“Düşüncelerin neyse hayatın da odur. Hayatın gidişini değiştirmek istiyorsan düşüncelerini değiştir.” diyor William Shakespeare.

Düşüncelerinizin gidişatı hayatınıza şekil veriyor, olumsuz düşünceler üretkenliğinizi, hayat kalitenizi, çevre ile ilişkilerinizi zayıflatıyor. Bu nedenle daha sağlıklı ve verimli bir hayat için düşüncelerinize pozitif bir bakış getirmelisiniz.

Çoğu sporcu, bilim insanı, karşılaştığı güç durumlar karşısında sergiledikleri pozitif tutum ile engelleri diğerlerinden daha kolay aşar. Bu da hiç şüphesiz onları başarıya ulaştırıyor. Bazı insanlar doğuştan pozitif eğilimli olurken, bazıları için sonradan öğrenilebilecek bir durumdur pozitif olmak. Ancak şu bilinmelidir ki herkes düşüncelerine kattığı iyimser bakış ile pozitifliği yakalayabilir.

1. Olumsuz Bir Durumda İyimser Bir Bakış Açısı Bulun

Kendinize yanlış sorular sormayı, yanlış cümleler kurmayı bırakmamız gerekiyor. Olumsuz bir durum karşısında doğru soruları sorarak, o durum içerisindeki size yönelik fırsatları keşfedebilirsiniz.

Örneğin; tembel oldum, hata yaptım, şimdi asla yapamam, nasıl yapılır ki artık vb. soru ve cümleler yerine:

  • Bu durum hakkında olumlu ya da olumlu olan bir şey nedir?
  • Bu durumdaki fırsat nedir?

Zorlu ya da olumsuz durum karşısında, ilk olarak durup sakinleşmeli ve ardından yukarıdaki soruları kendinize sormalısınız. Bu yüksek bir düşsel arınmayı, ve daha pozitif yaklaşımı beraberinde getiriyor.

2.Pozitif Ortamda Yaşayın

Kiminle zaman geçirmeyi seçtiğiniz ya da hangi kaynaklar ile vakit harcadığınız bakış açınız üzerinde büyük etkiye sahiptir. Olumlu kalabilmek için hayatınızda sizi sürükleyen etkiler yerine, sizi destekleyen ve yukarı kaldıran etkilerin olması şarttır. Bu yüzden aklınıza nelerin hangi mesajları verdiğine dikkat etmelisiniz. Örneğin kendinize şu soruları sorabilirsiniz:

  • Çevremde beni olumsuz etkileyen kişiler var mı?
  • Üzerinde zaman harcadığım en olumsuz 3 bilgi kaynağı nedir?

Cevapları düşünün. Bu hafta bu kişilerden biriyle veya bilgi kaynaklarıyla nasıl daha az zaman geçirmeye başlayabileceğinizi düşünün.Ve hayatınızdaki en olumlu kaynaklar, insanlar ile vakit harcamaya başlayın.

3.Yavaş Gidin

Ne kadar hızlı gidersen hayattaki durumlar gözünde o kadar büyür. Bu durum senin stresini arttırır, seni iyimser bakış açısından uzaklaştırır.

Sadece dur ve sakinleşmeyi dene. Hızlı hareket etmek yerine daha sakin hareket et. Sonrasında zihnin ve bedenin sakinleşecek. Daha sağlıklı ve net düşüneceksin, bu da olaylar karşısında iyimser bir bakış açısı bulmanı kolaylaştıracak. Bazen ise hayatın ritmi karşısında yavaş hareket etmek zor olabilir, günün önceden yapılmış bir planı hayatınıza gereken sakinliği verme noktasında katkı sağlayacaktır.

