Geçmişten günümüze dünyamız birçok virüsün etkisi altında kalmıştır. Aslında bu durumlarda biz insanlar için kendimizi çok büyük görmemiz gerektiğini de hatırlatıyor. Yeri geliyor koca devenin diz çöktüğü insanlık bir küçük virüse yenik düşebiliyor. Dünyamızın başına gelmiş geçmiş 5 virüs olayını sizler için derledik!

İspanyol Gribi

İspanyol Gribi

İlk olarak, 1918 yılının Mart ayında Amerika’nın New Mexico eyaletinde teşhis edilmiştir. 1. Dünya Savaşından sonra beliren İspanyol Gribi, tüm dünyada 50-100 milyon arası kişinin ölümüne sebep olmuştur. Bu sayı, Birinci Dünya Savaşında hayatını kaybeden insanların üç katıdır. Bu virüsün temel nedeni bulunamamıştır ve bugün hâlâ araştırılmaktadır.

İspanyol Gribinin ilginç özelliklerinden biri de beklenenin tersine, yaşlılar ve çocuklardan daha çok genç ve sağlıklı insanlarda etki göstermiştir. Hayatını kaybedenlerin büyük bölümü, 20’li yaşların sonlarındaki insanlar olmuştur. Bunun sebebi konusunda birçok teori üretilmiş ancak üzerinde fikir birliği sağlanabilen bir teori olmamıştır. 

H1N1 virüsünden kaynaklanan hastalığa, İspanyol gribi denmesinin sebebi, ilk olarak İspanya’da görünmesi değildir. İspanya I. Dünya Savaşına katılmadığı için, savaşa katılan ülkelerde uygulanan yoğun basın sansürünün İspanya’da uygulanmıyor olmasıdır. Hastalık aslında neredeyse bütün dünyayı kasıp kavururken, savaştaki ülkeler kamuoyunun salgından haberdar olmasını istemedikleri için çok sıkı bir baskı uygulamışlardır. Bu nedenle hastalık kamuoyu tarafından ilk olarak İspanya’da fark edilmiş ve bu nedenle İspanyol Gribi adını almıştır.

Ebola Virüsü

İlk olarak bundan 44 yıl önce, 1976 yılında Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde ortaya çıkmıştır. Daha sonra 2013’te tekrar yükselişe geçen virüs binlerce kişinin ölümüne neden olmuştur. Teşhisi ise hiç kolay değil; ilk izlenimler gribi andırıyor. İnsanlarda kanamalı ateş şeklinde ciddi hastalık belirtilerine yol açmıştır, 30 bin kişiye bulaşmış ve bunun 11 binden fazlası ölmüştür. Dünya Sağlık Örgütü tarafından 4. Risk Grubu Patojen olarak kabul edilmektedir. 

Adını, Afrika’daki bir nehirden almıştır Ve dış basında ‘Fearbola’ olarak da ifade edilmiştir. Hastalığın bulaşmasını önlemek için, en önemli uygulamalarından biri ellerin düzenli olarak yıkanmasıdır.

Aids HIV

AIDS (HIV)

HIV Virüsü son 30-40 yıldır aramızda dolaşmaktadır. 36 milyon insanın hayatına son vermiştir. Yüzyılımızın belki en tehlikeli virüsleri arasındadır. Yavaş yavaş insanların bağışıklık sistemini çökerterek içten bir şekilde insanı en küçük hastalıklara karşı korumasız bırakır.

HIV Virüsü öldürmez, ölümünüze sebep olur. Bulaşma gerçekleştikten en az 3 ay sonra yapılan ELISA testleri en doğru sonucu vermiştir. Ağırlıklı olarak cinsel ve kan yoluyla bulaşmaktadır. Bu virüsten korunmak için en önemli tedbirler; cinsel ilişkiye gireceğiniz kişiyi iyi seçmeniz ve korunma yöntemlerini kullanmanız olacaktır. Ayrıca açık yaralarınızı düzenli şekilde dezenfekte etmek oluşabilecek durumları önlemektedir.

SARS Virüsü

Sars Virüsü

 İlk defa 2002 ‘de Hong Kong’ta görülmeye başlamıştır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 11 Haziran 2009 ‘da pandemi (faz 6) alarmı vermiştir. Her yaştan insandan görülme olasılığı vardır. Hastalık solunum yollarını etkilediği için birinin öksürmesi veya hapşırmasından dolayı bu virüs kolaylıkla havadan bulaşabilir.

Hasatlığın belirtileri, virüs vücuda girdikten sonra 2-7 gün arasında görülmektedir. En gözle görülür belirtisi ateştir. SARS virüsü ile ilgili henüz bir tedavi yoktur. Genel olarak semptomları ve hastanın şikayetini azaltmaya yönelik tedaviler uygulanır. Günümüzde yaygın olan Koronavirüs çeşitlerinden biri olduğu söylenmektedir.

ROTA Virüsü

Rota Virüsü

2008 yılında ortaya çıkan ROTA Virüsü, yiyecek ve içeceklere karışan dışkı maddesiyle bulaşmaya başlamıştır. 2008 yılında 453 binden fazla çocuk ve bebeği öldürdüğü düşünülüyor. Rota virüsü insandan insana bulaşıyor. Bilim insanlarının şimdiye kadar 2 çeşit tedavi geliştirebildiği bu virüs bulaştığı insanda şiddetli ishale sebep olarak öldürüyor. Özellikle 5 yaş altı çocuklar risk altındadır. Yetişkinlerde genellikle görülmez.

Dünyamız her zaman risk altında ve bizlerin geçmişte yaşadığımız olaylardan ders alması gerekiyor. Geçmişimize bakıp neleri atlattığımızı hatırlayarak bugüne daha güçlü başlayabiliriz.

Ülkemizin de içinde bulunduğu Koronavirüsü’nün en kısa sürede önüne geçilmesi ve hayatımıza devam edebilmemiz umuduyla.

Yazar hakkında

Şule Uslu

Kocaeli Üniversitesinde Halkla ilişkiler ve tanıtım ile Uluslararası ilişkiler öğrencisiyim. İzmir'in Tire ilçesinde yaşıyorum. Düşünceleri paylaştıkça yeni düşüncelerin doğacağına inanıyorum ve bu yüzdendir belki de bir insan tanımanın bende ki önemi çok fazla.