Mutlu bir hayat yaşamak bir insanın hayattaki en büyük isteklerinden biridir. Mutluluk insanı anlık olarak yaşadıklarına göre şekillenen bir ruh halidir. Mutluluğun sırrının anın farkına varmak olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Bununla birlikte kendinizi iyi hissettirecek ve mutlu bir insan olma yolunda önemli mesafeler almanızı sağlayacak önerileri sizler için sıraladım.

1) Kişisel Sorumluluk Üstlenin

Etki alanımızın içinde yer alan her konuyla ilgili kişisel sorumluluklar almak özgüvenimizi artırır. Bunun için ilk olarak düşüncelerimizi kontrol etmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Bunu başarmanın zor olduğunu bilip elimizden geldiğince çabalamalı ama düşünce kontrolünün kusursuz bir şekilde yapılmasının mümkün olmadığı aklımızdan çıkarmamalıyız.
Düşüncelerimiz genel olarak etki alanımıza denk düştüğü için onlardan sorumluyuzdur. Yaşadığımız olumsuz olaylar düşüncelerimizin derinliğini kısıtlar ve fikir seçeneklerimizi önemli ölçüde azaltır. Aklımıza gelen olumsuz olaylar için her zaman iki seçeneğimiz vardır. İlk seçenek sağlıklı olumsuz düşünme ve ikincisi sağlıksız olumsuz düşünmedir. Sağlıklı olumsuz düşünme içinde bulunduğunuz durumu kabullenen, hatalarından ders çıkaran ve ilerde hatayı tekrarlamamak için irade gösteren bir yaklaşım şeklidir. İkincisi daha çok başkalarına suç bulmayı, olduğundan çok daha fazla olumsuz bir durum içinde olduğunu düşünmeyi ve hatalarından ders çıkarmak adına hiçbir eylem yapmamayı gerektirir.
Sonuç olarak düşünceleriniz, duygularınız ve davranışlarınızın sorumluluğunu almak sağlıksız düşünme şeklinizi değiştirecektir.

On Adımda Mutlu Yaşam Rehberi / AIESEC Blog

2) Zorunlu Olmayan Esnek Bir Felsefeye Sahip Olun

Zihinsel açıdan sağlıklı olmak istiyorsak hayata karşı belirli inanç ve tavır geliştirmemiz gerekiyor. İnsanlar inandıkları şeyleri alamadıklarında kendilerini duygusal açıdan altüst ettikleri ve almaları gerekli şeyi aldıklarında da, onu kaybedecekleri korkusuyla duygusal açıdan savunmasız olurlar. Ama insanlar esnek bir yaklaşım gösterirlerse , istediklerine ulaşamadıklarında olumsuz duygular yaşarlar. Bu duygu onların duruma uyum sağlamalarına yardımcı olur.

On Adımda Mutlu Yaşam Rehberi / AIESEC Blog

3) Gerçeği Kabullenin

Sağlıklı düşünebilmek ve hareket edebilmek için gerçeği kabullenici bir tavır geliştirmek ortaya çıkan koşulları belirleyip çözüm yolu aramamızı sağlar. Gerçeği kabullenmek 3 ana adım içerir. Durumun var olduğunu ve var olması için bütün koşulların yerinde olduğunu kabul etmemizi sağlar. Böylece var olan durumun beklentilerimizi karşılamadığı ve bu durumdan hoşlanmadığımızı kabul ederiz. Durumu değiştirmek için yapıcı eyleme geçmeye karar vermemiz gerekiyor. Bu 3 eylemi hayatımıza uyguladığımızda mutlu bir hayat yolunda önemli bir yol almış olacağımızı düşünüyorum. Son olarak, gerçeği kabullenmek için ütopyacı olmayan bir görüş edinmemiz gerekir. Bu noktada dünyada olumlu ve olumsuz olayların var olduğunu kabul ederiz.

Woman with eyes closed sitting in meadow.

