Bu Ailenin Bir Parçası Olduğumu Hissettim

AIESEC ismini ilk defa arkadaşımdan duyduğumda ne anlama geldiği hakkında hiçbir fikrim yoktu. Uzunca bir süre de olmadı. Daha sonra aynı arkadaşım ki hala minnettarım ona beni AIESEC’e üye olmaya teşvik etti.

Ben burada kendimi tanıma, sosyal yönlerimi keşfetme fırsatı buldum. Uluslararası işletme birinci sınıf öğrencisiyim. Bu zamana kadar aklımda geleceğime dair tek bir düşünce vardı. O da okul biter bitmez bir şirkette işe başlamak. Ve bu planım doğrultusunda her yaz kendimi geliştirmek adına şirketlerde çalışıyordum ya da ingilizcemi ilerletmek için dil kurslarına gidiyordum.

IMG-20150611-WA0009

Ama artık öyle değil. Kendimi yetiştirecek ufkumu açacak yepyeni bir kapı buldum kendime. Bir insanın iş becerisini geliştirmek için sadece şirketlerde çalışması, yabancı dilini ilerletmek için sadece dil kurslarına gitmesine illaki gerek yokmuş bütün bunlar AIESEC yoluyla da yapılabilirmiş bunu öğrendim. Sorumluluk almayı, insanlarla korkmadan, çekinmeden iletişim kurabilmeyi öğrendim. Birlik olmayı öğrendim. Takım halinde çalışmanın güzelliklerini fark ettim. Çok kısa bir zamanda bu ailenin bir parçası olduğumu hissettim. Ve uzunca bir süre de bunun böyle olmasını umuyorum. Kendimi bulmama yardımcı olan, mutlu olmanın çok kolay yolları olduğuna, başarının benim sandığım kadar da bana uzak ve benim için zor olmadığına beni inandıran insanlara yani benim AIESEC ailemin her bir ferdine ayrı ayrı sonsuz teşekkürler.

Ezgi Şangül, Adana

 

Bu Dostluk Ortamının Tadını Çıkarmak İstiyorum

AIESEC kişisel potansiyelin ortaya çıkmasında ve üniversite okuyan gençlerin teknik bilgi ve beceri dışında hayata hazırlayan uluslararası öğrenci kuruluşlarının en başında gelir. Bugün AIESEC’e gireli 4 ay olmasına rağmen hayatımın bu zamana kadar geçen 20 senesinde yaşamadığım deneyimler yaşadığımı fark ettim. Ve kat kat fazla sarılıp benimsedim. Parçası olmak istedim. 4 ay önce Finans departmanı üyesi olarak çıktığım bu yolda şu an Finans direktörü olarak çalışmaya devam ediyorum. Uzun uzadıya AIESEC li olmak ve yaşayabileceğim liderlik tecrübelerini, takım çalışmalarını bu dostluk ortamının tadını çıkarmak istiyorum. Burada o kadar farklı insan var ki kendimi hiç yalnız hissetmedim. Kişisel gelişimimde ve hayata bakış açımda önemli yeri olan AIESEC i şimdi çoğu şeye değişmem. İnsanları başarıya ve elini taşın altına koymasını destekleyen AIESEC, üniversite çağında kendimizi geliştirirken hata yapmanıza olanak tanıyan ve hatalarımızdan ders çıkarmamızı sağlayan bir kurum.

İzmir_GL_Okan Akın

Benim için AIESEC’li olmak sadece haftalık toplantılara, kongrelere etkinliklere katılma fırsatı sağlayan bir topluluk değil. Buraya gönül veren ve bir şeyler yapmakta istekli insanların içine girince kendinizi burada gönüllü çalışan insanlara borçlu hissediyorsunuz ve bulunduğunuz takıma katkıda bulunmak istiyorsunuz. Küçük bir katkıda AIESEC size 10 adım geliyor ve insanlar yeni aileniz ofis yeni yuvanız oluyor. Edindiğiniz liderlik tecrübeleri ve yeri geldiğinde en yakın arkadaşlarını etkileme ya da normalde anlaşamayacağınız biriyle bile ortak hedeflerde buluşup birlikte çalışıp birlikte sevinip üzülebiliyorsunuz. Burada takımımla AIESEC adına emek harcayıp karşılığını görünce yaptığımız işten daha fazla keyif alıyoruz ve üstüne koyarak ilerliyoruz.