4.Önünüzdeki Düz Yolları Büyük Dağlar Yapmaktan Vazgeçin

Özellikle stresliyseniz ve çok hızlı gidiyorsanız, perspektifi kaybetmek çok kolaydır. Bu durumdan uzaklaşmanın yoları ise şu şekilde:

Durun ve deneyin:

Aklınıza, “DUR!” Diye bağırın. Veya “Hayır, bir daha o yoldan gitmiyoruz!” Bu tür düşünceler kafanızda dönmeye başlar başlamaz,

Nefes alın:

Olumsuz düşünceleri dağıttıktan sonra durun ve bir nefes alın. Karnınızla nefes alın, zihninizi ve vücudunuzu sakinleştirmek için bir veya iki dakika boyunca sadece nefesinize dikkat edin sonrasında ise,

Odaklanın:

Düşünme sürecine geçmeniz, ve kendinize şu soruları sormanız gerekiyor:
Bu 5 yıl içinde önemli olacak mı? Yoksa 5 hafta mı?

5.Korkularınızın Esiri Olmayın

“Hayat korkularınızın bittiği yerde başlar.” Osho ne güzel söylemiş. Adım atamadığınız, ya da attığınız ama devamını getiremediğiniz durumların altında yatan temel neden korkularımızdır.

Belirsiz korkulardan kurtulmanın en kolay yolu, hareket ettiğinizde neler olacağını düşünmektir. Tam tersine odaklandığınızda beyniniz şüphe duymaya ve kabus senaryoları üretmeye başlıyor. Ama zamanla hayatta yaşananlar zihnin ürettiği senaryolardan daha kötü ilerlemiyor. Bu nedenle konfor alanını terk ederek harekete geçmeli, ve harekete geçtiğinde ulaşacaklarını kendinize hatırlatmalısınız.

6.Başkalarının Hayatına Değer ve Pozitiflik Katın

Dünyaya ne verirseniz size aynı şekilde dönmektedir, çevreye verebileceğiniz yegane şey sevgidir. Sevginizi paylaşın. Arkadaşlarınız, aileniz, çevrenizdekilere onları sevdiğinizi söyleyin ve kendi hayatınıza, aynı zamanda çevrenizdeki hayatlara değer katmak için:

Yardım edin:

Arkadaşların, ailen ya da tanımadığın birileri farketmeksizin yardım ettiğinde, içsel bir huzur ve tatmin sağlıyor bu durum. Araştırmalar yardım etmenin eşsiz bir mutluluk ve pozitif bakış getirdiğini destekliyor.

Dinleyin:

İnsanların temel ihtiyacı anlaşılmaktır. Karşılıklı sevgi bağlarının güçlenmesi, ve çevrenize değer verdiğinizi göstermenin en gerekli koşullarındandır dinlemek. Bu noktada karşınızdaki insanı ön yargıları bir kenara bırakarak dinlediğinizde, ona gösterdiğiniz değer ile meydana gelen pozitiflik sizi de etkisi altına alacaktır.

Gülümseyin:

Sadece gülümseyin, kendinize ve çevrenize  gülümsediğinizde salgılanan endorfin hormonu stres ile başa çıkmanızı sağlar ve mutluluk hissi verir. Hiç şüphesiz en kolay pozitiflik katan eylemlerdendir.

7.Düzenli Beslenin, Düzenli Uyuyun

Bu elbette çok açık. Ama düşünceleriniz kötümser ve içinizde de çok fazla gerginlik olduğunda, iyi bir gece uykusu veya iyi bir antrenman bu durumdan çıkmak noktasında büyük etkiye sahiptir. Ve karnınız boş olmadığında net ve iyimser düşünmenin ne kadar basit olduğunu biliyorum. Bu yüzden sıkıcı gelebilecek bu alışkanlıklara dikkat etmenizi şiddetle tavsiye ederim. Çünkü onları nasıl yönettiğinize bağlı olarak her iki şekilde de büyük bir etkiye sahiptirler.