4) Yenilgiye Katlanma Felsefesi Geliştirin

Yenilgiye katlanma felsefesi geliştirmek için yenilgiyi kabullenememeye savaş açarak başlayabiliriz. ”Yenilgiye uğramamalıyım, rahat olmalıyım.” gibi tavırlar kendimize aşırı baskıcı bir davranış geliştirmemize neden olur. Bunu yerine “dünyada benim yenilmemem gerektiğinin yazılı bir yasa mı var.” diye bir düşünce geliştirebilmeliyiz. Yenilginin istenmeyen bir şey olduğu, fakat daha anlamlı amaçlara ulaşacaksınız eğer buna dayanmak gerektiği düşüncesine göre hareket etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Yenilgiye tahammülsüz düşüncelere meydan okumalı ve yenilgiyi kabullenen düşüncelere göre hareket etmeliyiz.

On Adımda Mutlu Yaşam Rehberi / AIESEC Blog

5) Kendimize Karşı Yapıcı Bir Tavır Geliştirin

Kendimize karşı yapıcı bir tavır geliştirmek için ilk yapmamız gereken olay kendini kabul eden bir tavır geliştirmemizdir. Bunu yaparken geliştirilebilir yanlarınızı iyi analiz edip bu noktalara odaklanarak aslında ulaşmak istediğiniz benliğe daha çabuk ilerleyebiliriz.
Kendimizi belli bir seviyeyle veya kişiyle karşılaştırmak doğru bir yaklaşım şekli değildir. İnsan olarak, tek bir dereceyle değerlendirilemeyecek kadar karmaşık olduğunuzu ve böyle yaparsanız genelleme yapmış, kendimize haksız bir etiket yapıştırmış olacağımızı bilmeliyiz.

On Adımda Mutlu Yaşam Rehberi / AIESEC Blog

6) Sağlıklı Olumsuz Duygular Yaşamaktan Kaçınmamak Gerekir

İnsanların yalnızca olumlu duygular duyacağına ya da yaşamdaki olumsuz olayları sakin karşılayacağına ilişkin yanlış bir inanış vardır. Duygularımız ve tavırlarımız inanışlarımızdan kaynaklandığı için, eğer olumsuz bir olay hakkında olumlu duygular hissediyorsak bunun sebebi olay hakkında gerçek dışı bir olumlu tavra sahip olmamızdır.
Olumsuz durumlar karşısında içinde bulunduğumuz durumu kabullenip olumsuz duygularımızı yaşayarak sağlıklı bir felsefe geliştirmiş oluruz. Olumsuz bir olay karşısında hiçbir şey hissetmememiz duygularınızı sağlıklı bir şekilde yaşayamadığımız anlamına gelir. Yaşadığımız düş kırıcı olayın bir deneyim olduğu ve sorunun çözümü için biraz daha zaman ayırmamız gerektiğini düşünerek doğru bir yaklaşım sergileriz.

On Adımda Mutlu Yaşam Rehberi / AIESEC Blog

7) Eleştirel ve Yaratıcı Düşünün

Eleştirel düşünme yeteneğinin en önemli yönü bilimsel düşünme metodudur. Olaylara nesnel bir yaklaşım göstermek düşüncelerimizin gerçek hayattaki karşılığına dair net bir tavır geliştirmemizi sağlar. Aklımıza gelen olumsuz düşüncelerin dayanağını sorgulayarak düşüncelerimizi olumlu yönde değiştirebiliriz. Düşünce çarpıklıklarından uzak durmamıza yarayan çözümlerden ilki o çarpık düşünceyi etraflı bir şekilde tanımlamaktır. İkincisi ise o düşünce çarpıklığıyla çelişen noktalara yoğunlaşarak kanıtlar bulmaktır. Bu aşamada kanıt bulamadığımız düşünce çarpıklıkları yok olur. Sorunları çözmeye yönelik bir tavır geliştirmek de başka bir pozitif hayat için yapılması gerekenler arasındadır. Sorun çözmenin amacı bizi problemlerimizin sorumluluğunu üstlenmektir. Onlarla uğraşmak ve problemlerle başa çıkmak aynı zamanda alternatif ve daha başarılı yollar bulmamızı sağlayan bir metodunu geliştirmeye teşvik eder.

