu ve hala görüşüyoruz. Bilmediğin, tanımadığın insanlara güvenebilmeyi ben Tunus’ta bu stajda öğrendim.  Artık daha önyargısız, çözüm yolu üreten, güvenebilmeyi öğrenen, yeni bir şeyler görmenin ve öğrenmenin önemi bir kez daha anlayan, daha korkusuz ve çok daha güçlü bir Emel’im.

Son olarak şunu söyleyebilirim ki, ben stajımdan ve Tunus’tan çok memnun kaldım. Hayatınızı değiştirecek tecrübeler o kadar da uzakta değil sadece bu deneyimi yaşamak için bir adım atın. Ve sadece DENEYİN.

Emel Mergin, Gaziantep

 

 

0 replies

Leave a Reply

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *