Global Talent Stajımı Rusya’nın başkenti Moskova’da Eruditor Grup’a ait bir start-up firması olan PROFI adlı e-ticaret firmasında gerçekleştirdim. Türkiye Pazarı’ndaki stratejilerine yön verebilmek için gerekli olan fizibilite projesininden sorumlu olarak çalıştım.

Dijital Pazarlama hakkında bir tecrübem olmaması ilk başlarda zorluk yaşayabileceğimi düşündürse de çalışma arkadaşlarımın daha ilk günden bana olan ilgilileri ve sıcakkanlı tavırları sayesinde kısa bir sürede sektöre ve firmaya adapte olabildim. İnsanın kendini en iyi zorluklarla karşılaşıp üstesinden gelmek zorunda olduğunda tanıyor. Başarmaktan başka bir şansınız olmadığında sınırlarımızı zorlayarak aslında ne kadar güçlü ve yetenekli olabileceğimizi tecrübe edebiliyoruz.

Yaşamış olduğum bu tecrübe benim için basit bir stajdan ya da standart bir firmada sıradan bir iş tecrübesinden çok daha fazlasıydı. Projeye liderlik etmek, yapmış olduğumuz çalışmalar ve analizler doğrultusunda firmanın geleceğine yön verecek kararlar almak, Global Talent olmanın basit 2 kelimeden çok daha fazlasını anlamına geldiğinin en basit göstergesiydi.

7-8 senelik bir start-up firması olması nedeniyle CEO’sundan tüm çalışanlarına yaş ortalaması düşük, Moskova’da iş dünyasının merkezi bir lokasyonda, aşırı modern bir ofiste, sadece Rusya’da ya da Türkiye’de değil Dünya’da çok az kişinin çalışma fırsatı bulabileceği bir çalışma ortamına sahip PROFI ofisinde çalışmak değer katan bir tecrübeydi.

Ortak bir dil konuşabildiğimiz iş arkadaşlarım dışında ofiste bulunan herkesle empati kurarak birbirimizi anlayabilecek noktaya gelebilmemizi sağlayan bu modern ofis ortamı çalışanları arasındaki iletişim sınırlarını ortadan kaldırarak ofis içi mutluluğu ve verimliliğini arttırmak isteyecek birçok firmaya örnek teşkil edecek nitelikteydi. Böyle bir ortamda kültürel farklılıklar, yabancı dil faktörleri ve kişisel özellikler olarak ne kadar birbirimizden farklı olsak da temelde bu farklılıkların bizim zenginliğimiz olduğunu anlayabiliyorsunuz. Farklı milletler, onların kültürleri hakkında kendi kendimize nedensizce oluşturduğumuz önyargıları kırarak, insanlar arasındaki en güçlü bağı yaratan sihirli değneğin iletişim olduğunu görebiliyorsunuz.

Benim için en heyecan verici noktalardan bir tanesi de AIESEC’de aktif olarak yer aldığım sürecte öğrendiğim pozitif etki etme faktörünü iş hayatına taşıma fırsatı yakalayabilmekti. Rus bir firmanın Türkiye’de yapacağı yatırımlar doğrultusunda her iki ülkede de kendi dışımda birçok kişiye fırsatlar sağlanacak olması ve bunda çok ufakta olsa bir katkımın olacağı her şeyden öte, verilen emeğin bir işe yarayacağını bilmek beni yaptığım işe daha fazla motive eden faktörlerdendi.

Ayrıca, Moskova gibi kültür açısından çok zengin, tarihin, sanatın ve modern hayatın etle kemik gibi kaynaştığı bir şehrin merkezinde yaşamak başlı başına bir tecrübeydi zaten. Her sabah Kızıl Meydan’ın içinden geçerek Kremlin’in yanından Dünya’nın en ihtişamlı metrolarından biri olan Moskova Metrosu’yla işinize gitmek tarif edilemez ancak yaşanarak anlaşılabilecek bir zevk.

Rus kültürü hakkında daha fazla bilgiye sahip olabilmek

Lokal arkadaşlar edinip güncel olayları onların bakış açısından dinlemek, Rusça gibi milyonlarca kişinin konuştuğu bir dili öğrenmek, Sibirya Ekspres ile ülkenin bir ucundan diğer ucuna Rusya’nın kültürel zenginliklerine yolculuk etmek de cabası. Global Talent tecrübesi yaşamayı düşünüp hala tereddütleri olan arkaşlara nacizane tavsiyem hayatınızda büyük değişimlere yapmak için şimdi en doğru zaman.

Bu dünyada iz bırakan insanların çoğu,uslu uslu oturmayan,akıllı-uslu öğütleri dinlemeyen ve kendi kararlarını kendisi verip kendi yolunu çizenler, gemilerini (hatta bazen kendilerini) yakmaktan korkmayanlardır.
Yaşam büyük ve güvenli gemilerle sakin bir gezi mi, yoksa kendi teknenizle soluk soluğa bir yolculukta mı olmak bunun seçimi size kalmış.

İsmail Keşlikli / Rusya