Ben Ahmet Özcan. Uludağ Üniversitesi’nden 2017 yılında mezun oldum ve AIESEC’te gönüllü olarak çalıştığım sırada, en büyük hayallerimden biri olan Global Volunteer’a katılmak için aiesec.org.tr’den birkaç proje araştırdıktan sonra, Çek Cumhuriyeti’nde gerçekleştirilen EDISON projesine başvurdum. Çok kısa sürede, bazı görüşmelerin ardından Brno’daki projeye seçildim.

Projeye seçildikten sonra, hemen pasaport-vize işlemlerimi tamamlayıp, uçak biletlerimi aldım ve 19 Ocak’ta İstanbul’dan Prag’a uçtum ve orada iki gün geçirip, projenin yapılacağı şehir olan Brno’ya geçtim. Süreç boyunca daima iletişimde olduğum Brno’daki proje ekibi beni karşıladı ve yaşadığım en ufak sorunda bile bana daima yol gösterici oldular.

EDISON projesi, temelinde orta okul ve lise öğrencilerine  kültür sunumları yapılan bir projeydi ve ben de bazı sunumlar hazırlayarak, ülkemizi ve Türk kültürünü farklı okullarda, farklı öğrencilere tanıtacaktım.Katıldığım projede benimle birlikte toplam 40 kişi vardı ve 8’erli gruplar halinde her hafta başka bir okulda olacak şekilde çalışacaktık. Daha sonradan öğrendim ki, aslında bu proje, Orta Avrupa’da süregelen ırkçılığı önlemek adına, farklı kültürlerin Çek Cumhuriyeti’ndeki gençler tarafından öğrenilmesini sağlamakmış. Bu açıdan baktığımda, üzerimdeki sorumluluğu daha çok hissederek kendi kültürümüzü en iyi nasıl anlatabilirim diye uzun süre kafa yorarak çalıştım.

Bizim grubumuz, Türkiye, Brezilya, Belarus, Rusya, Endonezya, Tayland, Çin ve Ukrayna’dan gelen gönüllülerden oluşuyordu ve her hafta bu ekiple birlikte Brno ve çevresindeki belirlenmiş bir okula giderek, sınıflarda sunumlarımızı yaptık, Global Village gibi etkinliklere katıldık ve gerek okul yurtlarında gerekse aile yanında kalarak, hem Çek kültürünü hem de grubumuzdaki diğer kültürleri tanıma imkanı bulduk. Proje boyunca her anın tadını çıkarmak, yaşadığımız zorluklarla hep beraber mücadele etmek ve yeni onlarca şey öğrenmek benim için gerçekten unutulmazdı. Özellikle, Brno çevresindeki kasabalarda, öğrencilerin ülkelerimiz hakkında sorduğu soruları cevaplamak, onlarla vakit geçirmek ve onların hayata bakış açılarını geliştirebilmek adına yaptığımız her çalışma, beni projenin etkisinin ne denli büyük olduğunu görebilmem açısından oldukça tatmin etti. 6 hafta boyunca tahmini 2000 kadar öğrenciye  ülkemizi tanıttım ve aslında insanlarda var olan pek çok ön yargıyı da yıkabilme imkanı buldum.

Hayatım boyunca geçirmiş olduğum en güzel iki ayı ve dünyanın dört bir yanından edindiğim onlarca arkadaşlığı daima hatırlayacağım

Bu unutulmaz tecrübeyi yaşadığım için çok mutluyum ve herkese de gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Yurt dışına çıkmak zor değil, ya da Avrupa’yı gezmek, seyahat etmek, yeni yerler keşfetmek biraz parayla yapılabilen şeyler. Ancak bir sosyal sorumluluk projesine katılmak, bir amaç uğruna çalışmak, kendin için değerli işler yapmak; gezmek ya da eğlenmekten çok daha öte bir şey. Projeden sonra oluşan tatmin duygusu ve kazanılan onlarca tecrübe bu durumu benzersiz kılmaya fazlasıyla yetiyor.

Ahmet Özcan – Bursa