Burada zor günde dayanışmayı iyi günde kardeşliği yaşıyoruz. Beraber ağlayıp beraber güldüğünüz yeri geldiğinde size kapısını açıp başında ağırlayan ve bir anda küçük bir adımla karşılıksız bunca sevgiyi kazanabileceğiniz bu insanları başka nerde bulabilirsiniz ki?

Okan Akın, AIESEC İzmir

Yaşamadan Anlatılmayacak Bir His

AIESEC yolculuğu benim için çok kısa bir zaman önce başladı, tam olarak 5 ay önce. Bu kısa sürede, Anatolia International Train the Trainers isimli uluslararası bir kongrenin organizasyon komitesi takımının bir parçası olma ve 30’dan fazla ülkeden gelen genci ülkemizde ağırlama şansını yakaladım. nelida2Bu kongre AIESEC konusunda pek fikri olmayan bana üzerimde hissettiğim sorumluluk ile inanılmaz derecede motive edici hayatımda yaşadığım en güzel tecrübeyi kazandırdı. Gözlerimi açan, bana bu farkındalığı kazandıran, kendimi aşmaya ve tanımaya fırsat veren ve en önemlisi kendimi bir adım daha öteye taşımamı sağlayan bir tecrübeydi benim için. Kilometrece uzakta olmamıza rağmen konuşmadığımız bir gün geçse hemen ertesi gün konuşma ihtiyacı duyduğumuz, bana inanan ve destekleri eksik olmayan dostlar kazandım. Bulunduğum takımda inanılmaz şanslıydım, çünkü enerji ve motivasyon dolu insanlarla çalışma fırsatım oldu.

Nelida1

Bazen ben bunu neden yapıyorum ki diyebilirsiniz ama günün sonunda kazandığınız tecrübeler, fırsatlar ve hayat değiştiren bir deneyim yaşamalarını sağladığınız kişilerden aldığınız bütün güzel geri dönümler, size inanılmaz bir gurur, mutluluk hissi veriyor, yaşamadan anlatılamayacak bir his.

Nelida Nita, AIESEC İstanbul

Yeni Geleceklere Daha Yakından Etki Edebilme İmkanı Önümde Duruyor

Merhaba, benim adım Miraç COŞKUN. AIESEC Ankara ailesine Ekim 2014 yılında katıldım ve o zamanlar ilk olarak kendi hayatıma etki ettiğimin farkında değildim; fakat zaman geçtikçe anladım ki AIESEC Ankara aileyle birlikte yaptıklarım, yaşadıklarım ve yaşayacağım her türlü anı ceplerime doldurduğum değerli hayat tecrübesi oluyormuş.

Oryantasyon süreci ile başlayan AIESEC serüvenim, fonksiyonel takımıma yerleştikten sonra daha da sağlamlaştı ve takım üyeliğinin yanında Mart 2015 tarihindeki yeni üye çekiminde Takım Lideri seçildim.
Artık ailemize katılacak ve birlikte çalışacağımız, eğleneceğimiz, güzel işler başarıp birlikte gururlanacağımız AIESECer’ların bir takım lideri de ben olmuştum. Bu benim için son beş ayın sonunda farklı bir deneyimdi ve oldukça eğlenceliydi. ‘’iş yapmak’’ mantığı sadece iş için ve işi yapmak olarak anlaşılmadığı zaman uygulamada da farklılıklar yaşanabileceğini gördüm ve yaşadım.

Aldığınız sorumluluğun önemini; bilhassa sorumluluğun yerine getirilmediği takdirde yaşanacak durumu gördüm. Bunların hepsi sevdiğim güzel insanların yardımıyla ve yapılan güzel işlerle birlikte geriye dönüp baktığım zaman özleyeceğim anılar olarak kalacak. Şu anda Takım Lideri pozisyonunda devam ediyorum. Artık yeni gelen üyelere ve yeni geleceklere daha yakından etki edebilme imkanı önümde duruyor. AIESEC’in takım üyeliği fırsatıyla katılıp, şu anda bulunduğum takım liderliği pozisyonuna kadar geçen sürede bana kattıklarını bir sayfaya sığdırmak istemem; fakat daha ilerde yaşam boyu bağlılığımızın kopmadığı o günlerde uzunca bir “AIESEC for me” yazmak isterim.

