Birçok korkuyla başladığım bu yolda, kendime tek başıma yapabilecek miyim diye sorarken, kendimi dünyanın dört bir yanından insanlarla dolu kocaman bir ailenin içinde buldum. İlk defa kendi sınırlarımın dışına çıktım ve en büyük korkularım en güzel “iyi ki”lerim oldu.

Projemdeki amacım dilini bile bilmediğim çocuklara ingilizce öğretmek iken, aslında birbirimize bir gülümsemeyle de bir çok şeyin anlatılabileceğini öğrendik.

Çok büyük bir kültür şoku yaşayacağımı zannederken, kendimi Mısırlı olmaya o kadar çok kaptırmıştım ki

Asıl şoku Türkiye’ye geldiğimde yaşadım. Yollarda birlikte şarkı söylediğimiz taksi şoförleri, her sabah beni güler yüzleriyle selamlayan komşularım, bana pazarlık yapmayı öğreten esnafı, her gece Nil nehrinin üzerinde deliler gibi dans ettiğimiz falukaları, tarih kokan sokakları, Kızıldeniz’i, beni havaalanında yine gellerle uğurlayan polisi…

Ben Mısır’ı tanımaya çalışırken aslında kendimi keşfettim. Beni ben yapan en güzel tecrübeyi yaşadım.Teşekkürler AIESEC, teşekkürler güzel insanlar.

Süeda Kaya / Mısır