Andy Warhol Kimdir ?

Andy Warhol’u internette araştıracak olursanız eğer birçok sitede ressam kimliğiyle karşınıza çıkar. Bu tabir bir bakıma doğru olsa da internette biraz daha gezerseniz ona sadece ressam demek size de çok yeterli gelmeyecektir.

Sanatçımız yönetmen, ressam, grafiker, dizaynır, tasarımcı, reklamcı, yayıncı, prodüktör gibi işlere de imza atmıştır.

Warhol Art AIESEC BLOG

Skovakyalı sanat öncümüz olan Andy Warhol 1928 ‘de ABD de dünyaya geldi. Büyük buhrandan bir yıl önce doğan Warhol zor bir çocukluk geçirdi. Warhol doğuştan disleksi ve aynı zamanda asperger sendromu (sosyal etkileşimde bozukluk) hastasıydı. Rahatsızlığı sebebi evde çok fazla vakit geçiren Warhol annesiyle birlikte dergilerden beğendiği resimleri kesiyor, kumaş parçalarıyla birlikte kolajlar yapıyordu. Aynı zamanda çok büyük şöhret hayranı olan Warhol ünlülerin kafalarını  da keserek dergilerden renkli görseller oluşturuyordu. Fazlasıyla utangaç bir çocuk olan olan Warhol yaptığı çalışmaları bile aile içinde gösteremez herkesi tek tek çağırır yaptıklarını odasında gösterirdi. Üniversite yıllarında her ay okul dergisinin kapağını tasarlayan Warhol , 1949 yılında New York’da ilk reklamcılık çalışmalarına başladı. Çok yönlü bir kişiliğe sahip olan Warhol ayakkabı tasarımı, tiyatro sahne tasarımı gibi tasarımlar da yaptı. Şimdi sanatçımızın asıl ün kazanmasını sağlayan eserlerini oluşturduğu akıma geçelim.

Pop Art nedir?

Popüler olanı sevmek olarak bilinse de aslında topluma uygun olan sanatın oluşmasını sağlayan akımdır. Gerçek ile görüntünün farkını çarpıcı bir biçimde ortaya koyar ve makineleşmiş hazırcı insanı eleştirir. Aynı zamanda Pop Art adı altında oluşturulan sanatı da eleştiren bir yanı vardır yani kendi içinde kendini de eleştirir. Bakmakla görmeyi ayıran bu sanat akımına sanatın sonu olarak da bakılmaktadır.

Andy Warhol Pop Art yorumu ?

Warhol, sanat yorumunda popülarite kavramına ironik bir şekilde değindiği sanat anlayışıyla para, ün ve başarı ideallerinin her şeyin önüne geçtiği, aşırı tüketimin kucaklandığı, bu yeni yaşam tarzının insanlar üzerinde değişen tüketim ve davranış alışkanlıklarının nasıl değiştiğini bize eserleri ile anlatmaya çalışıyor.

Andy Warhol ‘un ünlü eserleri nelerdir ?

Yaptığı tablolar birikince 1952 yılında ilk sergisini açtı fakat hiç tablo satamadı.. Buna rağmen resim yapmayı çok sevdiği için bu tutkudan vazgeçmedi. Bu sergide resim satamamış olsa da geri kalan hayatında sanatını şekillendirecek bir konuşma yanına kar olarak kaldı.

– Bana 50 dolar verirsen sana çok iyi bir fikirle gelirim.

  50 dolara karşılık gelen cevap ise,

– Öyle bir şey bulmalısın ki günlük hayatta karşına çıkan bir şey olmalı. (Warhol’ a cevap)

Warhol Art AIESEC BLOG

1962 yılında yılına damga vuran ‘’Campbell’s Soup Can’’eseriyle 51×41 cm boyutlarında 32 tuval sundu. Campbell’s çorba kutuları ortak tüketim mallarına dayanan ilk eserlerindendir. Bu tuvallere bakıldığında hepsi basılı reklam yansımasını verse de Warhol hepsini tek tek elleriyle çizmiştir. Tuvaller arasındaki tek varyasyon çorbaların tadıdır. Daha sonraki çalışmalarında devam edecek birçok temayı ve tekniği bu eserinde tanıtmıştır.

Halk eserde uzun süre gördüğü ürünlere aşinalık kazanıyor ve eserde gördüğü ürünleri içselleştiriyor. Gündelik yaşamdan ve gündelik nesnelerden ilhan almaya başlayan Warhol düşük ve yüksek sanat; reklam ve resim arasındaki keskin sınırları sanatı yorumlama biçimiyle bulanıklaştırmıştır. Böylece tüketime dayalı toplumun yegane faydasının yoksulların da zenginlerin de aynı şeyleri satın alabilmesi ve deneyimleyebilmesini savunan Warhol bu eşitlikçi düşünceyi sanatına da yansıtmıştır. ‘’Cambell’s Soup Can’’ Pop Art kültüründe önemli bir ikon haline gelmiştir.

Bir diğer ünlü portresi Marilyn Monroe  Pop Art portresi.

‘’Hollywood’u severim. Çok güzeller. Her şey plastik, ama ben plastik severim. Plastik olmak isterdim.’’