MİRAÇ COŞKUN, AIESEC Ankara

 

AIESEC… Kendimi keşfettiğim yer!

AIESEC… Kendimi keşfettiğim yer!
‘Kendimi keşfettiğim yer!’ diyorum çünkü; AIESEC’ ten önce kendini geliştirmek isteyen ama bunu nasıl yapacağını bilmeyen bir insandım. AIESEC’ e başlama amacım de kişisel gelişimdi ama sonradan kişisel gelişimin yanı sıra, insanları da geliştirmenin, onların da hayatlarına etki etmenin ne kadar güzel bir duygu olduğunu gördüm.
AIESEC’ in vizyonunun aslında dünya görüşüme ne kadar uygun olduğunu gördüm.
AIESEC’ in programlarına katılıp farklı kültürleri tanıyan insanların ön yargılarını nasıl yıkabildiklerini gördüm. Bir projede organizasyon takımı üyeliği yaptığımda, farklı kültürlerden gelsek bile aynı şeye gülüp aynı şeye üzülebildiğimizi, aslında birbirimizden farklı olmadığımızı gördüm. Yaşadığım her tecrübeden sonra ‘Daha ne kadar güzel bir tecrübe edinebilirim ki?’ diye düşünüp aslında her tecrübemin birbirinden güzel olduğunu gördüm.

Bunların yanı sıra, Sarı Ev’ e kendini geliştirmek için gelmiş olan sonradan aynı amaç doğrultusunda çalışan insanların benim için nasıl aile olduklarını gördüm. Şuan Ankara’ da kocaman bir ailem var diyebiliyorum!
Ama en önemlisi, Hindistan’dan gelen ve bu çatı altında tanıştığım stajyerimizin gelip de ‘Düşüncelerimi ve Hayatımı değiştirdin’ deyip teşekkür etmesinin benim için en önemlisi olduğunu anladım.

Ben kendimi geliştirmenin, liderlik potansiyelimi ortaya çıkarmanın yanı sıra, insanların hayatına etki etmeyi, onlara bu denli faydalı olmayı da istiyormuşum. AIESEC sayesinde önce ne istediğimi, sonra bunların hepsini gerçekleştirebileceğimi anladım. İşte bu yüzden AIESEC benim kendimi keşfettiğim yer!

Ezel Kısa/AIESEC Ankara

Aslında benim sınırlarım yokmuş

AIESEC ile 4 sene önce lisedeyken bir proje ile tanışmıştım. Daha sonra üniversiteye başlayınca ben de katılıp bu projenin organizasyon takımında olmalıyım dedim. Çünkü o senelerde bana çok şey katmıştı AIESEC. Gerçekten bir dünya bilinci oluşturmuştu üzerimde. Önyargılı olduğum çoğu konuda değişmiştim ve dedim ki kendi kendime: “Neden bana bu kadar çok şey katan bir organizasyona katılıp, ben de insanların hayatına bir şeyler katmayayım.” AIESEC’e girdikten sonra da benle ilgili birçok şey değişti, gelişti; “Dünya’nın herhangi bir yerinde bir sorun varsa, bu sorun oradaki insanların değil aslında hepimizin sorunudur” ilkesini benimseyebildim.

AIESEC’e girmeden önce ve girdikten sonra benim için birçok anlamı var aslında. En başta kendim için sorumluluktu daha sonra istediğim şeyleri yapmaya başlayınca dedim ki AIESEC hedef koymaktır. Çünkü yapamam dediğim birçok şeyi yapmaya başladığımı gördükçe ben bile kendime inanamadım ve fark ettim ki aslında benim sınırlarım yokmuş. Korkularımı yenmemde çok büyük katkısı var tabi ki bunu yapan sadece AIESEC’in adı değil içindekiler insanlarmış. Sizlerle aynı amaçlara değerlere sahip birlikte çalıştığınız, sonuna kadar size güvenen ve her konuda size destek veren inanan insanların olması. Birlikte vakit geçirdikçe, daha fazla çalıştıkça fark ettim ki arkadaşlarım değil yanımda bir ailem varmış. Bu kadar kısa bir sürede AIESEC benim için bir aile oldu. Seni hiç bir şekilde yargılamayan, olduğun gibi kabul eden insanlarla dolu kalabalık bir aile!

