AIESEC ile 2009 yılında tanıştım. Adana şubesinde bir sene üyelik ve proje sorumlusu, bir sene de projeler koordinatörlüğü pozisyonlarında görev aldım. Daha sonra yurt dışından ülkemize getirdiğimiz katılımcılar gibi bende yurtdışına gitmeye ve onlara burada yaşattığımız bu muhteşem tecrübeyi yurt dışında yaşamaya karar verdim.

AIESEC sisteminden birçok firma ile bağlantı kurdum ve birçok firma ile mülakat tecrübesi yaşadım. Daha yurtdışına gitmeden kendimi uluslar arası bir insan olarak hissetmeye bu aşamada başlamıştım. Ülke olarak sabit bir tercihimin olmaması beni seçim yaparken daha özgür hissettirdi. Yunanistan, Pakistan , Japonya , İtalya ve Endonezya’dan firmalar ile görüşmeler yaptık. Endonezya da bir gıda firması pazarlama ve iş geliştirme alanları için birini arıyordu. Daha önce Türkiye’de staja gelen, AIESEC üyesi olmayan fakat ülkesine döndükten sonra orda ki şubesinde başkan olan bir Endonezyalı arkadaşımın da beni çağırmasıyla seçimimi Endonezya’dan yana yaptım ve başkenti Jakarta’ya gittim.

Jakarta havaalanına indiğimde heyecan çoğalmıştı

On altı saat süren uçak yolcuğu bile farklı tecrübeydi benim için. Varış saatimi yanlış bildirmeme rağmen; ben geldim buradayım dediğimde bir grup AIESEC üyesi uzaklığa rağmen en kısa sürede gelip beni karşıladı ve yalnız bırakmadılar. O an anladım ki dünyanın neresinde olursa olsun kişilerin birbirini önemsediği ve yalnız bırakmadığı dostça bir topluluktu AIESEC. Daha sonrasında beni kalacağım aile evine yerleştirdiler. O kadar sıcakkanlı ve güzel bir karşılama yaptılar ki sanki kendi evime gelmiş gibiydim. Ertesi gün çalışacağım şirkete bir AIESEC üyesiyle birlikte yola koyulduk.

Şirkete girdiğimde herkes benimle tanışmak için bekliyordu şirket sahipleri beni herkesle tek tek tanıştırdı şirketin 3 katını da benimle birlikte gezdiler ve bana kısımları tek tek tanıttılar. Daha sonra bana çalışacağım masayı gösterdiler ve yarın tam olarak başlamamı istediler. Başlangıçta gidiş geliş sıkıntısı yaşamamam ve daha rahat adapte olabilmem için şirketin bir aracıyla bir hafta boyunca işten eve evden işe şoförle yolculuk yaptım. Daha sonra toplu ulaşım araçlarıyla ulaşımımı gerçekleştirdim.

Şirket bünyesinde ki birçok bölümde çalışma ve kendimi geliştirme imkanı bulmak güzeldi. Pazarlama için gittiğim firmada birçok bölümde aynı şekilde çalışma fırsatı buldum. Aynı zamanda şirket içinde İngilizce konuşmakta zorluk çeken çalışanlarla sürekli pratik yapıyor ve onları da eğitiyordum. Şirketi temsilen uluslararası bir fuara yanımda 3 kişi ile gönderildim ve orda şirketi tanıtıcı çalışmaları gerçekleştirdik. Yine şirketin davetli olduğu çok özel bir yemeğe şirket sahipleri beni de götürdüler. Orada çok önemli siyasiler ve diplomatlarla tanışma şansını kazandım ve bu gerçekten de çok farklı bir tecrübeydi. Ülkenin şimdiki başbakanıyla orda AIESEC in bana sunduğu fırsat sayesinde tanışma imkanım oldu. O gün orda tanıştığım ve kartvizitlerini aldığım başka firmalar ülkeme geri dönme zamanım gelince benle iş konusunda görüşmek istediklerini iletmişlerdi, karşıma çok güzel fırsatlar çıkmıştı.

Bütün bu yazdıklarım tamamen profesyonel tecrübeler ve iş hayatında yaşadıklarım fakat bunla bitmiyor çünkü çalıştığınız kadar gezmeye de vaktiniz oluyor. Yaklaşık 7 tane ada gezdim ve bugüne kadar görmediğim tatmadığım lezzetleri denedim, televizyonlarda veya akvaryumlarda gördüğümüz rengarenk balıkların içinde yüzdüm, ellerimle fil besledim ve kucağımda bir aslan yavrusu sevdim. Hayal bile edemeyeceğim birçok şeyin aslında hayal olmadığını ve ulaşmanın kendi elimde olduğunu görmüş oldum. Orda sizin gibi olan diğer AIESECliler ile kurduğunuz dostluklar geçirdiğiniz güzel vakitler ve ömür boyu unutamayacağınız çok güzel anılarınız sizlerinde olsun istiyorsanız vakit kaybetmeyin. Geçen her vakit kaçırdığınız güzel bir tecrübe olabilir.

Rıdvan Dinç / Endonezya