Yabancı dil bilmek insana çok sayıda fırsatlar sunabilir. Başka bir dilde konuşma yeteneği, konuştuğunuz dil ziyaret ettiğiniz ülkenin dili olmasa bile seyahatinizi kolaylaştırır ve uluslararası birçok şirkette iş olanağı sağlar. Üstelik yararları bunlarla da sınırlı değil! Birçok araştırma, yabancı dil öğrenmenin psikolojimiz üzerinde de birtakım pozitif etkileri olduğunu ortaya çıkardı.

1) Aynı Anda Birden Fazla İş Yapabilme: Multitasking

Yabancı dil bilen insanlar aynı anda birden fazla iş yapabilmektedirler. Ayrıca bu kişilerin bir işten diğerine daha hızlı geçiş yapabildiği ve yaptıkları işlere daha kolay konsantre olabildikleri gözlemlenmiştir.  Bunun sebebinin ise yabancı dil öğreniminin beynin farklı fonksiyonlarını aktive ederek beynimizin kendini işlevsel açıdan geliştirmesi olarak düşünülüyor.

2) Farklı ve Geniş Bakış Açıları Sunar

 “Dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır.” diyor Ludwig Wittgenstein. Yabancı dil bilen insanlar dünyalarının sınırlarını genişletir ve olayları daha büyük çaplı algılayabilir. İnsanların düşünme yapısının dillerine göre şekil aldığı, yapılan sosyolojik araştırmalarla da ortaya konmuştur. Örneğin Japoncada (Türkçedeki gibi), açık mavi ve koyu mavi için ayrı birer isim kullanıldığı için bu dili öğrenen bir İngiliz bu iki tonun ayrımını yapmaya başlayarak bu renkleri farklı algılayabilir.

3) Beyin Fonksiyonlarını Geliştirir

Beynin kompleks yapısında dil ayrı bir konumda yer alır. Aksan kullanımı için kasları etkili kullanmaya yarayan işlemsel belleğe, akıcı konuşmak ve söylenenleri anlamak için gereken kelime bilgisine ve dil bilgisi için de bilişsel belleğe ihtiyaç duyulur. Bu sayede beyin kendisini aktif tutarak gelişimini hızlandırır. Yabancı dil öğrenmek beyindeki nöronlarda sinaps iletim hızını arttırarak öğrenmeyi hızlandırmaktadır. Bilim adamlarının yeni çalışmaları ise bu bulguları daha da güçlendiriyor: Başka bir dil öğrenmenin alzheimer üzerindeki etkisi, en yeni ilaçlarla elde edilebilecek etkiden çok daha yüksektir. Yapılan araştırmalarda tek dil bilen yetişkinlerde bunamanın ilk belirtilerinin görüldüğü yaş ortalaması 71.4 iken iki veya daha fazla dil konuşabilen kişilerde ise bu yaş ortalaması 75.5 olarak gözlemlenmiştir.

4)Yaratıcı Zekayı Geliştirir

Son dönemde yapılan çalışmalarda birden fazla dile hakim olan insanların yaratıcılık ve problem çözme becerilerine daha çok sahip oldukları gözlemlenmiştir. Bunun sebebi ise yabancı dil öğrenmenin dünyayı farklı çerçevelerden görerek ve daha orijinal bağlantılar kurabilmeye yardımcı olarak bu becerileri geliştirmesi olarak düşünülmektedir. Diiller arasındaki dil bilgisi farklılıkları akılda bunlara uygun olasılıklar oluşturarak farklı düşünmeyi (divergent thinking) güçlendirmektedir. 2012 yılında Mashhad Üniversitesi’nde yapılan araştırmada hem tek dil bilenler hem de çift dil bilenler ile dil öğreniminin yaratıcılığa etkisi ve farklı düşünme üzerine bir test yapılmıştır. (Torrance Tests of Creative Thinking). Bu testte yer alan katılımcılarda yabancı dil bilmek dışında her şey ortak olarak baz alınmıştır. Testin sonucunda ise çift dil bilenler tek dil bilenlere oranla daha iyi bir performans gösterdiği gözlemlenmiştir. Bu sebeple birden fazla dil konuşabilen kişilerin nesne, olgu ve kavram için birçok kelimeyi aynı anda bağdaştırarak kelimelerin anlamlarını çeşitlendirip; perpektiflerine yaratıcılık kazandırmaktadırlar.

5) Psikolojik Dayanıklılığı Sağlar

Birden çok dil bilen kişiler, daha geniş bir dünya vizyonu sayesinde kültürel farklılıklara karşı “normal” anlayışlarını çeşitlendirerek farklı kültürden ve milletten olan insanlara karşı daha hoşgörülü yaklaşabilmektedir. Ayrıca bu bireyler karşılaştıkları durumlara karşı farklı bakış açılarıyla yaklaşarak daha çözüm odaklı davranışlar sergileyebiliyorlar. Bunlar sayesinde daha çok takdir edildikleri bilinciyle özgüven kazanmaktadırlar. Örneğin, 270 farklı İngiliz sitesine göre ikinci dil bilen insanlar diğer insanlara oranla daha çekici olarak görülmektedir. Yapılan bir anket sonucunda katılımcıların %63’ü farklı dil bilen insanlarla birlikte olmak istediklerini belirtmişlerdir. Elde edilen araştırma sonuçları toplumun beğenisinin kazanıldığına dair oldukça çarpıcı örnekler sunmaktadır. Bunun yanı sıra özellikle birden çok dil kullanabilen bireylerde motivasyon, kaygı ve kişinin kendisine dair geliştirdiği inançlar (yapabilirim, yapamam vs.) konusunda yaklaşımlarının daha pozitif olduğu gözlemlenmiştir. Bu faktör de özgüven gelişimi açısından son derece önemli bir yere sahiptir.

Yabancı dil öğrenimi kişinin sadece CV’sine katma değer sağlamıyor. Aynı zamanda bireyin hayatın zorlu zamanlarını karşılamadaki gücünü pekiştirerek güçlendiriyor ve kişiyi daha yaratıcı kılıyor. En önemlisi ise insana yenilikçi bakış açısı kazandırarak dünya vizyonunu geliştirmesini sağlıyor. Bunun yanı sıra daha üretken ve konsantrasyon kontrolünü sağlayabilen ve birden fazla işi aynı zaman periyoduna sıkıştırabilen bireylerin sürecini kolaylaştırıyor. İnsanların hayatın zorluklarına karşı reaksiyonlarını yumuşatarak ve güçlendirerek insanı daha yaratıcı kılıyor ve insanların problem çözme becerilerini geliştiriyor. Bu sayede kişinin yenilikçi bakış açısını geliştirerek risk almak konusunda cesaretli bir duruş sergilemesini sağlıyor.

. Siz de birden fazla yabancı dil öğrenerek kendinizi birçok anlamda geliştirme fırsatına sahip olabilirsiniz. Üstelik Netflix bizler için bunu daha kolay hale getiriyor! “Netflix’le Dil Öğrenmek Mümkün? Peki Nasıl ?” adlı  yazımızı inceleyerek detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.

Yazar hakkında

Deniz Berfin Akoğlu

Deniz, 20 yaşında. İstanbul'da yaşıyor, MEF Üniversitesi İşletme bölümü öğrencisi.