4 sene öncesine bakıp düşündüğümde, katıldığım projenin organizasyonuna girdikten sonra, insanlara projeyi tanıtırken çok duygulandım belki birçok insana anlamsız geldi ama AIESEC gerçekten anlatılmaz yaşanır bambaşka bir dünya. Çoğu insan bu kadar gönüllü olunmaz diyor, amaçlarınızı, hedeflerinizi gözden geçirdiğinizde bir şeyleri gerçekten değişebildiğine inandığınızda yalnız olmadığınızı görebiliyorsunuz. Gönüllü çalışırken gerçekten paranın satın alamayacağı şeyler olduğunu öğreniyorsunuz: hedefler, aileler, inançlar gibi…

Sıla ÖZTÜRK,İzmir

Hayallerimi gerçekleştirmek için bir yerden başlamam gerekiyordu.

Geçen yıl üniversiteye girer girmez AIESEC’e kaydoldum.
Hayallerimi gerçekleştirmek için bir yerden başlamam gerekiyordu.
Başlarda endişeliydim, zor olacaktı biliyordum. Gerekli süreçleri geçtim ve Portekiz’in
”Around The World” projesiyle eşleştim. Sonra gittim tek başıma. Korktum biraz ama o kadar güzel zamanlar geçirdim ki hepsine değdi.

Çalıştım, gezdim, tanıdım, tanıttım, eğlendim ve tabi ki bir daha hiçbir zaman, hiçbir yerde edinemeyeceğimi düşündüğüm tecrübeler edindim.
Muhteşem arkadaşlarım oldu, bunun yanı sıra İngilizcemi de geliştirdim.
Harika bir 6 hafta geçirdim. AIESEC ailesine sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

Zeynep IRKÖRÜCÜ,Portekiz

Herkesin bir hikayesi vardır, senin ki anlatmaya değer olsun!

Hayaller vardır insanların hayatlarını değiştirir. Hayaller vardır dünyayı değiştirir. Sizleri dünyayı değiştirmek için hayal kurmaya davet ediyorum!

Peşinden gidilesi hayaller!

Yıl 2012’nin Ekim ayıydı. Üniversiteyi yeni kazanmış kendimi hazırlık binasının koridorlarında rüzgarda pervasızca oradan oraya savrulan bir uçurtma hissediyordum. Farklı bir arayış içindeydim, bir şeyler değişmeliydi artık. Çoğu öğrencinin yaptığı gibi birkaç farklı öğrenci kulübüne katıldım ancak onlar da beklediğim gelişimi bana sağlamakta yetersiz kalmıştı.

Yine bir gün okulun koridorlarında gezerken bir stant gördüm. Standın üzerinde AIESEC yazıyordu. Stantta bekleyen görevlinin yanına gittiğimde daha bu organizasyonun ismini bile doğru telaffuz edemediğimi anladım. Kaydımı bırakırken de dünyanın en büyük öğrenci platformunu keşfettiğim aklımın ucundan bile geçmiyordu.
Bundan sonra yazacaklarım beni tam anlamıyla değiştiren, hayat vizyonumu bana kazandıran, içinde yaşamak ve liderlik etmek istediğim dünyayı bana keşfettiren bu organizasyon sayesinde olacaktı. İşte ben bu güzel serüveni bir cümle ile taçlandırıyorum “Herkesin bir hikayesi vardır, senin ki anlatmaya değer olsun!”.
AIESEC ofisinde gerçekleşen o ilk tanışma toplantısından sonra içimde değişik hiç tatmadığım bilmediğim duygular hissetmiştim. Bu toplantıda takım liderim, “Evet dünyayı değiştirebilirsiniz, bunun için başbakan ya da cumhurbaşkanı veya tanınan kişi olmanıza gerek yok.” demişti. AIESEC kariyerim boyunca her gün, her saat, her dakika da bunu hissettim. Serüvenim bu düşünce ışığında domino etkisi yaratmaya başlamıştı artık. Liderlik ettiğim her insanda, her takımda, her toplulukta yarattığım etki başka etkilere yol açıyordu.

