Global Talent programına başvuru yaparken bir çok soru işareti vardı kafamda ama en büyük korkum orada yalnız kalmak oldu çünkü sosyal çevresi geniş bir insanım evet orada yeni insanlarla tanışacaktım ama herkes çalışma hayatına motive olmuş olacaktı , oraya gittikten sonra hafta içi okulda olduğum için bir sorun olmuyordu ama hafta sonları sürekli internete bağlı olarak yaşamaya başlamıştım. Üst katımda oturan 2 Çinli arkadaş vardı ama onların sosyalleşme kavramı bize uymuyordu pek onlar daha çok bir futbol,voleybol oynamak ve kayak yapmak gibi aktivitelerde bulunmaktı, bizler gibi bir yerle oturalım muhabbet edelim yemek yiyelim gibi bir olayları yoktu ve ikisi de Çinli olduğu için ben onlara yabancı olduğum için kendi aralarında sadece görüşüyorlardır diye düşünüyordum ama hiç öyle olmadığını sonradan fark ettim ve bir şeyler yaptığım zaman ben onları çağırmaya başladım gelim hep birlikte bir şeyler yiyelim yada gelin çay içelim diye bu şekilde bu sorunu aştım.

Moğolistan’a başvuru yaparken haritada nerede olduğunu bile bilmiyordum ve Azerbaycan yakınlarında sanıyordum

Kabul edildikten sonra baktığımda Çin’in yakınlarında olduğunu gördüm , önce şaşırdım tabi ama sonra gitmekteki kararımdan vazgeçmedim. İyi ki vazgeçmemişim orada yaşadıklarım beni olgunlaştırdı daha mücadeleci ve inatçı bir insana dönüştüm, çok güzel dostluklar edindim, unutulmayacak hüzünlerimde oldu mutluluklarımda ama en önemlisi de iş hayatına ve normal yaşamıma dair mükemmel bir tecrübe sahibi oldum. Türkiye’ye geri döndüğümde uçaktan indiğim o ilk anda içimde bir burukluk oluştu o anda Moğolistan’ı özlediğimi hissettim orası bende çok özel bir yere sahip oldu.

Kış aylarını sevenler için çok güzel bir ülke çünkü 6.5 ay orda kaldım ve 6 ay kıştı ve kar yağıyordu. Sosyal medyadan buradaki arkadaşlarımın kısa kollularla fotoğrafını görüyordum ve hep hava ısınsın diye bekliyordum. Batı ülkelerinden birine gitmiş olsaydım bu kadar tecrübeyi yaşayamazdım diye düşünüyorum çünkü Türkler olarak batıyı daha fazla benimsemiş bir milletiz bu nedenle Moğolistan bana bambaşka bir dünyanın kapılarını açtı diye bilirim.

Ülkede en ön çok hoşuma giden şeylerden biri sokakta yürürken mutlaka İngilizce bilen kendini ifade edebileceğin birine rastlıyorsun bu çok güzel bir olay insanlar en az iki yabancı dil biliyorlar ve bu benim çok hoşuma gitmişti.

Eğitim yönünden çok farklıyız öğretmenler orada hiç güler yüzlü değiller dayak serbestti orada ve ben çok güler yüzlü biri olduğum çocuklar bana karşı çok fazla şımarıklardı. Ders İngilizce olmasına rağmen sürekli kendi aralarında Moğolca konuşuyorlardı bizde her Moğolca kelime için tahtada tek ayak üstünde durma cezası koymuştuk , her ne kadar Türklere özgü bir ceza gibi dursa da onlarda da böyle bir ceza varmış.

Oraya gittiğimde kalacak yerim ve faturalarım ödeniyordu bu nedenle aldığım maaşı kendim için kullanıyordum bu nedenle rahat bir süreç geçirdim para sıkıntım olmadı. Oturma izni vb. konularda oradaki AIESECli arkadaşlar yardımcı oldular kısa sürede sorunsuz bir şekilde her şey hallolmuş oldu.

Global talent programı bana istediğim deneyimi fazlasıyla yaşattı, kariyerime yön vermeme yardımcı oldu ve bu sayede yaptığım iş başvurularında bu tecrübem göze çarpıyor ve beni ön plana koyuyor.

Gökçe Öncü / Moğolistan