On Adımda Mutlu Yaşam Rehberi / AIESEC Blog

8) Sizin Vazgeçilmez Biçimde Çeken ilgi Alanları Geliştirin

Her insan anlamlı bir merakıyla uğraşırken mutlu olur. Zihinsel açıdan sağlıklı olmak istiyorsak bize anlamlı gelen ve bizi vazgeçemeyeceğimiz bir biçimde meşgul eden bir takım ilgiler, tasarılar, etkinlikler saptamamız gereklidir. Gerçekten ilgi duyduğumuz şeylerin peşindeyken pasif kalmaya duyacağımız yatkınlık çok daha azdır. Kendimizi eşsiz bir birey olarak tanımlamalıyız. Bu yüzden ilgi alanlarımızın eşsiz veya farklı olmasına takılmamalıyız. Bizim için anlamlı olanı keşfetmeli ve önem verdiğimiz insanların ilgilerine engel olmadığımız ve başkalarına zarar vermediğimiz sürece, diğer insanlara ne kadar saçma görünseler de bu ilgimizi sürdürmeliyiz.

On Adımda Mutlu Yaşam Rehberi / AIESEC Blog

9) Başkalarıyla İlişkilerinizi Geliştirin

Birçok araştırma, başkalarıyla iyi ilişkiler geliştirmenin akıl sağlığı üzerinde önemli etkileri bulunduğunu oldukça açık biçimde göstermektedir. Başkalarıyla gelişmiş ilişkilerimizi dayandırabileceğimiz başlıca temel, onlara karşı sahip olduğumuz kabul etme felsefesidir. İnsanlarla anlaşmazlığa düştüğümüzde, anlaşmazlığı çözümlemenin başlangıcı olarak, yenilgiye katlanma düzeyimizi yükseltme gerekliliğini sağlamayı zorunlu kılar. Güven, bugün birçok insan için çözümü zor bir sorundur. Başkalarını hata yapabilen insanlar oldukları ve onları kabullenmemiz, bizim diğer insanlarla daha sağlıklı ilişkiler kurmamıza yardımcı olur. İnsanlara karşı sağlıklı bir güven tutumumuz olursa, güvenebileceğimiz insanlar ve uzak durmanın akıllıca olacağı insanlar arasında ayrım yapmak için gerekli ilgi ve özeni gösteririz.

On Adımda Mutlu Yaşam Rehberi / AIESEC Blog

10) Kişisel Değişime İlişkin Gerçekçi Bir Görüş Geliştirin

Akıl sağlığımızı güçlendirmenin önemli bir yönü, kişisel değişime ilişkin gerçekçi bir görüş benimsemektir. Bir sorunumuz olduğunu itiraf etmeli ve kendimize bu sorunumuzla birlikte kabul etmeliyiz. Bir sorunu çözebilmek, onu itiraf etmeye hazır değilsek zordur. Bir sorunu itiraf etmenin önündeki engellerden biri, sorunumuz olmasından utanç duymamızdır. Belirsiz sorunların üstesinden gelmek zordur bu yüzden sorunlarımızı analiz ederken elimizden geldiğince net olmalıyız. Mantıksız inançlarımıza savaş açmalıyız. Bunu yapmanın en önemli yöntemi inancın mantığıyla ilgili sorular sormaktır. Mantıklı inançlarımızı sağlamlaştırma egzersizi yaparak sorunlarımızı analiz etmede önemli bir engeli geçeriz. Bunun için dört ana mantıklı inancımız vardır. Bunlar bir istek felsefesi, kötüleştirme karşıtı bir felsefe, yenilgiye tahammülü yüksek bir felsefe, kendini ve başkalarını hata yapabilen insanlar olarak kabul etme felsefesi.


Bu yeni felsefelerimizi düzenli ve etkili biçimde uygulamayı alışkanlık haline getirerek onlara gerçekten inanmaya başlarız.
Sık sık, güçlü bir biçimde ve kendimizi tamamen buna adayarak, mantıklı inançlara göre hareket etme egzersizleri yapmak yeni hayat felsefemizi güçlendirecektir.

On Adımda Mutlu Yaşam Rehberi / AIESEC Blog

Mutlu bir hayat yaşamanın yolunun başkalarıyla güçlü ilişkiler kurmaktan geçtiği düşünülse de önceliğimiz kendimizle iyi bir ilişki kurmak olmalıdır. Bir birey olarak kendi duygularımızı özümseyip, kişisel özelliklerimizin farkına varıp, bizi biz yapan her davranışı kabullenerek mutlu bir hayat yolunda ilerleme kaydedebiliriz. Bu yolculukta kendimize ve kabiliyetlerimize sonuna kadar inanmalıyız.

Yazar hakkında

Banu Müge Çetin