AIESEC Kariyerim boyunca sosyal sorumluluk projeleri yürüttüğümüz bir departmanda çalıştım. Dönüp arkama baktığımda farklı ülkelerden, kıtalardan 350’den fazla yabancıyla arkadaşlık kurmuşum. İlk günlerde bu insanlara adımı söyleyemeyen ben, yabancı arkadaşların katıldıkları projelere liderlik etmeye başlamıştım. 70’i aşkın farklı kültürü tanıdım ve tanıdığım her kültür beni farklı bir Tugay yaptı.
Neler kazandın derseniz ise, ben kazandıklarımın hepsini yazmaya kalksam sanırım sayfalar dolu şey yazabilirim fakat bu bile az kalacaktır. Abartıyor diyebilirsiniz ama size bir anımı anlatarak sözlerime son vermek istiyorum.
2014 yazında “Dünya Bize Katılıyor” projesini yürütüyorduk. Kamp alanı dediğimiz bir toplantı salonunda liseli gençler İngilizcelerini geliştiriyor ve belli başlı etkinliklerle toplumsal konular üzerine tartışıyorlardı. 35 – 40 tane yabancı arkadaşımız bu proje için gelmişti. Havanın sıcak ve boğucu olmasına rağmen herkes çok eğleniyor ve inanılmaz bir tecrübe yaşıyordu. Bir gün salonda farklı bir durum vardı ve salonun arkalarına doğru gittikçe bu farklılığı daha da çok hissettim. Rus ve Ukraynalı iki arkadaşımız birbirlerine sarılmış ağlıyorlardı. Hemen yanlarına gidip sorunun ne olduğunu sordum fakat cevap yoktu. O an hayatımın en zor ve bir o kadarda duygulu anı olacağından habersizce sorumu tekrarladım ve yanlarına bir sandalye çektim. Çat pat yanıt vermişlerdi ama anlayamamıştım tekrarlattım ve o an üzerime kaynar sular döküldü. Ukrayna ve Rusya savaştaydı. Ukraynalı arkadaşımızın yaşadığı şehir bombalanmıştı ve kimse bölgeyle ilgili son durumu bilmiyordu. Telefonlar çekmiyor ve ailesine de bir türlü ulaşamıyordu. İşte o an AIESEC’in ne kadar büyük bir platform olduğunu anladım. Ailesi ve şehri zarar gören kişi Ukraynalıydı peki onu teselli eden kimdi? O da bir Rus’tu. İkisinin de ağzından dökülen tek cümle “Devletlerimiz her ne kadar savaş halinde olsa da, biz kardeşiz.”.

İşte sadece bu anıdan bile benim gerçekte neler kazandığıma dair her şeyi bulabilirsiniz. Son sözümse “Hayaller vardır insanların hayatlarını değiştirir. Hayaller vardır dünyayı değiştirir. Sizleri dünyayı değiştirmek için hayal kurmaya davet ediyorum!”.

Tugay Hocek, Kocaeli

Liderlik Tecrübeleri,Beni Hikayenin Asıl Kahramanı Olmam İçin İtiyordu

Merhaba, ben Erkmen. Çukurova Üniversitesi Fransızca Öğretmenliği öğrencisiyim.

AIESEC mi? O da ne?

2014 Ekim’inde AIESEC ile tanıştım. Ne olduğundan habersiz ilk kez AIESEC ofisine gittim. İlk başlarda kafamda soru işaretleri vardı. AIESEC ile kendimi geliştirebileceğime hiç inanmıyordum. İsteksizdim açıkçası. Dışarıda her gün gezip tozup eğlenmek varken ofiste çalışmak mantıklı gelmiyordu. Ama bir yandan da merak etmiyor değildim.

Kurumsal bir iş…

Daha sonra mülakatlar sonucu bir takıma girdim. Giden Taraflı Kurumsal Stajlar takımının bir üyesiydim artık. Fakat sorun şu ki hayatım boyunca kurumsal bir iş ile ilgili hiç bir tecrübem olmamıştı ki. Ama kendime güvenim de tamdı. İlk aksiyon adımımı işte burada atmış oldum.