8.Güne Pozitif Başlayın

Güne nasıl başlayacağınız genellikle günün geri kalanını şekillendirir. Sabahları nasıl geçirdiğinize dikkat edin. Tam hızda ilerlerseniz, aklınızda gelecekteki sıkıntılarda kaybolursanız. Stres, hayatınızın üzerindeki algılanan güç kaybı ve olumsuz düşünceler hızla artar. Öte yandan gününüze güzel bir kahvaltı ile, yavaşça hareket ederek, ailenizle veya arkadaşınızla canlandırıcı bir konuşma yaparak ya da, hayat yolculuğunuz sırasında ilham verici ve yararlı makaleleri veya podcast’leri okumak, dinlemek için biraz zaman harcıyorsanız tüm günün nasıl geçeceği konusunda büyük bir fark yaratabilir.

9.Kendinizle Konuşun

Mikrofonu kendinize verin. İlk başta garip gelebilir, ancak kendinizle konuşmak yardımcı olabilecek kolay bir numaradır. Orlando, Florida’da lisanslı bir ruh sağlığı danışmanı olan Erin Parisi “Kendimiz için bir başkasına olacağımızdan genellikle daha yakınız, bu yüzden kendinizle en iyi arkadaşınız gibi konuşun” diyor . Kendimize olan sevgimizi, özgüvenimizi arttırmakta, stresi azaltmaktadır.

Bunu en sevdiğiniz, şiiri, şarkıyı, filmden bir kesiti kendinize hatırlatmak şeklinde yapabilirisiniz. Ya da kendinizi motive eden sözler tekrar edebilirsiniz. “Her şey bir sebepten ötürü gerçekleşir” ve ya “Bir kapı diğerini kapattığında açılır” bunlara birer örnektir.

10.Kullandığınız Kelimelere Dikkat Edin

Kelimeler nasıl hissettiğiniz ve başkalarının sizi algılama biçiminde büyük bir fark yaratmaktadır. Bir mutluluk araştırmacısı ve “yayıncılık mutluluğu”  yazarı Michelle Gielan , “Stresi azaltmanın en büyük yollarından biri sözlüdür” diyor. Yani olumlu bir ifadeyle bir sohbete hızlı bir başlangıç ​​yapmak konuşmayı çok olumlu bir noktaya getirebilir.

Örneğin, çalışan birisi nasıl olduğunuzu sorduğunda, “Çok stresli ve meşgulüm!” Demek yerine, “Öğle yemeğinde sadece sandviçe sahiptim. Günün nasıl geçiyor?” Bu, doğal olarak konuşmayı ve zihninizi daha olumlu bir yere yönlendirecektir.

11.Günlük Şükran Pratiği Başlatın

Araştırmalar şükranları ifade etmenin neşeyi artırabileceğini ve bunun da şükranları artırabileceğini gösteriyor. İçinde bulunduğumuz durum her ne olursa olsun sonsuza kadar kalıcı değildir. Ve durum içerisinde her zaman bir fırsat yatmaktadır. Hayattaki her bir durumun  eşsiz bir ders sunduğunu, tam da o olaydan çıkarılması gereken dersin zamanı geldiğinde önünüze çıktığını kendinize hatırlatın. Her gün için minnettar olduğunuz üç şeyi not almanızı tavsiye ediyorum. Hayattaki eşsiz döngüyü keşfetmeye çalışın ve her günün sizin için içerisinde bulundurduğu şansı görmeye çalışın.

Son bir söz:

 “İnsanlar arasındaki fark ufaktır. Ancak bu ufak fark büyük farklılığa neden olur. Ufak fark tutumlardır. Büyük farklılık ise bu tutumun olumlu veya olumsuz olduğudur.” Clement Stone

Yazar hakkında

Kezban Taş

1999 Sinop doğumlu. Sakarya üniversitesi endüstri mühendisliği öğrencisi. Hayatın anahtarının sevgi olduğuna, hayatın bir insan için ne kadar güzel olduğunun ise düşüncelerinin güzelliğinde saklı olduğuna inanıyor. Yazmayı, okumayı, denizi, hayvanları ve çocukları çok seviyor.