Herkese Merhaba!

Ben Miray Sena Arslan. İstanbul üniversitesi 3. Sınıf iktisat öğrenciyim. Çek Cumhuriyeti Pragta hayatımı değiştiren bu deneyimi yaşamamın üstünden bir yıl geçti. Geçtiğimiz sene yani 19 yaşıdayken hiç beklemediğim bir anda kendimi Aiesec Global Volunteer başvuru sürecinde buldum. Daha doğrusu yurtdışına gidip bir hafta on gün değil de daha fazla orda kalmak istiyordum araştırdım internet üzerinden ve bazı arkadaşlarımın yardımıyla projelerin olduğu Opportunities sayfasında buldum kendimi. 15 projeye başvurma hakkım vardı ve 15 farklı projeye başvurdum. Şu an belki bunu böyle anlatıyorum ama o sıralar gerçekleşeceğini hiç düşünmeden sadece başvuruyordum. Öyle ki bunu aileme anlatmamıştım bile. Bir kaç gün içinde Aiesecte gönüllü olan Türkiye’den ve yurtdışından mail olarak geri dönüşler aldım. O andan itibaren Aiesecin ne kadar ilgili olduğunu ve beni önemsediğini hissettim. Öncelikle bir video hazırladım kendimi tanıtan ve çok heyecanlandım. Tekrar tekrar sildim çektim ve sonunda gönderdim. İki tane mülakat talep eden dönüş aldım. Asıl heyecan burdaydı çünkü Dünyanın başka bir yerinden hiç tanımadığım insanlarla konuşup kendilerini beni projelerine almaları için ikna etmem gerekiyordu. Ama kamera açıldıktan sonra rahatladım karşımdaki insanlar o kadar samimiydi ki hiç gerilmedim. Aynı zamanda Aiesec istanbul şubesi de desteklerini gösteriyordu. Mülakatlardan sonra beklemeye geçtim ama olumsuz olabileceğini düşünüyordum. Bir akşam ailemle yemek yerken telefonuma bi baktım “congratulations” diye başlayan bir mail ve mail Pragtan!! Direk evde çığlık attım ailem anlamadı daha başvurduğumdan bile haberleri yokken onlara kabul aldığımı ve 6 hafta pragta olacağımı söyledim. Tedirgindiler. Önceden de yurtdışına çıkmıştım ama 6 hafta ve yalnız olacağımı bilmek onları biraz endişelendirdi. Öyle böyle zorlansam da onlara kabul ettirdim. Uçak biletimi almama rağmen uçağa bindiğim ana kadar hala inanamamıştım. Tarihin yaklaşması heyecanımı arttırdı. Her ne kadar mutlu olsam da hiç gitmediğim bir ülkede kendimden başka hiç Türk olmayan bir projede 6 hafta geçireceğimi bilmek beni de biraz korkutuyordu. Tüm her şeyden sonra oraya gittim ve indiğim andan itibaren hayatım değişmeye başladı.

Ben Çek vatandaşı küçük çocuklara Türk kültürünü tanıtıyordum

Çocuklar hiç ilgi alanıma girmezken orada onlara o kadar bağlandım ki ben gerçekten çocukları sevdiğimi farkettim. Beni en çok duygulandıran şey yanımdan ayrılmayan çocukların yanı sıra ben giderken ağlamaları ve bana kendi elleriyle hazırladıkları ufak ama bir o kadar da mükemmel hediyelerdi. Onlar çocuktu ve saftı. Ne hissettiklerini gözlerinden anladım ve her şeyden önemlisi onların hayatında etkili olduğumu anladım. Belki adımı unutacaklar ama ilkokullarına gelen yabancı, dillerini konuşamayan o ablayı hep hatırlayacaklar. Onların hayatında yaptığım en ufak etki bile beni mutlu etmeye yetmişti. Bunun dışında ben Pragta kendimi keşfettim. Çok yoruldum çok zorluklar yaşadım çok eğlendim ama her şeyden önemlisi kendimi tanımaya vaktim oldu. Nasıl yaşamak ne yapmak istediğimi gördüm. İnsan tanımanın önemini gördüm. Ürdünle ilgili hiçbir bilgim yokken o projede en yakın arkadaşımı buldum. Şimdi Ürdün’e gitme planı yapıyorum. Dönüp baktığımda yüzümde koskocaman bir gülümseme ve özlem var. Yine bir gün Praga gideceğim belki bu zor değil. Ama ordaki insanlarla tekrardan orada ve 19 yaşında olamayacağım ve bunu bir daha yaşayabilmek için bir çok şeyi feda ederdim. Evet her şey mükemmel değildi kmlerce yol yürüdük sabahın 5 inde otobüste uyuyakaldık kaybolduk ama en sonunda evin yolunu bir şekilde yine biz bulduk. Beni gel al diyebileceğim bir babam yoktu her şeyi kendim çözdüm ve dedim ki ben gerçekten bunu yapabiliyormuşum gerçekten özgüvenim çok arttı. Zaten grammerdan pratiğe dökülen ingilizcem de her şeyin yanında büyük bir kazanç. Döndüğümde Aiesecte gönüllü oldum çünkü her gencin bunu yaşaması gerekiyor. Hatta döndüğümde arkadaşlarım keşke dönmeseydin çünkü seni orda olduğun zamanki kadar hiç mutlu görmedik dedi ve haklıydılar hayatımın en mutlu günleri bir Global Volunteer projesine aittir. Umarım herkes bunu yaşar. Korkmayın ve tüm cesaretinizle bilmediğiniz bir ülkede geç olmadan kendinizi keşfedin çünkü ilerde buna imkanınız olmayabilir 🙂

Miray Sena Arslan – İstanbul