Takım Ruhu…

İlk takım toplantımızı merkezi bir kafede yaptık. Takım liderim dışında hiç kimseyi tanımıyordum. Sırayla herkes geldi ve ben AIESEC ile deneyim, eğlence ve öğrenim dolu müthiş hikayeme de ilk adımı atmış oldum.
Kısa zaman içerisinde takım arkadaşlarımın hevesi beni de motive etmeye başlamıştı. İnternetten AIESEC ile ilgili araştırmalar yapmaya başlamıştım. Tabi bu arada takım liderimi de her fırsatta sıkıştırıp bana bir şeyler öğretmesini sağlıyordum.

Dünya vatandaşı olmak…

Artık yavaş yavaş AIESEC ile ilgili her şeyi öğrenmeye başlamıştım. Taşlar yerine oturuyordu. Projeler, stajlar, liderlik tecrübeleri beni iyiden iyiye hikayenin asıl kahramanı olmam için itiyordu. Uluslararası arkadaşlar edinmem, farklı kültürleri öğrenmem ve bu esnada da yabancı dilimi geliştirmem beni dünya vatandaşı yapmaya başlıyordu.

 

Çok farklı eğlenmek…

Okul dışındaki zamanımın büyük çoğunluğunu AIESEC ile geçiriyordum. Bir gün ofiste çalışarak, bir gün takım arkadaşlarımla eğlenerek, bir gün uluslararası arkadaşlarımla sohbet ederek. İşte o an anladım ki hem profesyonel bir iş yapıp, hem de eğlenebilirsin. Roll-Call denilen basit ve toplu halde yapılınca çok eğlenceli bir dans türü öğrendim. Başka kültürlerin eğlencesini tatmıştım. Uruguay’dan, Hindistan’dan, Kolombiya’dan, Çin’den Brezilya’dan ve daha bunlar gibi 126 farklı ülkenin ortak halde yaptığı yeni eğlence türleri keşfetmiştim.

Yönetim Becerileri…

Daha sonrasında kendi fonksiyonelinde takım lideri oldum. Bir takıma liderlik etmek ve öğrendiğin şeyleri üstüne koyarak başkalarına öğretmek tarif edilemeyen bir duygu. Bu süre zarfında yönetim becerilerimi geliştirdim. Mayıs 2015’den beri de Finans Koordinatörlüğü görevini yürütmekteyim.

Global Leader…

Kısa zamanda AIESECer olmanın farkını doyasıya yaşadım, fakat hala doymuş sayılmam. AIESEC’e iyi ki katılmışım. İyi ki buradayım. Artık ben bir Global Leader’ım.
Gelecekte de hem Global Citizen hem de Global Talent olmak istiyorum.

Erkmen Uzer / Adana

Masada 21 Tane Yarının Değil Bugünün Lideri Vardı

Yaşıtlarımın aksine sadece okula gidip arkadaşlarımla gezip tozmaktan farklı bir şey yapmak istiyordum. İnsanların hayatlarında iz bırakmak, onları etkilemek istiyordum. Kendi hikayemi, kendim oluşturmak istiyordum açıkçası. AIESEC’e geldim ve ilk önce takım olabilme tecrübesi yaşadım. Kendimi geliştirdim, eksiklerimi kapatmaya çalıştım. Sadece AIESEC’sel anlamda değil her konuda daha fazla bilgi sahibi oldum ve genel kültürümü geliştirdim.

Bir süre sonra Dünya’ya ve insanlara karşı daha duyarlı bir birey olduğumun farkındaydım. ‘Artık insanları daha fazla etkilemeliyim.’ diye düşündüğüm bir zamanda karşıma lider olabilme, bir takımı yönetme şansı çıktı. İlk takım toplantımızda masada 21 tane, yarının değil bugünün lideri vardı. İşte o zaman AIESEC’in vizyonunun, kendi vizyonuma en yakın olduğu zaman dilimini yaşadım.
‘Barışı ve insan potansiyeli en verimli şekilde kullanmak.’
Bu kadar değerli bir vizyonun bir avuç öğrenci tarafından gerçekleşebileceğine inanmıyordum,
Artık biliyorum.

Serenay DİLMEN,Ankara