Warhol Art AIESEC BLOG

Warhol’un bu sözünde şöhrete olan hayranlığını anlayabiliriz ama bu hayranlığı kendi içinde eleştirdiğini de görüyoruz.

Hollywood’un ünlü isimlerinden olan ‘’Marilyn Monroe’nu konu alan tabloda anlatmak istediği Marilyn ne kadar Hollywood hayatı yaşasa da onların bir TV figürü olduğunu anlatıyor. Hepsi ilk bakışta aynı gibi gözükse de kendi içinde farklıdır. Resmin birinde renkler daha solukken diğerinde daha canlıdır ya da birinde gölgelendirme daha belirginse diğerinde daha azdır. Resmin sol tarafı canlı renklidir. Her bir karede Marilyn turuncu arka planda pembe yüz, yeşil göz farı, kırmızı dudaklar, parlak kısa sarı saç ve gülümserken yer alır. Sağ taraftaki 5’e 5’lik tarafta yine aynı porte tekrarlanmış fakat bu tarafta renk kullanılmamıştır. Sadece siyah beyaz tondadır ve yüzün siluetini ortaya çıkartmak için gölgelendirme kullanılmıştır.  Aynı sol taraftaki gibi buradaki yüzlerin hepsi aynıdır. Sağ tarafta siyahlıklar bazı portrelerin tamamen yüzünü karalamışken biri ise çok soluktur ve nerdeyse belli olmaz. Sağa doğru gittikçe Marilyn’in yüzü silikleşir. Bu eserinde vermiş olduğu mesaj ise bir zamanlar dünyaca ünlü insanların gündemi ne kadar meşgul eden yaşamları olsa da günün birinde silinip gideceklerini vurgular.

Bir diğer eseri 1962’de, Pittsburgh’lu Warhol, Green Coca-Cola Bottles adını verdiği bir parça yarattı. Bu tablo, 16’lık 7 sıra halinde dizilmiş 112 adet boş yeşil cam Coca-Cola şişesinden oluşuyor. Bu şişeler beyaz zemin üzerine yerleştirilmiş. (buraya asıl eserin görseli olan link koyalım mı blog boyutuna uygun olmadığı için ona en uygun olanını buldum)

Warhol Art AIESEC BLOG

Ayrıca, tuvalin en altında mükemmel bir şekilde ortalanmış Coca-Cola logosu var. Dahası, Warhol’un tuvalindeki yer çoğunlukla boş yeşil cam şişeyle kaplı. Bununla birlikte, şişelerin arasındaki ve etrafındaki tüm boşluk gözün, işin içinden geçmesine izin veriyor. Bu çalışmada şişelerin statik tekrarından dolayı herhangi bir hareketlilik söz konusu değil. Bu şişelerin sıralar halinde yerleştirilme şekli, izleyicinin parçaya hayran kalacağı şekilde yapılanıyor. Gözümüz satırları soldan sağa ve yukarıdan aşağıya takip ettiğinde. Göz, daha açık renkli bir şişeyle temas ettiği zaman görsel yol kırılma eğilimi gösteriyor. Ayrıca parçanın düzeni ve yapısı bir denge göstergesidir. Ek olarak, net beyaz arka plan ile boş ikonik cam şişenin temiz bir şekilde izlenen yeşil vuruşları arasında yüksek bir görsel kontrast var. Aslında yeşil ve beyaz, kırmızı logoyu tamamlayıp yoğunlaştırıyor. Bu analizi daha da ileri götürmek için, koyu yeşil rengi parayla ve parlak kırmızı Coca-Cola logosunu güç sembolü olarak ilişkilendirebiliriz. Kuyruk kısmında  bu parçadan uyandırılan ruh hali daha çok paranın ve gücün izleyicisine yönelik bir mesajdır. Yeşil ve beyaz da kırmızı logoyu tamamlayıp yoğunlaştırıyor. Kuyrukta, bu parçadan uyandırılan ruh hali, daha çok para ve güç izleyicisine yönelik bir mesaj.

Ona göre, demokrasi ve tüketicilik birbirine bağlıydı, aynı kitlesel üretilen ürünler zengin ve fakir fark etmeksizin herkes için mevcuttu.

Ünlü açıklamasında ifade ettiği gibi;

“Bu ülkenin harika yanı, Amerika’nın en zengin tüketicilerin temelde en yoksullarla aynı şeyi satın aldığı geleneği başlatmasıdır. Televizyon izliyor ve Coca-Cola’yı seyrediyorsunuz ve Başkan’ın Kola içtiğini, Liz Taylor’ın Kola içtiğini ve sadece kola içebileceğinizi düşünün. Kola bir Koladır ve hiçbir para size köşedeki serseri içtiğinden daha iyi bir Kola getiremez. Tüm kolalar aynı ve tüm kolalar güzel. Liz Taylor biliyor, Başkan biliyor, serseri biliyor ve siz de biliyorsunuz. “

Warhol, dünyada marka kullanımını bir statü değeri olarak algılayan insanların fikirlerini ve algılama biçimine yön veren bir sanat yorumu yaratmıştır. Warhol sanat ve kültür hiyerarşilerini alt üst eden zamansız eserler yaratmıştır.

(https://www.peramuzesi.org.tr/sergi/andy-warhol/157 )

Yazar hakkında

Leyla Tuncay